|
|
Ahlak ve Dincilik... (İlhan Selçuk)Köşe Yazıları içerisinde Ahlak ve Dincilik... (İlhan Selçuk) konusu: Ahlak ve Dincilik...
Günümüzde garipsenecek, yadırganacak, belki de küçümsenecek çoktan unutulmuş bir sözcük:
- Ahlak!..
Sözcüğün hukukla ve dinle akrabalığı, hısımlığı, kan bağı var; ama, hele iki binli yıllarda kıymet-i ...

12-02-2007, 19:32
|
 |
Atatürkiye..
|
|
Üyelik Tarihi: 05-02-2007
Yaş: 17
Mesajlar: 91
|
|
Ahlak ve Dincilik... (İlhan Selçuk)
Ahlak ve Dincilik...
Günümüzde garipsenecek, yadırganacak, belki de küçümsenecek çoktan unutulmuş bir sözcük:
- Ahlak!..
Sözcüğün hukukla ve dinle akrabalığı, hısımlığı, kan bağı var; ama, hele iki binli yıllarda kıymet-i harbiyesi kalmadı...
Türkiye'de gazeteciliğin süper magazine şartlandığı günümüzde medya ahlak kavramını çoktan aforoz etti...
"Utanma da kalmadı" diyebilir miyiz?..
Ahlak..
Ar..
Hayâ..
Namus..
Bir toplumda insan yaşamı ve ilişkilerini düzenleyip değerlendiren ortak şecereden kavramlar toplamında toptan bir yıkım başlamışsa korkulur...
Tarihte bu yıkıma örnek diye gösterilen en ünlü ülke neresi?..
Bizans!..
Peki, Bizans neresi?..
*
Bizde magazin gazeteciliği ahlaksızlık meşherine dönüştü... Toplumun ahlak anlayışına kökünden ters düşen binbir çeşit olay eğlencelik, leblebi, çekirdek sayılıyor...
Ama, son günlerde daha dehşet verici haberler ortalığı bastırmaya başladı...
Söz gelimi okullarda "taciz" ve "tecavüz" olayları...
Nereden çıktı bu ahlaksızlık eylemleri?..
Allahaşkına çocuklarımıza neler oldu?..
*
Yolsuzluk..
Rüşvet..
Hırsızlık..
Sahtekârlık gırla..
Artık devlet kesimini saran ahlaka aykırı eylemleri vukuat-ı adiyeden sayıyoruz, hem hukuk kuralına göre suç, hem din açısından yasak "fiiller" her gün gazete sayfalarında boy gösteriyorlar...
Niçin ve neden birdenbire çoğaldı bu tür ahlaksızlıklar?..
*
Adam suç mu işlemiş?..
Dosyası var..
Adam sanık sandalyesinde..
Ama milletvekili dokunulmazlığı olduğu için davası görülemiyor..
Adam diyor ki:
- Ben cumhurbaşkanı olacağım!..
Peki, bu ahlaka uygun davranış mı?..
Yoksa ahlaksızlık mı?..
Bu nasıl iş?..
Bu ahlak dışı girişime karşı toplum ahlakının yaptırımı nerede?..
*
Son yıllarda ahlaksızlık toplum yaşamında bir patlama yaptı!..
İslamcılık da bir patlama yaptı...
Dincilik infilak etti...
Ne demek bu?..
Gerçek Müslümanlığın yoğunlaştığı bir toplumda ahlaksızlık artar mı, yoğunlaşır mı, çoğalır mı, salgınlaşır mı, doğallaşır mı?..
Çürüyen Bizans'a dönüştük...
*
Çürüyen Bizans için şu çarpıcı öykü anlatılır: Osmanlı İstanbul'u sarmış, şehir ha düştü ha düşecek, ama, kiliselerde papazlar neyi tartışıyorlar:
- Meleklerin kanatları var mı, yok mu?..
Yaşadığımız ülkede devletin Milli İstihbarat Örgütü bile açıklama yapmak zorunda kalıyor:
- Tehlikedeyiz!..
Peki, İslamcılığın ortalığı bunca sardığı şu dönemde dinciler neyi tartışıyorlar?..
*
Ülkede dincilik iktidara geçti...
Ahlaksızlık da yoğunlaştı...
Bu ikisi arasındaki bağı kördüğüme dönüştüren çıkar ortaklığı elle tutulur, gözle görülür yoğunlukta!.. İslamcılık köşeyi dönmek için Müslümanlığı kullanmakta birebir...
Ahlaksızlık dincilikle özdeşleşti vesselam...
İlhan Selçuk (Cumhuriyet, 11.01.2007)
|

