Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Parapsikoloji ve Okültizm


Kabala'nın İfşası

Parapsikoloji ve Okültizm içerisinde Kabala'nın İfşası konusu: aslında aydınlanma ve farkındalık tüm dinler ve mitolojilerde olan bişey.. bunu anlamak önemli olan.. ......

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 03-01-2008, 22:00
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
aslında aydınlanma ve farkındalık tüm dinler ve mitolojilerde olan bişey.. bunu anlamak önemli olan..
...


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 06-01-2008, 19:02
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
Alıntı:
Elloco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
"Tanrı birdir. Bütün varlıklar ondan doğmuştur. Onun varlığında anlayış, hikmet meydana gelmiştir. Hikmet baba, anlayış ise anadır. Bunlardan oğul olarak ilim doğmuştur. Akıldan Azamet ile Kudret meydana gelmiştir. Bunlar Tanrı'nın iki kolu mesabesindedir. Tanrı bunların birincisiyle hayatı doğurur: İkincisiyle onu yok eder. Kabbala tefekkürüne göre Tanrı hiçbir çıkar düşünmeden sevmek (aşk) ve kalp nuru aracılığıyla, ruh kendi benliğinden tecerrüt eder, aslına kavuşur. O zaman Tanrı'nın irade ve tefekküründen başka kendisinin irade ve düşüncesi kalmaz. İnsan için böyle bir İlahi Aşka malik olmak büyük nimettir."
Alıntı:
Elloco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Hemen üstteki anlatımı kullandım fakat biraz karmaşık gelebileceğini düşünerek biraz daha açayım konuyu:

İnsan, bu dünyaya kendisini idrak yani Tanrı'yı fark edip O'na dönmek için gelir.Fakat bu dinlerin dediği şekilde fiziksel hareketlerle değil, niyetin ıslahıyla(değiştirilmesiyle) mümkün olur.Kişi, egosuna dayandırdığı yaşamını asıl köke, Tanrı'ya verir.Böylece kişi defalarca bu dünyaya gelişini ve hayatının anlamını çözmüş olur.

İnsan O'ndan bir parçadır ve bütüne dönmesi gerekmektedir, bu dünyadaki acısı da bu yüzdendir.Kişi acı çektikçe düşünmeye başlar düşündükçe de 'dönüşün olması gerektiği' kendini gösterir.Günümüzde acının bu denli yoğun olması da bu dönüşün zamanının geldiğindendir.
Bu tür yazıları okuduğum, böyle düşünen, bu türden arayışlar içerisine giren insanlar gördüğüm zaman birçok insanın benzer yollardan gerçeği aradığına şahit oluyorum.İnsanlar önce kendi dini öğretilerinin yüzeyselliğini, yetersizliğini fark ediyorlar.Yada başka deyişle dinlerinin dogmatik kalıplarını tükettiklerinden ötürü izlemek için bilinmeyene götüren yeni bilinmez, mistik, anlamsız yollar arıyorlar, tırmanacak yeni bir ''Yaşam Ağacı'' arıyorlar.(fasulye ağacı ve dev hikayesini çoğumuz biliriz)
Bu arayış genellikle olumlu sonuçlar doğuruyor.Hem de gerçeğe ulaşmaya çalışan kişinin karşısına dikilen bir hayli fazla sayıdaki birbirinin çarpıtılmış kopyası engele rağmen.Kiş ne zaman gerçeğe yalnızca ''AKIL'' yoluyla ulaşabileceğini idrak ediyor; işte o zaman bu arayış bir sonuca varmış ve dinler, kabalah,ana-baba-oğul(isys-osiris-horus)(Uzza-Lat-Menat) aynı derecede(aslında çoğu da aynıdır) deli saçması görünür hale gelmiştir.
Önemli olan ilahi aşka malik olma nimeti değildir; insan için asıl olan ne şekilde olursa olsun tanrı'yı farkedip ona dönmek değildir.Asıl olan gerçeği görmek, göremediğin yerde yalnızca gerçeği aramaya, bulmaya ve bilmeye yönelik çabadır.Diğerleri teferruattır...Her ne şekilde olursa olsun kabalah vesaire gibi(sözümona her ne kadar giz içerse ve cazip gelse de) dogmatik bir düşünceye takılıp kalmak insanın kendi amacı yolunda kendi önüne set koymasıdır.Yada başka deyişle ''insan gerçeği değil; yalnızca bahane ister''.Bilimsel düşüncenin nasıl birşey olduğunu anladığınız an tüm dogmaların birbirinin kopyası olduğunu anlar ve onları daha gelirken gözünden tanırsınız.Kabalah mı...ben almayayım, size sınırlı fantastik dünyanızda iyi eğlenceler, ben gerçeklerle meşgulüm diyebilirsiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 06-01-2008, 20:35
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
Bu arada vidoyu da izleyin ve düşünün bakalım iran mollasıyla yahudi kabalacası arasında ne kadar fark var...
Videodan ilginç bir kısım:
''Buna göre insanlar ayrılırlar...bu sorudan kaçıp bi takım şeylerin peşinde koşan insanlar var.eeııii bu insanlar da aslında(küçümser ifade) hayatlarının anlamlarının ne olduğunu anlamak için başka şeylerin peşinde koşuyolar.Ne bileyim(!)..BİLİM, para, teknoloji..ııı saygınlık, fiziksel zevkler.Bunların hepsi aslında aynı soruya göre düzenlenmiş...hayatın amacı ne?neden yaşıyorum, neden var EDİLDİM.


