Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları


Atilla Yayla - Röportaj

Köşe Yazıları içerisinde Atilla Yayla - Röportaj konusu: (...) Kemalizm nedir? Tam ne olduğunu kimse bilmiyor. Herkesin kabul edebileceği standart bir tanım yapan biriyle hiç karşılaşmadım. Herkes işine geleni söylüyor. Bir ideoloji olarak yansıtılmaya çalışılıyor ama ben ideolojilerle ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 18:12
Berk Taçyıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 24
Mesajlar: 314
Standart Atilla Yayla - Röportaj



(...)

Kemalizm nedir?

Tam ne olduğunu kimse bilmiyor. Herkesin kabul edebileceği standart bir tanım yapan biriyle hiç karşılaşmadım. Herkes işine geleni söylüyor. Bir ideoloji olarak yansıtılmaya çalışılıyor ama ben ideolojilerle çalışan biri olarak biliyorum ki, Kemalizm'i biz dünya ölçeğinde ideolojiler arasında saymıyoruz. İdeoloji olabilmesi için İngiltere'de de, Amerika'da da anlam ifade etmesi lazım. Bu yüzden Kemalizm bir çeşit ideolojimsi yani ideolojiye benzetilmek istenen ve ideolojiye benzeyen bir yaklaşım. Bir çeşit fikirler, ilkeler demeti gibi bir şey. Kemalizm'in ne olduğu konusunda kaynaklara gittiğinizde tutarlı bir bütün ortaya çıkmıyor. Mesela hem Batılılaşma taraftarı hem de Batı karşıtı. Hem siyasi çoğulculuğu hem de siyasi tekelciliği kabul ediyor. O zaman da kafanız karışıyor. Bundan dolayı büyük Kemalist fikir adamlarına ihtiyaç var. Mesela Kemalist çevrelerin bir karışıklığına daha işaret edeyim. Bağımsızlık ve cumhuriyet diyorlar. Bu tartışılmalı.

Hangi açıdan tartışılmalı?

Bağımsızlık bir ülkenin kendi kendini idare etmesi, kendi kararlarını kendisinin alması, bir ülkenin koloni olmaması demektir. Bir liberal olarak ben de bağımsızlık taraftarıyım. Türkiye'de bağımsızlık taraftarı olmayan biri olduğunu da hiç duymadım ama... Bağımsızlık acaba tek değer midir? Bağımsızlık uğruna bütün değerlerden vazgeçilebilir mi? Mesela bağımsızlık ve özgürlük çatıştığı zaman ne olacak? Ben, bağımsızlığı, özgürlüğün aleyhine olacak şekilde savunmam. Bağımsızlıkla özgürlüğün iç içe geçmesini isterim. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız da olmalı ama aynı zamanda özgürlükçü de olmalı. Vatandaşları özgür olmalı. Bazı Kemalist yorumlara baktığınızda...

Ne görüyorsunuz?

Onlar bağımsızlık adına özgürlüğü bastırmaya, bireysel özgürlükten vazgeçmeye hazır görünüyorlar. Cumhuriyete gelince, tek bir cumhuriyet değil, çeşit çeşit cumhuriyet var. Türkiye'de cumhuriyete karşı olan birini de hiç görmedim ben. Padişahlığı, monarşiyi savunan kimse yok. Ama eski Sovyetler Birliği de cumhuriyetti, İran da cumhuriyet. Dolayısıyla cumhuriyetin vasıflandırılması lazım. Benim vasıflandırmam şöyle. Ben demokratik cumhuriyet taraftarıyım. Kemalistler arasında da demokratik cumhuriyeti savunanlar olabilir ama önemli bölümü demokrasiyi önemsemiyor. 'Demokratik cumhuriyet olup olmaması önemli değil, cumhuriyet olmalıdır' diyen bir çizgideler.

Kemalizm'in askerin siyasetteki yeriyle ilgili tutumu nedir peki?

