|
|
AKP, Türkiye'ye mi yoksa kendine mi cumhurbaşkanı seçiyorKöşe Yazıları içerisinde AKP, Türkiye'ye mi yoksa kendine mi cumhurbaşkanı seçiyor konusu: AKP, kendi mensuplarına mı, yoksa Türkiye'ye mi cumhurbaşkanı seçecek?
Gelişmeler "AKP'ye cumhurbaşkanı" olduğunu gösteriyor.
AKP, Türkiye'yi eğlendiriyor; iğdiş ediyor.
Her şeyi 'kamuoyundan' saklı bir şekilde gerçekleştiren AKP'nin 'AKP İlçe Teşkilat ...

16-03-2007, 21:58
|
 |
Seçilmiş Suçlu
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Sanal Alem
Mesajlar: 279
|
|
AKP, Türkiye'ye mi yoksa kendine mi cumhurbaşkanı seçiyor
AKP, kendi mensuplarına mı, yoksa Türkiye'ye mi cumhurbaşkanı seçecek?
Gelişmeler "AKP'ye cumhurbaşkanı" olduğunu gösteriyor.
AKP, Türkiye'yi eğlendiriyor; iğdiş ediyor.
Her şeyi 'kamuoyundan' saklı bir şekilde gerçekleştiren AKP'nin 'AKP İlçe Teşkilat Araştırması' 923 ilçe örgütünde yapıldı.
Sorular "Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasını neden olumsuz karşılarsınız? Erdoğan, Gül ve Arınç dışında AKP'liler arasında (Beşir Atalay, Mehmet Aydın, Vecdi Gönül, Köksal Toptan) cumhurbaşkanlığı için en uygun kişi kimdir?" biçiminde...
AKP bu 'taktiği' hep yapıyor; İstanbul Belediye Başkanlığı için de dört aday adayı ortaya çıkarılmış, sonunda Erdoğan'ın kafasındaki isim, yani Topbaş aday olmuştu.
Turgut Özal da, yerine başbakan adaylığı için '17 Türk büyüğü'nü kamuoyunun takdirine sunmuştu. Bu isimler arasında sözde demokratik bir yöntemle birinin yeni başbakan olarak seçilmesi bekleniyordu. Ama olmadı; sonuçta Özal koltuğuna oturacak ismi kendisi seçti.
Bugün de değişen bir şey yok; kamuoyu 'meşguliyetle' tedavi ediliyor.
Bazısı bu ankete seviniyor, bazıları ise ince eleştiriler yapıyor.
Abdüllatif Şener, bu anket üzerinde çok fazla yorum yapmanın gerekli olmadığını belirterek, "Bu, kimin aday olup olmayacağını belirleyecek bir anket değildir" diyor.
AKP, cumhurbaşkanlığı için kendi dışındaki kesimleri dikkati almıyor, bir uzlaşıdan uzak duruyor.
DP döneminde Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın, DP amblemli bastonla dolaştığı hâlâ hatırlardadır.
AKP de yönlendirme yaparak köşke 'ampul' rozetli aday arıyor.
HEPSİNE ÇİZİK
Ankete dönersek... İlçe örgütlerinin yanıtları hafta sonuna kadar sürecek. Öğrendiğimize göre, dört adayın isimleri çiziliyormuş; herkes Erdoğan'ın adaylığı için 'olumlu' diyormuş.
Peki AKP milletvekilleri ne düşünüyor; daha kendilerine soru sorulmadı.
Seçime 43 gün kaldı.
Erdoğan'ın kafasındaki isim kendisi mi?
Yalçın BAYER
Gerçekci ol, imkansızı iste...
|

16-03-2007, 22:03
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,226
|
|
Kendine seçiyor kime seçecek.
Sonra petrol yasası, vakıflar yasası gibi sevr yasaları nasıl geçirekler köşkten!!!
ABD artık daha rahat olacak. İyicene kontrolü elie almış olacak.
Eğer bu yüce makam AKP'nin eline geçerse ilerde yasalar ile bunlar askeriye bile sızar ve yaptıkları düzenlemeler ile ülkenin sonunu getirirler.
Evet; Tehlikenin Farkında mısız ?
Çoğu kişi farkında ama alenan onca şeye rağmen TSK da ses yok.
İlla darbe demiyorum ( gerçi bence bugüne kadar olmaması baya ilginç!! ) ama en azından elini bir kere msaya vursun, çaksın bir ültimatom. 
|

17-03-2007, 00:34
|
 |
Seçilmiş Suçlu
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Sanal Alem
Mesajlar: 279
|
|
|
12 eylül darbesinde ve öncesinde yaşananlara şahit olan biri olarak asla askeri bir müdehaleyi kabul etmiyorum. Sonuçta şu bir gerçektirki bu tip darbelerde ençok çalışanların hakları gaspedilir, sola balyozle savaş açılır sermayedarlara dokunulmaz.
Askeriye gelinceye kadar bir çok sivil oluşum var, gerek siyasi partiler, gerek yargı kurumları, gerek sendikalar v.b. Nerde bunlar neden meydanlara dökmüyorlar yüzbinleri? Demekki inandırıcılıkları yok.
Top yere düşmeden zıplamaz, bu yüzden askeri bir darbe ile "kurtarılmaktansa" artık yeter diyene kadar şeriat düzeninde yaşamaya razıyım ben. Bedel ödenmeden hiç bir şey kazanılmaz.
Birkaç generalin insiyatifinden medet ummak bence kolaylıktır, halk kendisi gerçekleri görüp gerektiğinde varolan iktidarı alaşağı etme yeteneğine ve cesaretine erişmedikten sonra sonuç değişmeyecektir. Toplumun kendisi tehlikenin farkına varmalı ve inanıp güvendiği rejimi korumak için gerektiğinde bedelini canı ile ödemeye hazır olmalıdır. Bugün anamuhalefet partisi dahil hiç bir kurum iktidara karşı bilinçli bir karşı duruş göstermiyorsa sorunu kendimizde aramamız lazım.
Düşünün sine-i millet dediler iktidar partisi istifaları onaylamam dedi sindiler. Halbuki CHP DYP ve ANAP milletvekilleri istifa dilekçeleri kabul edilmese bile topluca karar alıp meclise gitmeseler AKP sadece kendi üyelerinin varlığı ile Cumhurbaşkanı nı seçse seçilen kişinin saygınlığı tartışmaya açık olmaz mı? Şimdi ne görüyoruz? CHP resmen iktidar olmaya korkuyor, DYP ise şimdiden olası AKP - DYP koalisyonu için deyim yerindeyse AKP ye kur yapıyor.
Özetle;
NATO üyesi olan bir devletin silahlı kuvvetlerinin bu tip darbelerde daima solu ezeceğine inanan biri olarak değil darbe "balans ayarına" bile karşıyım...
Gerçekci ol, imkansızı iste...
Konu Mental tarafından (17-03-2007 Saat 00:36 ) değiştirilmiştir..
|

