Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları


Türkiye Kuzey Irak'la görüşmek zorunda...

Köşe Yazıları içerisinde Türkiye Kuzey Irak'la görüşmek zorunda... konusu: PKK'nın kuruluşundan bu yana Türk otoriteleriyle mücadelesinin, ABD ve Türkiye'yle askeri, siyasi ve ekonomik koalisyon içinde bulunan birçok NATO ülkesi için sorun teşkil ettiği sır değildi. PKK, 'Büyük Kürdistan'ın tarihi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 21:08
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 758
Post Türkiye Kuzey Irak'la görüşmek zorunda...

PKK'nın kuruluşundan bu yana Türk otoriteleriyle mücadelesinin, ABD ve Türkiye'yle askeri, siyasi ve ekonomik koalisyon içinde bulunan birçok NATO ülkesi için sorun teşkil ettiği sır değildi. PKK, 'Büyük Kürdistan'ın tarihi haritasında yer alan bölge ülkelerinin 'Kürt dosyası'nı ele alış biçimine yoğunlaşmayı hâlâ reddeden Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi için de tehlike oluşturdu. PKK 1990'lardan bu yana Kürtler arasındaki en büyük güç oldu. Suriyeli Arap aydın Abdurrezzak Ayd'e göre PKK, aşiret-aile kimliğine dayanmayan halkçı bir lider çıkarabilen, eleştiriyi veya diyaloğu reddeden kapalı bir kimlik değil, vatandaşlığın modern anlamını üretebilen tek partiydi.
Osmanlı dönemindeki Kürt, Arap ve Fars isyanlarının veya modern Cumhuriyet döneminde PKK'nınki dışında meydana gelen Kürt ayaklanmalarının ömrü birkaç yılı geçmez. PKK, Öcalan'ın ABD, İsrail, bazı Avrupa ve bölge devletlerinin yanı sıra bazı Kürt güçlerinin de katıldığı uluslararası bir komployla 1999'da tutuklanması sonrasında bile Türk siyasetçileri endişelendiriyor ve sıkıntıya sokuyor.
Kürt liderler ekonomiyi düşündü
ABD'nin örgütle savaşında Türkiye'ye verdiği bütün hizmetler sonrasında Ankara (Türk silahlarının yüzde 80'i Amerikan malı, Türkiye'ye askeri hibeler şeklinde 10 milyar dolar verildi ve Öcalan Ankara'ya teslim edildi), 2003'teki Irak savaşında kuzey cephesinin topraklarından açılmasını reddederek Washington'ı yalnız bıraktı. Bu durum ilişkilerde durgunluk yarattı ve Amerika'nın, Türkiye'nin genel olarak Kuzey Irak'taki Kürt deneyimine ve özelde de sınırdaki PKK varlığına yönelik endişelerini göz ardı etmesine yol açtı. ABD'nin Irak Kürdistanı'na yönelik Türk işgalini engellemesi arka planında, ilişkilerdeki çatlak büyüyor gibi görünüyordu. Fakat 6 Kasım'da gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesi sonrası veriler, yeni gelişmeler yaşandığını gözler önüne serdi.
Öncelikle, ABD müttefiki Türkiye'yi, PKK'yı tek başına nihai olarak tasfiye etmesinin imkânsız olduğuna, örgütün ancak Türkiye, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve Avrupa'nın ablukayı birlikte artırmasıyla ortadan kaldırılabileceğine, korunduğu bölgelere askeri operasyonlar yöneltilebileceğine ve Türkiye'deki Kürt sorunundan böylece uzaklaştırılabileceğine ikna etti. Dolayısıyla, PKK'ya abluka dayatmak için Irak Kürdistanı'ndaki Kürt gerçeğini kabul etmekten ve bölgeden yardım istemekten kaçış yok. Irak Kürdistanı'nı hedef alan her
plan başarısızlıkla sonuçlanacak.
İkincisi, görünen o ki Irak Kürdistanı'ndaki Kürt liderler açısından ilişkileri doğallaştırma konusu baskın geldi. Kürt-Kürt savaşına dönmeyi ve PKK'yla Türklerin isteği doğrultusunda çatışmaya girmeyi reddeden bütün açıklamaların, Türkiye'nin Irak Kürtlerinin kurduğu oluşumu tanımasını ve Kuzey Irak'la Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin korunmasını amaçlayan milliyetçi söylemlerden ibaret olduğu açıkça görüldü. PKK Iraklı Kürtlerin çıkarlarının 'kurbanlık koyun'u oldu. Parlamento seçimlerine katılan Irak partisi Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi'nin yasaklanmasıyla bu yeni durumun işaretleri görülmeye başladı. Bunun yanı sıra Kürt Bölgesel Yönetimi PKK'ya yönelik ablukayı daraltma amaçlı başka önlemler aldı. Kandil Dağı'nın sınır bölgelerine binlerce peşmerge yerleştirildi ve Kandil'e giden yollar kapatıldı.
Görünen o ki Amerikalılar, Iraklı Kürtler ve Türkler, Türkiye ve Irak'taki PKK'nın askeri ve siyasi olarak hedef alınmasında anlaştı. Senaryo PKK'ya ve Türkiye'deki siyasi türevlerine alternatif bir siyasi durum yaratmak amacıyla, Türkiye meclisinde 21 milletvekili bulunan DTP'nin kapatılmasını, bazı Iraklı Kürtlerin nüfuzundan yararlanılmasını öngörüyor. Zira AKP'nin bazı Kürt kökenli milletvekillerinin Irak'taki Kürt liderlerle ilişkileri var. Paris'teki Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezal söylentilere göre, bazı milletvekilleriyle PKK'ya karşı olan ve Irak Kürdistan Demokrat Parti için çalışan Türkiyeli Kürtler arasında PKK'ya direnen bir Kürt siyasi oluşumu kurma amaçlı görüşmeler yapıldığını ortaya çıkardı. Bu oluşumun Türkiye meclisinde bir ağırlığı olacak ve kendisini Türkiye ve dünya kamuoyuna, Türkiye'deki Kürt halkının temsilcisi olarak sunabilecek. Ardından da PKK'nın Türkiye'deki Kürt sorununa olası çözümden uzaklaştırılması işlemi tamamlanacak.
Bu senaryonun Türkiye açısından, Irak'taki Kürt gerçeğinin ve Türkiye'deki
Kürt haklarının tanınması gibi bir maliyeti olacağı açık.
Kürt, Türk ve Amerikalı taraflara yöneltilen soru şu: Acaba İsrail Filistin Kurtuluş Örgütü'nü Filistin sorununun çözümünden uzaklaştırmada başarılı oldu mu? İrlanda IRA'yı ve siyasi kanadını, İspanya da ETA'yı barış görüşmelerinden uzaklaştırabildi mi?



