Yaşamdan çıkan, yaşama güç veren düşünce: Anarşizm
DOĞANIN, çeşitliliğini zenginleştirme yönünde bir eğilimi vardır. Doğal döngünün sürmesi noktasında bu eğilim sınırsız olasılıklar sağlar. Doğanın izlediği tek bir yol yoktur. Dallanıp budaklanan yollar, yaşamın kendisini sürdürmesi için her zaman açık bir kapı bulmasını sağlar.
İnsanoğlu da kendisi için tarihin başlangıcından bugüne gelene dek doğal akış içinde izleyeceği yollar bulmuştur. Bu sınırsız olasılıkların yarattığı belirsizlik, bugün iktidar zihniyetiyle üzerine yüklenen olumsuz anlama rağmen, belki de insanlığın bugün varlığını sürdürmesi için gereken olasılıkları yaratmıştır. Bookchin insanlığın nesilden nesile aktardığı iki köklü miras tanımlar. Özgürlük ve tahakküm mirası. İkisi, iktidarın ortaya çıkışından beri karşı karşıya gelmişlerdir. İktidarın varlığını sürdürebilmesinin tek koşulu olan yaşamı belirleme, doğal akışa yön verme çabasının karşısında, özgürlüğün saflarında yer alanlar tahakkümle mücadelelerinde yaşama destek vermiş ve ondan güç almışlardır.
İktidar, yaşamı gasp eder. Onun akışına set çekerek, durdurarak ele geçirmeye çalışır. İktidar yönelimli tüm düşüncelerin sistemler oluşturması, onların sınırsız olasılıklarla dolu yaşamın belirsizliğine olan korkularından kaynaklanır. Belirlenmedik hiçbir şey bırakmak istemezler. Yaşamı “açıklamak” için onu kendi sistemlerinin içine hapsederler. Yaratmaya çalıştıkları ve yarattıkları toplumlarda da çeşitlilik farklılıklar mümkün olduğunca törpülenir.
Doğal akışı en iyi kavrayan ve özgürlük mirasını büyüterek geleceğe taşıyan, anarşizm düşüncesi olmuştur. Fikri, yaşamın kendisinden oluşturur. Yaşamı anlama çabası ve yöntemi, onu durdurarak belirleme isteğinden değil, onun içinde insanın yerini anlama ve kendi kaderini tayin etme amacından kaynaklanır. Anarşistler insan yapımı yasalara kuşkuyla bakarken “doğa yasası”na güven beslerler. Bu kavrayış anarşizmin özgürlük mücadelesine de yansır. Yaşamı ertelemeden, bugünden özgürlük adına olasılıkları fark edebilmeye, değerlendirebilmeye, artırmaya çabalama tarihi boyunca anarşist mücadelelerde görülür. Yaşamın zenginliği, ona en yakın olan ve gücünü ondan alan anarşizmin düşüncede ve eylemde zenginliğine dönüşmüştür.
Kendilerini yaşamın efendisi ilan edenlerin anlayışları ve müdahaleleri sonucunda insanlık açlık, yoksulluk, savaşlar cenderesinde sıkışıyor, ekolojik dengeler altüst oluyor, her geçen gün birçok canlı türü yok oluyor. İktidarların varlıklarının idamesi, egemenliklerinin tüm dünyaya yayılması adına yaşamı kontrol altında tutma arzuları doğa ve insanlık için gidilebilecek yolları sınırlandırarak yok oluşun çıkmazına sürüklüyor.
Yaşamın amacı yaşamın kendisidir. Onu durdurarak, hapsederek belirlemeye çalışanlara karşı özgürlük mücadelesi vermek aynı zamanda bir yaşam mücadelesidir. Anarşizm özgürlük ve yaşam için verilen mücadeledir.
Murat Düzenli
Özgür Hayat'ın 18 Ocak 2005 tarihli 60. sayısında yayımlanmıştır.

fuck the system!
|