|
Coşkun'un ya da Özdil'in ûsluplarından hazzetmem (birkaç kez de belirttim bunu sitede sanıyorum). Kışkırtıcı, sloganik, ve genellikle de konuyu derinlemesine irdelemekten uzak popülist biçemleri, itibar etmeme saiklerimdendir metinlerine. Lakin değindikleri konuların pek çoğunun da gerçeklik payı olduğunu göz ardı edemem, bu gerçeklik'i ifade etme şekillerinden sıkıntı duyarım yine de.
Yukarıdaki köşe yazısındaki YÖK ile ilintili kaygılar beni de düşündürüyor.
"Türban serbest bırakılırsa ne olur ne olmaz" tartışmaları süre dursun, iki yüz basamaklı bir sayının on üçüncü kökünü yetmiş saniyede hesaplayan akranım bir Fransız matematik dehasının yeni rekoruna dair hayranlığımı ifade etmek istiyorum... Millet gider Mersine, biz gideriz tersine misali...)
Özcan'ın "erkekler saçını örtmeyen kızların peşinden koşturur" saptamasındaki "peşinden koşturmak" eyleşinin ne menem bir anlamda kullanıldığını merak ettim doğrusu. Bir sosyoloğa yakışır ifadeler değil elbette.
Üniversitelerdeki tüm yasakları kaldıracağını ve bilimsel çalışmalara öncelik sağlayacağını ilk beyanatında bildiren profösörün vaadi, Üniversite rektör ve Yök başkanlarının atamasının Cumhurbaşkanı'nda yapılmasındaki çürük mantığa karşı bir duruş sergilememesi, vaadlerine itimat edemeyeceğime somut gerekçedir ilkten sanırım.
"Hem siz ve sizin gibiler kim oluyorsunuz da başka birine nasıl giyineceğini söylemeye kalkışıyorsunuz? Hangi meşrutiyetle bunu yapıyorsunuz?" 24 Eylül, 2007, Odtü Forumu, Prof. Yusuf Ziya Özcan.
Bu söylemi sanıyorum son birkaç haftada en az yüz elli kez duydum/okudum çeşitli yayın organlarında.
|