Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Böyle bir densizlik olabilir mi! (dikkatli okuyun)

Köşe Yazıları içerisinde Böyle bir densizlik olabilir mi! (dikkatli okuyun) konusu: İşte mahalle baskısı! Dünyaca ünlü sosyolog ve siyaset bilimci Prof. Dr. Şerif Mardin siyaset literatürüne yeni bir kavram kazandırdı: Mahalle baskısı... Yahya Tetik isimli (takma isim olabilir) şahıstan dünkü yazımla ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 22:51
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
Angry Böyle bir densizlik olabilir mi! (dikkatli okuyun)

İşte mahalle baskısı!



Dünyaca ünlü sosyolog ve siyaset bilimci Prof. Dr. Şerif Mardin siyaset literatürüne yeni bir kavram kazandırdı: Mahalle baskısı...

Yahya Tetik isimli (takma isim olabilir) şahıstan dünkü yazımla ilgili aldığım elektronik posta iletisinin geniş bir özetini virgülüne dokunmadan, yazım hatalarını bile düzeltmeden, sadece küfürlü kısımları noktalayarak yayınlıyorum.

Rektörler başta olmak üzere yazıda adı ya da unvanı geçen herkesten özür diliyorum... Ama demokrasiye, laikliğe, cumhuriyete sahip çıkmak arzusundaki herkesin, ülkemizdeki “mahalle baskısı” nın ne kadar arttığını anlaması için bu mektubu sansürsüz olarak okuması gerekiyor:

***

“Acı var mı Mustafa? Biliyom 22 Temmuz seni bayağı üzmüş ama ne yapalım, böyle pe..venklikler dönemi bitiyor. evet türban girecek üniversiteye... Hemde bal gibi. sende burda saçmalamaya devam edecen. Rektörlerinin tümü şer..siz. iyi valla bırakalım rektörler ülkeyi yönetsin sende dahil olursun. Başbakan az bile dedi, artık darbe ürünü YÖK gidecek yerine demokrat bişi gelecek. trübanda girecek zorunamı giyor. Alışacan canım benim, alışacan ya se se, ya sii.. sii.. başka yolu yok. Bak Çankayaya nasıl alıştınız, buna da alışacan yavru kuş. Biz sabırlıyız üç beş gün böyle ötersiniz, sonra sesiniz kesilir. Başbakanın Allahına kurban, daha sertini bekliyoruz. Dün ben de rektörleri izleyince oruç oruç ana bacı küfrettim Allah affetsin. P.çler bide anayasa uzmanları. Hepsi piç o..... ç... (...) Başbakan bence daha sert olmalı hiç taviz vermemeli yoksa i...ler azıyor. AHİM’e nereye isterlerse gitsinler. Şe..fsiz insanlar. Bu ülke çok çekti onlardan yeter ya. (...) Artık seçkinci i..eleri hükümet yok etmeli. (...) Hadlerini bilecekler.Sende haddini bilecen gelecek seçim yüzde 60 oalacak

Saygılar kolay gelsin

Yahya TETIK [yahyatetik@hotmail.com]”

***

Sözüm ona saygı, yanında hakaret!

Bolca dindarlık ve demokratlık iması, yanında kendisi gibi düşünmeyenlere en ağır küfürler...

Ve “Sen de haddini bilecen” tehdidi!

Bu mektubu bütün tatlısu aydınlarına ve takkeli liboşlara ithaf ediyorum...

Çünkü mektubun geldiği mahalle, sizin mahalleniz beyler; yukarıdaki görüşler sizin görüşleriniz...

Eserinizle ne kadar övünseniz azdır!


MUSTAFA MUTLU (VATAN)
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 21-09-2007, 22:59
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Israrla basında kırsal ve mahalle den gelenler diye bir dayatma var. İnsanları dindar ve laik diye ayırdılar şimdide alttan gelen fakirliğin öfkesini batılı laik ve aydın kesime kanalize ederek onları sindirmeye çalışıyorlar. Şiddet ve korku ile bu toplumu daha öncede sınadılar, yanılmasınlarki bu toplumun aydın ve laik kesimi sinmiş ve korkmuştur. zamanı geldiğinde gerekli cevapları verecek güç ve kapasitededir.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 06:28
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
İyi de bir maili köşe yazısının dayanağı yapmak da neyin nesi? Yukarıdaki mailde çok mu ilginç şeyler söyleniyor da, sanki Amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi bir tavır ve şaşkınlık hali sözkonusu. Her ideolojinin -fraksiyonları da dahil- en uçlarında insanların varlığından habersiz miyiz? Bu da buna benzer bir uç saçma kimlik işte. Ama bunu köşesine basanın da aklına şaşarım! Marifet...Kışkırtmaya çalışmaktan başka ne ki...!

