Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları


Affedersiniz Her Şey Tamamen Ortada

Köşe Yazıları içerisinde Affedersiniz Her Şey Tamamen Ortada konusu: AFFEDERSİNİZ HER ŞEY TAMAMEN ORTADA " Gazetelerinizin baş köşelerinde bu toplumun ahlak değerleriyle tamamen ters düşen çırılçıplak kadın resimlerini siz basıyorsunuz, affedersiniz ilavelerinde her şey tamamen ortada, ne yapıldı, hangi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 18-02-2008, 20:47
jezabel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-02-2007
Nerden: ANKARA
Mesajlar: 82
Standart Affedersiniz Her Şey Tamamen Ortada

AFFEDERSİNİZ HER ŞEY TAMAMEN ORTADA

"Gazetelerinizin baş köşelerinde bu toplumun ahlak değerleriyle tamamen ters düşen çırılçıplak kadın resimlerini siz basıyorsunuz, affedersiniz ilavelerinde her şey tamamen ortada, ne yapıldı, hangi müdahale yapıldı?"

Bu sözleri Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı söyledi.
Ve benim şaşkınlığım başbakanın tutuculuğuna değil.
Benim şaşkınlığım, öncelikle başbakanın gazetelerin başköşesinde gördüğü o fotoğrafları çırılçıplak kadın resimleri zannetmesinde.
İlavelerde de 'her şey tamamen ortada'ymış...
Başbakan şaka yapmıyorsa durum hakikaten vahim demektir.
Çünkü Başbakan'ın çırılçıplak kadın resimleri zannettiği bütün fotoğraflar, dünyanın bütün gazetelerinin magazin-yaşam eklerinde yayınlanan türden fotoğraflar.
Ve bizim gözlerimiz de o fotoğraflara bakıyor ve 'affedersiniz ilavelerde her şey tamamen ortada' bir durum göremiyor.

Başbakan görüyor.
Buraya bir nokta koyalım ve başbakanın bu tarihi cümlesinin ardında neler olduğuna bakalım.
Farzedelim ki, başbakanın gazetelerin baş köşesinde çırılçıplak kadın resmi gördüğü iddiası doğru olsun.
O vakit, çırılçıplak kadın resimleri ve 'affedersiniz her şey tamamen ortada' durumları dünyanın her ülkesinde sınırlanmıştır.
Laik, seküler, dinci, şeriatçı her ülkede bu tür fotoğraflar ana medyalarda yayınlanmaz.
Ama başbakana göre bizde yayınlanıyor.
Ne diyor başbakan?
'...affedersiniz, her şey tamamen ortada. Ne yapıldı, hangi müdahale yapıldı?'
İlginç değil mi?
Eğer 'affedersiniz her şey tamamen ortada' ise Başbakan'ın bu duruma müdahale etmesi gerekmez mi?
Üstelik muhafazakar bir Başbakan'ın, derhal müdahale etmesi gerekmez mi?
Diyelim başbakanın söyledikleri doğru...
'...affedersiniz her şey tamamen ortada' ve başbakan buna ses çıkartmıyor.
Niye böyle yapıyor dersiniz?

Kendisi türban mücadelesi yaparken, acaba o magazin eklerinden gördüğü ve çıplak zannettiği kadın fotoğraflarının yayınına izin vermeyi laiklik zannediyor olabilir mi?
Ya da laiklerin çıplak kadın fotoğraflarına meraklı olduğunu düşünüyor olabilir mi?
Yani çıplak kadın fotoğraflarının yayınlanıyor olmasının türban serbestisini meşrulaştıracağını mı düşünüyor sizce?

Olabilir.
Ve buradan açıkça ifade etmeliyim ki, başbakan çok yanılıyor...
Çünkü, affedersiniz laikler çıplak kadın resimlerine ve boyalı magazin dünyasına pek meraklı değildir.
Örneğin, başbakanı en sert şekilde eleştiren laikliğin kalesi Cumhuriyet gazetesinde biraz olsun açık kadın fotoğrafı ve magazin naneleri yayınlanmaz.
Ama, başbakana oy veren yüzde 47 arasında bu gazeteyi okuyan yoktur.
Başbakana oy veren yüzde 47 arasında Yeni Şafak, Star, Vakit gibi AKP medyasını okuyanlar vardır. Ama onların bu yüzde
47 içindeki oranı da, yüzde 47'nin yüzde birini geçmez.
Demek ki neymiş?

Bizim zamanında TELEVOLE BİR AKP MEDENİYETİDİR tezimizi başbakan bu 'çıplak zannettiği kadın' fotoğralarına göz yumarak doğruluyormuş.
Çünkü, kendisine oy veren o yüzde 47 başbakanın baş köşelerinde 'çıplak kadın' olduğunu zannettiği fotoğrafların yayınlandığı gazeteleri okuyor.
Başbakan da buna öfkeleniyor ya...
Ama elden ne gelir... Bir müdahale yapılamıyor.
'Affedersiniz her şey tamamen ortada...'


atılgan bayar


kendi düşmanınızı aramalısınız,,
kendi savaşınızı yapmalısınız ve kendi düşünceleriniz uğruna!!
ve şayet yenilirse düşünceleriniz,,
yinede dürüstlüğünüz zafer naraları atmalı bunun için..


