|
|
Ateist olmak suç mudur?Serbest Kürsü içerisinde Ateist olmak suç mudur? konusu: : ))))))))
ayetlerin niteliği hakkında yorum yapmayacağım ama güzel bir araştırma örneği
bi söz vardır
"bir konuda bildiklerin söylediklerinin 40 katından fazlaysa konuşmalısın"
hadi konuşuyoruz diyelim, bu kadar iddialı olmak ...

15-08-2007, 15:52
|
 |
sivil
|
|
Üyelik Tarihi: 21-07-2007
Nerden: christiania
Mesajlar: 82
|
|
|
: ))))))))
ayetlerin niteliği hakkında yorum yapmayacağım ama güzel bir araştırma örneği
bi söz vardır
"bir konuda bildiklerin söylediklerinin 40 katından fazlaysa konuşmalısın"
hadi konuşuyoruz diyelim, bu kadar iddialı olmak niye ???
doğrusu büyük merakla bekliyorum sayın schutzstaffel ın yanıtını : )
en trajikomik olanıda neye inandığımızı, neyi savunduğumuzu bile bilmiyoruz?
|

15-08-2007, 19:02
|
 |
защитник
|
|
Üyelik Tarihi: 22-05-2007
Nerden: USA
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
senin argümanların sağlam olabilir, lakin kendine göre..
|
Valla işte aslında olayın kopma noktası bu zaten.. İnsanların kendilerine göre olan doğrular yoktur, tek bir evrensel doğru vardır. Zaten din savaşları olsun , din yüzünden çıkan bütün problemler olsun hep bu 'kendine göre doğru' olayı yüzünden çıkıyor.
Eğer ortada hiç bir kanıt yokken birşeye körü körüne inanıyorsan, aynı şeyi başka şeyler için diğer gruptan insanlarda yapıyor ve söylediklerini hiç biri kanıtlayamıyorsa, çıkar çatışması olması gayet normal..
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
kendi yazdığın satırlara bak bakalım, n yazmışsın da ben kulaktan dolma cümlesine takılmışım.. ben okuduğumu anlayabiliyorum ..
|
? Silent'ın yazdığına cevap yazdım evet ama onun söylediğinin yanlışlığı üzerine bir yanıttı. Sen tekrar onun söylediğini aktarırsan, o zaman benim yazdığımı anlamamışsın gibi oluyor..
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
sen nasıl emin olabiliyorsan, cennet-cehennemin olmadığına; aksini savunnuyorum bende.. veee hatta diyorum ki her 2mizde bunu anlayabilmemiz için ölmemiz gerekiyor değil mi?
|
 Benim veya senin bunu anlayabilmemiz için ölmemiz gerekmiyor. Cennet ve cehennemin varlığı üzerine kafalarda soru işareti bile yaratabilecek güçte hiç bir bilgi , kanıt veya ipucu yok. Dünyadaki yaşamın düzenine, oluşumuna ve gelişimine baktığında, yaratıcı bir varlığın müdahalesine işaret eden hiç birşey yok.
Ölüm kötü bir şey, yaşama arzusu, en temel içgüdümüz , bundan kaçış için sonsuz hayat fikri gerçekten rahatlatıcı ama, ben gerçekleri kabullenmenin, hayallerde yaşamaktan çok daha güzel olacağına inanıyorum. Zamanın çok daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır herşeyden önce. Çoğu insan hayatlarını dine ve cennete endeksli yaşadıklarından doğru düzgün yaşamıyorlar bile, halbuki hayatlarının burda başladığı gibi burda biteceğini bilerek yaşasalar, çok daha dolu bir hayat yaşayabilirler.
|

16-08-2007, 03:24
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 08-08-2007
Nerden: evde
Yaş: 36
Mesajlar: 88
|
|
Alıntı:
pechorin´isimli arızadan alıntı
Valla işte aslında olayın kopma noktası bu zaten.. İnsanların kendilerine göre olan doğrular yoktur, tek bir evrensel doğru vardır. Zaten din savaşları olsun , din yüzünden çıkan bütün problemler olsun hep bu 'kendine göre doğru' olayı yüzünden çıkıyor.