17-03-2007, 01:12
|
|
...Dengesiz...
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 2,226
|
|
Hocam haklısın ama ben halktan umudu kestiğim için artık aklıma tek gelen şey asker.
Zira hala bu kadar olana rağmen akp diyen büyük bir kitle var.
Hani ülkede varolan olumsuzlukları geçtim.
Tayyip'in bir terör finansörüne kefil olmasına bile ses etmeyen bir halk var.
Onuda geçtim. Bir teröristin dizi dibinde fotosu çıkan bir başbakan hala şuan bizi yönetiyor.
Bunlara halkın ses etmemesi akıl almaz bir olay.
Başka ülkelerde olsa halk devrimi olurdu.
Yada halk hükümeti istifaya çağırırdı toplu halde ve bunu ne yapar, ne eder başarırdı.
Aziz Nesin diyorum ya hep aklıma geliyor.
Bu halk resmen kendini ezeni üstte tutmaya bayılıyor maalesef.
Her partinin partizan kitlesi vardır ona laf yok.
Ama birdahaki seçimlerde yine akp ye oy veren kesim olursa ben o kesime artık düzgün bir gözle bakmam. 
Doğru ya da yanlış ama artık bu 5 yılda tüm olanlara ses çıkarmayıp üstte oy veriliyorse portakal orada kal.. 
|

17-03-2007, 20:53
|
 |
Seçilmiş Suçlu
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Nerden: Sanal Alem
Mesajlar: 279
|
|
|
Size sendikalardan bir örnek vereyim. X sendikasının taşınmaz malları hariç bankada yatan nakit miktarı 380 küsür trilyon. Yanlış duymadınız bu heran kullanılabilecek kuru para. Sendikanın 12 eylül faşist darbesinin koymuş olduğu yasalar gereği grev hakkı yok. Yıllarca sözleşmeli personel senede 5-6 ay çıkış alıp evine ekmek götüremezken 1 lira dahi katkıda bulunmadı bu trilyonluk nakite sahip sendika.
Özelleştirmeye karşılar sözde ama bu sadece üye kaybı yaşacaklarından dolayı, onlarca kuruluş yok paraya satılırken bankadaki bu nakit kullanılıpta biri bile alınmadı. Halbuki maden satılmasını istemiyorsun ama engelleyemiyorsunda o zaman kendin al işlet, yok onuda yapmazlar. Sendika kendi personelinin sendikalı olmasını engelledi yıllardır, bu emekçiler daha 2 ay önce sendikalı oldular.
Şimdi bizim trilyonluk sermaye sahibi sendikanın tüzüğüne bakın. Diyelimki X vilayette bazı insanlar bu sisteme baş kaldırdılar "sarı sendikalıcılık" yerine sosyal sendikacılık yapmak için yola çıktılar. Seçimlerde büyük bir çoğunlukla da X ilindeki sendika yönetimini devraldılar. Kurultaylarda, gerçekleştirdiği eylemlerde genel merkeze "aykırı" davranırlarsa genel merkezdeki sendika ağaları oturup bir karar alıyor ve diyorlarki X ilindeki şubeyi kapattık, oranın tüm üyelerini Y iline bağladık. Şemsi Denizer tüm bu engellemelere rağmen genel merkeze kadar seçilmiş idealist bir sendikacıydı. Ne oldu? Sudan bir senaryo ile cinayete kurban gitti. Basın ise Denizer'i olduğunun tam tersi bir insan olarak tanıttı Türk halkına.
Sistem sendikalar bağlamış durumda ve bunun aşılması için anayasa ve iç tüzük değişikliği şart. Diyelimki siz sendika başkanı oldunuz, size verilen en büyük sus payı şu. Devlet sendikaların harcamalarına karışamaz, denetleyemez. Sendika başkanı istediği kadar başkanlık görevini üstlenebilir. Düşünün bu miktar parayı A bankasından alıp B bankasına transfer etseniz arada %1 komisyon alsanız "ki bunun hiçbir yasal sakıncası yok" ne geçer elinize? Kim bu paradan vazgeçmek ister? Ancak idealistler, onlarda cinayete kurban gider.
Daha yazacak çok şey var, bu sadece sendikaların emekçileri neden meydanlara dökmediklerine dair ufacık bir örnek.
Gerçekci ol, imkansızı iste...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Şahan(Yoksa Rüya Mı!)
|
patis |
Komik Çizgiler |
1 |
15-03-2007 01:56 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:16 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|