Filmekimi yaklaştı, biletleri satışa çıktı... Geçtiğimiz yıl programında yer alan politik filmlerin çoğunluğuyla dikkat çeken Filmekimi’nde bu yıl Cannes Film Festivali’nin ödüllü filmleri çok konuşulacak. 6.yılını kutlayan bu mini festivali, beyazperde pusulası ile keşfedin...
Yine Yıldız Yönetmenler...
Bu yılki Filmekimi’nde, özellikle Gala filmleri ünlü yönetmenlerin ve oyuncuların en son çalışmalarını önceden izleme imkanı sunuyor. Bu kategorinin en gözde filmi sizin de tahmin edebileceğiniz gibi
Paranoid Park.
Gus Van Sant’a Cannes Film Festivali’nde 60.Yıl Özel Ödülü’nü kazandıran film, bizleri

Portlandlı kay kaycıların hit mekanlarından birisi olan Paranoid Park’a götürüyor.
Gus Van Sant’ın çoğu filminde olduğu gibi gençlik problemlerine keskin bir bakış fırlatacağı Paranoid Park, Filmekimi’nde biletleri birkaç saat içinde tükenmesi beklenen yapımların başında geliyor diyebiliriz. Filmin görüntü yönetmeninin
Christopher Doyle olması da Paranoid Park’ı sinemaseverler için iyice cazip kılıyor.
Öte yandan programın bir diğer dev ismi de
David Cronenberg. Ünlü yönetmenin ahlak kavramını irdelediği son filmi
Sessiz Tanık ile Filmekimi’nde belirgin bir izleyici kitlesini peşinden sürükleyeceğine kesin gözüyle bakabiliriz.

John Travolta,
Michelle Pfeiffer ve
Christopher Walken gibi ünlü isimleri bir araya getiren
Adam Shankman’ın merakla beklenen müzikali
Hairspray de Filmekimi’nin gözdelerinden.
John Waters’ın 1988 tarihli filminden uyarlanan Hairspray’in John Waters hayranlarını memnun edip, edemeyeceği meçhul. Ancak birçok sinemaseverin sadece John Travolta’nın performansını izlemek için bu filmi merakla beklediklerini söyleyebiliriz.
Emir Kusturica’yı Cannes Film Festivali’nden eli boş döndüren son filmi
Bana Söz Ver de Filmekimi’nde ilgi toplayacak gibi görünüyor. Kusturica, son birkaç yıldır sürekli eski çalışmalarını tekrar eden filmlere imza atsa da, Bana Söz Ver’in yönetmenin sadık hayran kitlesini Filmekimi’ne çekeceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Programda yer alan bir diğer merak uyandıran yapım da Filmekimi müdavimi
Kim Ki-duk’tan geliyor. Güney Koreli yönetmenin bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan filmi
Nefes’te Kim Ki-duk’un tarzına yakışır bir aşk hikayesi anlatılmakta.

Ünlü oyuncu
Julie Delpy’nin yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği
Paris’te 2 Gün de programda boy gösteren ilgi çekici filmlerden biri.
Before Sunset ve
Başka Hatunlarla Muhabbet karışımı bir film olacağa benzeyen Paris’te 2 Gün’de Julie Delpy yönetmenlik sınavı verecek. Delpy ile başrolleri paylaşan
Adam Goldberg’ün varlığı ise filmi daha da izlenemeye değer yapıyor.
Cannes Film Festivali’nden Alıntılar

