Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


Şeriat Nedir ?

Serbest Kürsü içerisinde Şeriat Nedir ? konusu: şeriat... insanın insan gibi yaşamasını sağlayan ilahi emirler bütünüdür, demek mümkün. şeriat... takva elbisesine bürünerek yol almak... İnsanın gerçek hürriyeti hakka esarette araması bütün mesele bu olsa gerek... yoksa bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 19:52
BOZ BOZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-11-2007
Mesajlar: 6
şeriat...
insanın insan gibi yaşamasını sağlayan ilahi emirler bütünüdür, demek mümkün.
şeriat...
takva elbisesine bürünerek yol almak...
İnsanın gerçek hürriyeti hakka esarette araması bütün mesele bu olsa gerek...
yoksa bir hayvan gibi şehvetinin peşine düşmesi değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 21:16
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 994
Alıntı:
BOZ´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
şeriat...
insanın insan gibi yaşamasını sağlayan ilahi emirler bütünüdür, demek mümkün.
şeriat...
takva elbisesine bürünerek yol almak...
İnsanın gerçek hürriyeti hakka esarette araması bütün mesele bu olsa gerek...
yoksa bir hayvan gibi şehvetinin peşine düşmesi değildir.
insanın insan gibi yaşaması için dine gerek yoktur ...
yasaklar her zaman insanın içindeki hayvansal içgüdüleri tetikler..
biz özgürlük istiyoruz bu yüzden şeriat bizden uzak olsun..

eğer sende bu konuda ısrarcıysan, seni şöyle iran a doğru alalım..


DeKadaN EtKi_!!

/gölge'li_
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 21:20
lagrima - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
.b/s/en s/b/enim
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: .hiçbir yer
Mesajlar: 418
seni alkışlıyorum sangrecim...

süper yazmışsın...


.b/s/en s/b/enim

.!/?/!

.gölge'li_
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 22:45
HERMES - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-12-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 18
PEKİ DOSTLAR ;FARKLARI KISACA HACI BEKTAŞIN KENDİ SÖZLERİNDEN DİNLEYELİM :
"ŞERİATTA BU SENİNDİR , BU BENİM ,
TARİKATTE HEM SENİNDİR , HEM BENİM ,
HAKİKATTE İSE NE SENİNDİR NE BENİM."
BURADA TARİKAT (YOL) VE ŞERİAT ARASINDAKİ KAVRAM FARKI BENCE YETERİ KADAR AÇIKTIR. AYRICA TARTIŞMAYA İLAVE OLARAK ; ALEVİLİK TAMAMIYLA 19. YY SONLARINA DOĞRU ORTAYA KONMUŞ BİR KAVRAMDIR. BUNDAN ÖNCE ANADOLUDA EN YAYGIN OLAN TARİKAT ;BİR HALK TARİKATI OLAN BEKTAŞİLİK İDİ. ŞU DÖNEMDE ALEVİ VE BEKTAŞİ TERİMLERİ SÜREKLİ AYNI CÜMLELER İÇERİSİNDE TELAFFUZ EDİLSE DE BİRBİRLERİNDEN BELİRGİN SINIRLAR İLE AYRILMAKTADIR. ( KABACA ŞEHİRLİ, OKUMUŞ YANİ ÇELEBİ OLNALAR BEKTAŞİ , KÖY VE KIRSAL KESİMDE YAŞAYANLAR ALEVİ ÜNVANINI TAŞIMAKTADIR. TABİİ BU AYRIM ALEVİLİK KAVRAMI OLUŞTUKTAN SONRA MEYDANA GELMİŞTİR.) ALEVİLİK ,BEKTAŞİ TEMELLİ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN Şİİ ETKİ ALTINDA KALMASI İLE OLUŞMUŞTUR. ( ANADOLU TÜRKMENLERİ ÜZERİNDEKİ SAFEVİ ETKİSİ). HETERODOKS İSLAM UNSURU OLAN BEKTAŞİLİK , TÜRKMEN YAŞAYIŞ TARZINA UYGUN OLMAYAN SÜNNİ İSLAM KURALLARININ HAYAT KOŞULLARINA GÖRE YENİDEN DÜZENLENMESİ SONUCU ORTAYA ÇIKMIŞTIR. ( ORUÇ TUTMAMA , 5 VAKİT NAMAZ KILMAMA , TÜRKÇE İBADET VB. "GÖÇER HAYAT TARZINDA BUNLARIN UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİL İDİ".) İSLAM HETERODOKSİSİ VE HIRİSTİYAN HETERODOKSİSİ BİRBİRİNE BELİRGİN BENZERLİK GÖSTERMEKTEDİR. İKİSİ DE PAGAN YANİ DOĞA GÜÇLERİNE İNANAN İNSAN TOPLULUKLARI TARAFINDAN OLUŞTURULMUŞTUR. ( BEKTAŞİLİKTE HIZIR-İLYAS KÜLTÜ ASLINDA ONDAN DAHA ESKİ OLAN HIRİSTİYANLIKTAKİ St. GEORGE YORTUSUDUR.) ÖZELLİKLE BATI İLLERİNDE YAYGIN OLARAK KUTLANAN BU RİTÜEL RUMELİDE Kİ BEKTAŞİ TÜRKMENLERİN HIRİSTİYANLARLA OLAN YAKIN TEMASI SONUCU ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

