Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Ya Allah! Bismillah! Allahüekber!

Serbest Kürsü içerisinde Ya Allah! Bismillah! Allahüekber! konusu: Başlığa bakınca cihad ilan ettiğimi sananlara hatırlatmak isterim ki, her şeye kadir ve muktedir olan yüce rabbimizin, korunmak ve kollanmak için biz kullarına ihtiyacı yoktur. Olsaydı zaten, ona Allah dememize ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-10-2007, 22:11
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 11-10-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 43
Mesajlar: 21
Standart Ya Allah! Bismillah! Allahüekber!

Başlığa bakınca cihad ilan ettiğimi sananlara hatırlatmak isterim ki, her şeye kadir ve muktedir olan yüce rabbimizin, korunmak ve kollanmak için biz kullarına ihtiyacı yoktur. Olsaydı zaten, ona Allah dememize de gerek kalmazdı. Hem bu yüzden, hem de küçükken menenjit geçirmediğimden cihad peşinde koşmanın anlamsızlığına inanıyorum. Yemek yağlarıyla parlayan çember sakalım yok, sarımsağı hiç yemem, yellenmeyi de geğirmeyi de sevmem, diyeyim, ne menem bir zındık olduğumu anlayın. Tanrı mı kulları yarattı, kullar mı Tanrıyı yarattı sorusuna farklı cevap verenlerin hakemliğini yapmak bana düşmeyebilir, ama birilerinin içinde bulundukları trajik durumu görebilmek için de kuş beyinli oğlumunki kadar bir zeka yeterli olabiliyor. Oğluma kuş beyinli diyorum, diye onun Madımak otelindeki katliamı övenlerden biri olduğunu sanmayasınız; O, 15 Nisan 2005 doğumlu, bana alışkın, hatta inanması çok güç olsa da omzumda uyuyabilecek kadar babasına güvenen, ötüşünden üremedeki başarısına kadar bir çok özelliğiyle kanaryaseverlerin büyük ilgisini çeken erkek bir kanaryadır. Minik kuşum, büyük dostumun her şeyini çok seviyorum da, bir tek, mesleğimi soranlara “pezevenklik yapıyorum,” diye cevap vermek zorunda kalışım ağırıma gidiyor. Her sene üreme sezonunda ona güzel bir dişi kuş bulup koynuna atarak “kuş pezevenkliğini” meslek edinmem gururumu rencide etse de, evlat hatırına katlanıyorum.

Pezevenklik deyince, vatandaşın din duygularını istismar ederek rant sağlayanlar aklıma geldi. Bu kişileri bir mil uzaklıktan bile farkedebilme yeteneğim var, desem bana inanır mısınız? İnanın, çünkü yıllarca odunculuk yaptığım için kalaslar, kütükler ve keresteler konusunda uzmanlaştım. Ben, odunun kuru, sıkı ve aynı zamanda iyi yananını severim. Bir kalas cihana bedeldir.

Dünyada, bizdeki kadar din ticaretinin yapıldığı bir başka ülke var mıdır, çok merak (az merak etmek ne demekse,) ediyorum. Din olgusunun sömürmeye uygunluğundan mı, halkımızın din bilgisinin yetersizliğinden mi kaynaklandığını bilemediğim bu konu, her zaman ilgimi çekmiştir.

Saf ve samimi insanları tuzağa düşüren, dini inançları dikkate alındığında gerçekte Tanrıtanımazlardan farksız düşüncelerin sahibi olan din tacirlerinin maskesinin düştüğüne hiç rastlamadım, desem yeridir. Onbinlerce sözde müslümanın, şeyhin, hacının ve hocanın, gayet iyi niyetli ve içten müslümanlarca fark edilmemesi bence ilginçtir. İşin tuhafı, bu gerçeği dindarların değil de çoğunlukla müslümanlıkla ilgisi olmayan, Tanrı tanımazların fark edebilmesidir. Buradan, mantık biliminin ilkeleri gereğince, İslam dinini iyi tanıyabilmek için müslüman olmamanın bir avantaj olduğu sonucunu çıkartıyorum. Belki, iyi görebilmek için kör olmak faydalıdır, gibi bir laf oldu, ama görünen manzara (görünmeyen manzara var mıdır?) aynen böyledir.

Bilirsiniz, besmeleyle söze başlayan birisinin karşısında kim olursa olsun susmak zorundadır. Kovboy filmlerinde nasıl hızlı silah çeken kazanıyorsa, cennet (!) yurdumda da hızlı besmele çeken parsayı topluyor. Hırsızlık yaparken fark edilip kalabalık tarafından kovalanan bir kişinin, birden namaza durması halinde, bir hafta boyunca sürebilecek bir namaz sırasında kimsenin kendisine dokunmayacağını, yani dokunulmazlık zırhına bürüneceğini, deneylerimle sabit değilse de tahmin edebiliyorum. Bu bilgimden istifade edebileceğim günleri de görürüm inşallah! Amin! Sadakallahülazim…

