Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları


Hilmi Yavuz'dan kültür-sanat ve Yağmurdereli yorumu

Köşe Yazıları içerisinde Hilmi Yavuz'dan kültür-sanat ve Yağmurdereli yorumu konusu: Kültür ve sanata, Yağmurdereli'ye ve partilere dair şikâyetname Geçtiğimiz hafta perşembe akşamı, Abbas Güçlü'nün, bu defa Marmara Üniversitesi'nde düzenlediği 'Genç Bakış' programını, ne yalan söyleyeyim, AKP hesabına üzülerek, dahası, öteki ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 02-01-2008, 21:57
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
Smile Hilmi Yavuz'dan kültür-sanat ve Yağmurdereli yorumu

Kültür ve sanata, Yağmurdereli'ye ve partilere dair şikâyetname


Geçtiğimiz hafta perşembe akşamı, Abbas Güçlü'nün, bu defa Marmara Üniversitesi'nde düzenlediği 'Genç Bakış' programını, ne yalan söyleyeyim, AKP hesabına üzülerek, dahası, öteki siyasi partiler adına da utanarak izledim.

Siyasi partilerin sanat ve kültür politikalarının tartışıldığı bu programa Fikri Sağlar, Berhan Şimşek ve Osman Yağmurdereli katılmışlardı. Hemen söylemeliyim: Maalesef hiçbiri, ciddi ve muhtevalı bir entelektüel duruş sergilemedi. Fikri Sağlar, sıradan sözler etti; Berhan Şimşek, kaba deyişle, nutuk attı; Osman Yağmurdereli ise hiçbir şey söyleyemedi. Hele programın sonuna doğru Fazıl Say'ın canlı yayına bağlanıp Yağmurdereli'ye yönelttiği eleştiriler karşısında, sayın AKP milletvekilinin acziyeti, yürekler acısıydı!

Bu durumda iki ihtimal var: Ya siyasi partiler SHP, CHP ve AKP, kültür ve sanat meselelerine i'rabta mahalli yok, nazarıyla bakıyorlar ya da hakikaten bu meseleler üzerinde ehliyetle konuşabilecek insan kaynaklarına sahip değiller. Aslında, ikinci ihtimali, birinciye irca edebiliriz. Eğer önem verselerdi, o zaman daha başından, kadrolarını entelektüel ağırlığı olan ehil ve donanımlı insanlarla takviye ihtiyacını hissederlerdi elbet...

Demek ki, siyasi partilerimizin Meclis gruplarında (belki de sadece 'Meclis grupları'nda değil de, tüm kadrolarında!), 'entelektüel' kimliklere raslanmıyor. Peşinen belirteyim: Bazı kötüniyetliler, 'Hilmi Yavuz, Milletvekilliği bekledi herhalde! O nedenle böyle konuşuyor!' diyebilirler. Doğaldır;-düşmanımız çok çünkü! Ama peşinen belirteyim ki, Süleyman Bey'in o ünlü deyişiyle, 'gendim için bi şey istiyorsam, namerdim!' Şaka bir yana: Yaşı 70'i geçmiş, bugüne kadar, gençlik yılları dışında, dün ve bugün Türkiye'de yapıldığı biçimiyle siyasetle ilgilenmemiş; hiçbir siyasi partiye üye olmamış biriyim ben. Bu yaştan sonra milletvekilliği peşinde mi koşacağım! Bugüne kadar hiçbir iktidardan (siyasi veya gayrısiyasi!), hiçbir bağlamda sayeban olmadım;- olmam da! Ben burada sadece, siyasi partilerimizin bu manada, hal-i pür melal'ini sergilemek istiyorum.