YAZACAK ÇOK ŞEY OLMAKLA BİRLİKTE ÖZETLERSEK ( TABİ ARZU EDEN , SUAL EDEN OLURSA PAYLAŞIMI DAHA DA SÜRDÜREBİLİRİZ... !) , BEKTAŞİLİK VE ONUN DEVAMI OLARAK GÖREBİLECEĞİMİZ ALEVİLİLİĞİN SÜNNİ İSLAMDAN ÇOK FARKLI BİR OLUŞUM VE GELİŞİM SÜRECİ VARDIR. BU MEYANDA TÜM TEK TANRILI DİNLER İÇİN GEÇERLİ OLAN ŞERİAT ( HER DİNİN ŞERİATI VARDIR ) KÖKENİNİ PAGANİZM VE ŞAMANİZMDEN ALAN , ZATEN BU CENDREYE (ŞERİAT KURALLARI) GİRMEMEK UĞRUNA ORTAYA ÇIKAN HETERODOKSİ İÇİN GEÇERLİ OLAMAZ .

SAYGILAR SUNARIM .... !
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 23:25
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
4 kapı, 40 makam.
Aleviliğin ahlak felsefesi özet olarak “Dört Kapı Kırk Makam” da toplanmıştır ve Alevi-Bektaşiliğin etik kurallarının esaslarını oluşturur. Dört Kapı ve bu kapıların onar makamı aşama aşama insanı kendisine, ailesine ve topluma yararlı olgun insan durumuna yükseltmektedir. Alevi-Bektaşi felsefesindeki anlamı üzerinde değişik yorumlar yapılmaktadır. Onun içeriği yani aşamalarının anlamı hiç şüphesiz Sufiliğin mistik ve gizemli havasını taşımakta olup, o yolu benimseyenlerin özel anlamlarına sahiptir. Anadolu’daki Alevilerin ser-çeşmesi, Hacı Bektaş Veli’ye göre insan Tanrı’ya belli aşamalardan yani dört kapı ve bunların kırk makamından geçerek ulaşır. Dört Kapı’nın Hak yolunda yürüyen bir insanın yaşamında geçirdiği manevi aşamalar olduğunu kabul edenler de vardır.


Buna göre;
1. kapı Şeriat, (yasa) kendi öz benliğini kötülükten arıtmayan, gelişmemiş olgunlaşmamış insanın, din kuralları ve yasalar zoruyla eğitilmesi, kişilere ve topluma zarar verecek hareketlerine meydan verilmemesidir. Yel ehli hava ile özleştirilmiştir.

2. Kapı Tarikat, (yol) insanın kendi istek ve iradesiyle, hiçbir dış zorlama olmadan her türlü kötülüğü benliğinden kovabilmesi, elinden gelebilecek tüm iyilikleri hiç kimseden esirgememesi devresidir. Od/Ateş Alev ehli ateş ile özleştirilmiştir.
3. Kapı Marifet, (marifet beceri) duygu ve ilimde en yüce düzeye ulaşmak, tanrısal sırlara erişmektir. Su ehli, su ile özleştirilmiştir.
4. Kapı Hakikat, (gerçek, tanrı) Hakk’ı görmek, zaman ve mekan içinde tanrısal alemin gücü içinde erimektir. Turap/Toprak ehli toprakla özleştirilmiştir.


Şeriat, anadan doğmak;
Tarikat, ikrar vermek;
Marifet nefsini bilmek;
Hakikat, Hakk’ı özünde bulmak yollarıdır biçiminde anlatanlara da rastlanır.

“Her kim ki şeriatın on makamından birisini dahi yerine getirememişse Tarikat makamına, Tarikatın on makamından birisi dahi eksik olsa Marifet makamına , Marifetin on makamından birisi dahi eksik olsa, Hakikat makamına eremez. Ol kişi dört kapı kırk makamı eksiksiz olarak yerine getirirse ancak sırrı Hakikat’a ulaşır”. HÜNKAR BEKTAŞ VELİ

Kaynaklar: Alevilik.dk sitesindeki bilgilerden derlenmiştir.