Egemen yorum şu. Demokratik olup olmadığına bakmaksızın, cumhuriyet nosyonunu korumak için silahlı kuvvetlere özel bir görev biçiyor. Cumhuriyet'in, bir hayat tarzı, bir çeşit uygarlık projesi anlamında korunması gerekiyor. Bunu korumakta da baş görev orduya düşüyor. Oysa iktidara kim gelirse gelsin bir hayat tarzı empoze edememelidir. Bunda mutabık kalırsak Türkiye çok rahatlar. Ama Kemalizm buna yakın durmuyor. Çünkü onlar iyi hayatın, iyi toplumun, iyi insanın ne olduğunu bildiklerini varsayıyorlar ve bunu kendileriyle özdeşleştiriyorlar. Kendi hayat tarzlarını korumakla Cumhuriyet'i korumayı aynı kaba koyuyorlar. Onların temel derdi şu: İktidar bizim elimizde olsun. Çünkü devlet iktidarı İslamcı çevrelerin elinde olursa, bize dayatmada bulunurlar. Ben de diyorum ki, devlet iktidarının kimin elinde olacağı önemsiz olmalıdır. Çünkü devlet iktidarı bir hayat tarzını bastırmak ya da teşvik etmek için kullanılmamalıdır. Kemalistlerin de haklı endişeleri var...

Hangi konuda?

Devlet zoruyla toplumu dindarlaştıracak bir iktidarın gelmesi endişesini paylaşıyorum. Türkiye'de böyle bir dayatmanın olabileceğini biliyoruz. Kemalist çevreler bu yüzden telaşlanıyor. Ben onlara hayat tarzımı dayatıyorum, yarın onlar iktidara gelirse onlar da bana hayat tarzı dayatabilir korkusu var. Oysa kendisi kimseye hayat tarzı dayatmamayı kabul etse, demokratik hukuk devletini kabul etse ve insan haklarını garanti altına alan rejimi benimsese böyle bir dayatma olmayacak.

(...)

11 Aralık, 2006, Radikal

Not: Röportajın başından sonundan kestim.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 18:15
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 18
Mesajlar: 435
Blog Başlıkları: 2
Bir kaç parti hariç bütün partilerin arkasına sığındığı kirletilmiş bir ideoloji... Aslı o kadar temiz ki... Ama herkes lehine kullanıyor.. Herkes rakiplerinin aleyhine kullanıyor.. Kullanılmasa da uygulansa...
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 18:31
yas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yas yas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
.....
 
Üyelik Tarihi: 11-11-2007
Mesajlar: 91
Devlet zoruyla toplumu dindarlaştıracak bir iktidarın gelmesi endişesini paylaşıyorum. Türkiye'de böyle bir dayatmanın olabileceğini biliyoruz. Kemalist çevreler bu yüzden telaşlanıyor. Ben onlara hayat tarzımı dayatıyorum, yarın onlar iktidara gelirse onlar da bana hayat tarzı dayatabilir korkusu var. Oysa kendisi kimseye hayat tarzı dayatmamayı kabul etse, demokratik hukuk devletini kabul etse ve insan haklarını garanti altına alan rejimi benimsese böyle bir dayatma olmayacak.

olmayacak ama ne yazık ki insanların yersiz bana göre anlamsız ve hiçbir zaman anlamlandıramayacağım korkuları var.

Atilla Yayla nın you tube de özgürlük dersi adlı bir videosu var izlemenizi tavsiye ederim.


izm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir... (Cemil MERİÇ)

Konu fenasi tarafından (05-12-2007 Saat 18:55 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Flood olduğunu gördüm o yüzden.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 23:07
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Yaş: 32
Mesajlar: 6
yani kusura bakmayın ama Radikalde yayınlandı ise ciddiye bile almam mümkün değil çünkü gaziete ve sahibi belli şu ana kadar ki yayın çizgisi de belli....
başka da söyleyecek laf bile bulamıyorum...
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 23:10
Steiner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uykusuz
 
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 229
radikalin fikirlerini veya çizgisin sevmemek normal olabilir ama bugün yayın hayatında ilkeleri olan ve bir çok kişinin dile bile getiremeyeceği konularda röportajlar vb. bilgi kaynakları sunan nadir gazetelerden. bu gazeteyi hiç bir şey değilse bile beyin jimnastiği amaçlı okumak gerekir. aslında radikal bize ayna tutan bir gazete konumundadır bana göre.


ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 23:14
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Yaş: 32
Mesajlar: 6
Alıntı:
Steiner´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
radikalin fikirlerini veya çizgisin sevmemek normal olabilir ama bugün yayın hayatında ilkeleri olan ve bir çok kişinin dile bile getiremeyeceği konularda röportajlar vb. bilgi kaynakları sunan nadir gazetelerden. bu gazeteyi hiç bir şey değilse bile beyin jimnastiği amaçlı okumak gerekir. aslında radikal bize ayna tutan bir gazete konumundadır bana göre.
dediklerine katılmamak söz konusu bile değil ama özde bana hitap eden bir yayın organı değil ülke gerçeklerğnden kopuk olarak ne yayın ne solculuk ne mizah ne de başka bir şey yapılabir....
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 05-12-2007, 23:16
Steiner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uykusuz
 
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 229
ben sadece ciddiye almamak konusuna değinmek istedim
yinede bazı konularda hem fikir olmamız güzel


ölmek nedir?
yaşadım diyebilmektir. ya yaşamak?
ölebilmektir çırılçıplak orta yerinde yaşamın.
Nevzat Çelik...
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 06-12-2007, 00:19
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Atatürk için kim ne demiş bilmek lazım, bu sözleride dünyaya ve bulundukları coğrafyaya yön vermiş ülke liderleri, Dünya liderleri söylemişler.

“O,bütün Asya kıtasının atasıdır.” Schung Pao (çin)

“Çinliler Atatürk’ü kendi şefleri gibi severlerdi.” Takung Pao (Çin)

“Çin ulusu bu büyük önderin çizdiği ışıklı yoldan yürümeye azmetmiştir.” Wang Pun Son (elçilik müsteşarı)

“M.Kemal’in Çinceye çevrilmiş söylevini belirli yaprakları arasına kâğıtlar koyarak, kocamın yatağının başucuna bıraktım. Bütün gece ışığı açık kaldı. Ertesi sabah en mutlu günlerden daha dinç olarak kutsal kavgasının başına döndü.” (Bayan Çan Kay Şek)

“Doğuda modern çağın yapıcısıdır.” Nehru (Hindistan)

“Özgürlüğü uğrunda savaşan bütün ulusların önderiydi...Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.” Sucvheta Kripelani (Hindistan)

“Biz pakistan’da onu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz.” Eyüp Han (Pakistan)

“Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken,O’nun bakışıyla cihanı kaplayan ve aydınlatan bir ışık haline geldik.” Muhammet İkbal (Pakistan)

“Atatürk’ün şahsında yalnız müslümanlar değil bütün dünya tarih boyunca yaşamış en büyük insanlardan birini yitirmiştir.” Cinnah (Pakistan)

“Atatürk, emperyalizme karşı savaşım veren her ulus için bir ışık tutmuştur.” Enver Sedat (Mısır)

“O’nun yaptıkları adem oğullarının yapabilecekleri şeylerden değildir.” El Mısrî Gazetesi (mısır)

“O’nun Yeni Türkiyeyi yaratan mucizesi yüzyılları gereide bırakan bir anıt olarak kalacaktır.”Metaksas(Yunanistan)

“Vatanımın bağımsızlığı gerçek olduğu gün, Allaha şükürden sonra ilk hatırladığım isim M.Kemal Atatürk oldu. Ümit kapılarının kapandığı bunalım anlarında destan hayat ve savaşımlarından ilham aldığım insan o’ydu.” Habib Burgiba (Tunus)

“...İnsanlığın en büyük hizmetçisi Atatürk’ün ölümü ile Türk milletinin duyduğu kedere Suriyeliler bütün kalpleriyle katılırlar.Kardeş ulusun uğradığı bu acı karşısında bizim en büyük tesellimiz büyük dahinin çizdiği yolu izlemektir.”El kabes (Suriye)

“Atatürkün ölümü,yalnız türk ulusu için değil,O’nun emsalina çok muhtaç olan bütün doğu ulusları için en büyük kayıptır.” Es-sabah (Suriye)

