eskiden sık yaptığım bir şeydi. akşamdan en yavaş giden trene binerdim ki bu anadolu ekspresi olurdu, sabah istanbuldasın, kadıköyde sahilde -eskiden hasır denilirdi şimdilerde belki değişmiştir- kahvaltı edilir, bir iki turlanır, karşıya beyoğluna geçilir, iki dolaşılır, bol midye tava yenir, üç dolaşılır, saray muhalebicisinde tatlı yeni, karşıya geçilir, trene binilir ve eve dönülürdü.
tren ile yolculuk en sevdiğim yolculuk tipi. mis gibi, takada tukada sesler eşliğinde etrafı seyrederek yolculuk yapmak, gündüzleri tabi, bu yüzden otobüsle 3 saat süren yolu trenle 5 saatte giderdim. günlerce hiç inmeden gidebilirim.
her zaman gece yolculuğu olmasa da bu günü birlik şeklindeki yolculuklarım çoktu, kahvaltıya gider akşam yemeğini evimde yerdim. (ya galiba ben yemek için fizana kadar giderim dersem inanmayın, muhabbeti hoş olur, gittiğin yerde bir merhaba diyebileceğin biri de varsa, ara sıra da tekil kişi yaşamaktan çıkmak lazım dimi

)
şimdilerde tren yoluna uzağım, ama gece bin ertesi gece geri dön olayını hala yaparım, eskisi kadar sık olmasa da, özlem duydum şimdi tren yolculuğuna

tavsiye ederim her gezerayağa