Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü > Köşe Yazıları

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Denizler ve Denizlerin Yolları

Köşe Yazıları içerisinde Denizler ve Denizlerin Yolları konusu: Son zamanlarda bir televizyon dizisiyle gündeme gelen ve gerek Taraf gazetesinde gerekse başka alanlarda tartışılan bir konu var: Deniz Gezmiş kimdir? Kimilerine göre Deniz Gezmiş ve onun gibi Türkiye'deki devrim ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 28-08-2008, 00:05
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 188
Standart Denizler ve Denizlerin Yolları

Son zamanlarda bir televizyon dizisiyle gündeme gelen ve gerek Taraf gazetesinde gerekse başka alanlarda tartışılan bir konu var: Deniz Gezmiş kimdir? Kimilerine göre Deniz Gezmiş ve onun gibi Türkiye'deki devrim liderleri Sosyalisttir kimilerine göre Kemalisttir. Hatta bazıları Denizler'in Nasyonel olduklarını bile söylemiştir.
Denizler'in kim olduğunu ne için öldüklerini ve öldürüldüklerini anlamak için onların eylemlerine ve teorilerine bakmak yeterlidir.
Denizler'in Kemalist olduğunu iddia edenlerin en büyük dayanak noktası. Deniz Gezmiş'in babasına yazdığı bir mektupta "Sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni" demesidir. Bu bir tek cümleye bakarak Deniz Gezmiş'in Kemalist olduğunu söylemenin çok saçma bir tez olduğunu hepimiz biliyoruz.Elbette ki her insan ailesi tarafından yada onu büyütenler tarafından farklı görüşlerle yetiştirilir ama kendi kendine düşünmeye başladığı zaman ailesinin fikrine karşın kendi fikirlerini geliştirir ve onları savunmaya başlar.Nitekim Deniz Gezmiş de öyle yapmıştır.Babası tarafından Kemalist olarak yetiştirilmiş ancak öğrencilik yıllarında kendi yolunu yani Sosyalizmi benimsemiştir.Bunu babasına ölmeden önce yazdığı mektuptan da anlayabiliriz.Deniz o mektubunda babasına derki: "seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum.Sadece senin değil, Türkiye'de yasayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum"
Denizler'in Kemalist olduğunu iddia edenlerin bir diğer dayanak noktası da Türk bayrağıyla yapılan Tam Bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşüdür. Burada Kemalizmin nasıl can çekiştiğini ve nasıl sığ düşündüğünü apaçık görüyoruz. Onlar için sosyalistler eline Türk bayrağı alamaz çünkü bayrak Kemalistlere göre sadece ve sadece milliyetçilerin, ulusalcıların ve ırkçıların sembolüdür. Oysa o bayrağın Osmanlı'dan miras kaldığını ve sadece Türk ulusunu değil başta Kürt ulusu olmak üzere bu topraklarda yaşayan diğer tüm ulusların bağımsızlık sembolü olduğunu unutmuşlardır.Ayrıca şunu da hatırlatmak gerekir ki CHP ve Kemalist gruplar o yürüyüşe Adalet Partisi’ne karşı “Atatürkçü” bir gösteri yapmak amacıyla katılmışlardır: Ancak yürüyüşün bu tepkinin ötesine geçtiğini görünce CHP müdahale etmiş ve kendi grubunu yürüyüşten çekmiştir.
Kemalistlerin bir diğer dayanak noktası ise Milli Demokratik Devrim teorisidir.Bu konuda da sığ düşünüp içinde "Milli" kelimesi geçtiği için bunu milliyetçilikle bağdaştırmışlar ve Milli Demokratik Devrim fikrini savunan Deniz'i,Mahir'i,İbrahim'i ve daha nicelerini Kemalist olarak nitelemişlerdir.Burada bu insanların Milli Demokratik Devrim anlayışını ne kadar bildiklerini yada ne kadar bilmek istediklerini görüyoruz.Oysa Çin devrim lideri Mao Tse Tung ve Küba devrim liderleri Ernesto Che Guevara ve Fidel Castro'da Milli Demokratik Devrim düşüncesini benimsemiştir.Mahir Çayan bir çok yazısında açıkça belirtir ki Milli Demokratik Devrim yarı sömürge ve yarı feodal ülkelerde sosyalist devrime geçiş aşamasıdır. "….Milli Demokratik Devrim teorisi,Marksist-Leninist kesintisiz devrim teorisidir…….Milli Demokratik Devrim mücadelesi sosyalizme geçişin hazırlığı olduğu gibi,bir bakıma da işçi sınıfının iktidar mücadelesidir…" (Mahir Çayan 1970,Aydınlık Sosyalist Dergi)
Zaten Kemalistlerin bu üç noktadan başka hiçbir dayanakları yoktur ki belli bir süre sonra kendileri de kabullenirler Denizler'in Sosyalist olduklarını.
Şimdide Kemalizmin ve onun hakimiyetindeki siyasi partilerin düşüncelerine ve eylemlerine bakalım. Bakalım ne kadar bağdaşıyor 68 liderleriyle kendi fikirleri.Aslında sadece Denizler'i değil Mustafa Kemal Atatürk'ün de ne kadar Kemalist olduğunu irdelemek gerekir.
