Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Ben Bir Halk Düşmanıyım - Tuncay ÖZKAN

Köşe Yazıları içerisinde Ben Bir Halk Düşmanıyım - Tuncay ÖZKAN konusu: Zamanımız, bilgi kirliliğinin insanlık onurunu ve gerçeği karartmadaki maharetine dudak ısırtacak kadar pirim verdiği bir dönemi gösteriyor. Medyası özgür olmayan toplumlar asla karar mekanizmalarını demokratikleştiremiyorlar. Despotizm medya kanalıyla her yerde ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-07-2007, 04:11
...Dengesiz...
 
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,260
Thumbs up Ben Bir Halk Düşmanıyım - Tuncay ÖZKAN

Zamanımız, bilgi kirliliğinin insanlık onurunu ve gerçeği karartmadaki maharetine dudak ısırtacak kadar pirim verdiği bir dönemi gösteriyor.
Medyası özgür olmayan toplumlar asla karar mekanizmalarını demokratikleştiremiyorlar. Despotizm medya kanalıyla her yerde var olabiliyor. Demokrasiler eriyor.
Ne söylerseniz söyleyin, ne kadar anlattığınızı varsayarsanız sayın, nereye kadar ulaştığınız ve ulaştığınız yerde fikirlerinizin ne kadar kaldığıyla ilgili bir süreci yaşıyoruz. Sizin önünüzde, sonranızda kirleticiler, karartıcılar hemen yerlerini alıyorlar.
Para; namus , onur, şeref gibi kavramların içini boşaltmada, bunları karartmada kullanılan etkin bir araç oldu.

Kendi kasabasının zenginliğinin kaynağı olan hamamları incelemekten dolayı suçlanan Dr. Thomas Stockmann'ın yaptıkları geliyor aklıma. Doktor suyun kirletildiğini ortaya çıkarır. Çocuklar bu yüzden ölmektedir.Rüşvet, baskı, korkutma sonucunda susmayı reddedince, kasabanın güç odakları tarafından halkın düşmanı ilan edilir.
Henrik Ibsen 'in yazdığı oyun, 1882'de "En Folkefiende" adıyla basılmış ve ilk kez 1883'te oynanmış: Bir Halk Düşmanı.

Peki ama yaşamın karşımıza çıkardığı o büyük yol ayrımında nereyi tercih edeceğiz?
Gerçekleri mi yoksa bireysel çıkarlarımızı ve buna bağlı kabul görmemizi mi?
Ben kısa zamanda çok büyük zararlara yol açsa da Türkiye'nin "gerçekleri" değil, bireysel çıkarlar ve çokluğun kabulünden yana oy kullandığını görüyorum seçimlerde.
Partiler halka gerçekleri anlatamadılar. Anlatmakta kendi iç sorunlarının yanı sıra globalizasyonun karşılarına çıkardığı sorunlar da büyük rol oynadı.
AKP ezici bir çoğunlukla iktidarı elinde tuttu. Türkiye için hayırlı olmasını dilerim.
Ama olmayacağını da görüyorum. Çünkü sorunlar kör dövüşüne çevrilen seçim dönemi propagandalarının çok daha üstünde. Seçimden önce hangi doğrulara inanıyorsam şimdi onlara daha çok inanıyorum. Doğrularım ve yanlışlarım seçim sonucuna göre değişmedi.
Şimdi ben, artık bir "HALK DÜŞMANIYIM"�

Bana göre AKP sorunları katlayacak, Türkiye çok şey kaybedecek. Bunun için Türkiye'de toplumsal barış ve uzlaşma konusunda her kes elinden geleni yapmak zorunda. Toplumun kutuplar arasında gerilimini yok etmek ve Türkiye'nin çıkarlarını savunacak yeni bir siyaset belirlemek gerekiyor.

Burada artık iki kişiden birinin oyunu alan AKP ile değil alamayan CHP ile ilgilenmekte ve yeniden yapılandırmakta fayda vardır.
Türkiye'nin savunulması her alanda yeniden inşa edilmek zorundadır.
Çoğunluklar çoğunlukla atlar gibi davranır. Uzakta çok uzakta var olan karaltıları görür, ama ayaklarının içine gireceği çukurları fark edemezler.
Bugün Türkiye'de yapılması gereken Türkiye'nin savunulmasıdır.
Bunun için AKP'liye de , CHP'liye de MHP'liye de DP'liye de, ÖDP 'liye de ihtiyaç var.
Yeni bir Türkiye için çalışacağını vaat edenlerin yorulmaya hakları yoktur. Halkla kavgaya hakları yoktur. Anlatmak ve yeniden inşa olmak zorundayız.
Her şey yeniden başlıyor.

23 temmuz'u konu alan yazımın girişinde şöyle demiştim:
"Umut�
Korku�
Risk�
Belirsizlik�
Endişe�
Değişim�
Seçime giden Türkiye'de herkes bu duyguların karmaşası içinde .
Hepimiz kimden kurtulmamız gerektiğini biliyoruz, ama kurtulmak için adım attığımızda bize zarar verecekler diye korkuyoruz.
Oysa bize en büyük zararı sadece korkumuz veriyor.
Herkes AKP'den kurtulmak gerektiğini söylüyor, ama yaa?
Ama yaaa, demek ABD ve AB'nin Türkiye'deki işbirlikçi medyayı kullanarak halkın üzerinde yürüttüğü psikolojik savaşın etkileri demek. "
Sonuç ortada.

Türkiye'de her iki kişiden birinin oyunu almayı başaran AKP artık sorun değildir.
Sorun Türkiye'nin yeni bir alternatif üretebilmesi sorunudur.
Bunun için CHP de özeleştiri yapılmalı ve sonuçları halkla paylaşılmalıdır. Bunun kavgasız gürültüsüz yapılması çok önemli. CHP Türkiye için önemlidir. Bunu yönetenlerin ve yönetmeye talip olacakların göz ardı etmemesi şarttır.

+

Gerçekleri göz ardı eden bir aptal olmaktansa, gerçekleri gören bir halk düşamnı olmayı tercih ederim!!!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-07-2007, 13:16
osslem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Zevzek
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 914
Bu konuşmayı dün sahibi olduğu Kanal TÜrk'tw canlı yayında yaptı.
Yahu kaç kişi dinliyor ki hocam?
Kaç kişi dinlerken pis pis sırıtmıyor?


Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..



Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-07-2007, 15:48
ches - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kişisel Rütbe
 
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: Oksijenli Bir Ortamda...
Yaş: 25
Mesajlar: 52
Keşke Sindirebilse...

Gerçekten Burda Kaybediyor Kendisi ....

Doğru olan benim ve bu tartışmasızdır...

Kendisi Bunu İdda ediyor...


"Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir. Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır: bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer(her evrede, istek ve korku bakımından bir önceki için erişilmez görünür aslında), yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi(insanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir) yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur."
Franz KAFKA
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-07-2007, 21:53
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,794
Konuşmayı dinledim
hiç bir kağıda bakmadı , [ tele prompter cihazını kullandığı belliydi tabi ama olsun ... ]
çok yürekten ve güzel bir konuşma idi ve çok enerjik bir insan ve halen pozitif bir şeyler yapmaya çalışacağı belli.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ben, bir, halk, dusmaniyim, tuncay, ozkan


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
ideolojilerin sonu mu? halk daha neyinize inansın! timm_ Serbest Kürsü 2 01-03-2008 10:53
Tuncay Özkan öldürülecek mi?! Can Köşe Yazıları 3 20-08-2007 20:23
Cem Özkan - Dön Bana merve Video Klipler 0 26-05-2007 23:48


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:33 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org