10-10-2007, 14:57
|
|
kim bilir
|
|
Üyelik Tarihi: 23-09-2007
Nerden: Rize
Mesajlar: 69
|
|
|
hala klavuz arayanların dikkatine: görünen köy!..

sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
|

10-10-2007, 15:17
|
 |
sıtkı sıyrılmış inat yara
|
|
Üyelik Tarihi: 25-09-2007
Nerden: ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 276
|
|
|
üstüne bir şey yazmak isteyeceğim bir yazı değil. çünkü gayet açık ve net "Ahlaksızlık dincilikle özdeşleşti vesselam..."
|

10-10-2007, 17:45
|
|
|
"Din halkın metafizğidir" (Schopenhauer)
Tüm dinlerde ahlak başat bir role sahiptir. "Ahlak, Din'in özüdür" derler. Schopenhauer'in çok çok sevdiğim bir sözünü almak isterim buraya: "Dinler ahlaki meziyetleri över, zihinsel meziyetleri değil." Peki ya zihinsel meziyetlere dayanan bir ahlakı, dinde bu ahlakı bulabilir miyiz? Bunu kitlelerde, yığınlarda pek bulamayız. Tarihin her sınıflı toplumunda teolojiye dayanan bir ahlak, dinlerin ahlak felsefesini yapmak genellikle toplumların orta kesiminden çıkacak elit, kültürlü insanlara kalmıştır; ve elbette ki bunlar da sayıca azınlıktadır. Kaba bir tahlille: Yukarıdakiler zamanlarını ve enerjilerini sahip olduklarını korumaya, arttırmaya yönelik politikilar, ideolojiler üretip denetimi/kontrolü ellerinde tutmaya çalışır. Aşağıdaki büyük çoğunluk ise maddi sefaletine koşut manevi sefaleti ile yukarıdakilere çalışır. Dinlerin 'kuramsal'(!) yapısını çözümlemek orta kesimin tasarrufuna kalır.(A. Smith'e göre sınıf dahi sayılamayacak sınıfın: zira ne toplumsal araçların mülkiyetine sahiptirler; ne de emekçilerdir. Örneğin çağımız sınıflı toplumundan örnek verirsek hiçbir zorunlu üretim biçimine girmeyecek, sadece kapitalizm için zorunlu olan meslekler: bankacıdır örneğin, onun çocuğudur veya iyi bir eğitim alan... bunlar küçük burjuvalardır ve her konuda olduğu gibi din konusunda da kendini eğitmede en avantajlı olanlardır)
Ve 'orta kesim' haykırır acıyla -hem tüm sınıflı toplum tarihi boyunca: "Bu Din'de anlatılan ahlaki kurallar, tavsiyeler ile uygulamada olan çelişiyor!" Anadolu ozanı şiirler düzer, saray aristokrasisine karşı; Hint sefili de rahiplerin ikiyüzlülüğünü bulup çıkarır ve hemen serpiştiriverir şiirimsilerinin içine; yükselen burjuvazinin romantiklerinden büyük William Blake kafasında mahfedemez, tümüyle olumsuzlayamaz cehennemi, şeytanı -çünkü iyiyi kilise olarak almıştır bir kez ön-bilincinin kuytuluklarına...Ve bu öykü hep devam eder, farklı biçimlenişlerinde. Koşulları dar, sığ şeylerdir nitelikçe, aynı yollara saparlar farklı renklerde, aynı sonuçlara bağlarlar: "İyi de dindar insan, ikiyüzlülükler yapıyorsun sen!" derler, en kötü ozanından usta gazetecilerine (yukarıda İlhan Selçuk) dek tümü; deterministik bir yozluk, irili ufaklı beyinlerin haklı yüreklerinde isyanlarla sürer gider.
Din bir toplum örgütleniş biçimidir, özce de ideolojisidir. Onun eylem yanına bakmak gerekir; din kültürüne, dinin yaşanışına. Toplumu örgütlemek, şekillendirmek, kontrol etmek için kullanılır; işlevine bakmak gerekir daha çok; ve daha çok da ihmal edilen budur. Genel olana, ilkelere bakılıp ondan çıkarsanmaz falan özel koşulun falan özel koşulu; ilkelerden, kuramlardan değil tek tek olgulardan, olaylardan ulaşılmak istenir vargılara. Aslında ikinci yol, tek tek olgulardan... yola çıkmak zordur; ama sonucu görebilirseniz ikinci yoldan da bulabilirsiniz -iş doğru vargılara ulaşmakta ne de olsa:
"Türkiye'de din görevlisi 87 bin. Cami sayısı 77 bin. Her 345 kişiye bir cami düşüyor: Halen 1140 caminin inşaatı devam etmekte...82 ilde Diyanet'e bağlı toplam 3852 Kur'an kursu var. Ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi 1.2 milyar YTL (yani 1 katrilyon 209 trilyon lira). Bu para; İçişleri Bakanlığı bütçesinin 1.5 misli, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı bütçelerinin 2 misli, Sanayi Bakanlığının 4, Çevre Bakanlığının 3 misli daha fazla..."
(Bu alıntı, köşe yazarı Necati Doğru'nun 20 nisan 2007 tarihli "Malatya'da jöleli cellat muamması" adlı yazısından yapılmıştır)
|

