Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


Sınıf Mücadelesi

Serbest Kürsü içerisinde Sınıf Mücadelesi konusu: Herkesin kendi yaşam alanı üzerinde doğrudan söz sahibi olacağı, hiç kimsenin kimse üzerinde tahakküm ve otorite kuramayacağı bir toplumu düşlüyor ve bunun bir ütopya olmadığını, çok kısa sürelerde de olsa ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 23-10-2007, 18:15
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 203
Standart Sınıf Mücadelesi

Herkesin kendi yaşam alanı üzerinde doğrudan söz sahibi olacağı, hiç kimsenin kimse üzerinde tahakküm ve otorite kuramayacağı bir toplumu düşlüyor ve bunun bir ütopya olmadığını, çok kısa sürelerde de olsa tarihte gerçekleşmiş örnekleri olduğunu biliyoruz. Kısa sürmelerinin nedenini ise yapısal olarak yanlış yolda olmalarıyla değil, hareketlerin otoriteryanlar tarafından maniple edilip kullanılmaları ve isyandaki örgütlülüğü devam ettiremeyip konseyleri ve doğrudanlığı feshetmeleriyle açıklıyoruz. Ortak ve enternasyonal federasyonlar biçiminde tamamen yatay olarak örgütlenmiş, içinde hiyerarşi ve güç içeren sosyal statüler ve en önemlisi sınıflar barındırmayan özgür ve eşitlikçi bir sosyal yapının ancak ve ancak özgür bireyleri ortaya çıkarabileceğini, özgür insanın ancak böyle bir toplumda kendini var edip, su yüzüne çıkabileceğini düşünüyoruz. Bu yüzden kapitalizme ve onun bütün uygulama biçimlerine karşıyız. Ancak kapitalizme, sadece iktisadi bütüncüler gibi ekonomi-politik anlamda değil, sınıfların birbirleri üzerindeki tahakküm kurma araçlarından biri olduğu için, dahası yapısı gereği sınıflı topluma ihtiyaç duyduğu için karşıyız. Kapitalizmden farklı olarak ev içi emeğin sömürülmesi ve temsiliyet fırsatçılığı gibi diğer tahakküm kurma biçimlerine de kesinlikle karşıyız. İşçici ya da sınıfçı değiliz. Aksine sınıf savaşını ve mücadelesini sınıfları kaldırmak için verilen bir mücadele olarak görmekteyiz. Sınıf mücadelesi de, sosyal düşünme edimi de bizler için bireyin özgürleşmesinin araçlarıdır.

Devletin ve maaş kavramlarının bulunduğu her sosyal yapı bizim için sınıflı toplum örneğidir. Bu anlamda geçmiş sosyalist deneyimlerin geldiği noktayı hiçbir şekilde özgürlükçü ve komünist olarak tanımlamıyoruz. Devlet kapitalizmi ve bürokrasinin hakimiyeti olan hiçbir yapı ne özgürlükçüdür ne de komünisttir. Hiçbir iktidar kendini feshetmez. Bu iktidar sermayenin güdümündeki devlet de olsa, komünist parti de olsa bu genel kural her zaman geçerlidir. Bu yüzden aşamacı sosyal geçiş teorilerinin hiçbirini kabul etmiyoruz. İktidarı ele geçirdikten sonra yavaş yavaş özgürleşmek ve yavaş yavaş komünist olmak mümkün değildir. Paylaşımcı, dayanışmacı, özgürlükçü bir topluma ancak daha mücadele aşamasında kurulacak yapılar içinde yatay örgütlenmeci olarak ulaşılabilir. Bizce tek yol sisteme karşı mücadele eden kitlelerin hiyerarşik olmayan yapılar kurarak bu şekilde örgütlenip, mücadele etmeleridir. Eğer bir devrim olacaksa, sonrasında kurulacak özgürlükçü yapının ve toplumun tohumları ancak ve ancak mücadelenin başlangıcından ve bugününden atılabilir. Hiyerarşik ve sosyal anlamda dar yapılanan her örgütlenme ve yapı özgürlükçü bir toplumun önünde engel olmaktan başka bir işe yaramaz.

Evet! Eşitliği savunuyoruz. Ancak bu hiçbir şekilde aynılığı savunmak anlamına gelmemelidir. Aynılığı faşizm savunur, komünizm değil. Tahakkümsüz, sınıfsız bir toplumda özgür bireylerin eşitliği olacaktır. Aynılığı değil.

