Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Sanatoryum > Medresetul Lugat

Medresetul Lugat Forumun şuursuz sözlüğü...


Tek Tekçi

Medresetul Lugat içerisinde Tek Tekçi konusu: Tek Tekçi Meyhanesi Kimilerinin "koltuk meyhanesi" diye de bildiği ve sayıları hızla azalan alkol yükleme istasyonlarıydı "tek tekçi meyhaneleri": Oturma teşkilatının pek olmadığı, birahane tezgahı gibi şeylere dirseğini (koltuğunu) yaslayıp ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 14-12-2007, 01:13
fenasi fenasi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Standart Tek Tekçi

Tek Tekçi Meyhanesi


Kimilerinin "koltuk meyhanesi" diye de bildiği ve sayıları hızla azalan alkol yükleme istasyonlarıydı "tek tekçi meyhaneleri": Oturma teşkilatının pek olmadığı, birahane tezgahı gibi şeylere dirseğini (koltuğunu) yaslayıp ayakta takılarak, bir iki tek atıp işine gücüne geri döndüğün yerlerdi...

Şimdilerde Galatasaray'da Pano Şarapevi denilen yer mesela, 1994 Temmuzu'nda kapanmadan önce, yine Pano adıyla bilinen böyle bir meyhaneydi... İçeri girdiğinde, eski bir gazetenin yarım sayfasını yırtarak, bir su bardağıyla birlikte önüne koyarlar, böylece sana "servis açmış" olurlardı...

En çarpıcı özellikleri 24 saat açık olmalarıydı. Sabahın altı buçuğu gibi absürd bir saatte açık tekel bayisi aramak gibi ihtiyaçlara karşı bire bir ilaç mekanlardı...

Müşterilerinin çoğu erkekti tabii, ama tek tük de olsa 40 - 50 yaş üzeri kadınlara da rastlanırdı... Mesela Pano'daki müdavim bir teyze, "Evladım, biliyor musun, ben falanca şairin / filanca yönetmenin eski sevgilisiyim" diyerek sana her gün başka bir hikaye anlatır, bu muhabbetin karşılığında da kendisine bir içki ısmarlamanı beklerdi...

Bir de Tünel'den aşağı inen Yüksekkaldırım'da, hem de caminin karşısında, öyle bir yer vardı ki, "Özgün Mekan Tasarım Nobeli" gibi bir ödülü hak ederdi kesinlikle: İlk bakışta, marangozların ve pulcuların arasına sıkışmış sıradan küçük bir dükkan gibi görünürdü... Camında "fotokopi çekilir" yazan bir levha asılıydı (içeride gerçekten de bir fotokopi makinesi vardı). Ama dükkanın vitrin tezgahında bir tepsi içinde taze hamsi dururdu (en son 1999'da gittiğimde, camidekiler koku yüzünden izin vermediği için, hamsi tava yerini çiğ köfteli dürüme bırakmıştı gerçi)...
Eğer dükkanın sahibiyle muhabbetin varsa, on metrekarelik bu ön bölmeyi geçip, kilimden bir perdeyle gizlenmiş arka bölmeye geçtiğinde ise, duvara asılmış bir John Wayne posteriyle hemen yanında ceylan resimli başka bir kilim ve yerde küçük plastik beyaz tabureler karşılardı seni...
Akşamları siyahlar giymiş yaşlı rum kadınları gelir, tek hoparlörlü bir kasetçalardan Müzeyyen Senar dinleyip çay bardağıyla rakı içerek şarkı söylerlerdi...

Tabii ki Küçükparmakkapı Sokak'taki Aspava'yı da anmak gerekiyor... Genelde arızalı işsizlerin, geveze emeklilerin ve bira düşkünü çapulcu kabadayı adaylarının takıldığı bu mekanda, sabahın kör bir saatinde bol soğanlı köfte, acılı patates salatası ve bir küçük rakıyı, iki paket Camel parasına içmek mümkündü bundan sekiz dokuz yıl önce... Akşamları Vahan Amca uğrardı mutlaka; duble rakı, şişe bira ve kavundan oluşan fiks mönüsüne davet ederdi her tanıdığını...

Bilerek seçilmiş bir yalnızlığın hem taşıyıcısı hem de sebebi olan alkol yeterince yüklendiğinde, herkes istasyondan ayrılır, evine doğru yalpalayarak süzülürdü... Kimileri de ev yolunda yürürken pusudaki gaspçı çakallara kurban olurdu...

aynadakileke: Tek tekçi meyhaneleri...


Basmane de atölyeye ortağım, Ananfartalar caddesi üzerinde Altınparka doğru giderken solda vardı dükkana yakın, arada kaçardık gelen giden çok olunca, yarım otuzbeşlik ve tek meze ile ayak üstü demlenirdim. Hası mezarlıkbaşından yukarı çıkarken, Agoranın ışıklarını geçince soldaydı, iki ortak çok uzun zamandır ordaydılar. sanırım şimid bir tane kalmış olması lazım İzmir de Basmanede ki tek tekçi meyhane...
Eskiden daha fazlaymış tabii, veysel çıkmazında ki meyhaneler değil tabii benim dediğim ama kemeraltında aralarda varmış...
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 14-12-2007, 01:21
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Standart

İşyerinde muhabbeti geçmişti... Pınarbaşı tarafında var dediler... Bu tür yerlerde ortam çok güzel oluyormuş:
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 14-12-2007, 01:24
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,679
Standart

Fasülye konuluruş kiminde ortaya güveçte nasip olmadı Ben genelde şarapçılarla sabahlardım
__________________
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 14-12-2007, 01:27
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Standart

Pınarbaşı diyorlarsa kesin benim eski ortak açmıştır
Müthiştir, yarım saatte hükümet kurulur, ülke kurtarılır, altılı tutturulur, ayrılanlar kavuşturulur, cüzdanlar çaldırılır, bol bol teselli öğütleri dinlenilir, iki parça patlıcan ve bir parça kabak kızartması ile duble rakı bitirilir vs. vs.
Bildiğim pınarbaşında ki kapanalı çok oldu ama, yenisi açılmış olabilir belki... yada ayakkabıcılarda (ışıkkent) mezarlıkbaşından gitme birisi vardı şimdi hatırladım, tek tek dedikleri o olması lazım galiba...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 14-12-2007, 01:29
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Standart

Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Fasülye konuluruş kiminde ortaya güveçte nasip olmadı Ben genelde şarapçılarla sabahlardım
Eyvallah, bahsettiğim son tek tekçi öyleydi, öğlen yemeğinde çıkan fasulya akşama kadar meze olurdu rakıya...
Kapının önündeki arabaları görseniz şaşardınız...
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 14-12-2007, 13:01
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-10-2007
Nerden: kanserli kent
Mesajlar: 1,685
Standart

Akşamları siyahlar giymiş yaşlı rum kadınları gelir, tek hoparlörlü bir kasetçalardan Müzeyyen Senar dinleyip çay bardağıyla rakı içerek şarkı söylerlerdi...



şu tablo gözümde canladı ben de orada olmak isterdim .
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
tek, tekci

« Ömerağa | Horoz »

Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org