Yorum yapmama gerek var mı?
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 00:10
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 06-01-2008
Yaş: 23
Mesajlar: 24
adamın birisi ömrünün 20 yılını karlı bir dağın zirvesinde oturarak ve hayatın anlamını bulmayı amaçlayarak geçirmiş 20 yıl sonra zirveye tırmanan bir dağcı adamı görür; "ne arıyorsun burda"
yaşlı adam "hayatın anlamını"
dağcı "peki buldun mu???"
yaşlı adam "evet"
dağcı merakla "neymiş peki"
yaşlı adam "kıçını sıcak tutacaksın"
yane kişiden kişiye değişir orda sıcak ortamda olsa farklı başka durumda olsa farklı konuşacaktı
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 13:06
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
KAbala konusunda araştırma yapmadım.. fakat yukarıki yorumlarımda bahsettiğim aydınlanma ve farkındalık beraberinde gelen psişik güçler tamamen akıl yoluyla ve bilim ışığında gerçekleşiyor..

olay tamamen enerjilerden oluşan bir evrenden doğuyor.. ve insanı üstinsana tammalayacak evreleri oluşturuyor..


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 21:42
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
Alıntı:
ÖZGÜRLÜK´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
KAbala konusunda araştırma yapmadım.. fakat yukarıki yorumlarımda bahsettiğim aydınlanma ve farkındalık beraberinde gelen psişik güçler tamamen akıl yoluyla ve bilim ışığında gerçekleşiyor..

olay tamamen enerjilerden oluşan bir evrenden doğuyor.. ve insanı üstinsana tammalayacak evreleri oluşturuyor..
Aydınlanma yada farkındalık kavramlarını irdelemek istiyorsan o kadar açılmana gerek yok senin de dediğin gibi birçok dinde, bilim dışı felsefede, tasavvufta(hatta tasavvuf bunun üzerine kuruludur) mevcut bir kavramdır.İlk kim ortaya atmıştır bilinmez.Ama Eski Yunan'da idealizm içerisinde, yada Eski Mısır'da bir yerlerde doğmuş olması muhtemeldir.Akıl yolu ve bilim ışığında gerçekleşen psişik güç de oluyormuş ya onu da senden öğrendik
Bildiğim tek aydınlanma bilimsel düşüncenin ışığının aydınlığıdır ve onun ışığı psişik güçler, metafizik kavramlar, üstinsan gibi kavramları aydınlatmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 22:08
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
sn.Tener dediklerinize katılıyorum..

fakat ben bunu öğrenirken herhangi bir kalıba girerek(sufi olarak, Budist olark vs.) değil, he4psinin üzerinde bilerek ve bunu anlayarak öğrenmek istiyorum...

ayrıca bahsettiğim psişik güçler(telepati, telekinezi, önceden hissetme, geleceği görme vs..) tamamıyla bilimseldir.. temelinde kuantum olan kuramlarla açıklanabilirler.. herşey evrenin enerjilerden oluşmasıyla açıklanabilir..

araştırmalarınız olursa bunu farkedeceğinizden şüphem yok...