Şeriat; dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır. Hiç bir din yada tarikat yada dinsel inanç belli hükümler ve kurallar olmadan var olamaz. Yukarda bazılarını alıntıladığım Alevi-Bektaşi inancının kurallarıda Dinsel etimoloji açısından Şeriattır. Hacı Bektaşi Veli'ye göre de Bektaşiliğin birinci kuralı olan Şeriat şu şekilde anlatılıyor ; 1. kapı Şeriat, (yasa) kendi öz benliğini kötülükten arıtmayan, gelişmemiş olgunlaşmamış insanın, din kuralları ve yasalar zoruyla eğitilmesi, kişilere ve topluma zarar verecek hareketlerine meydan verilmemesidir. Yel ehli hava ile özleştirilmiştir. Yani, din kuralları ve yasalar zoruyla eğitilmesi deniyor burda. Bahsi geçen yasalar nelerdir tek tek saymanın doğru olacağını sanmıyorum ama kısaca yaşam ile ilgili yasalardır bunlar, bireylerin ve toplumun düzeni ve karşılıklı ilişkileri ile ilgilidir bu yasalar. Din ile ilgili yasalardır bunlar. Din ile ilgili kurallardır bunlar. Bu kadar Dinsel kuralın ve yasanın olduğu ve uygulandığı yerde İslami Dinsel Terminoloji açısından Alevilikte Şeriat yoktur denemez ki bunu bizzat bize Hacı Bektaş-ı Veli söylüyor var olduğunu. Burda benim söylediğim, Sünni İslam'daki Şeriatın aynısı Alevi/Şii İslamda yoktur, her iki İslami bakış açısı kendi şeriatını uygulamıştır. Alevi/Şii Şeriatın kendi işleyiş ve kurumları vardır. Ortodoks islam denilince aklımıza nasıl rumlar, yunanlılar gelmiyorsa Din Terminolojisinde bir terim olan Şeriatta bize salt suudi arabistanı çağrıştırmamalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 23:47
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
BOZ´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
şeriat...
insanın insan gibi yaşamasını sağlayan ilahi emirler bütünüdür, demek mümkün.
şeriat...
takva elbisesine bürünerek yol almak...
İnsanın gerçek hürriyeti hakka esarette araması bütün mesele bu olsa gerek...
yoksa bir hayvan gibi şehvetinin peşine düşmesi değildir.
Örneğin size göre insanca yaşamak olan şeriatta; yani sizin içinde yaşadığınız toplumdan iki yetişkin kadın ve erkek seks yaparlarsa evli olmadan cezaları recm'dir şeriata göre. Recm ne demek bilmeyenler için hatırlatalım: Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu "rucüm" dür. Aynı kökten "racîm"; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır. Yani evli olmadan seks yapmanın cezası yavaş yavaş taşlanarak öldürülmektir, bu cezayıda ordaki herkes şeyretmekle yükümlüdür ayrıca şeriata göre. İşkence yaparak öldürmek insanca bir yaşam şeklidir. İşkence yapılarak öldürülen birisini seyretmek insanca yaşamın ilk kurlaıdır size göre. Sizde haklısınız, ne diyor Kuran'da Allah,"Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun" (en-Nûr, 34/2). Eh sonrasında Muhammed yaşadığı dönemdeki uygulamalarında recm'ede yer veriyor, bunlara ilave olarak bazı vakalarda sürgün var. Bir hayvan gibi şehvetein peşine düşenleri taşlayarak yavaş yavaş öldürün, işkenceyi herkes seyretsin ki bir daha hayvani duyguları kabarmasın. Aslında iki şahit bulup hülle nikahı kıyıp daha sonra erkeğin boş ol demesi ile bu şehveti yasal hale getirmek insanca yaşamak adına yapılan bir eylem iken neden takkıyye, hülle gibi kıvırıp çevresinden dolanarak takva yoluna girmek varken şehvete kurban gidiyorsunuz değilmi?

