Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


türkçe tanrı yok nasıl denir?

Serbest Kürsü içerisinde türkçe tanrı yok nasıl denir? konusu: Hollywood filmine Türk usulü çeviri Hollywood filmine Türk usulü çeviri. Korsan filmciler, "Tanrı Yok" sözüne alt yazıyla bu notu ekledi: "Haşa De Ulan" Son zamanlarda Hollywood filmlerinin korsan kopyaları, yorumlu ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 18:22
napolyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
is god and unhappy
 
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
Standart türkçe tanrı yok nasıl denir?

Hollywood filmine Türk usulü çeviri
Hollywood filmine Türk usulü çeviri. Korsan filmciler, "Tanrı Yok" sözüne alt yazıyla bu notu ekledi: "Haşa De Ulan"

Son zamanlarda Hollywood filmlerinin korsan kopyaları, yorumlu altyazılarıyla dikkat çekiyor. Western filmi "3.10 to Yuma"nın korsan DVD'sine "ne b....n filmmiş" diye yazanlar, bu kez Will Smith'in "I am Legend" adlı filminin altyazısına ekleme yaptı.



mynet


her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 18:57
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
Tanrıyı, -hiç ihtiyacı olmadığı halde- "Yüceltme"ye ve "ululama"ya çalışırken, yarattıklarını küçük görüp aşağılama densizliği ( ya da inanmış görünen münafıklık" acaba bizim gibi kasaba kurnazlıklarının bir "matah" addedildiği üçüncü dünya ülkelerine has bir olgumudur; yoksa insanın olduğu her yerde bu tip şaklabanlıklar görülür mü ?

Ben yurt dışına çıkma şansı bulamadım. Hakkında övgüler dizilen "Batı medeniyeti"ni yerinde görüp inceleme imkânım olmadı. Başkalarının yazdığı kitapları okuyup da görmediğim yer ve tanımadığım insanlar hakkında ahkâm kesmek de bana yakışmaz. Ama yurt dışına çıkıp da her şeyi yerinde görüp/inceleme fırsatı bulan arkadaşlar varsa, lütfen yazsınlar; inceleyip, istifade etmek isterim.

Bir zamanlar okuyup, nüfus cüzdanımda "doğum yeri" olarak gösterilen Anadolunun küçük bir kasabasında Tarih öğretmeni olarak mesleğe başlamıştım. Yıl 1978 idi. Yanağımda ki favorilerden dolayı "Gomonist" damgası yemiştim. Yaşadığım şehir ülkemizde "Milliyetçi" olarak tanınan bir partinin kontrolünde idi. O zamanlar beni pek cami de görmemiş olacaklar ki, zaman zaman önüme geçip "Cumaya gediyon mu, cumaya.'" diyerek bir tür baskı oluştururlardı. Böyle diyenlerin bir kısmı Ramazanda gizli gizli oruç yiyen, açıktan mertçe tutmadığını gösterenleri de, "Vay imansız !" diyerek sokak ortasında dövmeye çalışan tiplerdi. Hatta aralarında Ramazanda içen dahi olurdu.

O zamanlar bu partinin elemanları, "Kanımız aksada zafer İslâmın" diye bağırıp durulardı. Ben ise Rahmetli ECEVİT'in düşüncelerini beğenirdim. Yani bana "Gomonist "demeleri sadece favorilerimden kaynaklanmıyordu. Sonra İhtilâl oldu. Ben bazı dindar arkadaşlar ile tanıştım. Yaklaşık beş yıl harıl harıl kitap okuyup fikir/inanaç sahasında içimde var oan boşluğu doldurmaya çalıştım. Nihayet İslâmı kendime hem bir inanç sistemi, hem de hayat tarzı olarak seçtim. Bu arada, o köprülerin altından epey sular aktı. Bana "Cumaya getmiyonmu Cumaya.!" diyenlar artık camiye uğramaz oldukları gibi 1993 te TÜRKEŞ önderliğinde CHP ile "Lâikik" yürüyüşlerinde Arz-ı Endâm eylemeye başladılar. Dün "İslâm" diye bağıranlar, ne oldu ise bir nuımaralı "Laik" oluverdiler.