Garip bir şey de, dini konulara yoğun ilgi gösteren halkımızın hatırı sayılır bir kısmının, aslında dinle ilgisinin olmaması, ama bunun farkına varamamasıdır. Müslümanım diyenlerin çok büyük çoğunluğu İslam’ın beş şartıyla, imanın altı şartını sayamazlar. Ben bile şakır şukur söyleyebiliyorum, ama sorduğum onlarca kişi tam ve eksiksiz cevap veremedi. Lütfen, bunu siz de deneyin, gerçeği görün. Gene sözde müslümanlarımızın (!) daha büyük çoğunluğu da imanın ve İslam’ın şartlarını yerine getirmezler. “Elhamdülillah müslümanım,“ derler, ama namaz kılmazlar, oruç tutmazlar, hacca gitmezler, zekat vermezler, derken kutsal kitabın gereklerini yerine getirmezler. Yalan söylemenin, hile yapmanın, aldatmanın, zina yapmanın ve daha bir sürü kötülüğün günah olduğunu bilirler, ama gene de bu günahları büyük bir zevkle işlemekten kendilerini alıkoyamazlar. Neymiş: “Elhamdülillah müslümanmış,“ Bizi neyse de, kendilerini ve de Allah’ı nasıl kandırmaya kalkarlar, anlayamıyorum. Hiçbir dini vecibeyi yerine getirmeyenler, Allah’a rüşvet verir gibi yılda bir defa kurban kesmezler mi; bunu nasıl hayra yorabilirim? İnsan, dört mevsimde, her iklimde dört dönmemeli, yılın her gününde aynı olmalıdır.

Vatandaş böyle bilinçsiz olunca, haliyle sömürülmeleri kolay oluyor. Bunu farkeden ne kadar haramzade ve kirli işlere bulaşmış, dini imanı para olan kişi varsa, milletin başına hoca kesiliyor. Allah için ibadet edip öbür dünya için yaşadığını iddia eden birini gördüğümde anlıyorum ki, bu dünya için en fazla çalışan kişiyle konuşuyorum. Gerçekten Allah inancı ve Allah korkusu olan birisi, cehennem korkusundan günah işlememelidir, ama nerde! Aynı marka bir malın fiyatını on yere sorduğumuzda on farklı cevap alıyoruz. Ticareti hile yapmak ve müşteriyi kazıklamak olarak kabul edenlerin, Amerika’dan korktuklarının onda biri kadar olsun Allahtan ve cehennemden korktuklarını sanmıyorum.

Bir İmam Hatip konusu var ki evlere şenlik desem yeridir. Özellikle 1980 yılından sonra, sosyalizm korkusundan sayıları hızlı bir şekilde artırılan bu okullarda verilen eğitimin çağın gereksinmelerini ne ölçüde karşılayabildiği herkesçe bilinen bir şeydir. Oysa bu okulları hızla artırmak yerine sosyalizmin kökünü birkaç haftada kolaylıkla kurutabilirlerdi. Dini imanı para olan hacılar, hocalar, muskacılar, çeteciler, vatanını babalarımızın annelerimizi sevdiği duygularla seven yani affedersiniz şaaapan milliyetçi kardeşler ve zeka yetmezliği çeken ırkçılar, eğer sosyalist örgüt ve partilere doluşturulsaydı, onlarla aynı havayı solumamak için bir tek Marksist kalmazdı. Böyle adi insanlarla aynı davada yürüyemem deyip arkasına bakmadan kaçan onbinlerce marksisti hayal edebiliyor musunuz? Bu kadar basit formülü Mustafa Kamil Zorti Hazretlerinin nasıl akıl edemediğini anlayamıyorum netekim.

Cahilliğime versinler, imam olamayacakları bilindiği halde binlerce genç kızın neden İmam Hatiplerde okutulduklarını da bilmiyorum. İmam ve hatip ihtiyacından fazla gencin mezun edilerek başbakan, bakan ve yüksek bürokrat yapılmalarının planlandığını düşünsem, gene de öğrencilerin büyük bir kısmının işsiz kalacağını hesaplayabiliyorum. Bölünerek çoğalma gibi bir kavramı icat eden yurdum solcuları kadar olmasa da ben de hesap kitaptan anlarım. Nedense İmam Hatipleri en fazla övenler, çocuklarını asla orada okutmaya razı olmayanlardır. Dikkat edilirse, onların çocukları ya yurtdışında, örneğin İngiltere’de veya Amerika’da (bkz. Talibancı, ama laik; hayvana benzetilmekten hoşlanmadığından pek sık dava açan, ama kendisine aslan, kaplan, tilki denilmesinden hoşlanan birisi,) okurlar. Kısacası, çocukları ecnebi diyarında keferelerle yan yana okurken, onlar da bize martaval okurlar. Okumak demişken, ülkemizde mevlithanlık kadar kolay para kazanılan bir başka meslek var mıdır? Allah için okuyup, kendi için para isteyen mevlithanların durumu aslında anlayana birçok şeyi anlatır; anlamayana ne desem boş!