Eğer ortada hiç bir kanıt yokken birşeye körü körüne inanıyorsan, aynı şeyi başka şeyler için diğer gruptan insanlarda yapıyor ve söylediklerini hiç biri kanıtlayamıyorsa, çıkar çatışması olması gayet normal..
? Silent'ın yazdığına cevap yazdım evet ama onun söylediğinin yanlışlığı üzerine bir yanıttı. Sen tekrar onun söylediğini aktarırsan, o zaman benim yazdığımı anlamamışsın gibi oluyor..
 Benim veya senin bunu anlayabilmemiz için ölmemiz gerekmiyor. Cennet ve cehennemin varlığı üzerine kafalarda soru işareti bile yaratabilecek güçte hiç bir bilgi , kanıt veya ipucu yok. Dünyadaki yaşamın düzenine, oluşumuna ve gelişimine baktığında, yaratıcı bir varlığın müdahalesine işaret eden hiç birşey yok.
Ölüm kötü bir şey, yaşama arzusu, en temel içgüdümüz , bundan kaçış için sonsuz hayat fikri gerçekten rahatlatıcı ama, ben gerçekleri kabullenmenin, hayallerde yaşamaktan çok daha güzel olacağına inanıyorum. Zamanın çok daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır herşeyden önce. Çoğu insan hayatlarını dine ve cennete endeksli yaşadıklarından doğru düzgün yaşamıyorlar bile, halbuki hayatlarının burda başladığı gibi burda biteceğini bilerek yaşasalar, çok daha dolu bir hayat yaşayabilirler.
|
yaşamda, insanlar yaptıklarının karşılığını mutlaka görürler, görmektedirler...
öldükten s10ra da 1 hayatın olduğuna inanmamak bence gaflet örneğidir..
ayet v hadisleri sen kendine göre yorumlamaktan haklısın, Allah ın verdiği beyni böyle kullanmak senin iradende..
"Şüphesiz riya şirktir" (İbn Mace, Fiten, 16).
"Mütedeyyin" ise, Allah'ın dinine teslim olan, itaatkâr, öldükten sonra hesap ve cezaya inanan kimse demektir. (Şehristânî, a.g.e., I, 38)
|

16-08-2007, 21:59
|
 |
защитник
|
|
Üyelik Tarihi: 22-05-2007
Nerden: USA
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
yaşamda, insanlar yaptıklarının karşılığını mutlaka görürler, görmektedirler...
|
İlginç, biz aynı dünyada yaşamıyoruz görünüşe göre..
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
öldükten s10ra da 1 hayatın olduğuna inanmamak bence gaflet örneğidir..
|
Bilinç beynin bir fonksiyonudur arkadaşım, beyin ölünce bilinçte yok olur. Eğer inanmıyorsan, beyninden sorunu veya hastalığı olan insanlara bakabilirsin, bazı insanlarda degeneratif beyin hasarı oluşur, beyindeki hücreler yavaş yavaş ölmeye başlarlar, ve bu hücre ölümleriyle beraber hastanın kişiliği yavaş yavaş değişir, davranışları değişir, bazıları çok farklı karakterlere bürünürler.. Tabii bu hastalığın sonu ölümdür ama bu bilinç ve kişiliğin tamamen beyne bağlı olduğuna güzel bir örnektir. Beyin ameliyatı olan insanlarda da gözlemlenir bu. Yani ruh diye birşey yok. Beyin ölünce toprağa karışıyoruz. Son. Fin. The End..
Ama ölümden sonra cennete filan gitmek güzel olurdu, orta da birşey olsa bizde inanırdık herhalde ama ortada hiç bir şey yok tanrının varlığına dair..
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
ayet v hadisleri sen kendine göre yorumlamaktan haklısın,
|
 Yok ben hadis filan yorumlamıyorum.. Benim derdim şu, bu yazılı bilgilerin kaynağının Allah olduğunu nerden biliyorsun? Nasıl emin oluyorsun? Küçüklükten beri hep aynı şey tekrar edildiği için mi?