Vaktiyle bana "Gomonist" diyenler şimdi "Müreteci" diyor. Ben doğru ya da yanlış yolumu kendim çizdim.Siyasetin tasmasını boynuma takıp sabah parti merkezinde ne denirse akşam yaşadığı şehire aynı şeyleri tekrar eden papağanlardan olmadım.Yolumun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Ama "yanlış"da olsa "Ben yaptım" diyebilmek, ne yapıp/ettiğimizin farkında olmadan, başkalarını "doğru" diye dayattığı şeylerin esiri olmaktan çoook daha makbûldür.


Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 10-01-2008, 23:54
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Sn. erdoğan karar verdim sizin kesin bir ego probleminiz var bence. Konu ne siz ne yazmışsınız, kendinizi tanıtmak gibi bir kaygınız varsa bu iş için olan bölümde konu açın ve günlerce anlatın kendinizi, konuların içine ederek yada diğer sn. üyelere bu şekilde saygısızlık ederek hiçte hoş olmayan duruma yol açıyorsunuz.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 11-01-2008, 17:52
onyuzbinbaşı
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2008
Nerden: Eskisehir
Mesajlar: 20
Siz anlamamışsınız Sn. Erdoğan sanırım..
bizim (en azından benim) meselemiz (en azından meselem) islam'la yada diğer dinler ile değil. Buradaki hiçkimse de din düşmanı değil.. Sadece dini ile laikliğin önüne geçirenlere bu söylenenler.. Benimde dinim islam bir çoğumuzunda öyle .Fakat biliyorum ki din kurallarını laiklik kurallarının önüne geçirirsem hata ozaman yapılmış olur yada yapmış olurum. Mustafa Kemal Atatürk'ü hiçe saymış olurum. Ki Mustafa Kemal ' imizin sayesinde şu an sen müslümanım diyorsun , yada varsın şuan. En azından bunu düşünerek laiklik kavramına saygı duymak ve buna sahip çıkmak lazım.. İşte bunu düşünemeyip Laiklik kurallarını çiğneyenler bu lafları hakediyorlar ve hakedecekler.. Dini duygularınız hassas olabilir ama bu yanıyla düşünürseniz bu forumda yada heryerde soylenenleri biraz daha iyi anlayabilirsiniz..
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 12-01-2008, 09:16
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
Alıntı:
Erdoğan´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Tanrıyı, -hiç ihtiyacı olmadığı halde- "Yüceltme"ye ve "ululama"ya çalışırken, yarattıklarını küçük görüp aşağılama densizliği ( ya da inanmış görünen münafıklık" acaba bizim gibi kasaba kurnazlıklarının bir "matah" addedildiği üçüncü dünya ülkelerine has bir olgumudur; yoksa insanın olduğu her yerde bu tip şaklabanlıklar görülür mü ?

Ben yurt dışına çıkma şansı bulamadım. Hakkında övgüler dizilen "Batı medeniyeti"ni yerinde görüp inceleme imkânım olmadı. Başkalarının yazdığı kitapları okuyup da görmediğim yer ve tanımadığım insanlar hakkında ahkâm kesmek de bana yakışmaz. Ama yurt dışına çıkıp da her şeyi yerinde görüp/inceleme fırsatı bulan arkadaşlar varsa, lütfen yazsınlar; inceleyip, istifade etmek isterim.

