|
|
Bu yazida herseyden 100g var."Utanmazlik-Namussuzluk.."Serbest Kürsü içerisinde Bu yazida herseyden 100g var."Utanmazlik-Namussuzluk.." konusu: MECLİS Büromuzda çalışan arkadaşlarımı arayıp sordum dün:
"PKK’ya terör örgütü demeyen partinin milletvekilleri Meclis’e geldiler mi?.."
"Geldiler..."
"Ortalıkta dolaştılar mı?.."
"Dolaştılar..."
"Belki Meclis lokantasında yemek yiyip kuliste çay içtiler mi?.."
...

09-10-2007, 12:01
|
 |
Ariza Kemalist
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Ingiltere
Mesajlar: 208
|
|
Bu yazida herseyden 100g var."Utanmazlik-Namussuzluk.."
MECLİS Büromuzda çalışan arkadaşlarımı arayıp sordum dün:
"PKK’ya terör örgütü demeyen partinin milletvekilleri Meclis’e geldiler mi?.."
"Geldiler..."
"Ortalıkta dolaştılar mı?.."
"Dolaştılar..."
"Belki Meclis lokantasında yemek yiyip kuliste çay içtiler mi?.."
"İçtiler..."
"İnsanların yüzüne baktılar mı?.."
"Baktılar..."
O zaman işte o soru takıldı aklıma:
"Acaba hiç utanmadılar mı?.."
*
Doğrusunu isterseniz Türkiye’den beklenmeyen bir olgunluk gösterilmişti onlara:
Seçildiler, TBMM’ye girdiler, yeminleri alkışlandı, elleri sıkıldı, gidiş-gelişlerinde görevliler onlara selam durdular, biz hepimiz onları hiçbir ayrım ve fark gözetmeden kabul ettik.
PKK’nın siyasi uzantısı oldukları herkes tarafından bilinse de, Türkiye beklenmedik bir demokratik terbiye ile kucak açtı onlara.
Ama onlar...
"Bütünlüğü için şeref ve namusları üzerine ant içtikleri" devletin 15 askerini kalleşçe pusu kurarak öldüren bölücü terör örgütüne hálá "terör örgütü" demiyorlar.
*
İnsan sıkılır.
O kürsüden ettiği "birlik, bölünmezlik, barış ve sadakat" yemininden biraz olsun sıkılır.
Biraz olsun duyguları olan insan; her ay yüklü yolluk-ödenek çekini alıp cebe koymaktan... Edilmiş "namus-şeref" sözleri henüz duvarlarda yankılanan binadan içeri adım atmaktan utanır.
Yiğit adam ya TBMM çatısı altında "parlamenter" olmanın gereğini yapar, temsil ettiği ülkenin askerine ve bütünlüğüne sıkılan kurşunlara dürüstçe tepki gösterir...
Ya da o çatıyı terk eder...
Yiğit insan böyle yapar, ikisinden birisi.
Ülkenin "milletvekili" olmak, yemin etmek, maaşından-olanaklarından yararlanmak...
Ama o ülkeyi bölmek isteyen, askerini vuran terör örgütüne bir kez olsun "terör örgütü" dahi diyememek olmaz.
Utanır insan...
Bekir Coskun
****
****
"Insan-Emek-Ozgurluk-Cagdaslik-Demokrasi-Sevgi-Kardeslik"
Agizlarindan hic dusmez, surekli bir emege saygisizliktan, insan sevgisinden uzak olunmasindan, kardeslikten, baristan..falandan filan bahsederler.
Sonra bir bakarsin..
"PKK bizim kardesimizdir" derler.
Bir de bakarsin.
Tum Turkiye'nin kahroldugu bir anda bunlar "davul zurna esliginde halay" cekiyor.
Bekir hocamiz cok az soylemis.
Buna "utanmazlik" denmez, buna "namussuzluk" denir!
"Bağımsızlık Benim Karakterimdir"
|