Hoşenk OSE
Londra'da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi
3 Aralık 2007


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 21:48
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
Blog Başlıkları: 1
Birçok olgu var daha tartışılacak ama önce terör olgusunu tartışmamız gerekiyor.Türkiye Lozan anlaşmasıyla türkiyede azınlık çerçevesini çizdi bugün bu yasa Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş antlaşması hala. Türkiye'de sorun yok demiyorum ama bunu sadece bir bölge sorunu olarak görmek birazcıkta , büyük kürdistan yani sevr hayalinin devamı olarak görüyorum hala birçok alt neden bu söylemlerin arlasına gizleniyor. Ülkede kardeşin kardeşle sorunu olacağını hala düşünmüyorum aslında dünya kavramı içinede koyarım bunu isanın insanla sorunu olamaz sistemlerle olur. Ama kimse bana hala eğitim vermeye, orada görev yapmaya gelen insanların terörist örgütçe öldürülmediğini anlatamaz..

Dünya yeni bir düzene dogru gidiyor , belki bu ötrgüte dünya bile desteğini çekebilir dün ki kapalı kapılar ardında yardım edenlerde. Fransa medeniyetler ülkesi bilinir ama o ülkeninde temelde devlet geleneği uygulamarı vardır bunları tartışmaz bizim fransada yaşayan vatandaşlarımız..

