Aslında, hafta içi köşe yazısında yazacaktım ama, dayanamıyorum; geriliyorum.
Recep Tayyip Erdoğan. İkinci dönem Türkiye
Cumhuriyeti Başbakanı (olacak)
Devlet sistemlerine kökten bir red ile baktığımdan dolayı, ilk açıdan, hepsinin bana uzak ve aynı yönde eleştirilecek olmasını esgeçmeyeceğim. AKP'yi daima reddettim, çünkü ben, dini, din devletlerini, dinin siyaset - ekonomi - politika üzerinde etkisinden hiçbir zaman hoşnut olmadım.
CHP'yi reddettim, çünkü hiç bir zaman ulusalcı bir kalıba sokulmadım. Bu düşünceyi, küçültüp, "Kürt" dostu olduğumu çıkartmak, son derece komik olacaktır. Zenci düşmanıyım ben.
Her neyse. Diyeceğim şudur ki;
Okumaya başladığımdan beri neredeyse, kara mizah anlayışıyla güldürürken, eleştiriyle dikkat çeken Aziz Nesin'i hatırladım yine bugün. Muhtemelen, insan olan herkes, bu akşam andı Aziz Nesin'i...
Şayet ben;
Vatan haini ilan edileceksem, hemen şimdi olsun istiyorum.
Bu halk, yüzde 50'nin de üzerinde salaktır. Şüphe etmem, tartışmaya girmem.
Şayet ben;
Dinsiz ilan edileceksem, -ki öyleyim ve hiç mutsuz değilim- hemen olsun bunu. Sahneler kursunlar, parmakla göstersinler, dinsiz bu diye.
Şayet ben;
Gerizekalı değilsem,
AKP'ye oy vermeye gidip, ATP'ye oy vermiyorsam.
Okuma yazmayı biliyorsam,
Bu ülke'de Amerika'nın varlığından ciddi bir rahatsızlık duyuyorsam,
Gittiğim her yerde, şirket sahibinin Amerikalı - İsrailli vs. olmasından geriliyorsam,
kısacası:
Ben eğer, insansam, ne yapmalıyım da,
bir ülke dolusu cahili yoketmeliyim?
Ruhun şad olsun Aziz Nesin. Ruhun şad olsun...
Y.Y.