Evet, Meclis'te entelektüel yok! Bu, böyle! Hele AKP'nin Osman Yağmurdereli'yi görevlendirmesine ne demelidir? Eğer teklif, Abbas Güçlü'den geldiyse, Osman Yağmurdereli, Parti'nin üst kademelerini haberdar etmiş midir? Etmemişse, bu cesareti nereden buluyor? Sayın Başbakan'ın Parti'ye, Meclis Grubu'na, Bürokrasi'ye ilişkin her şeyden haberdar edilmek istediğini işitiyoruz. Yağmurdereli'nin 'Genç Bakış'ta Parti'yi temsil etmesine izin verdiyse, va hayfa! Ne günlere kaldık!
Sayın Başbakan'ın, hükümet işlerini, daha çok yakın çalışma arkadaşları olan danışmanlarıyla yürüttüğü de söyleniyor. Niçin bir Sanat ve Kültür danışmanı yok? Yok, çünkü sadece AKP değil, Türkiye'deki bütün büyük siyasi partiler, Türkiye'nin meselelerini, sadece siyasi ve ekonomik meselelerden ibaret görmektedirler de ondan! Bu gidişle, arada (ama, böyle giderse, sıklıkla!), kamuoyu nezdinde itibar kaybına uğrayacakları alanların başında, sanat ve kültür meseleleri gelecektir. 'Genç Bakış' programında AKP, bana sorarsanız, çok kötü bir gol yemiştir. Düşünün: Marmara Üniversitesi gibi seçkin bir üniversitenin öğretmen ve öğrenci topluluğu karşısında, hele canlı yayınla milyonlarca insanın izlediği bir programda, zavallı bir duruma düşmek ne demektir;- varın, siz hesap edin!

Sayın Cumhurbaşkanı'nın, zarif bir nezaket göstererek Türk entelijansiyası ile tanışma ve görüşme toplantıları düzenlemesini olumlu bir başlangıç sayabilir miyiz? Saysak bile, bu kadarı yeterli midir? Hiç sanmıyorum. Bir defa daha belirteyim: Türkiye'yi yönetenler, hangi siyasi partiden olursa olsunlar, Türkiye'nin meselelerini entelektüel boyutlarıyla da görme refleksi kazanmadıkça, hiç tahmin etmedikleri pozisyonlardan gol yemeye devam edeceklerdir;- Fazıl Say örneğinde olduğu gibi...
Hamiş: Sevgili okurlarım, yeni yılınız, Yunus Emre'nin dediği gibi, 'sağlık, safalık ile' geçsin. (H.Y)
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 03-01-2008, 02:42
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
"Birileri" diye bahsettiği de İsmet Özel. Tut birini vur ötekini misali.
Hilmi Yavuz Efendiler ne demişler özetle; Akp'nin kültür-sanat alanında temsilî olarak yolladığı bir Yağmurdereli mi kalmıştır kala kala, bir de eklemiş "mecliste entelektüel yok"...Bunu da kendisini entelektüel sayarak söylemiştir olsa olsa. Yukarıdaki tesbitleri yerinde velakin aynı programı ben de izledim ve Say'ın gol atmasını bırakınız, terbiyesizlik ve nezaketsizlik sınırlarını ziyadesiyle zorlamasını işittim. Hiçbir eleştirel yaklaşımı olmadığı gibi öğrencilerden -ki güzel sanatlar fakültesindeydi program- gelen alkışın coşkusuyla abuk subuk popülist hakaretamiz sözler sarf edip ayrıldı telefondan. Say'ın "kızımı da alıp gitmeyi düşünüyorum" söylemini ne denli anlamaya ve başka bir derinlikten bakmaya çalıştıysam da sloganik söylemlerinin de tamamını kabullendiğim gibi bir anlam çıkmasın.

Gol atmaca ya da yemece olmadı, çok cılız, hayli saçma sapan bir programdı, sürekli kesildi, sürekli provake edildi, ve Yağmurdereli hakarete uğradı.
Yukarıdan bir yerlerden naif olmalarına dair muhakkak bir söylem almışlar gibi AKP'lilerin de bu sakin tavırları midemi bulandırıyor ama ne yazık ki kitleler üzerinde kazanan onlar oluyor. Tüm bu yerler benim babamın edasıyla caka satan elitistler değil.

Hilmi Yavuz, Yavuz Hilmi hakikaten son derece gülünç söylemlerde bulunuyor bazen. İsmet Özel çok şaşkın cenahlarda endam göstermiştir velakin Hilmi Yavuz gibi divan sapkını kötü bir şiir yazıcısının da, İsmet Özel'in şairliğinin yakınından geçme şansı yoktur, kaldı ki bir de Özel'i kötü şair olarak adletsin.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hilmi, yavuzdan, kultursanat, yagmurdereli, yorumu


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hilmi Yavuz'dan yeni şiir kitabı: Kayboluş Şiirleri High Hopes Edebi Mevzular 1 22-12-2007 19:15
üstün dökmenin çok güzel bir yorumu yas Köşe Yazıları 4 13-11-2007 22:36
Bir Şebnem Ferah yorumu osslem Müzikal Enfeksiyon 7 05-10-2007 23:14
popüler kültür!!! gordion Tartışmak İstiyorum 9 03-06-2007 17:41


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:02 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org