Bir zamanlar okuyup, nüfus cüzdanımda "doğum yeri" olarak gösterilen Anadolunun küçük bir kasabasında Tarih öğretmeni olarak mesleğe başlamıştım. Yıl 1978 idi. Yanağımda ki favorilerden dolayı "Gomonist" damgası yemiştim. Yaşadığım şehir ülkemizde "Milliyetçi" olarak tanınan bir partinin kontrolünde idi. O zamanlar beni pek cami de görmemiş olacaklar ki, zaman zaman önüme geçip "Cumaya gediyon mu, cumaya.'" diyerek bir tür baskı oluştururlardı. Böyle diyenlerin bir kısmı Ramazanda gizli gizli oruç yiyen, açıktan mertçe tutmadığını gösterenleri de, "Vay imansız !" diyerek sokak ortasında dövmeye çalışan tiplerdi. Hatta aralarında Ramazanda içen dahi olurdu.

O zamanlar bu partinin elemanları, "Kanımız aksada zafer İslâmın" diye bağırıp durulardı. Ben ise Rahmetli ECEVİT'in düşüncelerini beğenirdim. Yani bana "Gomonist "demeleri sadece favorilerimden kaynaklanmıyordu. Sonra İhtilâl oldu. Ben bazı dindar arkadaşlar ile tanıştım. Yaklaşık beş yıl harıl harıl kitap okuyup fikir/inanaç sahasında içimde var oan boşluğu doldurmaya çalıştım. Nihayet İslâmı kendime hem bir inanç sistemi, hem de hayat tarzı olarak seçtim. Bu arada, o köprülerin altından epey sular aktı. Bana "Cumaya getmiyonmu Cumaya.!" diyenlar artık camiye uğramaz oldukları gibi 1993 te TÜRKEŞ önderliğinde CHP ile "Lâikik" yürüyüşlerinde Arz-ı Endâm eylemeye başladılar. Dün "İslâm" diye bağıranlar, ne oldu ise bir nuımaralı "Laik" oluverdiler.

Vaktiyle bana "Gomonist" diyenler şimdi "Müreteci" diyor. Ben doğru ya da yanlış yolumu kendim çizdim.Siyasetin tasmasını boynuma takıp sabah parti merkezinde ne denirse akşam yaşadığı şehire aynı şeyleri tekrar eden papağanlardan olmadım.Yolumun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Ama "yanlış"da olsa "Ben yaptım" diyebilmek, ne yapıp/ettiğimizin farkında olmadan, başkalarını "doğru" diye dayattığı şeylerin esiri olmaktan çoook daha makbûldür.
Son derece mantıklı bir yaklaşım.
Daha çok «kraldan çok kralcı» diye tasvir edilenleri anımsattı saptamalarınız bana. Hiç bu açıdan bakmamıştım olaya, yalnızca birkaç korson dvd alt yazı yazan fırlamanın zırzopluğu olarak görmüştüm.

Ve bir gün arayla aynı konu açılmış, Lilith daha sonra açtığı için diğer konunun buraya eklenmesi gerekebilir.
http://www.anarsist.org/serbest-kurs...isi/#post62327 (Will Smith'e ''Haşa de ulan'' uyarısı!)
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 07-03-2008, 19:44
simyaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
φιλοσοφία
 
Üyelik Tarihi: 24-01-2008
Nerden: Endülüs
Mesajlar: 188
bu altyazi olaylari, ne bileyim kac tanesinde denedimse, hep basarisiz olduklarini gordum.. zaten ingilizce ve diger yabanci dillerin turkceye tam cevrilmesi mumkun olmadigi gibi, birde kendi duygularini katmak isteyenlerde, tam bir tiyatro ornegi..
bunu arasira yapiyorum filmi ingilizce yada almanca dublajsiz skliyle izliyorum birde altyazi ekliyorum, cikan sonucuda, sosyolojik acidan degerlendirmeye calisiyorum pardon sosyolojik degil psikolojik yada egolojik vatanseverlik


ben yagmur agladim
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
turkce, tanri, yok, nasil, denir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bu fıkraya ne denir ki? SberK Kara Delik 13 24-04-2008 20:10
Ezan Türkce okunmalı mı? λЯλΠΣL LiΠШΣLiΠ Anketler 10 12-10-2007 10:28
I Love You Nasıl Denir? Daisy Komik Çizgiler 6 24-03-2007 14:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:47 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org