Şimdi bu örgüt başından beri Kürt halkını temsil etmiyordu bunu tespit edelim önce köyde zavallı insanların evine girip iki çocugu olan aileye kalaşnikof dayayıp bunlardan biri bizim deyip aldıgınız zaman o aileyi temsil etmiş sayılmazsınız.

Şimdi o kadar şey yazdım yokmuydu devletin hataları elbette vardır ama bu ülkenin tüm haklarından yararlanıp ben bu ülke için bişey yapmıycam derse biri buyrun derim sınır burda ki bu sınırlar için Ermenisi, Pontusu,Lazı ,Çerkeşi Türkü birlikte öldü.

Ama isterim ki bu coğrafyada yaşayan tüm halklar dünyann en güzel halklarıdır onlara ne yapılsa azdır zaten. Verilecek bişeyi kayıp değil yetersiz diye bakalım . Ama gelipte sınır çizmeyelim bu ülke topraklarına ölen tüm haklardan insanlara yapılmış hakarettir bu..


"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 21:54
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
Blog Başlıkları: 1
Yukardaki yazıyla alakası yok diyenler olabilir olaylara üstten bakmak iyidir herzaman ...

Alıntı:
PKK, aşiret-aile kimliğine dayanmayan halkçı bir lider çıkarabilen, eleştiriyi veya diyaloğu reddeden kapalı bir kimlik değil, vatandaşlığın modern anlamını üretebilen tek partiydi.
Bu kısma yazılmıştır..


"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:16
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 758
yazıyı buraya koymamdaki amaç ne büyük kürdistan hayalidir (istanbuldan asla vazgeçemem)...nede artık perspektife göre tanımlaması değişen terör olgusunu incelemeye çalışmaktır...ne PKK kürtlerin asıl temsilcisidir/değildir tarışmasıydı,ne temsil ettiğini söylediği halktan yada o halkın birlikte yaşadığı kardeşlerinden aldığı canların hesabıdır...ne bu savaşta devletin rolü nede sew terk et mantığını sorgulamaktı...ne doğal hakların verilmesi yada alınmasıydı nede sınır çekmek herhangi bir dağa,ovaya ırmağa (en nefret ettiğim duygudur sınırlar ardında kalmak)...

neydi peki amaç değilmi...alıntılarla tekrar belirteyim...

Alıntı:
PKK, aşiret-aile kimliğine dayanmayan halkçı bir lider çıkarabilen, eleştiriyi veya diyaloğu reddeden kapalı bir kimlik değil, vatandaşlığın modern anlamını üretebilen tek partiydi.
tarihte bu çapta olmasa da birçok kez tepkisel yapılanmalara gitti bu halk,ilk defa feodaliteden uzak bir yapılanma olmasıydı onu bu denli güçlü kılan (yoruma açık bir analiz değil...keskin bir saptama)

Alıntı:
Türk silahlarının yüzde 80'i Amerikan malı, Türkiye'ye askeri hibeler şeklinde 10 milyar dolar verildi ve Öcalan Ankara'ya teslim edildi), 2003'teki Irak savaşında kuzey cephesinin topraklarından açılmasını reddederek Washington'ı yalnız bıraktı. Bu durum ilişkilerde durgunluk yarattı ve Amerika'nın, Türkiye'nin genel olarak Kuzey Irak'taki Kürt deneyimine ve özelde de sınırdaki PKK varlığına yönelik endişelerini göz ardı etmesine yol açtı.
kopma noktasına gelen bu ilişkinin tekrar kazanılmasında ödenen tavizler neydi?...bomboş dağlara 100 ton bomba ve yine tonlarca mermi sıkmak bu tavizlerin bedeli olabilirmi...yeterlimidir yani...gereklimidir...taviz vermeden...bombalamadan...sıkmadan...bir abi gibi davranamazmıydı TÜRKİYE...kendi hatasıyla kaybettiği çocuklarını kendi olgunluğuyla geri kazanamazmıydı...