Alıntı:
kmendil´isimli arızadan alıntı
Allah ın verdiği beyni böyle kullanmak senin iradende..
|
Doğada belli bazı süreçler sonucu ortaya çıkmış bir beyin diyelim.. 
|

18-08-2007, 23:39
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 11-02-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 28
Mesajlar: 99
|
|
Alıntı:
pechorin´isimli arızadan alıntı
Dünyadaki yaşamın düzenine, oluşumuna ve gelişimine baktığında, yaratıcı bir varlığın müdahalesine işaret eden hiç birşey yok.
|
Diyorsunuz ki bilim her şeyi açıklamaya yeter. Artı benim okumadığımla bilimin içinde olmadığımla ilgili bir kaç şey yazmışsınız. Yadırgamıyorum. Sadece tüm samimiyetimle söylüyorum ki ben kişilik olarak zaten her şeyi sorgulayan didik didik eden deşifre eden biriyim. Kaldı ki bilime inanmasam hem çalışıp, hem evli olup hem de bir yandan yüksek lisans peşinde koşmam. Bilim adamı olma yoluna noktayı koyardım. Neyse bunlar kişiliğimle ilgili bir kaç satırlık dipnottu.
Kafanızda inançlı olanlar pozitif bilimden uzak, tutucu kafalı insanlar imajına yönelik açıklamaydı sadece.
Size sormak istediğim bir kaç konu var.
Bütün maddedeki atomların içindeki elektronların diziliş sıraları, yörünge numaraları illa ki tesadüfen olmadı. Bu yapan birisi var. DEĞİL Mİ?
Bir spermin aklı fikri mi var ki önce hızlanıyor sonra aynı hızla giderse yumurtayı deleceğini bilerek, kuyruğunu bırakıyor, ısıya yönleniyor ve yumurtayı döllüyor. Gözle görülmeyecek kadar küçük bu madde hangi bilime hangi komuta istinaden hareket ediyor?
Ağzımıza bir lokma attığımızda, kendi irademizle mi 2 tane protein beynime,beş vitamin dalağıma mı diyoruz. Böbreğim sen zehirleri süz mü diyoruz? Öyle bir düzen ve nizam var ki bu sebeple tek bir vücut parçamız yoktan var edilemiyor. Klonlama falan derseniz, yine yoktan var edilemiyor, olan üzerinde yapılan çalışmalarla bir şeyler elde ediyor.
DNA yapılarını söylemeye bile gerek yok. Nasıl bir düzen nasıl bir sıralama var.
Dünya yörüngeye öyle bir yerleştirilmiş ki bir cm oynama dünyayı dünyalıktan çıkarıyor. Bunu hangi bilim yerleştirdi tam cuk diye?
Bir avuç toprağı düşünün. Toprak cansız. Aklı fikri yok. Biber tohumuyla, menekşeyi yanyana dikiyorsun ne kokuları, ne renkleri ne biçimleri birbirne karışıyor. Bu akılsız toprak bunu nasıl beceriyor?
(Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbiniz'dir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar. (Fatır Suresi, 13)
Kuran'ın haber verdiği bu gerçek, modern astronominin kurucusu olan pek çok saygın bilimadamı tarafından da kabul edilmiştir. Galilei, Kepler, Newton gibi isimler, evrenin yapısını, Güneş Sistemi'nin tasarımını, fiziğin kanun ve dengelerini keşfettikçe, tüm bunların Allah tarafından yaratıldığını anlamışlardır.
Materyalistler,evrenin sonsuzdan beri geldiğini, yani yaratılmadığı iddiasını savunurlar.Evrende hiçbir tasarım, plan, amaç olmadığı, her şeyin tesadüf ürünü olduğu ileri sürerler.Yalnız bu iki iddia da 20. yüzyıldaki bilimsel bulgular tarafından yıkılmıştır.