Bir yandan “dinde zorlama yoktur” deyip, öte taraftan cihad ilan edenler, insan aklının sınırlarını da zorluyorlar. Bir kişi, güzellikleri zor kullanarak paylaşmaya çalışmaz. Mesela, büyük bir spekülatörden tüyo aldığımız bir hisseyi, herkese alması için zorlamayıp, sadece çok sevdiklerimize söyleriz. Başka birine zor kullanarak para kazandırmak isteyeni ben görmedim; ya siz? Bir kazı çalışmasında ele geçirdiği altınları, diğer insanlara zorla dağıtmaya çalışan oldu da, ben mi duymadım? Netice itibariyle, faydasından emin olduğumuz şeyleri zorla paylaşmaya kalkışmayız. Dini inançlarını şiddet kullanarak başkalarına kabul ettirmeye çalışanlar, aslında davalarına inanmayan, ama bunun da farkında olmayan kişilerdir. Cennete gideceklerinden emin olmadıklarından, “Ben yandım, bittim, mahvoldum, diğer insanlar da beter olsunlar,” diye düşünerek eşek cennetine giderken kendilerine arkadaş arayanlara çok şey söylenebilir, ama dinlemesini bilmiyorlar ki! Doğruyu konuşmak için iki kişi gerekir:doğru söyleyen ve doğru dinleyen. Seksen sekiz sene yazsak, çizsek ve konuşsak bile bu durumda faydası olur mu?

Yazdıklarımdan sonra benim iflah olmaz zındığın biri olduğumu iddia edenler çıkabilir diye, geçenlerde yaşadığım bir olayı anlatayım da, aslında ne kadar vatanperver olduğum belli olsun: Otobüse binmiş, ulusal mesleğimizi icra etmek için fırsat kolluyordum. Malum, insanları arkadan desteklemek kanımızda var; hele de genç ve güzel kızlar sözkonusu olduğunda namımız yedi cihana yayılmıştır. Sürekli seks açlığı çeken, çapulcu ruhlu biri değil de, mazisi kahramanlıklarla dolu bir vatan evladı olarak, Fortçuluğumun şanına yaraşır bir kadını gözüme kestirmiş, milletin ayaklarına basarak çiğner gibi hedefime ilerliyordum ki, yanındaki kız arkadaşına fısır fısır bir şeyler anlatan delikanlı dikkatimi çekti. Kulak verdim, şöyleyken böyle, böyleyken şöyle diyor, en sonunda da “Demek istediğim fetih denilen şey gaspın ta kendisidir,” diyordu. Vay ulan! diyerek, ayran gibi kabardım. Ben ki on beş devleti yıkmış, pardon on altı devleti kurmuş bir milletin evladıyım, bu duruma seyirci kalamazdım. Az mı yersin, çok mu yersin, demeden, delikanlıyı ayağımın altına aldım, paspas gibi çiğnemeye başladım. İki tokat da kıza çaktım ki Herkülü kıskandıracak vuruşlardı. Yerde ağızları burunları kırılmış delikanlıyla kızı o halde bırakır mıyım? Kızın kollarındaki dört bilezikle, delikanlının cüzdanını, cep telefonunu ve saatini ganimet olarak aldım. Cüzdandan çıkan iki bin dolar sanırım o gence fetihin ne demek olduğunu öğretmiştir. Bahse girerim, o delikanlı şimdi Allah’a da inanmıyordur. Her önüne gelene, “Allah’a kendisiyle barışmak için bir şans veriyorum. Banka hesaplarımdan birine on milyon dolar para yatırsın, kendisine şirk koşanları kıtır kıtır kesip, dilimler halinde doğramazsam, adam değilim!” dediğine eminim.

Eğrisini doğrusunu, ciddisini şakasını bir yana bırakalım: Her ne kadar dini inançlarına bağlı kişilerce muteber sayılmayacak biriysem de, samimi, fikriyle zikri bir müslümanları çok severim. Benim onlarla hiçbir zaman alıp veremediğim olmadı, olmayacak da, ama halkın inançlarıyla alay edip, din konusunu ticaret haline getirenleri ben söylemezsem, sen söylemezsen; kim bilecek? Özüyle sözü bir olan dindarlar, kendilerini ne kadar sevdiğimi asla bilemezler; çünkü ben zamanında onlar gibi düşündüm, hele de açlıktan nefesi kokacak kadar fakir olduğu halde cebindeki son kuruşları dahi cami yapımına bağışlayan rahmetli babam hayatının sonuna kadar hep öyle yaşadı, ama onlar hiçbir zaman benim gibi düşünmediler.


Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir. (Bernard Shaw)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
allah_, bismillah_, allahuekber_


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuraklık, yağmur duası ve Allah High Hopes Serbest Kürsü 3 22-10-2007 17:27
İnsanları Allah İle Kandırmak Cabir Serbest Kürsü 14 01-10-2007 21:10
"Her şey Allah’ın işi" İ.Melih Gökçek Şov Devam Ediyor... detays Serbest Kürsü 3 10-08-2007 21:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:02 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org