Şuanda Kemalizm sadece iki nokta üstünde yoğunlaşmış ve sadece bu iki nokta üstünden siyaset yapmaktadır. Bunlar Milliyetçilik ve Laikliktir ilkeleridir. Kemalistler(yada onların siyasi partileri) milliyetçilik ilkesini ırkçılığa, laiklik ilkesini ise neredeyse din düşmanlığına dönüştürmüşlerdir. Bırakalım Denizler'i, Gazi Mustafa Kemal bugün geri dönse eminim ki hepsini kurduğu partiden alaşağı ederdi. Çünkü onlar sadece ve sadece Gazi'nin adını kullanarak siyaset yapmaktadırlar. Onlar hala 6 oklarının arasına "Demokrasi","Özgürlük" ve "Eşitlik" kavramlarını sokamamışlardır.
Bu tutumlarını darbeler konusunda, anayasanın 301.maddesi konusunda ve başörtüsü konusunda hepimiz yakından gördük.
27 Mayıs,12 Mart,12 Eylül,28 Şubat ve 27 Nisan'dan sonra Cumhuriyet mitinglerinde darbe çığırtkanlığı yapanlar, Hrant'ımızın katili 301. maddeyi hala kaldıramayanlar, başörtüsü konusunda sanki üniversiteye kızlar başörtülü girince şeriat gelecekmiş muamelesi yapıp anti-özgülükçü bir tutum takınanlar ve laikliği peruk takmak olarak algılayanlar onlardır. Sormak lazım onlara sizin rejiminiz bu kadar zayıf mı ki öğrencilerin başörtüsü takmasıyla yıkılsın. Cevabını verelim: Hayır yıkılmaz çünkü rejiminiz kurulurken birçok başörtülü Müslüman kadının kanı aktı bu topraklara.Darbelerin haricinde Kemalizmin tarihine baktığımızda 1915 olayları,Dersim,Çorum,Maraş,Sivas ve Gazi katliamlarıda bulunmaktadır.Kemalistler bu olayları doğrudan ya da dolaylı olarak desteklemişlerdir..
Peki hangi Kemalist parti Kürt sorununa kalıcı bir çözüm bulabildi.
Kongrelerinde Kürtçe şarkılar çalmakla insanları kandırabileceklerini sandılar ama ancak kendilerini kandırabildiklerinin farkında değiller. Ayrıca bundan kısa bir süre önce benliğini kaybedip Kemalist ideolojiyi benimseyen Türksolu Dergisi'nin internet sitesinde; Kürt sorununun olmadığını Kürt istilası olduğunu bir harita üstünde göstererek açık bir şekilde Kürt düşmanlığı yapılmıştır. Ne yazık ki bu yazının biraz üstünde Deniz Gezmiş'in ve Nazım Hikmet'in fotoğrafları yer almaktadır.
Hrant Dink katledildiğinde hangi Kemalist çıkıp "Hepimiz Ermeniyiz" diyebildi. Diyemediler, diyemezler. Onlar Denizler'in gittiği ve orda ki gerillalara mücadelelerinde destek oldukları Filistin'de masum insanlar öldürülürken "Hepimiz Filistinliyiz" diyemez yada Emperyalizmin işgali altında ki Irak'ta her gün bir çok insan ölürken "Hepimiz Iraklıyız" diyemez çünkü onlar için Türklük kavramı vazgeçilemez bir kavram olmuştur
Onlar için Türklükten sonra gelen bir diğer önemli kavramda çağdaşlıktır. Ama bilimsel ve siyasi çağdaşlık değildir Kemalizmin çağdaşlığından kasıt, onlar için çağdaşlık başı açık pahalı giysiler giyen makyajlı kadınların top sakal bırakmış boynunda Atatürk rozeti olan şık giyimli erkeklerle aynı masada oturup içki içmesinden öteye geçememiştir.
Her yıl 19 Mayıs bayramını tüm Kemalistler coşkuyla kutlarlar hatta geçtiğimiz 19 Mayıs'ta "Kemalizmin ateşi 19 Mayısta gençlerle daha da parlayacak" yazılı afişler astılar Kadıköy'e. Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor bayramı olarak adlandırılan bu bayramın Denizleri, Mahirleri, İbrahimleri, Erdalları öldüren zihniyetin en uç noktası olan 12 Eylül cuntası tarafından icat edildiğini kaçı biliyor acaba?
Zaten Kemalist diyerek kendilerinden gördükleri Mahir Çayan, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında şunları söylemiştir. "CHP küçük burjuva kaypaklığı içinde bocalayan bir partidir. Ve CHP doğası gereği herhangi bir devrimci harekette sonuna dek yürüyemez. İçinde bulunduğumuz Milli Demokratik Devrim mücadelesinde atacağı doğru slogan ve yapacağı eylemlerle CHP'yi etkileyecek bir proleter sosyalist partinin olmaması ve de içindeki anti-emperyalist güçlerin varlığına karşın işbirlikçilerin bugün için ağırlıklı olması da CHP'nin bu bocalamasında ve gerici tavrında çok etkilidir." (M.Çayan 1969,Türksolu)
Ancak mutlaka Denizler'i günümüzün Sosyalistleriyle bir tutmak yanlış olur. Denizler'in yolu Marks'ın, Engels'in, Lenin'in, Stalin'in, Mao'nun, Fidel'in ve Che'nin yoludur. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye'nin devrim önderleri asla ve asla Kemalizm çizgisini seçmemiştir. Onlar Vietnam'da, Küba'da, Filistin'de ve dünyanın birçok yerinde kendini devrime adamış gerillalar gibi vatansever sosyalistlerdir ve halklarının geleceği için kendilerini feda etmişlerdir.
Deniz Gezmiş'in darağacındayken ağzından çıkan o güzel sözlerle yazımıza son verelim ve bu sözleri okurken bir daha düşünelim, bu sözler Kemalizm'e ve Kemalistlere ne kadar uymakta…
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!
Yaşasın işçiler, köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!

