Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Müzik Dünyası > Müzikal Enfeksiyon

Müzikal Enfeksiyon Duyguların notalara dökülmüş hali..


deep purple

Müzikal Enfeksiyon içerisinde deep purple konusu: 1984 ( Sekiz Yıl Sonra Yeniden) 1976’da dağılan Deep Purple, 8 yıl sonra tekrar biraraya gelecekti. “Ve ıan Gillan beni aradı, birlikte çalışmayı teklif etti. Bu teklif Deep Purple’ın tekrar ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 08-07-2008, 13:07
MEtaLik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-07-2008
Mesajlar: 24
Post deep purple

1984 ( Sekiz Yıl Sonra Yeniden)
1976’da dağılan Deep Purple, 8 yıl sonra tekrar biraraya gelecekti. “Ve ıan Gillan beni aradı, birlikte çalışmayı teklif etti. Bu teklif Deep Purple’ın tekrar biraraya gelmesi içindi. Ona Ritchie bunu kabul etmez dedim. Gillan da bu fikrin Ritchie’ye ait olduğunu söyledi.”
Sözleriyle anlatıyordu bu buluşma sürecini, Jon Lord. Böylece 1884’de Deep Purple tekrar kuruluyordu.Hem de klasik beşlisiyle. Bu haber o günün müzik basınına bir bomba gibi düşecekti. Ve aynı yılın Ekim ayında da muhteşem dönüşün albümü ‘Perfect Strangers’piyasaya çıkacaktı.1987’nin başında da ‘The House Of Blue Light’ albümü gelecekti.1988’dede ‘Nobody’s Perfect’ isimli ikili konser albümü gelecekti. Bunlar olurken müzik dünyasına bir bomba daha düşecekti,”Ian Gillan, Deep Purple’dan ayrıldı”. Kısacası çatışmalar durulmamıştı.Tabiki gene Jon Lord’a kulak veriyoruz; “Hep böyle olmuştu... Ritchie ile Ian Gillan’ı aynı grupta değil, aynı kentte bile tutmak zordu. Ama herşeye rağmen birbirlerine çok saygılıdırlar. Ritchie için ise sahne çok farklı bir alandır ve çatışmalar yansımazdı.”
J. Lord’an cephedekilerin durumunu aldıktan sonra çatışma noktasındakilerden bir, yani Ian Ğillan’a kulak verelim;
“Bence 1984’deki birleşmemiz harikaydı. Bunun üzerine Avusturalya’da birkaç konser verdik. Purple’ın birleşmesiyle ilgili güzel anılarım da var. Birlikte oturup, çalıştığımızda herkes uyumluydu. ‘Perfect Strangers’ dönemi iyiydi ama daha sonra aynı sorunlar hortlayacaktı.”
Tabi sonuçta problemlir halledilmeyecekti ve Gillan ile Blackmore arasındakı çatışma tekrar nüksedecekti. Böylece Gillan grubu terkedip, solo projesine yönelecekti. 1990’da ‘Naked Thunder’ albümünü çıkartacaktı. İşte bu kopuş, Türk rock severlerın işine gelecekti, çünkü 1992 yılında Gillan ülkemize konser vermeye gelecekti.

Şimdi bir de cephenin öteki kanadına bakalım. Blackmore’ın Rainbow’da birlikte çalıştığı Joe Lynn Turner, Purple’da Ian Gillan’dan boşalan yere geçecekti.Böylece 1990 yılında ‘Slaves And Masters’ albümü pıyasaya çıkacaktı.

“Bu Deep Purple’ın yeniden doğuşuydu. Beni arayıp, gururla söylemek istermisin diye sordular. Gruba katılmadan önce karşılasacağım sorunlar olacağını biliyordum. Bu yüzden başkalarının sorunlarını bıraktığı bir gruba katılamayacağımı belirttim. Gillan’ın büyük bir sanatçı olduğunu biliyorum ama ben o değilim. Onun yerine geçmek istimiyordum. Ben kendi ayaklarımın üzerinde durmayı uygun buluyordum.” Diyen Turner’ın grupta kalışı kısa sürdü. İki yıl sonrası Gillan ile ara düzelecek ve 92 Ağustos’unda gruba dönecekti.ve ‘The Battle Rages On’ albümü de 1993’de çıktı.R. Blakmore’la I. Gillan arasındaki uyum topu topu 1 yıl sürecekti. Bu albümden sonraki turnelerden birinin ilk durağı ise İstanbul’du. 1993’ün sonbaharında ülkemize gelip, stadyum konseri verecekken, sansız bir şekilde iptal edilecekti.Böylece klasik yani efsanevi kadrosuyla bu grubu izleme şansımızı bir daha yakalayamama uğruna yitirecektik. Çünkü 1 ay sonrası turne esnasında R. Blackmore gruptan ayrılacaktı.

“Hep ileri gidersiniz. İnsanlar ‘nereye ?’ diye sorduklarında ‘Hep ileri ! ‘ dersiniz. Ben uzun süre çalıştım ve daha ileri gittim. Solollar çekmiyorum ama tüm teneğimle çalıyorum. Bu benim için mutluluk verici. Umarım diğer insanlarda bunu başarır.” Diyerek gruptan ayrılan Blackmore, tekrar Rainbow’a dönecek ve Şimdilerde de İngiliz folkuna meyledip tek tabanca takılacaktı. Turne sırasında gitaristsiz kalan Deep Purple (Mayıs ile Haziran 1994 arası) büyük zorluk içinde kalacaktı. İşte bu sırada imdada büyük bir gitar virtiözü olan Joe Satriani yetişti. 4 ay boyunca Deep Purple’ın gitaristliğini üstlenen Satriani, turne bitiminde kendi kariyerine dönecekti. En nihayet gruba gitarist arayışlarına başlandı. Sonuçta Steve Morse bulunacaktı. Böylece oturan kadro ile 1996 yılında ‘Purpendicular’ albümü gelecekti. Bunu ‘Live At The Olympia 96’ isimli konser albümü takip edecekti. Derken bunu ‘Abandon’ albümü geldi ve en nihayet Deep purple ülkemizdeydi .Şimdilerde de ‘Bananas albümüyle Deep Purple hala yoluna devam ediyor ama Jon Lord’da artık çok yorulduğunu belirterek ayrıldı. Yerine ise Don Airey gelecekti.

Ve herşeye rağmen 35 yılık efsane hala sürüyor.

10 Ekim 2003
Yazıda yer alan Röportaj bölümleri Paul Justman’ın 1991’de hazırladığı belgesel filmden alınmıştır.
(alıntıdır)


bnce en güzel gruplardan biri...bi pink floyd gibi bi led zeppelin gibi bi the doors gibi klasikleşmiş bi grup =)


Düpedüz cinayet bu!Maviyi öldürdüler.Davacıyım sayın yargıç!Bulutlar,yıldızlar,güneş ve çocukluğum tanıklık eder bana.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 08-07-2008, 13:14
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 239
Alıntıdır da böyle yazınca alıntının sahibinin kim olduğunu anlamıyoruzki.
Alıntı yazacağına nereden alıntı olduğunu yazarsan daha doğru olur bence.


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org