Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

akp hükümetinin kötü niyetleri/hedefleri hakkında;

Serbest Kürsü içerisinde akp hükümetinin kötü niyetleri/hedefleri hakkında; konusu: Alıntı: LYNX ´isimli arızadan alıntı Var şöyleki bu tür nüanslar karşındakinin dokusunu anlamada yardımıcı oluyor , kısaca boş konuşmayı bile becerememişsin ve de entel liboş kıvamından çıkamamışsın demek oluyor , ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31 (permalink)  
Alt 22-08-2007, 20:05
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 17-08-2007
Nerden: türkiye
Yaş: 32
Mesajlar: 38
Alıntı:
LYNX´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Var şöyleki bu tür nüanslar karşındakinin dokusunu anlamada yardımıcı oluyor , kısaca boş konuşmayı bile becerememişsin ve de entel liboş kıvamından çıkamamışsın demek oluyor , ama anlaman için belki daha basit ifade etmek yada dolaylı yaklaşmadan direk açıklamak gerekiyor ki bu da gereksiz zaman kaybı bence ,

Balonsal egonun altında ezildiğin içinde pek yararlı bir tartışma zemini yakalabileceğimizi sanmıyorum.
gerizekalı, şimdi dinle; ben zaten orada sarhoş olduğumu ve saçmaladığımı kendim itiraf etmişken senin daha önce yazdıklarını yazman tam bir aptallık örneğiydi. "eğer sarhoşsan böyle, değilsen şöyle..." yok yahu? bak şu saptamanın estetik güzelliğine sen...

bin kez dediğim gibi iddia ve sorgularıma mantıklı cevap verin yoksa küfürü yersiniz bu sikik gibi. egomun balonsal olduğunu kanıtla moron. sonra da onun altında ezildiğimi götten yemiş. ardından entel liboş gibi ifadelerle beni alt edemeyeceğini anla allahını siktiğim. boş konuştuğumu kanıtla kabe'de domalttığım.

neden mi bu kadar küfür ediyorum? çok basit, mal insanlara küfür etmek gerekir. detays'a son yazdıklarım da ettim mi küfür? hayır. çünkü en azından ortaya bir fikir sürüyordu. ama bu ne. sen busun, şusun. hasiktiriniz oradan.

ve bu ne yahu, otuz dakikadır konuyu okuyanlar bölümünde l,y,n ve x harflerini görüyorum ama hala bir cevap yok. çabuk. ağzına bir daha yapıştırıp gideceğim, işim var.

eh bekleyemeyeceğim artık, yarın alırsın cevabını. tabii bir şeyler söyleyebilirsen...
Alıntı ile Cevapla
  #32 (permalink)  
Alt 23-09-2007, 22:00
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 19-07-2007
Yaş: 27
Mesajlar: 13
şeriatı falan getiremezler tabikide ancak nekadar alsam kardır mantığı güderler.
hadi şeriat'ı amaçlamıyorlar diyelim. ama "türkiye demokratik, laik bir ülkedir. diyanet işleri başkanlığı anayasal bir kuruluştur. başörtüsü ile ilgili karar verme, neyin dini, neyin dini olmadığına karar verme görevi diyanet'e aittir." gibi açıklamalar yapmaları, aşırı dinci olduklarının en basit kanıtıdır heralde.
Alıntı ile Cevapla
  #33 (permalink)  
Alt 23-09-2007, 22:50
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart İslam Faşizm'inden Küreselci Ilımlı İslam Proje'sine

Türkiye'de şeriatçılık hiçbir zaman Uluslarası devasa şirketlerin hizmetinde olan ABD ve İngiltere devletleri gibi devletlerden büyük bir destek bulmamıştı. Ancak belirli durumlarda kullanılacak bir çizgi idi: Msp-Rp... çizgisi. Ama soğuk savaş sonrası Neo-liberal (Eski Kapitalistin yeni maskesi) politikalar kendilerine yeni bir kamuoyu yaratmak, bunun için yeni bir düşman yaratmak, tarihten gelen bir çelişki değil, uydurulmuş bir çelişki olan küresel terörü yaratmak ve Küresel terörü de hür bir şekilde girişmelerine engel olacak, karşılarında duracak her oluşumu yıkmanın bahanesi olarak kullanma stratejisini geliştirdiler. Tıpkı totaliter rejimlerin özgürlüğü (yani onların özgürlüğünü) kısıtllayıcı hatta hiçe sayıcı uygulamalarını kendi çıkarları için kullanmaları gibi. Yeni ideoloji belli idi: Bu Tarih'in sonu idi, Küresel emperyalist bir kapitalizm kazanmış ve tüm karşıtları da baskıcı, modası geçmiş kuramlar arasında yaşayan işe yaramaz insanlardı. Amaç, felsefe yapmak değildi elbet. Amaç Kapitalist'in biricik felsefesi olan pragmatizme, onun bütün dünyayı hammadde, insanı ise işgücü gibi gören mutlak doğru düzeninin ideolojisine karşı duran her kurumu, her oluşumu yıkmaktı. Ulus-devletler de baskıcıdırlar öyleyse! Onlar da totaliter rejimdirler: demokrat değildirler, özgürlükçü değildirler: yani piyasalarına çomak sokabilirler... Zaten totaliter rejimler küresel terörü üretir, destekler gibi bir fikir kendine saf, cahil kamuoyunun desteğini de alabilecek belirli bir ussallık taşıyan bir fikirdi.