Önce, evrenin sonsuzdan beri geldiği iddiası tarihe karışmıştır. 1920'li yıllardan itibaren evrenin yapısı hakkında elde edilen bilgiler, evrenin belirli bir zaman önce bir "Büyük Patlama" (Big Bang) ile yoktan var hale geldiğini ispatlamıştır. Yani evren sonsuz değildir, Allah tarafından yoktan yaratılmıştır.
1960'lı yıllardan itibaren yapılan araştırmalar, evrendeki tüm fiziksel dengelerin insan yaşamı için çok hassas bir biçimde ayarlandığını ortaya koymaktadır. Araştırmalar derinleştirildikçe, evrendeki fizik, kimya ve biyoloji kanunlarının, yerçekimi, elektromanyetizma gibi temel kuvvetlerin, atomların ve elementlerin yapılarının tümünün, insanın yaşamı için tam olmaları gereken şekilde düzenlendikleri birer birer bulunmuştur. Batılı bilim adamları bugün bu olağanüstü tasarıma "İnsani İlke" (Anthropic Principle) adını vermektedirler. Yani evrendeki her ayrıntı, insan yaşamını gözeten bir amaçla tasarlanmıştır.
|

19-08-2007, 02:28
|
|
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 17-08-2007
Nerden: türkiye
Yaş: 32
Mesajlar: 38
|
|
|
şuna her zaman uyuz olmuşumdur: adam bilimi sonuna dek kullanır, der ki bak bu sperm şöyle böyle yapıyor, dna yapısı şöyle, sol elli protein vs... sonra der ki bütün bunlar tesadüf eseri mi... güzel. ama sonradan şöyle bir ayeti göstererek bütün bunları kuran'ın gerçekliğine kanıt sayar "o göktekilerin ve yerdekiler yaratıcısıdır."
hani nerede dna ? hani nerede gulf stream akıntısı ?
şimdi, bir tanrının varlığını kabul edecek olursanız ve bu tanrının anlaşılamaz, yargılanamaz, sadece ve sadece koyduğu kurallara uyulabilir bir şey olduğunu söylerseniz ben bir kitabı açıp okumakla ne anlayabilirim ki ? o tanrının iyi olduğunu varsayamam, kötü olduğunu varsayamam, benimle ilgilendiğini varsayamam, onun hakkında ne iyi, ne kötü, ne nötr hiç bir ön yargım olamaz. çünkü o tanrı olarak benim ön yargılarımın ötesindedir. isterse/istediyse pek ala insanları yaratır sonra da ilgilenmez ve insanlar sadece ölürler. o senin egonun ötesindedir. sırf bir tanrı tarafından yaratıldın diye sabah akşam seninle ilgileneceğini de nereden çıkardın ? yok sağ omuz da bir melek sol omuz da bir diğeri işleri güçleri yok senin yaptığın işlerin semeresini tutuyorlarmış... sonra da intikamcı tanrı onun dediklerini yapmadın diye seni 35 kere konsantre alevlerde yakıyormuş... buna mı inanmalı bilim yerine ?
anafikir şu: bir mucize görmediğin sürece, tanrının kendisi sana görünüp şunu bunu yap yoksa oyarım demediği sürece bir kitabı açıp okuyarak hiç bir mantıklı sonuca varılamaz. çünkü herhangi bir kitabı okuyup anlayabilmek için, daha doğrusu bahsettiği şeylerin gerçek olup olmadığını söyleyebilmek için o konu hakkında belli bir bilgi seviyesinde olman gerekir. peki tanrı hakkında ki bilgi seviyen nedir ? geri dönüyorum; onu yargılayamazsın, onun nasıl bir tanrı olması (zorunluluk kipi) gerektiğini söyleyemezsin. öyleyse okuduğun şeyin ne olduğunun önemi yoktur. x bir tanrı sana kitap göndermek zorunda da değildir. sırf beş kitap var diye birinin, ikisinin, hepsinin doğru olması da gerekmez.
bilginin eksikliği hakkında emin olabilirsin ancak. neden sorusunun sonu gelmez. her şeyden bir tanrı çıkartılabilir. yeter ki yeteri kadar her sorunun cevabını bir başka soruyla karşıla: neden ? dünya nasıl oluştu ? evren nasıl oluştu ? big bang'den önce ne vardı ? peki tanrı nasıl oluştu ? ama bu soruyu soramazsın, olmaz.