Sanırım, Şeriat anlayışı gibi insanca yaşamak anlayışıda farklı.
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 00:45
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Standart şeriat

Alıntı:
HERMES´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
BaŞlangiÇta Tanri İnancindakİ Farklar GÖz ÖnÜne AlindiĞinda ( Kİ BektaŞİlİkte Ve Alevİlİkte Tanri Alİ' De , Alİ İnsanda Tecellİ Eder ) Özellİkle BektaŞİlİĞe "İslamİ Bİr BakiŞ AÇisi " Tanimlamasi , Bana GÖre (tamamiyla Benİm Yorumum ) Pek DoĞru Gelmİyor. Bu Konuda Kaynaklar ÇeŞİtlenebİlmekte Ve ÇelİŞebİlmekte. Özellİkle Irene Melİkoff "uyur İdİk Uyardilar " Adli Yapitinda BelİrttİĞİ Gİbİ BektaŞİlİĞİ İslam DiŞinda Bİr DÜŞÜnce Sİstemİ Olarak DeĞerlendİrmek Daha DoĞru Olacak Kanimca. Ayrica Dİkkat Edelİm ;bektaŞİlİk Haci BektaŞtan En Az 2 KuŞak Sonra KurulmuŞ Olup Alintilamalarin Dİrek Haci BektaŞa Atfedİlmesİ Yaniltici Olabİlİr.
Bİr De Şu Var Kİ Kavram Benzerlİklerİ Bu Tİp Heterodoks DÜŞÜnce Sİstemlerİnİ SÜnnİleŞtİrmek Amaciyla Son DÖnemlerde SikÇa Kullaniliyor Bunun Da En Aktİf OlduĞu Yerler İnternet Sİtelerİ. Alevİ - BektaŞİler İÇİnde Dahİ GÖrÜŞ Ayriliklari Olup Farkli Akimlara DÖnÜŞmektedİr. (haci BektaŞ DerneĞİ BaŞkanin Malum MİllİyetÇİ Bİr Partİden AdayliĞi , Ilimli İslam Partİsİnİn İÇİndekİ Alevİ Mİlletvekİllerİ Gİbİ.)
İlk önce düzgün ve okunabilir bir türkçe ile yazmanızı rica ediyorum sizden. Aksi takdirde mesajlarınız uyarı olmadan silinirler.

Evet Aslında genelleme yaparken biraz zor oluyor tanımları yerine oturtmak, İslami bir bakış açısı derken bazı Alevi yada Şii inanç sistemlerini dışarda tutarak konuşmak lazım haklısınız. Dediğiniz gibi, Aleviliği sünni İslama çekmek için çeşitli çabalar görülmektedir. Her dini inanç gibi Alevilikte kendi içinde dallara ayrılmaktadır. Konuya yeterli bilgi ile yaklaşılmadığı zamanda sakıncalar doğurmaktadır. Neticede ben burda salt dini yazıyor ve tartışıyorum yoksa bireyin kendi inancını tartışmak kadar abesle iştigal bir şey yoktur.

Bir diğer dikkat çektiğiniz nokta ise Bekteşiliğin kuruluşunun tarihidir ve bendeki kaynağa henüz ulaşamadığım için bahsettiğiniz konuya değinmek istemedim şimdilik, kaba olarak iki nesil sonra şekillenmiş bir düşünceye tanım koymak sadece bektaşiliğe has bir yaşanan gerçek değildir, aynısı mevlananın ve mevleviliğinde başına gelmişdir. Her iki düşünürüde etkileyen en önemli düşün insanının ise Hallacı Mansur olması ise ayrı bir tartışma konusudur. Kendi adlarına izafen yaşanan inanç sistemleri ile kendilerinin söyledikleri arasında oldukça farklar içerdiği aklımda kalan bilgiler arasındadır.

saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 12:28
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-11-2007
Mesajlar: 79
sn sangre'nin ve sn kanca'nın sözleri üzerine cevap hakkımın doğduğunu düşünüyorum.
sn sangre sn kanca'nın "kopyala yapıştır" ifadesini benim için kullandığını dile getirmiş ("sanıyorum kelimesini" kullanarak).

Sn fenasi'nin yazmış olduğu konuda bir otorire olmadığım için, bu konuyla ilgili yazılan kitap, dergi vs..döküman varsa (ki düne bu güne mahsus değil) okumaya ve incelemeye çalışmışımdır. Bu yüzden bende aldığım notları, yazılan konuyla ilgisi olduğunu düşündüğüm için sizlerle paylaştım ve altına bilgi kaynağını da yazdım....

Diyelim ki ben kesip, kopyaladım ve yapıştırdım.. Altına yazarının çizerinin adını yazarak konuyla alakalı bir görüşü ortaya attım.

Bu işi yapabilmek içinde kesip yapıştırdığınız konuyu okumanız sindirmeniz gerekiyor öyle değil mi?

Kaldı ki bu hareket bile bir insanın kendini geliştirmesi için bir çabadır.

Ya siz?

Üye olduğum tarihten bu güne kadar görüyorum ki sadece varolmak için varsınız...