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 23:26
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
The Funeral´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
aslında farkında mısınız ne kadar da islam sufizmine benziyor.
Alıntı:
Tenere´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bu arada vidoyu da izleyin ve düşünün bakalım iran mollasıyla yahudi kabalacası arasında ne kadar fark var...
Videodan ilginç bir kısım:
''Buna göre insanlar ayrılırlar...bu sorudan kaçıp bi takım şeylerin peşinde koşan insanlar var.eeııii bu insanlar da aslında(küçümser ifade) hayatlarının anlamlarının ne olduğunu anlamak için başka şeylerin peşinde koşuyolar.Ne bileyim(!)..BİLİM, para, teknoloji..ııı saygınlık, fiziksel zevkler.Bunların hepsi aslında aynı soruya göre düzenlenmiş...hayatın amacı ne?neden yaşıyorum, neden var EDİLDİM.


Yorum yapmama gerek var mı?

Şimdi tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım 11. YY döneminde ilk olarak İspanya'dan geçerek Fas üzerinden gelen düşünce (ismini hatırlayamadım bilim adamı tarafından şuanda) sistemi ile İslami düşünce sisitemi içerisine giren ve en büyük değerini Hallacı Mansur ile bulan bir dinsel düşünce akımıdır.

İlk çıkışı milattan önceki tarihlerde Tevrat'ın gizli mesajlar içerdiği düşüncesi üzerine yapılan çalışmalar ile şekillenen ve anında Yahudilik tarafından o günden bu güne kadar lanetlenen bir düşünce ve inanç sisitemidir.

İslamiyette en bilindik yüzü ise ebcet hesabı denilen güncel uygulamalarda çok sık karşılaştımığımız bir şeklidir. Hani meşhur bir takım sayılar ile Kuran'ı açıklayan sistemdir (ör. şu kelime bilmem kaç defa Kuran'da geçer gibi), alıntısı ise bizzat Tevratın Kabala yorumlaması ile ulaşılan sistemdir.

Kısaca Kabala'nın Yahudi inancındaki uygulanışı (Sebatayistler ör.) olduğu gibi Hırıstiyanlıkta uygulamsıda mevcuttur. İslamdaki uygulasmının en büyük düşünürü ise Hallacı Mansur'dur.
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 08-01-2008, 12:56
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 198
Alıntı:
ÖZGÜRLÜK´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
ayrıca bahsettiğim psişik güçler(telepati, telekinezi, önceden hissetme, geleceği görme vs..) tamamıyla bilimseldir.. temelinde kuantum olan kuramlarla açıklanabilirler.. herşey evrenin enerjilerden oluşmasıyla açıklanabilir..

araştırmalarınız olursa bunu farkedeceğinizden şüphem yok...
telepati, telekinesi, 6. his, kahinlik vesaire kavramlarının hiç biri bilimsel yada şuana kadar herhangi bir bilimsel kanıt ile ispatlanabilmiş veyahut geçerli olduğu herhangi bir şekilde ortaya konulabilmiş(örneğin hiçbir kahinin(!) geleceği gördüğü ispatlanmamıştır) değildir.Quantum kavramına bakış açılarımız tamamen farklı anladığım kadarıyla.Evrenin enerjiden oluşması ile ne demek istediğini anlamadım.Enerji maddedir, madde enerjidir,madde olmadan yada maddeden ayrı olarak enerjiden söz etmek bilimsel değildir Evren oluşmamıştır, olagelmiştir, olacaktır, sonsuzdur.
Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink)  
Alt 10-01-2008, 13:56
ÖZGÜRLÜK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
*** FİLOZOF ***
 
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: DÜnya
Mesajlar: 189
Herşeyin başlangıcı söylediğiniz şeydir sn.Tenere... evren enerjidir , madde enerjidir ve ek olarak düşünceler de enerjidir... bunların her an etkileşim içerisinde olması, telepati, telekinezi yada geleceği hissetme (kahinlik biraz daha geniş oluyor çok sağlıklı bi kavram olmuyor kanımca) gibi kavramlar da olasılık dahilinde kalıyor..
bunlar kanun değil teoriler..