Alıntı:
Bu senaryonun Türkiye açısından, Irak'taki Kürt gerçeğinin ve Türkiye'deki
Kürt haklarının tanınması gibi bir maliyeti olacağı açık
eğer bu bir maliyet hesabıysa neden ekonomist/militarist/politik teorisyenlerimiz neden bunu göremedi...

Alıntı:
Acaba İsrail Filistin Kurtuluş Örgütü'nü Filistin sorununun çözümünden uzaklaştırmada başarılı oldu mu? İrlanda IRA'yı ve siyasi kanadını, İspanya da ETA'yı barış görüşmelerinden uzaklaştırabildi mi?
temel...PKK ya temel olanı muhhatap almayarak,dışlayarak sadece savaşı isteyen taraf olduğumuzu ortaya koymazmıyız...illada barış demek gerekmezmi savaş isteyene...


NOT:Yalan olmasın...amaç birazda içimizde nasyonalin varlığını ortaya çıkarmaktı...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:29
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
tarihte bu çapta olmasa da birçok kez tepkisel yapılanmalara gitti bu halk,ilk defa feodaliteden uzak bir yapılanma olmasıydı onu bu denli güçlü kılan (yoruma açık bir analiz değil...keskin bir saptama)
İşte benim birçok arkadaşım buna inanmıyor ne yapacağız şimdi Sosyopat yani saptama olsaydı gerçekliğini tüm dışsal eleştirilere kapalı hale getirirdi bu.

Bu ülkede silaha harcanan parayı eleştiririz ama kendini bu silahları almaya amaç haline getiren oluşumlarıda bununla tartışmak gerekir görürüm ben.

Devletler herzaman yapılanma olarak bunu kullanırlar sistem yıkmak için sistem oluşturanlarada karşıyım..

Burda gelip toptan terketsinler mantıgıyla sistem oluşturanlara karşı olacağım elbette ama eminim ki kendi bilğiniz başka bir makaleyi kopyalayıp ordaki tümcelerin ardından konuşmayacak kadar dolu olduğunuzuda umarak yazıyorum bunları.

Ben o silahlara verilen para kadar ki bunların hangi emperyalist güçlerin oyunudur onu biliyoruz öze inince o bombaların atılması için karşı silah olayınında karşısındayım eminim ki sizde, çünkü aynı oyunun diğer yanıdır bu.

Ah büyük düştür sınırların olmadığı dünya ama önce tüm haritaları silmek gerekir ki bu noktada, benim içinde hala en güzel düştür dedim ya.


Saygılarımla


"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:37
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 758
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı Mesajı göster


İşte benim birçok arkadaşım buna inanmıyor ne yapacağız şimdi Sosyopat yani saptama olsaydı gerçekliğini tüm dışsal eleştirilere kapalı hale getirirdi bu.

Bu ülkede silaha harcanan parayı eleştiririz ama kendini bu silahları almaya amaç haline getiren oluşumlarıda bununla tartışmak gerekir görürüm ben.

Devletler herzaman yapılanma olarak bunu kullanırlar sistem yıkmak için sistem oluşturanlarada karşıyım..

Burda gelip toptan terketsinler mantıgıyla sistem oluşturanlara karşı olacağım elbette ama eminim ki kendi bilğiniz başka bir makaleyi kopyalayıp ordaki tümcelerin ardından konuşmayacak kadar dolu olduğunuzuda umarak yazıyorum bunları.

Ben o silahlara verilen para kadar ki bunların hangi emperyalist güçlerin oyunudur onu biliyoruz öze inince o bombaların atılması için karşı silah olayınında karşısındayım eminim ki sizde, çünkü aynı oyunun diğer yanıdır bu.

Ah büyük düştür sınırların olmadığı dünya ama önce tüm haritaları silmek gerekir ki bu noktada, benim içinde hala en güzel düştür dedim ya.