Hürriyetteki Mardin yazısını kaçınız okudunuz bilmiyorum ama oradan çıkartılacak daha ciddiye alınabilir yaklaşımlar vardı...

...

Yani bir gün Malezya olur muyuz, olmaz mıyız? "Olmayız" deyip, içimizi rahatlatır mısınız lütfen...

- Rahatlatamam. Çünkü olmayız diye bir söz veremem. Kimse veremez. Öyle dinamikler var ki dünyada, öyle tuhaf iç yapılanmalar, her şey olabilir. Endonezya’da 1960’larda kimse İslam’dan fazla bahsetmiyordu. Ama bugün Endonezya’da İslam, çok önemli bir siyasi güç olmaya başladı. Niçin ve nasıl böyle olduğunu da, Avrupa’da her gün kaleme alınan 100 bin makale anlamaya çalışıyor. Terörizm dendiğinde ne yazık ki din ve terör birlikte algılanıyor. Sadece nasıl geliştiği değil, nasıl bir arka bulduğu, sırtını nerelere dayadığı ve nasıl meşrulaştığı araştırılıyor...

Türkiye’de bu konuda bir araştırma var mı?

- Maalesef yok. Çünkü Türkiye’de din nasıl olsa ikincildir diye düşünülüyor. Yani insanların dinin etrafında teşkilatlanması üçüncü seviyede düşünmemiz gereken bir şeymiş gibi. Halbuki ortaya çıktı ki, dinin etrafında teşkilatlanma diye bir şey var. Hem de çok güçlü bir şey. Bunun niçin ve nasıl böyle olduğunu bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de korkuyoruz. Ama dediğim gibi, Avrupa’da binlerce makale bunu araştırıyor. Biz ise Türkiye’de daha bu işin çok başlangıcındayız.

...


Bir süre önce hiç böyle şeylerle uğraşmıyorduk...

- Yooo yanılıyorsunuz, derinlerde bu çatışma hep sürüyordu. Türkiye Cumhuriyeti, elitist bir devlet. Azınlıktaki elit bir grubun, memleketi modernleştirmek için "Şunları şunları yapmak lazım" diye iyi niyetle düşündüğü bir ülke. O zamanlar devletin kolları uzanmadığı için, taşra, kendi kovuğunda yaşıyordu. Ama 1960’tan sonra insanlar, yavaş yavaş o kovuklardan çıkmaya başladı. Bu gerçekle yüzleşmek mecburiyetindeyiz. Kovuklarından çıkan insanların memleketinde ne yapılır? Onlarla nasıl baş edilir?

...

Peki türban?

- Bir tek bu türban meselesinin anti-demokratik bir uygulama olduğu konusunda yüzde 100 eminim. Bu mesele, artık olguların toplanmasına ihtiyaç olmayan bir ahlaki meseleye dönmüştür. Orada kararım net, türbanlı öğrenciler üniversiteye girebilmeliler. Türban, benim kararımı verebildiğim nadir alanlardan bir tanesi. Ama kadınlar konusundaki problemin çok ciddi olduğuna inanıyorum. Kadınların Türkiye’de kendi durumlarının tehlikede olduğunu düşünmelerini haklı buluyorum. Çünkü orada henüz halledilmemiş bir sorun var. Nasıl türbanlıların üniversiteye girmesini destekliyorsam, bu ülkede kadınlarla ilgili çok ciddi bir problemin olduğuna da inanıyorum.

Yani kadınlar "Aman canım abartacak bir şey yok!" demesinler mi?

- Demesinler. Çünkü kadınlarla ilgili abartılacak bir durum var.

...


Şerif Mardin Ayşe Arman’a konuştu ! / HABER 3
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 13:28
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Zaten Aynı kaptan yiyenler bunlar birde ayşe arman gelinleri mardinlerin oldumu sana çanak sorularda katmerli kıyak, amaç toplumdaki aydınlanmayı özümsemiş kitleyi sindirmek ve sürüye dahil etmek. Bunun örneklerini geçen senelerde, danıştayda, hırant dinkte çok kötü şekilde yaşadık. Geçmişte MHP ve ülkü oacaklarının yarım bıraktığı işi şimdi dinci faşistler yapmaya çalışıyor. SUSTURAMAYACAKLAR
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 15:59
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
konu başlığı neden değiştirildi?
ilk başlık son derece yerindeydi.
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 16:03
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
İyi de bir maili köşe yazısının dayanağı yapmak da neyin nesi? Yukarıdaki mailde çok mu ilginç şeyler söyleniyor da, sanki Amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi bir tavır ve şaşkınlık hali sözkonusu. Her ideolojinin -fraksiyonları da dahil- en uçlarında insanların varlığından habersiz miyiz? Bu da buna benzer bir uç saçma kimlik işte. Ama bunu köşesine basanın da aklına şaşarım! Marifet...Kışkırtmaya çalışmaktan başka ne ki...!