“Ulusların kurtuluşuna kendini adamış olan insanların, onları eğiten kişilerin ve milliyetçilerin bir sembolü olarak daima yaşayacaktır....Türkiye dostu ülkeler de onun adını anlayış ve takdirle her zaman kahraman ve fedakar Ata olarak anacaklardır.” Lübnan Başbakanı (Kasım 1938)

“Atatürk, yalnız kahraman ulusunun büyük bir önderi olmakla kalmamıştır. O, aynı zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur.” İRAN Gazetesi (İran)

“Bu gibi dehalar ancak görünüşte ölürler...Bugibi insanlar,uluslarının bu nimet kaynağından sürekli olarak yararlanmalarına olanak vererek yüzyıllarca uluslarının tarihlerini belirleyecek insanlardır.” Tahran Gazetesi (İran)

“Biz M.Kemal’den önce insanüstü gördüğümüz Avrupalı efendiye kafa tutabileceğimizi nerden bilecektik ? “ Bir Endonezyalı (B.K.Çağlar’dan)

“Bize eziyet edipözümüzü eğittiği için efendilerimize kızıp başkaldırmak şöyle dursun neredeyse şükretmeliydik....Kemalist türkler müslümanlığın yüzünü ağarttı.” Filipinli bir yazar.

“Kudüste toplanan onbinlerce arap,minarelere ve kulelere yerleştirilen İngiliz mitralyözleri, zırhlı otomobillerdeki İngiliz askerleri karşısında semayı dalgalandıran bir gürleyişle coşkun ve korkusuz haykırıyorlar:Yaşasın Mustafa Kemal Paşa ! “ Pierre Benoit (1939-Kudüs)

“Atatürk Türklerin olduğu kadar şarkın da atasıdır. Afganistandaki matem Türkiyedeki kadar sürecektir.”(Afganistan kralının amcacı Prens Veli Han.)

Konu hakkında daha fazla bilgiyi; Atatürk'e Övgü - Atatürk Köşesi - Blogcu den edinebilirsiniz.

Sanırım, yazıyı yazanda bu söylediklerine bir anlam verememiştir. şöyleki;

Alıntı:
İdeoloji olabilmesi için İngiltere'de de, Amerika'da da anlam ifade etmesi lazım.
İngiltereye, Fransaya, ABD'ye karşı bağımsızlık mücedalesi veren M. Kemak Atatürk yukarda özellikle kırmızı ile belirtiğim şekilde, emperyalizme karşı sadece makus talihli Türkiye halkını kurtarmamış, tüm 3. Dünya ülkelerinin mazlum halkınıda büyük bir umud aşılamıştır. Yukarda yazarın saydığı emperyalist ülkeler ve sistemleri günümüzde tekrar emperyalist yasaları gündeme getirip anayasalarına alma telaşı içinde önergeler verirken meclislerinde, fırsat bulamıyorlar Kemalizmi kendilerine mihval edinmeye diyecek olsam, yazarın hatasına düşer ve Kemalizmin bir anti emperyal savaş olduğunu ve 3. Dünya ülkelerine göre bir sistem ürettiğini unutur, kendilerine en büyük yarayı açan bir ideolojiyi neden kabul etmediler demekki bir eksiklik ve basitlik var diye gocunmam, sömürgeci İngilterede niye Kemalizm yerine Fettullahçılığın desteklendiğini sorgulardım kendime.

saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 06-12-2007, 03:45
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
Benim son dönemlerde anlamakta zorlandığım bir yöntem hatası var; geriye bakıştaki dönemin mevcut dinamiklerini analiz etmekten özellikle ve kasıtla kaçınan ve gözünü 25-45 arası Kemalizmine dikmiş zihniyetlerin algılama problemleri. Bir şekilde sanki üzerine temelleri inşa edilen rejimin altının çürük olduğunu savlayıp yıkımı yaratmak; yıkıp da yerine temellendirecekleri düşünceyi de «özgürlük» kısvesi altında çürük bir sistemin inceden sızıntılarını kurgulamak ve bunu resmi tarih yazıcılığıyla suçladıklarının açıklarını kollayarak yapmak.