örenek vermem gerekirse Olasılıksız adlı kitapta ortaya atılan bir teoriden bahsetmek istiyorum..

bildiğiniz gibi Einstein'ın izafiyet teorisine göre zaman da izafidir.. ve ışık hızına ulaşan bir cisim için zaman bize göre yavaşlamaktadır..
ortaya atılan teoriye göre beyindeki nöronlardan çıkan elektirikelr(yani düşünceler) ışık hızından hızlı oldukları için (hatta çok çok daha hılzı oldukları için) düşünceler için zaman diye bir kavramdan söz edilemez.. yani düşünceler aslında HerAnda vardır.. geçmişteki, gelecekteki ve Şimdideki tüm düşünceler TOPLU BİLİNÇALTI'nı(yazarın ifadesiyle) oluşturmaktadır.. toplu bilinçaltına ulaşabilen bir insan da geçmiş ve gelecekteki düşünceleri yakalayabilmektedir..

fakat gelecekteki dşüncelerin de bilinebileceği görüşü biraz daha farklıdır.. eğer ki gelecekti düşünceler olaylar bilinebilseydi tek bir gelecekten söz etmemiz gerekirdi.. bu da Kader gibi bir konuya saptırırdı bizi.. buna getirdiği açıklamada ise , geçmişin tekil olduğu için bilinebileceğini fakat geleceğin tekil olmaamsı dolayısıyla yalnızca milyonlarca olasılığın görülebileceğini belki de doğru olanın aralarından usulca seçilebileceğini söyler..

bu Toplu Bİlinçaltına ulaşma ise EPİLEPSİ nöbetleri gibi yaşanan bir aşamada gerçekleşir.. Kitabındaki baş kahramnın bu özelliğini geçmişte yaşamış ve çok başarılı olmuş isimlerden almış.. Einstein, Van Gogh gibi (kitapta 10 15 tane isim geçmektedir) başarılı kişilerin epilepsi nöbetleri geçrimelerini ve sonucunda farkında olmadan bu düşüncelere ulaştıklarını söylüyor..



bunun dışında Telekinezi ve Telepati olaylarına gelirsen çok daha fazla bilimselliğe ulaşmış oluyoruz..

bunlar teoriden öte bilimsel gerçeklerdir..
telekinezi dediğimiz olay beyin gücüyle cisimleri hareket ettirmektir.. bu da beyinden gönderilen enerji dalgalarının cismi hareket ettirmesidir..
telepati de aynı şekilde insanların düşüncelerini odaklanarak yönlendirmesiyle bir başkasına yollamasıdır..

başka bir alanda insanların çevresinde aura denilen bir enerji alanından söz edilir.. ve insanlar eğitilerek bu kalkan görevi yapan enerji alanını daha genişletebilirler.. REİKİ gibi bir alnda bunu geliştirmek öğretilir insanlara ve bu o enerjiyi gösteren kameralarla da net bir şekilde görülmektedir(kameranın ismini hatırlayamıyorum)...

reikideki başka bir özellik de şifa vermektir.. bu da tamamen bilimseldir... vücudunuzdaki enerjinizi kullanarak kendinizi yada bir başkasını tedavi etmeniz mümkünüdür.. herşey insanın beyin gücü ve enerjilerle bağlantılıdır.. siz de deneyebilirsiniz sn.Tenere..



daha birçok anektot vardır sn.Tenere.. bu konuda araştırma yapmanızı önereceğim çünkü benim anlatmalarıma konuya hakim olmak zor.. tamamını anlatacak kapasite bence mevcut değil şu anda


Beynimdeki fırtınalar besliyor onu...

Konu ÖZGÜRLÜK tarafından (10-01-2008 Saat 13:58 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:16 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org