Her şeyi kontrolsüzce yakıp yıkmak, bireylerin gücü oranında birbirine karşı amansızca tahakküm uyguladığı ortamlara çanak tutacak, gücü yetenin gücü yeten üzerinde güç gösterisi yaptığı bir kaos ortamını hiçbir şekilde savunmuyoruz. Bu görüş, anarşizan perspektif ve deneyimleri konu alırken, çoğu kez otoriteryan sol anlayışlar tarafından dile getirilen kasıtlı bir saptırma ve propagandadır. Özgürlükçü komünizm aksine daha mücadele aşamasında kitlesel ve eşitlikçidir. Paris komünü, İspanya iç savaşındaki silahlı güçleriyle de aktif olarak savaşa katılan ve Franco'ya karşı kendini savunarak kısmen de olsa başarılı olan köy komünleri, Ekim devriminden sonra Ukrayna'da kurulan ve daha sonra kızıl ordunun saldırılarıyla yok olan Makhnovist komünler ve halk meclisleri, kısmen zapatist deneyimler ve bugün Meksika Oaxaca'daki öz-yönetim ve direniş arzusu, özgürlükçü komünizm ve hiyerarşisiz, sınıfsız toplum konusunda bizlere moral ve deneyim kazandırmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 23-10-2007, 18:38
ucandepik
Guest
 
Mesajlar: n/a
peki sn kaos yazınızı okudum kollektivist bir bakış açısı tabii bu ideolojinizinde bir parçası ben diyorum ki birey özgür olamazsa toplum özgür olamaz bireyin özgürlüğüde kapitalizmden geçer en büyük eşitlik düşmanı özgürlüktür kanaatindeyim desem ve kapitalizmin bireyi özgür kıldığını bireysel özgürlüğünde toplumsal refahı getirdiğini ve tüm bunların getirisi olarakta kapitalist döngünün var olması gerektiğini söylesem ne buyurursunuz acaba topluca otuzbir çekmek bana pek mantıklı gelmiyor yalnız başına bunun hazzı başka olur diye düşünüyorum en azından bu söylemler eski bir anarşistin söylemleridir artık içinde bulunduğumuz şartlar bizim komin bir hayat yaşamamıza izin vermeyecektir olmayacak bir düş ve bu düşün sonu her zaman yerini kabuslara bırakıp kan revan içinde uyanmamızı sağlıyorsa düşlerimizden feragat edebilmeliyiz halen alışkanlıklarımı atabilmiş değilim ama artık kollektivist bakış açısından ziyade bireysel bencillik çerçevesinde bireyci bir bakış açısı geliştirdim mutluyum,mutlusun,mutlu bunu elbette özgürlük lügatımdaki bir karşılık olarak benimsedim hüviyet ve hürriyet kişinin kendisinde doğmalı ve ancak bu şekilde büyüyüp serpilebilirlik kazanmalı kanaatindeyim

peki sizce indivualizm mi,kollektivizm mi?

bireyin karşısında toplum mu var,yoksa devlet mi?

tek tek bireylerin daha mutlu olduğu bir toplum daha mutlu değil midir ?(buarada mutlu kelimesini değiştirebilirsiniz yerine başka bir kelimede koyabilirsiniz)

şimdi bireyci misiniz bütüncü mü? İndividualist mi holist mi?

uzun zamandır ciddi mevzulara girmemiştim bu sebepten ssuçu lisan ettiysem affola keyifle....
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 23-10-2007, 19:11
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 203
Bireyin herhangi bir sosyal gruptan üstünlüğüne inanmak, onu herhangi bir politik teorinin veya sosyal açıklamanın merkezi olarak görmek mi?
Hiç sanmıyorum.


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-10-2007, 03:13
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 24-10-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 11
özgürlük eşitlik olmadan bir hiçtir; zira komünizm bireyin refahından doğan komünal yapıyı hedef alır kanımca.kapitalizm tüm bireylerce elde edilmesi gereken yaşamsal ihtiyaçların en azami sayılarda insan topluluğunda birikmesi sistemidir..yani siz ucandepik eğer bu yaşamsal ihtiyaçlarınızdan feragat ediyorsanız problem yok..çünkü dünyada bunlardan yoksun bırakılmış muazzam bir çoğunluk var ve sizin de bu çoğunluktan olma olasılığınız fazlasıyla yüksek...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
sinif, mucadelesi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Che Guevara'nın Kapitalizmle Mücadelesi Devam Ediyor... marxist Tartışmak İstiyorum 1 19-10-2007 16:27


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:17 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org