sağa sola giden aptal spermin zekasının nereden geldiğini sorgulayan beyin nasıl olur da sınırlarını dahi çizemediği, kavramsallaştıramadığı ve hatta hatta aslında düşünemediği bir şeyin nasıl var olduğunu sormaz ? çok kolay, çünkü baştan beri bir şeyin olması lazımdı. yoksa nasıl açıklayacağız varlığın sebebini? ha, öyleyse şu mu: en başa en saçma en gerzek en beyinsizce bir sebep koymak zorunda kalındığında yapılması gereken şeydir?
|

19-08-2007, 07:11
|
 |
защитник
|
|
Üyelik Tarihi: 22-05-2007
Nerden: USA
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Diyorsunuz ki bilim her şeyi açıklamaya yeter. .
|
Hayır, bilim herşeyi açıklamaya yeter demiyorum. Bilim bir çok şeyi açıklar ve açıklayamadıklarını açıklayabilmek için sistematik olarak çabalar durur. Soruların cevabını arar ve bilimsel çalışmaların her biri her zaman karşıt fikirlerin eleştirisi altındadır, eğer bir bilimadamının bulduğu sonuçlar eleştirilenler tarafından kanıtlarıyla yanlışlanabiliyorlarsa çöpe atılırlar. Dolayısıyla hatalar olur ama yine diğer bilimsel çalışmalar düzeltir bunu düzeltip, mükemmeleştirir. Bu yüzden bilim POZITIF bir uğraşırıdır, söylenen herşey kanıtlara ve deneylere dayanır. İnsanlığın elinde yaşama hayatı ve evreni anlamaya yönelik tek gerçek bilgi kaynağıdır.
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Artı benim okumadığımla bilimin içinde olmadığımla ilgili bir kaç şey yazmışsınız. Yadırgamıyorum. Sadece tüm samimiyetimle söylüyorum ki ben kişilik olarak zaten her şeyi sorgulayan didik didik eden deşifre eden biriyim. Kaldı ki bilime inanmasam hem çalışıp, hem evli olup hem de bir yandan yüksek lisans peşinde koşmam. Bilim adamı olma yoluna noktayı koyardım. Neyse bunlar kişiliğimle ilgili bir kaç satırlık dipnottu.
Kafanızda inançlı olanlar pozitif bilimden uzak, tutucu kafalı insanlar imajına yönelik açıklamaydı sadece.
|
Teşekkürler açıklamanız için ancak sizin genel olarak okuyup okumadığınızı konusunda değildi aslında söylediğim, ancak fizik ve biyoloji konusunda bir bilgi eksikliğiniz olduğunu düşündüğümden dolayı böyle bir öneride bulunmuştum .
Hangi bilimsel alan üzerine öğreniminiz, eğer sormam da bir sakınca yoksa?
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Size sormak istediğim bir kaç konu var.
Bütün maddedeki atomların içindeki elektronların diziliş sıraları, yörünge numaraları illa ki tesadüfen olmadı. Bu yapan birisi var. DEĞİL Mİ?
|
 DEĞİL.. Bunu yapan kimse yok, bu kendiliğinden olan birşey. Şu an içinde bulunduğumuz fizik kuralları tamamen Big Bang yani Büyük Patlama sonrası evrenle birlikte ilk atomaltı parçacıkların yapısına bağlı olarak oluşmuş olup, tamamen bu ilişkilere dayanır. Bunları hesaplaması ve nedenlerini söylemekte bir fizikçi için günümüz teknolojisi ve bilimi sayesinde pekte zor değildir. Enerji seviyelerine vs. bağlıdır herşey. Zaten electronların ve diğer atomaltı parçacıklarının arasında belli bir çekim vs. olmasaydı atomik yapıyı oluşturamazlardı dağılırlardı. Kimsenin bir müdahalesine gerek yok..
