Kerem Gİbİ
KEREM GİBİ
Hava kurşun gibi ağır!
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum!
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum...
O diyor ki bana:
-Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana...
"Deeeert
çok,
hemdert
yok"
Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır...
Hava kurşun gibi ağır...
Ben diyorum ki ona:
-- Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa.
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum......
Bir kuşak genç insanın yitip gitmesini anlatabilecek, en iyi şiirlerden birisi Nazım Hikmetin Kerem Gibi şiiri, Son darbenin ezdiği günden 50 yıl önce yazılmış, fakat bir okadar da güncelliğini korumuş.
O yiğit, o güzel insanları yitirişimizin 27. yılı. Hepsi istisnasız En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak yaşadılar o kısacık hayatlarını. Kendilerinden başka her şeyi düşündüler sevdalandıkları bu topraklarda, kimi kör bir sokakta kör bir kuruşunla gitti, kimi kör bir gece yarısı tatmadan sevgilinin kokusunu kör bir ilmiğe asıldı, kimi dayanamadı insanlığın en ayıp kör eylemine kör zindanlarda yitti.
Giderken bu topraklardan, üzerinde yaşayan insanlara olan inançlarını kaybetmeden, nasıl ve ne zaman geleceğini bilmediği güzel rahat günlere olan inancını yitirmeden gittiler.
Anadolunun yanan her ocağında, genç bir yiğidin acısı yuvalanmıştır. Gizlice çıkartılır ve sevilir soluk siyah beyaz fotoğrafları. Artık sorgulanmaz yiğitlerin sevdaları bu topraklarda, sorgulanmaz bu topraklar için bu insanlar için yanan yiğitler, gizlice ve hasretle akıtılır anaların yüreklerine göz yaşları.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa.
Diyen yiğitlerin anıları önünde saygıyla eğiliyorum.
|