|
|
| Medresetul Lugat Forumun şuursuz sözlüğü... |
bacaMedresetul Lugat içerisinde baca konusu: baca demişken...
genelde noel baba ile ilgili filmlerde gördüğümüz şu meşhur sahneler... bacadan girerek çocuklara hediye getiren sevimli tonton ihtiyarın giriş çıkış yeri......
|

14-03-2008, 03:35
|
|
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
|
|
baca
baca demişken...
genelde noel baba ile ilgili filmlerde gördüğümüz şu meşhur sahneler... bacadan girerek çocuklara hediye getiren sevimli tonton ihtiyarın giriş çıkış yeri...
|

14-03-2008, 11:02
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
baca demişken demişsinizde sevgili Janice..nerde demiştiniz,ben duymadımda : ))...evet noel amca,baca,ren geyikleri ve hediyeler...
haa bir de baca demişken...tezek yakılarak çıkış noktası olarak çatısız damlarıın üstündeki deliği kullanan bacacıklar da vardır,ama ordan noel amca girmiyo hiç,sanırım tezek kokusundandır...
gerçi normal,fosil yakıt kullanan şehirlerdeki çatılı bacalardan da girmiyo o noel amca,çok ayrımcı biri sanırım ya...acaba hiristiyan inancına sahip olduğu içinmidir?belkide biz üşenip bir noel babacık hayali kuramadık hiç...belki de bizden öncekilerin düşleri çok sınırlı olduğu biz bugün düşlerin içinde yaşayamadık hiç...bir yerden başlayalım istersen sevgili Janice,biz de kendi noel amcamızı düşleyelim,adını koyalım,mitleştirip çocuklarımız bırakalım...hıı yapalım mı bunu??
__________________
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

14-03-2008, 18:36
|
|
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
|
|
duymamanız normal siz uyuyordunuz sanırım... peribacası demiştim ordan bir çağrışım yapmıştı gecenin bir vakti  ...
şimdii bize neden gelmiyor bu noel baba... bence bunun en önemli sebebi şömineye açılan bacalarımızın olmayışı yada azlığı :P adamcağız ne yapsın birde onun tarafından bakın derim...
şaka bir yana ben demre'de uğradım kendisine geçtiğimiz seneydi sanıyorum pek sıcak kanlı ama dediğiniz gibi bizden öncekilerin sınırlı hayalgüçleri onu bizlere taşıyamadı... gerçi benim çocukluğumda altında hediyeler olan noel ağacı süslemişliğim vardır... ailem sağolsun  ...
buyrun çocuklarımıza bırakacağımız düşümüzün
bacalarımızı şenlendirecek düşümüzün
isim babası da siz olun 
Konu Janice tarafından (14-03-2008 Saat 18:39 ) değiştirilmiştir..
|

14-03-2008, 20:50
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-01-2008
Yaş: 41
Mesajlar: 37
|
|
baca...
her sabah gözümü açtığımda, denizden önce gördüğüm o cüsseli irikıyım uzantı gökyüzüne...
100 yıllık bir gülümseyiş bulutlara...
__________________
hiç aklından çıkarma İthaka'yı, oraya varmak senin yazgın...
|

14-03-2008, 23:37
|
 |
edilgen
|
|
Üyelik Tarihi: 31-10-2007
Nerden: İstanbul (?)
Mesajlar: 307
|
|
çocukken içine baktığımda gulyabani, hortlak gibi yaratıkların beni ordan alıp götüreceği korkusuyla büyütüldüğüm için her gördüğümde vücudumdaki tüylerin dikenleşmesine neden olan, elinde süpürgesi, üstüpüsü ve gaz yağıyla sokaklarda dolaşan kara kuru çocukları düşünmeme neden olan insan yapısı
__________________
"senin yolculuğuna katılamam
ben sadece bir konuğum"
T. Angelopoulos
|

15-03-2008, 00:36
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 882
|
|
Her nedense baca temizleme geldi benim aklıma; psikolojide iki insanın karşılıklı konuşmayla dertlerinden arınma işlemi.. Nietzsche Ağlandığında isimli eserde ise şu metafor daha dikkat çekiyor; "İnsanın kapaklarını açması, beynini havalandırarak zihnini rahatsız eden düşüncelerden arınması."
Ama konu bacaydı dimi, neyse buda ek bilgi olsun.. 
__________________
DeKadaN EtKi_!!
/gölge_
|

16-03-2008, 19:03
|
 |
Site katibesi
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 2,964
|
|
kapıdan kovulduğunda gireceğin yerr..
__________________
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

20-03-2008, 00:42
|
 |
bi tuhaf haldeyim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: iyi bir yerde :)
Yaş: 35
Mesajlar: 370
|
|
100 metre boyunda, herkesin tütsün diye çaba sarf ettiği, ampulleri bittiğinde kimsenin değiştirmek istemediği, bu nedenle "100 mt yürüyorsun da 100 mt dikine niye yürümüyorsun" lafının bize eski, güzel günlerin hatırası olarak kalmasına yol açan, ev hanımlarının ise bıktık kül temizlemekten diye yakındığı ama benim deniz kumuna benzettiğim külü toplayıp toplayıp avuçlarımdan akıttığım ve bu sayede gülümsediğim, kırmızı şeritli, dışarıdan merdivenli, ince ve belki de zarif, üretim parçası  ...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:21 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|