10-10-2007, 19:46
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Mesajlar: 32
|
|
|
'Herşey dinin yanında: vahiy,kehanetler,hükümetin koruması,en yüksek değer ve tanınmışlık...ve hepsinden öte, doktrinlerini çocukluğun körpe çağında zihne kazıma, dolayısıyla neredeyse doğuştan gelen fikirler gibi görülmelerini sağlama şeklindeki paha biçilmez ayrıcalık.' Schopenhauer
Ve bu öyle bir ayrıcalıktır ki ahlakı, şerefi,sevgiyi,saygıyı..tüm erdemleri dindışı düşünemememiz öğretilmiş henüz körpe çağımızda. İlhan Selçuk ise, cüretkarca ve cesurca günümüz dinciliğinin ahlaksızlıkla özdeşleşmesini gözler önüne sermiş.
|

27-12-2007, 00:08
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
Alıntı:
|
"Türkiye'de din görevlisi 87 bin. Cami sayısı 77 bin. Her 345 kişiye bir cami düşüyor: Halen 1140 caminin inşaatı devam etmekte...82 ilde Diyanet'e bağlı toplam 3852 Kur'an kursu var. Ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesi 1.2 milyar YTL (yani 1 katrilyon 209 trilyon lira). Bu para; İçişleri Bakanlığı bütçesinin 1.5 misli, Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı bütçelerinin 2 misli, Sanayi Bakanlığının 4, Çevre Bakanlığının 3 misli daha fazla..."
|
Kendilerine bu kadar yontan bir zümre dünya tarihinde azdır.
|

18-07-2008, 18:47
|
 |
Secondside
|
|
Üyelik Tarihi: 18-07-2008
Nerden: kütahya
Yaş: 27
Mesajlar: 1
|
|
|
Bana göre herşey ilk etapta eğitim çarkının bozukluğu..İnsanlarımızın üzerine baskı oluşturup artık sadece açlığını giderme eylemini gidermekten başka bir iş yapmamalarının sağlanması. Sonra ortaya çıkan antisosyal kişilikler, sapıkça eylemler gerçekleştiren tipler ve daha nice bozuk kişilikler. Devletin müthiş kozu medya.. İnsanlarımızın önyargı oluşturmada temel aldıkları televizyon haberleri, magazin programları, üst tabaka insanlarının rezillikleri, bunların hepsi bana göre bu ahlak yoksunluğuna etkili. Ve din. Dinin aslında bireysel anlamda benimsenmesinden ziyade, artık toplumda bi statü sahipliği yaratmasından dolayı benimsenme çabaları, insanlarımızın kişilik bozukluğuyla beraber bunları benimsemesi de kör düğüm olmuş bir çıkmaz gibi şekilleniyor. Nitekim bunca çürüklükler beraberinde yarattığı mikroplarla her zaman üstümüzde bir karabulut misali gezinmeye devam ediyor...

"Roma'da ikinci olmaktansa, İtalya'nın herhangi bir köyünde birinci olmayı tercih ederim." Julio Cesar
|

20-07-2008, 23:46
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 6
|
|
|
Dinin yanında olanlar kendiliklerinden mi onun yanında yer alıyorlar sanki. Vahiyler zaten dinin ana temelleri
|

21-07-2008, 01:09
|
 |
Kış Armudu
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Mesajlar: 319
|
|
Kimi sol satar, kimi din satar, kimi sadece çamaşır deterjanı ya da ayakkabı... Vahiyler işin janjanı...
Cep ise sizde, bizde... Hepsi bu 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:51 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|