Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Kuran'daki Çelişkiler - İlhan Arsel

Köşe Yazıları içerisinde Kuran'daki Çelişkiler - İlhan Arsel konusu: Osmanlı tarihi üzerine ilk el kaynaklarla 17 sene çalışarak 1243 Kösedağ savaşından 1559 a kadar olan dönemi ancak bitirebilen iki ciltlik eşsiz bir eser vücuda getiren Prof Mustafa AKDAĞ şöyle ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31 (permalink)  
Alt 24-06-2008, 13:22
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
Osmanlı tarihi üzerine ilk el kaynaklarla 17 sene çalışarak 1243 Kösedağ savaşından 1559 a kadar olan dönemi ancak bitirebilen iki ciltlik eşsiz bir eser vücuda getiren Prof Mustafa AKDAĞ şöyle der.

"Batı da, Siyasal üst yapıyı belirleyen toplumda ki sosyo-ekonomik gelişmelerdir. Ancak Osmanlı da toplumu biçimlendiren ise hep siyasal üst yapıdır."

Zannediyorum, cümlenin açılımı bu mevzu da okuyanlara bir fikir verecektir. Ayrıca saltanata yamanmış bir "İslâm"(!) anlayışını temel alarak, geri kalmışlığımızı İslâm'a fatura etmek pek de insaflı bir yaklaşım değildir.

Emevilerden itibaren İslâm maalesef, saltanat sahiplerinin menfaatlerini meşrulşatıran bir arç olarak kullanıldı. "İlâ-yı kelimetullah" adına fetihler yapıldı. Bu saltanat ve hükmetme isteklerinin kan dökülmesine varan sonuçları Dört Halife döneminde bile görülmüştür. Anlaşılan o ki, Hz. Peygamberin büyük sıkıntı ve mücadellerle kurabildiği düzeni, O nun ahirete irtihalinden sonra geride kalanlar devam ettirmye muaffak olamadılar. Halbuki Bakara suresi 259. ayet gayet sarihtir.

"Dinde zorlama yoktur."

Kılıç marifetiyle kabul ettirlen bir "İslâm"(!)ın bu gün bizi getirdiği nokta ortadadır. Emperyalizmin de "Medeniyet götürme" adına önceleri "İncil"i daha sonra da sömürü vasıtalarını kullanarak ele geçirdikleri ülkelerin bu günki durumu ile İslâm ülkeleri arasında gelişmişlik anlamında bir fark yoktur maalesef. Halbuki "Medeniyet" olarak görüp gösterdiğimiz batının bu gün ulaştığı noktanın temelinde Haçlı seferleri, vahşi kapitalizm ve sömürüyle gelen sermaye birikimi bulunmaktadır

Daha önceleri de dini mevzularda kimi sorulara bizzat muhtab olmuş ancak kendimi yeterli görmediğim için bir cevap hazırlama gayreti içerisinde olmamıştım. Şimdi de benim açımdan değişen bir şey yoktur. Sadece bildiğimi düşündüğüm bir noktadan müdahil oldum.

Hz. Peygamberin sağlığında müslümanlar tüm davranışlarını Kur'an ayetlerine göre ayarlamaya çalışırdı. Söz gelimi müslüman olmayanlarla savaşmak veya onlarla hangi şartlarda barışmak gerktiği hususunda temel prensipler kendilerine bildirilinceye kadar bir eylem içierisine girmmişlerdir. Bazı üyeler sık sık Kur'an da geçen bazı kelimeleri (Vurun/Öldürün) hareket noktası yaparak buradan kendilerince "çelişki"ler üretiyor. Tabi ki her insan kendi zâviyesinden okuyup değerlendirme ve dilediği gibi anlama inanma hakkına sahiptir. Hiç kimse buna müdahele etmemelidir. Ancak benim burada belki de bir "İtiraz şerhi" olarak değerlndirilebilecek açıklamalarım başkalarına müdahele değil, kendimce eksik yorumlandığını düşündüğüm bir mevzu da görüşlerimi paylaşmaktır.

Söz konusu emirler, İslamın kendi öz yapısından çıkarılıp saltanatın ve fütühat isteklerinin payandası yapıldığı dönemlerdeki gibi, önünüze geleni "Asın-kesin" anlamı taşımaz. Müslümanın kendisine karşı düzenlenen saldırılarda, canına kasdetmek isteynlere karşı Allah'ın verdiği ruhsattır. İslam da öldürmek farz değildir, ruhsattır (İzin). Bu ruhsatın temel şartı da ancak ve ancak Nefs-i Müdâfaadır.

Fakat görüntüsü "İslâm" olan, gerçekte bu dinin şeklini kullanıp özünden uzaklaşmış olan uygulamları emsâl göstererek ulaşılan sonuçları ne doğru, ne de insaflı bulmaktayım.


Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois

Konu Erdoğan tarafından (24-06-2008 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #32 (permalink)  
Alt 30-06-2008, 22:22
ndartain - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-08-2007
Nerden: antalya , muğla
Yaş: 19
Mesajlar: 51
Alıntı:
Can´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Kur'anda çok çelişki vardır, ama bu ayetleri zamanın şartlarına göre değerlendirirsek çelişki olmayabilir...
o hâlde , o zamanın şartlarına hitap ediyor , günümüz şartlarına hitap etmiyor diyebiliriz.ki bence o zamanın bile şartlarına hitap etmiyor..


"Hakkıdır hakka tapan milletimin istismar."
http://uk.youtube.com/watch?v=Gz4jarIe_5k # Aziz Nesin
Alıntı ile Cevapla
  #33 (permalink)  
Alt 30-06-2008, 22:57
silmaril - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-06-2008
Nerden: şehirde
Mesajlar: 8
İnancın doğrulugunu kanıtlayamayacağınız bir gerçekken neden böyle sataşmalara gerek duyduğunuzu anlamak mümkün değil..
ayrıca oruç tutmadıgı için dayak yiyenler vs örnegini veren arkadaşlar, inanç ve inancını uygulayanların bakış açısını, uygulamalarını ayrı ayrı degerlendirmemiz gerekmez mi? Oturup kendi kendimize "nedir bu hadise " diye düşünsek pek çok sorunun yanıtını zaten buluruz gibi geliyor bana. Düşündüğümde hangisi inançtandır hangisi kuldandır ayırmak pek zor gelmiyor bana.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kurandaki, celiskiler, ilhan, arsel


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Attila İlhan jezabel Şiirler 12 06-09-2008 15:25
Ahlak ve Dincilik... (İlhan Selçuk) Can Köşe Yazıları 9 28-08-2008 00:39
İlhan İrem Anlasana... Ebruli Video Klipler 3 26-12-2007 16:56
Attİl İlhan mernes Şiirler 6 21-10-2007 17:21
İlhan İrem Konuşamıyorum... Ebruli Video Klipler 0 08-02-2007 21:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:22 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org