Daha önce belirttiğimiz gibi bu yıl Cannes Film Festivali, Filmekimi’ne damgasını vuruyor. Paranoid Park, Bana Söz Ver ve Nefes gibi Cannes’da büyük ödül için yarışan daha birçok film Filmekimi’nde görücüye çıkıyor. Bu kategorinin en çarpıcı filmi tahmin edersiniz ki
4 Ay 3 Hafta ve 2 Gün. Bu yılki Altın Palmiye’nin sahibi olan Romanyalı yönetmen
Cristian Mungui, kendisine ödül getiren bu filmde yasadışı bir hamilelik geçirmesi gereken genç bir kızın kaygı dolu günlerini anlatıyor.
Cannes’da Jüri Özel Ödülü’nin sahibi olan
Persepolis de Cannes Film Festivali’nden Filmekimi’ne sıçrayan filmlerin en merak edilenlerinden birisi. İran Devrimi sırasında yaşanan toplumsal değişimleri küçük bir kız çocuğunun gözünden anlatan film,
Marjane Satrapi’nin çizgi romanından beyazperdeye uyarlanmış ve özellikle İran’da ciddi tartışmalara neden olmuştu.
Julian Schnabel’in Elle dergisi editörü
Jean-Dominique Bauby’nin felç geçirdikten sonraki yaşam öyküsünü anlattığı şiirsel filmi
Kelebek ve Dalgıç Giysisi’nin heyecan yaratmaması ise imkansız. Cannes Film Festivali’nde Schnabel’e En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran filmde,
Mathieu Amalric ve
Emmanuelle Seigner’in oyunculuk performansları da merak ediliyor.
Oyunculuktan bahsetmişken,
Konstantin Lavronenko’ya Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran
Sürgün de Filmekimi’nin gizli cevherlerinden biri.
Dönüş ile büyük beğeni kazanan yönetmen
Andrei Zvyagintsev’in yeni filmi Sürgün, kaçırılmaması gereken yapımlardan.
Gizli Cevherler
Filmekimi programında her yıl bir takım gizli cevherler barındıran bir organizasyon. Programında yer alan bazı popüler filmler sinemaseverleri hayal kırıklığına uğratırken, fazla göze batmayan en sessiz sakin filmler gizli birer hazine niteliği taşıyorlar.
Filmekimi’nin bu seneki gizli cevherlerinin başında
Irina Palm geliyor. Gala filmleri arasında yer alan
Marianne Faithfull'lu Irina Palm’ın aslında pek de saklı durduğu söylenemez. Ancak birçok şaşalı film ile dolup taşan Filmekimi

programındaki sessiz sakin duruşu onu da gizli cevherlerden biri olarak saymamıza sebep oluyor.
Mini festivalin gizli cevherlerinden bir diğeri de Tayvanlı yönetmen
Hou Hsiao-hsien’in son çalışması
Kırmızı Balonun Yolculuğu.
Juliette Binoche’un başrolde yer aldığı film, problemli bir anne oğul ilişkisine dahil olan Çinli bir sinema öğrencisinin anne
Suzanne ve oğul
Simon ile çıktığı düşsel yolculuğa değiniyor.
Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nün sahibi olan
Bando da bu yılki Filmekimi’nin saklı hazinelerinden. Mizahi duruşu ve masalımsı temasıyla ilk bakışta geçtiğimiz yıl programda yer alan
Bükreş’in Doğusu filmini hatırlatan Bando kaçırılmaması gereken yapımlardan biri. 2007 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’nın sahibi olan
Tuya’nın Evliliği de Filmekimi’nin fazla göze batmayan hazinelerinden. Moğolistan’ın iç bölgelerinde yaşanan trajik ve karmaşık bir aile yaşantısını dile getiren film izlenmeye değer.
Fon Müziği
Geçtiğimiz yıl
Leonard Cohen ve
Habana Blues filmleri ile müzikseverlerin ilgisini üzerine toplayan Filmekimi’nde bu yıl müzik içerikli yapımların

çokluğu dikkat çekmekte. Bu kategoride yer alan yapımların en çekicisi Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera Ödülü’nün sahibi olan
Kontrol...
Joy Division grubunun efsanevi vokalisti
Ian Curtis’in hayat hikayesini anlatan filmde, başrolde yer alan
Sam Riley’in oyunculuk performansı da merak konusu.
Filmekimi’nin müzik temalı filmlerinden bir diğeri de
The Clash grubunun solisti
Joe Strummer’ın hayat hikayesine değinen
Gelecek Daha Yazılmadı isimli belgesel film.
Steve Buscemi,
John Cusack,
Johnny Depp,
Matt Dillon ve
Jim Jarmusch gibi ünlü isimlerin yorumları ile destek vereceği filmin en can sıkıcı yanı bu tür ortaklıklarda adını görmekten usandığımız
Bono’nun filmde boy göstermesi.

Diğer yandan Filmekimi’nde ana teması müzik olmasa da müzikle iç içe bir filme daha rastlamak mümkün. Gala filmlerinden
Across the Universe,
Beatles’ın 33 şarkısını arka planına alarak
Jude ve Lucy isimli iki karakterin aşk hikayesini anlatıyor. Beatles’ın adını bir pazarlama aracı gibi arkasına alan filmin, hayal kırıklığı yaratacağını fısıldayan bir havası var.
Ayşegül Kesirli