Eğer ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isterseniz bu konuda gerçekten bir sürü kitap var, daha önce bu yüzden kitap konusunu açmıştım.
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Bir spermin aklı fikri mi var ki önce hızlanıyor sonra aynı hızla giderse yumurtayı deleceğini bilerek, kuyruğunu bırakıyor, ısıya yönleniyor ve yumurtayı döllüyor. Gözle görülmeyecek kadar küçük bu madde hangi bilime hangi komuta istinaden hareket ediyor?
|
Spermin aklı fikri yok, gerekte yok,DNA'sı var, bir programa bağlı olarak hareket ediyor.Tamamen yumurtanın salgıladığı kimyasallara yönelerek üzerindeki reseptörleri sayesinde yolunu buluyor. Evrimin sonuçlarından sadece biri. Size göre Allah mı yönlendiriyor spermleri?
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Ağzımıza bir lokma attığımızda, kendi irademizle mi 2 tane protein beynime,beş vitamin dalağıma mı diyoruz. Böbreğim sen zehirleri süz mü diyoruz?
|
Off ki ne of. Ne diyeyim ki ben buna şimdi.. Vücudumuz özelleşmiş bir yapıdadır, bu söylediğiniz şeyler özelleşmiş dokular tarafından halledilir. beynin büyük kısmı da hormonal denge ve diğer işlemlerin kontrolü ile ilgilenir, tamamı bilinçsel işlemler için çalışmaz!
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Öyle bir düzen ve nizam var ki bu sebeple tek bir vücut parçamız yoktan var edilemiyor.
|
Bilimadamları kulak üretmeyi başardılar en son bir farenin derisi yüzeyinde.. Teorik olarak çok aşırı zor birşey değil aslına bakarsanız. Genetik bilimi gün geçtikçe gelişiyor, görece diğer bilim dallarına göre daha genç bir bilim dalı olduğundan henüz böyle bir işlem yapılamıyor. Ama kişiye özel organ üretme üzerinde de çalışıyorlar, çok yakında olacak hiç merak etmeyin..
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
DNA yapılarını söylemeye bile gerek yok. Nasıl bir düzen nasıl bir sıralama var.
|
DNA'mız sandığınız kadar mükemmel değildir! Hatta evrim teorisini iyice güçlendirir niteliktedir! İnsan (ve diğer canlıların) DNA'sının büyük kısmı junk yani çöp diye tabir edilen işlevsiz genlerle kaplıdır. Bu evrimsel süreçler sonucu işlevini yitirmiş genler ve kopyalama hatalarının bir sonucudur. (Ayrıca gen mutasyonları sayesinde diğer canlılarla olan akrabalık düzeyimizi de oldukça etkin bir şekilde hesaplayabiliyoruz)
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Dünya yörüngeye öyle bir yerleştirilmiş ki bir cm oynama dünyayı dünyalıktan çıkarıyor. Bunu hangi bilim yerleştirdi tam cuk diye?
|
Kütleçekim, ağırlık merkezi.. Üniversite de hiç fizik okudunuz mu siz?
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
Bir avuç toprağı düşünün. Toprak cansız. Aklı fikri yok. Biber tohumuyla, menekşeyi yanyana dikiyorsun ne kokuları, ne renkleri ne biçimleri birbirne karışıyor. Bu akılsız toprak bunu nasıl beceriyor?
|
neden karışsınlar ki?  İki insanı yan yana oturttuğunuzda birbirlerine karışıyorlar mı? İkisi farklı canlılar.. 
Ayrıca toprakla ne alakası var.. Bitkiler gerekli olan suyu vs. topraktan alırlar toprakla bağlantıları budur ama toprağın bir parçası değildirler.
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
(Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbiniz'dir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar. (Fatır Suresi, 13)
|
Kusura bakmayın ama bu cümleyi hiç bir yayını takip etmemiş olsam hatta hiç okulda okumamış olsaydım bile yazabilirdim. Güneşin ve ayın hareketlerini müslümanlıktan öncede izliyordu insanlar. Yukarda ki cümlede özel veya farklı birşey göremiyorum ben..