Türk Devleti'ndeki askeri-bürokratik Kemalist oluşum bu anlayışın karşısındaki totaliter bir oluşumdu. Bunu yıkmak için bulacakları destek, İslamcı ama eski Erbakan çizgisindeki İslamcı kültürle başarılamazdı; yapılacak olan bu İslamcı kültürün anti-Kemalist yanına oynamak ve onların arasından çıkaracakları bir kitle ile küresel dünyayla uyum sağlamış bir İslamcı kültürün yayılmasına, güçlenmesine yardım etmekti -Türkiye'de bunun için en uygun kitle yine İslamcılar arasından oluşturulacaktı. Türk Ulus-devleti tam olarak onlar sayesinde ele geçirebilirdi. Bu yüzden soğuk savaşın bitimiyle onları terbiye ettiler, yeni makyajlarıyla artık küreselci, AB'ci, demokrat, özgürlükçü müminlerdi...

Türban şeklindeki başbağlama sıklığını düşündüğümüzde çok değil, zamanda biraz geriye gidip 1984-1985 gibi yılları hatırlarsak bu toplumun nasıl dönüştürüldüğünü görebiliriz. İslami sermayenin güçlenişi, ABD'de ikamet eden Fethullah hocaların eğitimde yarattığı olağanüstü titizce örgütlenmiş kadroları düşündüğünüzde Türk toplumunun nasıl dönüştürüldüğünü yaşamınız boyunca izlemiş, görmüşsünüzdür. Ben 85'lerde erken gençlik yıllarını yaşayan biriydim. Rakamı şunun için seçtim: O günleri yaşayanların gözlerinde, o günlerin Türk toplumunu bir kez daha canlandırmak istedim. Belki o günlerden önce 75'lerde yaşayanlarda 1980 darbesine kadar giden süreçte solun, üstelik radikal solun toplumda nasıl yaygınlaştığından haklı olarak dem vuracaklardır. O halde Türk halkı, geride bıraktığımız seçimde sadece kendi özgür iradeleriyle mi Akp'yi seçim tarihimizin rekorları arasına giren bir oy çokluğuyla ikitidara getirdiler? Tek neden halkımızın 'hür-demokratik' seçimi miydi? Yoksa yıllar süren bir süreçte dönüştürülmüş -yeni kuşakları yaratılmış!- arkasında dünyanın en büyük emperyalist devletleri, neredeyse Türk medyasının tamamı olan bir güçten etkilenen halkımızın 'hür, demokratik' seçimi miydi?

Küresel kapitalizm yanlısı bir ılımlı islam ülkesi bize biçilen roldür. Biz Kemalist Devrim kazanımlarını geliştirecek, ileriye taşıyacak bir ülke olmalıydık. Atatürk'ün yeni kuşaklardan isteği, haklı isteği de buydu. Ama süreç geriye işliyor, yavaş yavaş Kemalist devrimlerin kazanımlarını da kaybetme yolunda ilerliyoruz. Tehlike büyüktü; şimdi eskisinden daha da büyük...

Konu possible_outside tarafından (23-09-2007 Saat 23:19 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
akp, hukumetinin, kotu, niyetlerihedefleri, hakkinda


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
En Kötü Kim? patis Anketler 55 28-10-2008 12:52
Teoman'nın yaşam felsefesini ve müziği hakkında iyi kötü konuşmak isteyenler buraya.. mezarlarınıza_tüküreceğim Müzikal Enfeksiyon 31 23-04-2008 22:50
AKP hükümetinin dört yıl içindeki icraatını nasıl buluyorsunuz? bilge Anketler 11 13-08-2007 01:03
Adonis: "Şiir, tanımı gereğince taklit edilemez. Ancak kötü şairler taklit eder" akeboshi Edebi Mevzular 0 10-03-2007 01:08
'Razzies' En Kötü film ödülleri HattoriHanzO Yakın Çekim 1 27-02-2007 18:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:35 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org