Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Müzik Dünyası > Müzikal Enfeksiyon

Müzikal Enfeksiyon Duyguların notalara dökülmüş hali..


Hair

Müzikal Enfeksiyon içerisinde Hair konusu: Hair YouTube Video ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed. Polonya asıllı saf ve temiz bir Amerikalı taşra çocuğu Vietnam’a savaşa ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 18-10-2007, 00:13
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Standart Hair

Hair

YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.


Polonya asıllı saf ve temiz bir Amerikalı taşra çocuğu Vietnam’a savaşa gönderilmek üzere askere çağrılır. Geri planda ‘Aquarius’ (Kova Burcu) çalarken memleketi Oklahoma’dan New York’a doğru yola çıkar. Yolda otobüsü bir tünele girdiğinde tünelin karanlığında dans eden ateşler görünür. Ateşlerin peşinden sırayla filmin 4 kahramanı tanıtılır. 3 erkek bir kız olan gençlerin hepsinin saçları uzundur. New York Central Park’ta güle oynaya Adının sonradan Berger olduğunu öğrendiğimiz genç adama gelen askere çağrı belgesini yakmakla meşguldürler. Belgenin üzerinde, “Bu belgeyi yırtan, karalayan, herhangi bir şekilde tahrip eden kişi 10bin dolardan az olmamak üzere para veya 5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılır. Ya da her ikisi birden” yazılıdır. Gençler bu kağıdı yakar, üstelik bir de ateşinde ısınırlar. Bu sırada iki atlı polis görünür, hemen oradan kaçarlar. Biraz ileride hippiler dans etmektedirler ve saçına çiçekler takmış çikolata renkli, güzel bir genç kadın Aquarius’ı söylemektedir.

Film bu şekilde başlar ve......

Gençler Bukowski’den de para isterler. Böylece saf ve temiz, saçları tıraşlı, taşralı Amerikalı ile kaşarlanmış, saçları uzun, New Yorklu hippiler tanışmış olurlar.

Film sinema tarihinin en güzel sayfalarında parlamaya başlar böylece,

müzikale adını veren müziği söylerler.

“Uzun güzel saçlar, rüzgarda dalgalanan saçlar,
Eğer gözlerim görünüyorsa saçlarım çok kısadır.

Her bir karesi izlenmeye değer filmin trajik bir sonu var. Filmin sonunda 1 milyon amerikalı hippi beyaz sarayın bahçesinde savaşı protesto ederler.

“Let The Sun Shine In”. Bırak güneş içeri girsin. Yani artık savaş olmasın, barış olsun, insanlar ölmesinler.

İyi ki varsın Hair.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 22-10-2007, 21:46
vampyré - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hit me as hard as you can
 
Üyelik Tarihi: 13-02-2007
Nerden: kış ankara- yaz izmir
Mesajlar: 406
leeeet the sunshine, leeeet the sunshine in...
cnbc-e sağolsun izlemiştik ailecek...


warning
if you are reading this then this warning is for you. every word you
read of this useless fine print is another second off your life. don't
you have other things to do? is your life so empty that you honestly
can't think of a better way to spend these moments? or are you so
impressed with authority that you give respect and credence to all who
claim it? do you read everything you're supposed to read? do you think
everything you're supposed to think? buy what you're told you should
want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex.
stop the excessive shopping and masturbation. quit your job. start a
fight. prove you're alive. if you don't claim your humanity you will
become a statistic. you have been warned...... tyler
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 23-10-2007, 01:11
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
let the sunshine in... bu müzikalden aklımda kalan tek şarkı ama daha çok sevdiğim şarkılar da vardı... burada olması da güzel olmuş...(sn. lilith yine "bırakın kompliman yapmayı" diyebilir ama yazmadan da duramadım) izlemeyen için hakkaten de çok değerli bir müzikal... konusuyla da şarkılarıyla da klasik!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 09-06-2008, 23:30
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 21-03-2008
Nerden: Ankara
Yaş: 21
Mesajlar: 356
Mükemmel
Beni en çok etkileyen bölümleri - kızın hamile olması ve hangi arkadaşından olduğunu bilememesiydi, bu ancak doğum gerçekleştikten sonra anlaşılacaktı ki arkadaşlarının da aralarında hiç benzerlik yoktu. - canları ne istiyorsa o an onu yapıyorlardı. Başkalarının görüşlerini umursamıyorlar, yadırganmak nedir bilmiyorlardı. - Filmin sonlarına doğru haydi ...bilmem nereye gidelim diyorlardı ve hepsi tamam diyip alıp başlarını gidiyorlardı. - Birbirlerine söylediklerini ne pahasına olursa olsun yerine getiriyorlardı. Dostlukları gerçek anlamıyla yaşıyorlardı olması gerektiği gibi. Benim gıpta ettiğim türden
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:10 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org