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
1920'li yıllardan itibaren evrenin yapısı hakkında elde edilen bilgiler, evrenin belirli bir zaman önce bir "Büyük Patlama" (Big Bang) ile yoktan var hale geldiğini ispatlamıştır. Yani evren sonsuz değildir, Allah tarafından yoktan yaratılmıştır..
|
Evet big bang teorisi bilimin bir zaferidir. Ama kesinlikle Allah'ın birşeyleri yaptığının kanıtı olarak kullanılamaz.. Big Bang teorisini kabul ediyorsanız zaten gerisini de kabul edersiniz herhalde? Gaz ve toz bulutu, güneş sisteminin oluşumu, daha sonra dünyada kendini kopyalayan karmaşık moleküller ve ilk canlıların ortaya çıkması , hayatın komplexleşmesi, yani evrim.. E o zaman da Allah'a gerek kalmıyor..
Alıntı:
silent´isimli arızadan alıntı
1960'lı yıllardan itibaren yapılan araştırmalar, evrendeki tüm fiziksel dengelerin insan yaşamı için çok hassas bir biçimde ayarlandığını ortaya koymaktadır. Araştırmalar derinleştirildikçe, evrendeki fizik, kimya ve biyoloji kanunlarının, yerçekimi, elektromanyetizma gibi temel kuvvetlerin, atomların ve elementlerin yapılarının tümünün, insanın yaşamı için tam olmaları gereken şekilde düzenlendikleri birer birer bulunmuştur. Batılı bilim adamları bugün bu olağanüstü tasarıma "İnsani İlke" (Anthropic Principle) adını vermektedirler. Yani evrendeki her ayrıntı, insan yaşamını gözeten bir amaçla tasarlanmıştır.
|
Bunları nerden bulup yazıyorsunuz bilmiyorum ama bu doğru değil anthropin principle diye bilimsel bir görüşte mevcut değil. Artık insanların bütün evrenin ve herşeyin kendileri için birileri tarafından yapıldığı gibi hastalıklı düşüncelerden kurtulmaları gerekiyor!
|

19-08-2007, 07:36
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,244
|
|
Aslında Allah yok diyen kitleler bunu beyan ederken Allah'ın varlığını ortaya döküyorlar.
Ama tabii kendileri farkında değil o ayrı bir hadise. 
Şimdi Allah vardır kanıtı şunlardır deyip sayfalarca yazabilirim.
Ama karşıma bilimin bile açıklayamadığı olayları için "bak bilim hede hödö yaptı" gibi açıklamalar geleceği için yapmıyorum.
En basitinden Uzay'da varolan o eşssiz düzen.
Dünyadaki oksijen oranın insan için yeterli oranda olması, yerçekimi, güneşin dünyaya milimetrik bir mesafede olması sayesinde ne pluton ne de merkür gibiyiz. 
Ama bunlar tesadüf olsa gerek. 
+
Ayrıca Evrim teorisini savunan biriyim.
Şimdi bazıları beni anti-Bilimci biri olarak algılamasın.
Keza her başı başı bilim.
Ama bilim ile Allah'ı kıyaslamak.
Bak bilim şudur o yüzden Allah yoktur demek sadece komedidir.
Konu detays tarafından (19-08-2007 Saat 07:40 ) değiştirilmiştir..
|

19-08-2007, 08:35
|
 |
защитник
|
|
Üyelik Tarihi: 22-05-2007
Nerden: USA
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Aslında Allah yok diyen kitleler bunu beyan ederken Allah'ın varlığını ortaya döküyorlar.
Ama tabii kendileri farkında değil o ayrı bir hadise.
|
Peki kurabiye canavarı yok dediğimde, kurabiye canavarının varlığını mı ortaya döküyorum? 
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Şimdi Allah vardır kanıtı şunlardır deyip sayfalarca yazabilirim.
|
Bir kaç tane yazarsan, memnun olurum..
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Ama karşıma bilimin bile açıklayamadığı olayları için "bak bilim hede hödö yaptı" gibi açıklamalar geleceği için yapmıyorum.
|
Mesela, hangi olay?