09-10-2007, 15:31
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
İmdi ben belirtmek isterim ki, bu Dtp vakıasına hâlâ ve hâlâ (kendimi zorlayarak da olsa) iyi niyetle bakmaya çalışıyorum.
Amma; bir İspanya (Eta) benzetmesi var son dönemde, Batasuna partisi yöneticileri tutuklanmış; ne gerekçeyle, Eta ile Hükümet arasındaki müzakere zeminini sekteye uğrattıkları için...
Yani öncelikle niyetin anlaşılması şarttır; Tsk, Dtp'yi Pkk'yı meşrulaştırmak, hükümeti terör örgütüyle müzakere zeminine çekmeye çalışmakla tenkit ediyor.
Bu ileride olacaktır; şimdi ne kadar bana karşı çıksanız da olacağını beraber üç beş seneye varmaz göreceğiz. Burada geçenlerde bir Bürokratın sarfettiği cümle önemli; "Pkk ile organik bir bağı olmayan Dtp ne işe yarar ki" diyor...Dtp'nin bu amaçla "araç" olarak bekletildiğini düşünmek çok da ucibik sayılmaz.
Oysa ki, Dtp'nin 'haklılığını' boşa çıkarmanın bir başka yöntemi de var, olmalı, yaratılmalı, bu şu anlama da gelecektir, Pkk ile kimi Kürt Halkının da organik bağı kopartılmış olacaktır...Pkk ile kimi Kürtlerin çözülmelerini/ayrıştırılması görevi siyasi 'teknokrat'larındır. Bize düşense vatandaş kimliğimizle "ötekileştirmeden" uzak durmaktır.
Bekir Coşkun'un yazısı buna hizmet eder mi?
Hiç sanmıyorum....!
İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) Terörist saldırılar adına yayımladığını okudunuz mu?
"İHD olarak yaşamanı yitiren her insanımız için büyük üzüntü ve acı duymaktayız. Resmi ya da sivil (sivil yurttaş, asker, korucu, polis ya da silahlı militan) yaşamını yitiren herkes insandır. Ülkemiz ve insanlık için kayıptır. Asker ailelerine ve Türkiye toplumuna başsağlığı diliyoruz" denildi.
Dtp bin nazla "Öncelikle yaşamını yitiren şehitlere Allah'tan rahmet acılı ailelere baş sağlığı diliyoruz" diye "şehit" kelimesini ilk kez telafuz etti.
Oysa ki siyasî bir süreçle meclise girmeye hak kazanmış vekillerin seçmeniyle olan bağı ve nedenselliği hiç düşünülmüyor.
En kaba tahlille misak-ı milli sınırlarından kopmak isteyen bölücü bir halk gözüyle bakılıyor.
Oysa ki ben eminim, güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti'ni tercih edeceklerdir bu insanlar kaos bir Kuzey Irak yapılanması söz konusuyken. Tek istedikleri; temel haklarının verilmesi. Kağıt üzerinde değil, simülasyonla değil, beyaz Kürtleştirilerek de değil, samimi ve hakiki verilmesi...Hem de mevcut dinamikler böyle bir özgürleştirmeye müsait değildir bahanesinin de aşılarak verilmesi..
Gönül isterdi ki, Kürt Halkını temsil edecek iradi ve vicdani bir partinin o mecliste olmasını, gerçekten "hakları" adına siyasi bir çaba göstermelerini.
Not: Bu konuda yazarken nedense hep anlaşılmadığımı düşünüyorum, hemen "bizden-onlardan" yakıştırması yapılması da çok vahim...Umarım bu kez de aynı ûslupla muhatap olmam...
|

09-10-2007, 15:42
|
 |
Ariza Kemalist
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Ingiltere
Mesajlar: 208
|
|
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Burada geçenlerde bir Bürokratın sarfettiği cümle önemli; "Pkk ile organik bir bağı olmayan Dtp ne işe yarar ki" diyor...Dtp'nin bu amaçla "araç" olarak bekletildiğini düşünmek çok da ucibik sayılmaz.
|
DTP sadece bir aractir, dogru.yalniz kimin aracidir?
PKK'nin.
Yani;
DTP'nin direksiyonu PKK'da.
Peki direksiyonu teror orgutunun elinde olan bir araci "Milli" bir birligin(Millet Meclisinin) icine almak gerginligi artirmaktan baska neye yaradi bugune kadar?
Direksiyonda olmasi gereken Turkiye olmalidir ki, bir sonuca varilsin.
Ayrica;
DTP kiminle nasil pazarlik yapacak? Ciksinlar desinler ki;
"Turkiye'de Kurt Federasyonu kurulmasi icin elimizden geleni ardimiza koymayacagiz"
Bakin, boyle bir pazarlik yapilmasi bile Turkiyede bircok insanin olumune, DTP'nin bir tek binasinin kalmamasina neden olur.
TSK, bugun millete "Teroru vatandaslarimizin tepkisi ile cozecegiz, susmayin, sizde elinizden geleni yapin" dese ulkede asayis kalmaz!
TSK'nin amaci ve gorevi bellidir ve TSK bugune kadar hicbir yaptirim yapmadi ise bu DTPliler tarafindan yanlis algilanmamalidir.Ayni sozler siyasiler icin de gecerlidir.Sonucta, Turkmilletinin taviz vermeyecegi tek sey vatanin butunlugudur.
Sizin dedikleriniz olursa ortada ne Tayyip kalir, ne Abdullah Ocalan kalir ne de Kurt kalir..
"Bağımsızlık Benim Karakterimdir"
|

