Tanrıyı, -hiç ihtiyacı olmadığı halde- "Yüceltme"ye ve "ululama"ya çalışırken, yarattıklarını küçük görüp aşağılama densizliği ( ya da inanmış görünen münafıklık" acaba bizim gibi kasaba kurnazlıklarının bir "matah" addedildiği üçüncü dünya ülkelerine has bir olgumudur; yoksa insanın olduğu her yerde bu tip şaklabanlıklar görülür mü ?
Ben yurt dışına çıkma şansı bulamadım. Hakkında övgüler dizilen "Batı medeniyeti"ni yerinde görüp inceleme imkânım olmadı. Başkalarının yazdığı kitapları okuyup da görmediğim yer ve tanımadığım insanlar hakkında ahkâm kesmek de bana yakışmaz. Ama yurt dışına çıkıp da her şeyi yerinde görüp/inceleme fırsatı bulan arkadaşlar varsa, lütfen yazsınlar; inceleyip, istifade etmek isterim.
Bir zamanlar okuyup, nüfus cüzdanımda "doğum yeri" olarak gösterilen Anadolunun küçük bir kasabasında Tarih öğretmeni olarak mesleğe başlamıştım. Yıl 1978 idi. Yanağımda ki favorilerden dolayı "Gomonist" damgası yemiştim. Yaşadığım şehir ülkemizde "Milliyetçi" olarak tanınan bir partinin kontrolünde idi. O zamanlar beni pek cami de görmemiş olacaklar ki, zaman zaman önüme geçip "Cumaya gediyon mu, cumaya.'" diyerek bir tür baskı oluştururlardı. Böyle diyenlerin bir kısmı Ramazanda gizli gizli oruç yiyen, açıktan mertçe tutmadığını gösterenleri de, "Vay imansız !" diyerek sokak ortasında dövmeye çalışan tiplerdi. Hatta aralarında Ramazanda içen dahi olurdu.
O zamanlar bu partinin elemanları, "Kanımız aksada zafer İslâmın" diye bağırıp durulardı. Ben ise Rahmetli ECEVİT'in düşüncelerini beğenirdim. Yani bana "Gomonist "demeleri sadece favorilerimden kaynaklanmıyordu. Sonra İhtilâl oldu. Ben bazı dindar arkadaşlar ile tanıştım. Yaklaşık beş yıl harıl harıl kitap okuyup fikir/inanaç sahasında içimde var oan boşluğu doldurmaya çalıştım. Nihayet İslâmı kendime hem bir inanç sistemi, hem de hayat tarzı olarak seçtim. Bu arada, o kö
prülerin altından epey sular aktı. Bana "Cumaya getmiyonmu Cumaya.!" diyenlar artık camiye uğramaz oldukları gibi 1993 te TÜRKEŞ önderliğinde CHP ile "Lâikik" yürüyüşlerinde Arz-ı Endâm eylemeye başladılar. Dün "İslâm" diye bağıranlar, ne oldu ise bir nuımaralı "Laik" oluverdiler.
Vaktiyle bana "Gomonist" diyenler şimdi "Müreteci" diyor. Ben doğru ya da yanlış yolumu kendim çizdim.Siyasetin tasmasını boynuma takıp sabah parti merkezinde ne denirse akşam yaşadığı şehire aynı şeyleri tekrar eden papağanlardan olmadım.Yolumun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Ama "yanlış"da olsa "Ben yaptım" diyebilmek, ne yapıp/ettiğimizin farkında olmadan, başkalarını "doğru" diye dayattığı şeylerin esiri olmaktan çoook daha makbûldür.