"Muhalefette olmak zorunda kalmak mutsuzluğuna uğrasaydım, mevcut olanı durmadan kötüliyerek karanlık bir döngüye kapılmaktansa isyan çıkarır ya da devrim yapardım.
Hayatımda hiç bir zaman çoğunluğun ya da egemen ilkenin çoşkun seline karşı yararsız bir muhalefet olmayı istemedim;
Bunu yapmaktansa kendi kabuğuma çekilip keyfimce yaşamayı yeğledim"
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 18:02
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 18
Mesajlar: 435
Blog Başlıkları: 2
Alıntı:
_OlguN_´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Şeriyatta bu konuyu açamazsın..

Sen sınırlısın nete giremezsin...
Hangi şeriat kuralında yazıyor bu.. Kuran interneti mi yasaklıyor.. Neye dayanarak bu fikri yürütüyorsunuz..

Konu SberK tarafından (05-12-2007 Saat 18:06 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 06-12-2007, 10:35
HERMES - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-12-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 18
Heterodoksinin temsilcileri olan dervişler anadoluda bir çok inanç sisteminden köken alarak faaliyet göstermişlerdir. (kalenderiler , caferiler vb.) Ahmet Karamustafa bu toplulukları " Tanrının kural tanımaz kulları" olarak tanımlamaktadır. Ancak belirleyici olan hareket Baba İlyas (Amasya) ve onun takipçisi Baba ishak(Adıyaman) ve Babai isyanları sürecidir. Hacı bektaş , Taptuk emre ( yunus emre'nin piri ki oda hacı bektaşa yüz sürmüştür.) , Şeyh edebali ( osmanlının kuruluşunda rol oynayan Ahi şeyhi.) ve Nureddin Sufi ( karamanoğlu beyliğinin kurucusu) Baba İlyas müridleridir. Yani kendileri bu topraklar üzerindeki düşün haraketinin mimarıdırlar.

Prof.Dr. Ahmet Yaşar Ocak'ın Babai İsyanları ve Aleviliğin kökenleri isimli kitabında (Dergah Yayınları) bu süreci ve bu bilge insanları oldukça kapsamlı biçimde anlatmaktadır.

Gelelim benim yorumuma : Bu insanların ortak özellikleri düşünce sistemlerinin merkezini insan'nın oluşturmasıdır. Tek tanrılı dinler ise Tanrı ( yaratıcı) odaklıdır. Anadolunun türkmenler tarafından yerleşim yeri olarak benimsenmesinden sonra , acımasız sünnileştirme politikalarına rağmen ( Yavuz Selim bunun başını çekmiş ve Çaldıran savaşına giderken 40.000 'in üzerinde türkmeni kendisi kesmiştir.) heterodoksi daima halk arasında her zaman benimsenen inanç sistemi olmuştur. ( kayanaklar selçuklu dönemi anadolusu için %10 'luk merkezi sünni kesim dışında % 90 'lık heterodoks anadolu halkı bulunduğunu bildirmektedir.) . İslam ve benzeri dinlerle bazı ortak nomenklatür örneklerine (şeriat , tarikat vb. kavramlar kanımca dini yasa ve kurallar olmaktan çok ortak bir iletişim dili yaratma amacıyla kullanılmışlardır. ) sahip olmaları bu düşün sistemlerini benim gözümde dinler üstü bir vasfa sahip olmalarına engel olmamaktadır. Dikkatli incelendiğinde Bedreddin'in , Torlak Kemal' in , Börklüce Mustafa'nın , pir sultanın bu düşünce içinde ortaya çıktığı ve kendilerinin yalnız anadoluda değil dünyada sosyalizmin ilk tohumlarını attıklarını göreceğiz. Bu açıdan bakıldığında bu düşünce biçimlerinin din gibi sınırlı çerçevelere sahip kavramlara atfedilmemesi gerekir.

Bitirmeden şunu da ekleyeyim bu insanların bu topraklardan çıkıyor olması da ben ve benim gibi düşünenler için ayrı bir heyecan ve gurur aynı zamanda bir daha çıkamayacaklarını düşünmek ayrı bir umutsuzluk kaynağıdır.

Saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
seriat, nedir


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Özgürlük Nedir? non serviam Felsefe 80 06-10-2008 00:24
Eğitim Nedir? titania Kara Delik 11 25-04-2008 23:50
Tiyatro Nedir ? dorleon Tiyatro Dünyası 8 03-02-2008 22:01
Fuhuş Nedir ? MerdMaN Tartışmak İstiyorum 8 30-10-2007 20:27
başörtüsü - şeriat eşitsizliği antares Serbest Kürsü 23 29-08-2007 18:35


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:24 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org