Kemalizm döneminde ilericidir; bunu sol ideolojiyle de, milliyetçilikli de ilişkilendirilmeye çalışanlar inceden oyunbaz hallerini "liberal" gençliğe yedirebilirler, velakin; ümmetten ulusa, feodel devletten ulus-devlete, kuldan yurttaşa geçiş Kemalizmin tohumlamasıyla olmuştur; böyle bir ideayı büyütüp gerekli yerlere taşıyamadıysak kusur Atatürk sonrası devrimi yüceltemeyip, içini boşaltanlarındır...

Yukarıda ideolojimsi, ideolojicicik bla bla... gibi kimi kavram hileleriyle hiçlenmeye çalışılan Kemalizmle ilgili metinleri siteye ekleme saikinizi biliyorum Berk, bunu yapma yönteminizi de -artık- biraz eğlenceli de buluyorum açıkçası, üstelik son derece hakkınızdır da; velakin burada beni kurtarmaya geldiğini söyleyen din misyonerlerini de görmüş ve eğlenmiştim kendi adıma. İfade özgürlüğüne inandığım için iletilerinize saygı duysam da, bendeki hissi de açıklamamanın ikiyüzlülük olacağını düşünüyorum; Kopyala yapıştır alışkanlığınızsa hakikaten can sıkıcı ama elden pek bir şey gelmiyor demek ki...

Yayla'nın "bu adam" tartışmalarındaki linç edilme talihsizliğine tüm vicdanımla karşı çıkmıştım velakin bu söylediklerini de tasvip edebileceğim anlamında değildi elbette, özellikle çok bariz bir yöntem hatasını dayatması profösürün fikirlerini ilkten usumda çürük kılıyor, okur seçiciliğimi tetikliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 06-12-2007, 21:33
Berk Taçyıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 24
Mesajlar: 314
Sayın Fenasi'nin ABD , İngiltere ve Fransa'yı "emperyalist devlet" olarak niteleyip, Çin ve Hindistan menşeili örnekler vermesi bence bir çekişkidir. Bu ülkelerin Batılı devletler kadar olamasalarda fırsatını buldukça yayılmacı ve emperyalist politikalar uyguladıkları saklı bir gerçek değildir .Ne var ki kemalizm tam da sizin "emperyalist" dediğiniz Batı'lı ülkelerden çıkan fikri malzemenin çeşitli sentezlemelerinden oluşur.

İkincisi, örnekler kemalizm üzerine değil Mustafa kemal üzerinedir ! Doğu'nun Batı ile güç mücadelesinde muhakkak ki Mustafa Kemal önderliğinde kazanılan askeri(!) zafer, pek çok Doğu'lu ülkede yankısını bulmuştur. Bu durum kemalizmi evrensel bir ideoloji kılmanın çok ötesindedir .

Bu arada Atilla Yayla'nın , Mustafa Kemal'e "bu adam" değil , "aynı adam" dediği mahkemeye sunulan kayıtlardan analiz edilmiş hukuki bir sonuçtur. Gazetecilerin saptırması mahkemeler tarafından da tesçil edilmiştir.

Bu arada Sayın Maria'nın sanki "En yakın kıraathane" topiği altında yazıyormuşçasına konuyu bırakıp kişiselleştirmelere gitmesini hoş karşılamadığımı ifade etmek isterim . Benim açımdan "Geyiksel Enfeksiyon" bölümünde hakımda düşündüğü şeyleri; yaptığım ve yapmadığım şeyleri, gülünç/ciddi , eğlenceli/sıkıcı, "bla bla" , puanlayabilir değerlendirebilir ; bir sakıncası yoktur . Ancak bu bölüm "Ciddi mevzular" içerisinde ve ben bu uslubu gayri ciddi görüyorum .

Saygılarımla ...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
atilla, yayla, roportaj


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sepultura gitaristi Andreas Kisser ile röportaj kirLisiyah Müzikal Enfeksiyon 1 29-11-2007 11:19
Ogün Sanlısoy Röportaj patis Müzikal Enfeksiyon 1 13-06-2007 18:11
Atilla Işık... Ebruli Şiirler 3 23-04-2007 22:14
Öpücük Balığı / Atilla Atalay titania Edebi Mevzular 0 24-02-2007 14:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:11 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org