Mustafa Mutlu, o mesajı gönderen kişinin adını açıklamasa, "kafasından uydurmuş" lafını yiyeceğini çok iyi biliyor.
İsmi açıklamakla çok doğru yapmış. Asla kışkırtma durumu yok bu mesajın paylaşılmasında.
Densizin biri yazara o mesajı yollamış, o da "pisliği görün!" düşüncesiyle aynen köşesinde paylaşmış o mesajı. Bu densizleri tanımalı ve bilmeliyiz.
Yazara yüklenmek yerine, mesajı gönderen densize yüklenmeni beklerdim.
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 16:06
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Yazar mesajı kendi kendine gönderdiyse diye geçti aklımdan birden.
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 08-10-2007, 13:20
hypatia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sıtkı sıyrılmış inat yara
 
Üyelik Tarihi: 25-09-2007
Nerden: ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 276
böyle bir densizlik olabilir mi?
oluyor, dah da çok olacağa benzer..
yazarın mesajı yayınlamasının etik olup olmaması durumu da var tabi, ama bir çok gazetenin haber ve köşe yazılarının yorumlarında daha ağır hakaretler de var...
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 08-10-2007, 14:17
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 08-10-2007
Nerden: Almanya
Yaş: 21
Mesajlar: 444
Standart Malesef

Ne diyim ki medeniyet dedikleri, demokrasi dedikleri bu herhalde yurdum politikacilarinin
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 08-10-2007, 16:19
kim bilir
 
Üyelik Tarihi: 23-09-2007
Nerden: Rize
Mesajlar: 69
Sevgili maria;

Şerif Mardin’in düşüncelerini bir iki kitabından ve basına yansıdığı kadar bilebiliyorum ancak. Ülkemizin deneyimli ve değerli bir bilim insanı olduğunu düşünürüm. İmdi bir bilim insanının ortaya koyduğu düşüncelere yaklaşımda nice saygılı, nice de kuşkucu olarak baktığımı bilirsin. Şerif hoca Türk toplumuna, mensubu olduğu bilim dalının (sosyoloji) kriterlerinden, ilkelerinden bakıyor ve olması gereken de bu normalde. Dolayısıyla, Türkiye için duyumsayabileceği ‘demokrasi kaygıları’ndan önce gelmektedir, mensubu olduğu bilim dalının perspektifinden Türk toplumunun içinde bulunduğu reel durumu saptamak. Burada, siyasi geçmişin türban’ı hazırlayan-oluşturan koşullarını da göz ardı edince ve bir sosyolojik saptama olarak, tabii ki türbanlıların üniversite kapısındaki ‘mağduriyeti’ çıkıyor karşımıza. Ama şu unutularak yine bu arada tabii: Bilerek veya bilmeyerek, demokrasiye karşı bir siyasi savaşımın militanlığını üstlen ve sonra bu militanlığın dolayısıyla mağdur edildiğinden yakın… Hocamızın türban konusundaki mantığını bir an içir sürdürmeyi denersek, PKK'lıların da 'şehit' sayılması gerekmeyecek mi!..
Hocamız, Malezya gibi olmamamızı isterken aynı anda da türban’a özgürlük tanıyarak, Türkiye'yi Malezya’ya götürecek yolun taşlarını döşeme işine katılıyor kanımca!

Bir mailin köşe yazısına konu edilmesini eleştirmenize de katılamıyorum: Konu, Mardin hocanın da altını çişmiş olduğu gibi ‘mahalle baskısı’ olarak, Türkiye’nin getirilmiş olduğu bu günlerde can alıcı önemde.

Ama biliyorum da, benim durumumda olduğu gibi daha şimdiden mahalleyi yüklenmediğinizi !

Hocanın sözüyle bitirelim:

Çünkü kadınlarla ilgili abartılacak bir durum var.
.



sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
b246yle, bir, densizlik, olabilir, mi_, dikkatli, okuyun


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İnsan Rasyonel Olabilir mi? akeboshi Felsefe 3 18-09-2008 02:08
forum botu olabilir mi? abdul Geyik Mevzular 3 15-08-2007 21:35
Okuyun !!!!!!.... jezabel Köşe Yazıları 0 15-06-2007 12:41


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:17 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org