F.W. NİETZSCHE
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 19-02-2008, 08:43
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,076
Metindeki -son dönem okuduğum birçok köşe yazarında da- temel yanlış "laiklik x türbana evet diyenler"i iki ayrı «cephe» olarak alması bana göre, Habertürk tayfasının yaygın söylemi de hatası da bu, «laiklik» de içi ivedi boşaltılan kavramlardan olmaya aday, oysa içi doldurulana kadar yüz yıllaca mücadele verdi insan soyu...
Vurgulanmak istenen gazete ve eklerinde erotik kadın fotoğrafları yayımlanıyor da kimse bir şey demiyor gafı üzerinden olmuş ki, ileride yayın yasaklarının dillendirilebileceğine delâlet. İran'daki bir kadın dergisi; editörü ne kadar ilgi çekmemek ve kapatılmamak için kadınları yalnızca sağlık, kadın hakları ve pratik bilgiler hususunda bilgilendirerek yayın yapmasına rağmen "müstehcen" içerikten ötürü kapatıldı yenicek, üstelik editörü de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Türkiye'yi İranlaştırmak bana uzak bir kaygı olarak görünüyor belki ama hep söylüyorum, Türkiye'deki İslamı da Müslamanlaştırmaları zor olacak, ki temel niyetin bu olduğunu dahi sanmıyorum. Lakin sonunu güzel bağlamış, Başbakan'ın gafları üzerinden köşe yazarları daha çok nemalanacak gibi...

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda Jezabel...?
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 19-02-2008, 10:41
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Site katibesi
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 2,972
Başbakanın enteresan söylemeleri var bu konularda canım) 15.02.2008 tarihli radikal gazetesinde Türker Alkan'ın bir yazısı vardı..
çizilesi insan başbakan "öfke bir hitabet sanatıdır" demiş.Buyrun burdan yakalım..
ataları direkt olarak hiçe saymış bir de, pek bozuldum doğrusu, kaç zararla oturacağının hesabını yapmış ve sonuç lehine çıkmış olmalı ki bu sözü sarfeyleyebilmiş helal olsun efenim ne diyeyim...

ilgililere yazının linki
Radikal-çevrimiçi / Türkiye / Öfke sanatkârı

adam ne dese ben gülüyorum. son gülen iyi güler durumumu söz konusu olabilir mi acaba...


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 19-02-2008, 21:44
jezabel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-02-2007
Nerden: ANKARA
Mesajlar: 82
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Metindeki -son dönem okuduğum birçok köşe yazarında da- temel yanlış "laiklik x türbana evet diyenler"i iki ayrı «cephe» olarak alması bana göre, Habertürk tayfasının yaygın söylemi de hatası da bu, «laiklik» de içi ivedi boşaltılan kavramlardan olmaya aday, oysa içi doldurulana kadar yüz yıllaca mücadele verdi insan soyu...
Vurgulanmak istenen gazete ve eklerinde erotik kadın fotoğrafları yayımlanıyor da kimse bir şey demiyor gafı üzerinden olmuş ki, ileride yayın yasaklarının dillendirilebileceğine delâlet. İran'daki bir kadın dergisi; editörü ne kadar ilgi çekmemek ve kapatılmamak için kadınları yalnızca sağlık, kadın hakları ve pratik bilgiler hususunda bilgilendirerek yayın yapmasına rağmen "müstehcen" içerikten ötürü kapatıldı yenicek, üstelik editörü de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Türkiye'yi İranlaştırmak bana uzak bir kaygı olarak görünüyor belki ama hep söylüyorum, Türkiye'deki İslamı da Müslamanlaştırmaları zor olacak, ki temel niyetin bu olduğunu dahi sanmıyorum. Lakin sonunu güzel bağlamış, Başbakan'ın gafları üzerinden köşe yazarları daha çok nemalanacak gibi...

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda Jezabel...?

evet sanırım haklısınız sn.maria laikliği bence tüm medya kuruluşları ''kavram '' halinde yorumluyolar..... yazıdada ''başbakanın gazetede çıplak kadın fotoğrafı görmesini laiklik sanması'' şeklindeki söylemde bunlardan biri sanırım..laiklik tam anlamı bilinmeden yorumlanınca zedeleniyo bence... tv de çok konuşmada gördüm bunu gerek gazeteci gerek siyasetçi olarak hepsi laikliği elle tutulur bişey olarak bahsetmesi gibi.. ama yazıyı genel hatlarıyla incelersek başbakanın konuşmaları gelecekte neler olacağınıda vurguluyo aslında.. herşeyi yavaş yavaş emin adımlarla yapıyo bu türbandada böyle olmadımı zaten türban gündemi tepkili olunca ortaya çenealtı formülünü atarak yumuşatmaya çalıştı.. Ki gelecekte çarşaf olayına zemin hazırlıyor yani üstü kapalı isteklerini rahatça yapıyo..ama evdeki hesap çarşıya uymamışki çenealtı formülü türban yandaşlarını sinirlendirince böyle bir konuşma yapmış olacak yani aslında yine hedefini ulaşmaya çalışıyo...

Bence de türkiye yi iranlaştırmak düşüncesi çok sert olur.böyle bişeyde yapamazlar zaten.. amaç zaten ılımlı şeriatzm yani şeriatın hakim olduğu bazı değerleri unutturarak birtakım kişilerin baskısıyla diyim kendi düşüncelerini rahatça uygulatabilecekleri bi ülke yaratmak belki de iranlaştırmak dedikleride bu olsa gerek...


kendi düşmanınızı aramalısınız,,
kendi savaşınızı yapmalısınız ve kendi düşünceleriniz uğruna!!
ve şayet yenilirse düşünceleriniz,,
yinede dürüstlüğünüz zafer naraları atmalı bunun için..


F.W. NİETZSCHE
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:15 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org