09-10-2007, 15:57
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
Bir konuyu -eksik ama- doğru anlamışsınız; ortada Öcalan da kalmaz, Pkk da, yansıması Dtp'de. Kürtler kalır. Halkları hiçbir zaman yaşadıkları yerden kimse tecrit edebilememiştir tarihte, asimile etmekten de bahsetmediğime göre yukarıda ısrarla, Kürt Halkı kalır. Tayyip kalır mı bilemem, kalmasa keşke... 
Dtp'yi araç olarak bekletenlerin sadece Pkk olduğunda yanılıyorsunuz, derim. Birden fazla dinamik söz sahibi bu bekletişte.
Ha şunu da eklemek istiyorum, Dtp bir "müzakere" zemini istiyor mu; işte burada Eta ve uzantısı partiden ders almak olası; bence istemiyorlar, mevcudiyetlerinin hiçbir manası kalmayacaktır böyle bir uzlaşmayla.
Peki Tsk da Türkiye de müzakereden 24 yıldır kaçtı; ölümler bitti mi?
Artık gerçekten askeri anlamda ciddi bir müdahaleyle onlara ilk terlik darbesi vurulmalı ve sersemleyen sineğin de tamamen bataklıktan kurutulması için bataklığın ekonomik-sosyal-siyasi hedeflerle çiçeklendirilmesi ve onların yaşayamayacağı hale getirilmesi gerekir.
Orada yaşanan tüm bu kargaşadan, köylerini terketmek zorunda kalan Kürtlerden, çocukları ya dağa çıkan (vatan haini bir terörist olan) ya da asker olup şehit düşen halkın seçeneksizliğinden ötürü bataklık/kaos benzetmesi yaptım, sakın ola yanlış anlaşılmasın, teşbihte hata olmaz...
|

09-11-2007, 11:16
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-04-2007
Nerden: ankara
Yaş: 38
Mesajlar: 54
|
|
Anayasa'mı o da ne demek
Kanun No. 5678
Kabul Tarihi: 31/5/2007
MADDE 1 – 7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 77 nci
maddesinin birinci fıkrasında geçen "beş" ibaresi "dört" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasında geçen "seçim tutanaklarını"
ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını" ibaresi; son fıkrasında geçen
"halkoyuna sunulması" ibaresinden sonra gelmek üzere ", Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi" ibaresi eklenmiştir.
MADDE 4 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 101 – Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine
sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından
aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan
milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen
siyasi partiler ortak aday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliği sona erer."
Anayasa Milletvekilleri ve cumhurbaşkanlığı seçiminden önce değiştirildi.Uyuldu mu? Cumhurbaşkanını meclis seçti. Türkiyenin bir cumhurbaşkanı olmadığı gibi meclisi de yok.
Ankara Hukuğa kadar gidilip öğretim görevlisiyle konuşulmuştur. Avukatlarla da. Parlementoyu dava edemezsiniz bloğu karşımızda.
PKK Kürt sorunu değil.Avrupa ülkeleri ve Abd nin başomıza ördüğü çorap. Asıl sorun meclisin içinde ve cumhurbaşkanlığında.Türkiyenin ve dünyanın bütününü ilgilendiriyor.
|

09-11-2007, 16:00
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 898
|
|
|
Bekir Coşkun bence oldukça gerçekçi tespitler yapıyor ama buna karşılık korkunç derecede küfüre ve hakarete maruz kalıyor.
Köşe yazarları içersinde, en fazla hakaret alan odur sanırıım.
Ama hakaretler bir anlamda bir şeyi ortaya koyuyor:
Onun yazılarının doğruluğunu.
|

11-11-2007, 04:19
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
Ama şimdi yanlış şeylerden hatalı çıkarımlarda bulunuyorsunuz gibime geldi High Hopes;
Önerme: Hakarete uğrayanların tamamı haklıdır?
Maria'nın yanıtı: Hadi cağnım ordan...!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:07 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|