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
En basitinden Uzay'da varolan o eşsiz düzen.
Dünyadaki oksijen oranın insan için yeterli oranda olması, yerçekimi, ]
|
Detayz hesaba katmadığın, dünyada ki oksijen oranının pat diye insanlar için yeterli oranda ortaya çıkmamış olması. Dünya ilk oluştuğunda doğru düzgün serbest oksijen yoktu, bol bol su buharı (ki bunlar daha sonra okyanusları oluşturdu) ve CO2 vardı. O dönemde oksijensiz solunum yapan bakteriler (algler) okyanuslardaki en baskın yaşam formuydu ki dünyada hayat ortaya çıktıktan sonra nerdeyse 3 milyar yıl boyunca tek hücreli hayat vardı sadece.. bunun önemli bir nedeni de oksijensiz solunumun oksijenli kadar yeterince enerji üretememesi idi, artı ozon tabakası eksikliği. zamanla bu oksijen milyarlarca yıl birikti ve atmosferin günümüzdeki oranlarda oksijen seviyesine ulaşmasını sağladı. Bunların kanıtları da var.
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
güneşin dünyaya milimetrik bir mesafede olması sayesinde ne pluton ne de merkür gibiyiz. 
|
Güzel bir nokta, ancak o kadar milimetrik bir mesafe değil bahsettiğimiz. Kütlesi yeterince fazla olsa marsda da hayat ortaya çıkabilirdi... Zaten merkür veya pluton'un yerinde olsaydık, hayat ortaya çıkmayacaktı, bulunduğumuz konum hayatın ortaya çıkması açısında elverişli bir bölge. Ama bunu bir yaratıcıya bağlamak ne derece doğru?
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Ayrıca Evrim teorisini savunan biriyim.
|
Hmm teoriyi savunuyorsun, peki insanların ortaya çıkmasında tanrının rolü nedir? Çünki evrim teorisine göre çevre şartlarına bağlı ilerleyen bir süreç sonucu ortaya çıktık, o açıdan merak ettim.
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Bak bilim şudur o yüzden Allah yoktur demek sadece komedidir.
|
Bilim, yukarda bahsettiğin yerçekimden tutta dünyanın, diğer gezegenlerin, yıldızların ve biz dahil bütün canlıların nasıl oluştukları gibi soruların cevaplarını gerçekten merak eden, objektif ve önyargısız yaklaşan herkese açık bir şekilde izah ediyor. Alternatifleri ise hele ki dayandıkları hiç bir altyapıları da yoksa bana oldukça boş geliyor..
|

19-08-2007, 09:05
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 02-08-2007
Nerden: Türkiyem
Yaş: 20
Mesajlar: 15
|
|
Alıntı:
Aslında Allah yok diyen kitleler bunu beyan ederken Allah'ın varlığını ortaya döküyorlar.
Ama tabii kendileri farkında değil o ayrı bir hadise.
|
kutramananmarwekyesdeas yok dediğimde gerçekte var olduğunu kanıtlamış mı oldum?
Alıntı:
En basitinden Uzay'da varolan o eşssiz düzen.
Dünyadaki oksijen oranın insan için yeterli oranda olması, yerçekimi, güneşin dünyaya milimetrik bir mesafede olması sayesinde ne pluton ne de merkür gibiyiz
|
evrim teorisine inanıyorsan zaten bu söylediğin garip kaçar, çünkü o teorinin özünde ilk canlının tesadüfü oluşumu ve geçirdiği değişimlerle yayılmasıyla, dünyaya ayak uydurmasıyla, adaptasyonlar ve mutasyonlarla farklılaşmasıyla bütün canlıların oluştuğu söyleniyor.
Alıntı:
|
Ama bilim ile Allah'ı kıyaslamak.
|
burada sana katılıyorum, çünkü bilimi de allah yaratmıştır.
Allah'a inanmak için kutsal kitapları okumanız yeterlidir.

Durmak Yok...
Yola Devam!!!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:12 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|