Saygılarımla

yazıyı karizmalandırma tuşuna bastım ama kabul etmedi...burdan teşekkür etmek istedim..sakin,üslup sahibi olaya iki açıdan da bakabilme duruşu açısından...
saygı,saygıyı getirir...çoğalan bi şekilde bende saygılarımı sunmak isterim...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:43
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
Blog Başlıkları: 1
Asıl ben teşekkür ederim burda fikirlerin hepsinin yeri var ve bunları birlikte eleştirmekte, bir seviye içinde buna olan inacımı sizin gibi arkadaşlar sayesinde ayakta tutuyorum ...

Tekrara sağolun..

Saygılarımla..


"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 23:32
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Türkiye Kuzey Irak'la görüşmek zorunda...
Türkiye, gerçek ve radikal çözümler üretemezse ki yakın gelecekte üretemeyeceği bir hakikattir, Kuzey Irak ile değil Büyük Kürdistan ile görüşmek zorunda kalacaktır. Atılan 100 ton bomba göze çekilen rimeldir hoş gözüksün diye kamuoyuna hükümet, parti denilen ise hep uzak kalmıştır adına, tıpkı deve kuşu gibi bir gariptir adına savaştığını söylediği halka, ne devedir onlar için nede kuş olabilmiştir. Şimdiye kadar dinlediğim tarifler ise körün fili tarifi gibidir neticede, bir takım başka ülkelerin gerçekleri ile örtüştürme sevdaları ise enternasyonali değil, örtüştürülmek istenen nasyonali kapatmaya çalışmaktan ileri gidememiştir.

Terörü tanımlamadan, savaşın adını kahpe koymadan, barış için söylenecek her söz ikircillik taşıyacaktır kendi içinde. Acıyı kanla yumaya çalışmak kadar kötü olan ise barışı bir takım dayatmaların ardına saklamaktır. Kardeşin ötesinde aranan her şey örtünün altında ki nasyonaldir.

Not: Lozan'a göre Türkiye'de azınlık yoktur. Her vatandaş eşit olarak bağlıdır devlete. Bazıları sanırım daha eşit olarak bağlanmış zamanında ve bundan da kolay vazgeçecek değildir.
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 16-01-2008, 09:16
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
6 Kasım Bush görüşmelerinden sonra 8 Ocak Gül-Bush görüşmelerinin de arka perdesini okuyabiliyoruz kolaylıkla. Likit gaz alımı için Irak'ta yalnızca devlet başkanıyla (Taliban) muhatap oluruz diye sözde demeç veren Gül, ısrarla Abd'ye taviz verilmediğini, Abd'nin zaten terör olaylarını sonlandırmada "sorumlu" olduğunu vurguluyor.
Televizyonlar iki tuğla, beş duvar yıkmak için jetler kaldıran muzaffer ordumuzun kahramanlıklarıyla dolu. Kaos ortamındaki toz bulutu içinde her şey sisli görünüyor. Oysa bulutlar inip de operasyonun maliyeti elektiriğe, petrole yansımaktan öteye geçince bu halkın vur vur inlesin nidaları ne gibi bir slogana dönüşecek merak etmiyorum.

Pkk'yı sıkıştırıp, yok etme planının yakın gelecekte işe yarayacağına ben de inanmıyorum. Mutlak surette başı ezilemeyecek ve kuyruğu pahalı oyuncaklarla kesilse de, tekrar uzayacak. Oysa hiç bu tür dış bağlantılı kumpasların içine sürüklenilmeden, içeride alınan bir takım önlemlerle çok önce bu örgütün itibarı yok edilebilir ve dışa gebe kalınmayabilirdi.

Bekleyelim ve görelim bakalım...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
turkiye, kuzey, irakla, gorusmek, zorunda


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
illa müslüman veya gayri müslim olmak zorunda miyiz napolyon Felsefe 13 17-12-2007 06:54
Kuzey Buz Denizi 2012’de yok olabilir Elloco Güncel Mevzular 0 12-12-2007 17:49
Kuzey Kore Dünya için tehlikemi? LYNX Anketler 25 25-07-2007 00:12
Kuzey Irak Üniversiteleri silent Güncel Mevzular 1 30-04-2007 03:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org