H.A.


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-08-2008, 21:54
asibumerang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 36
Mesajlar: 88
Deniz, bir devrimci aynı zamanda da (kendi döneminin) öğrenci lideridir.

Onurlu, kavgacı ve sağlam karakterli, pırıl pırıl bir halk evladıdır. Kemalist ideolojinin bekçileri tarafından asılmıştır.

Son sözlerine bakalım.

Yaşasın tam bağımsız Türkiye, Yaşasın Marksizm-Leninizm, Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği, Yaşasın işçiler-köylüler, Kahrolsun Emperyalizm"

Kemalizmle ilgili bir ibare yok.

Alttaki metin Deniz'in savunmasından alıntıdır;

Fikir özgürlüğünü ve Anayasa’yı paravan yapanlar “önceden Atatürkçü geçinirken O’nun fikir ve şahsiyetini de küçük görmeye başladılar, sadece Mustafa Kemal tarafını beğeniyorlardı.” suçlamasını kesin olarak reddediyorum ve asla kabul etmiyorum. Diğer yurtseverler de bunu kabul etmez.
Gerçekler örtülmek isteniyor. Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz. Onun İstiklal-i tam prensibini, ve onun istiklal-i tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.
Anayasa’yı en fazla savunan bizleriz


Benim anladığım kadarıyla Deniz, Marksizm -Leninizm konusunda netliğe ulaşmıştı ama sanırım düşüncelerinde hala Kemalist nüveler barındırıyordu. Belki de aileden aldığı Mustafa Kemal idolünü içinden atamamıştı.

Mahir ÇAYAN bile Kemalizmden tam olarak olarak kurtulamamıştır. Kemalizmi, açık bir tahlil içinde, faşizm olarak niteleyen ve reddeden sadece İbrahim KAYPAKKAYA'dır.

Herşeye rağmen. Hepsini saygıyla anıyorum.


BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 28-08-2008, 23:06
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-08-2008
Mesajlar: 29
DENİZ TARTIŞILMAZ İNSANDI.SANIRIM BU HER DEVRİMCİ KESİMİN EN BÜYÜK ÖZLEMİDİR.KEŞKE DENİZ YAŞASAYDI DİYENLERDENİZ.ONU GEÇMİŞTE ANMAK ÇOK ÜZÜCÜ.BAZAN DÜŞÜNÜYORUMDA ŞU AN İÇİN BİR DENİZ DAHA BULAMAYIZ.GERÇEKTEN DE KEŞKE YAŞASAYDI.BUNU HEP SÖYLEDİM YİNE VURGULAMALIYIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM DEVRİMCİYİM DEMEYE UTANIYORUM ÇÜNKÜ KİMSE DENİZ OLAMADI OLAMAZDA

NERDE KENDİNİ BİLMEZ ÇOCUKLAR
BİR SABAH ÖYLECE ÇEKİP GİTTİLER
ÇINLADI ALKIŞLAR KÖR SOKAKLARDA
YANKISI KİME KALDI

DENİZ KOYDUM ADINI
KEDERİ BENDE KALDI
UZAK KÖYLER KURDUM BİRBİRİNE
DENİZİNE ALDANDIM

ACININ SURLARINDA ATEŞLER YAKTIK
VURULDU ŞEHİRLER SOLUKSUZ KALDIK
KENDİNE ÇEKLİDİ BÜTÜN ZAMANLAR
GÖLGELER ORADA KALDI


YOLUMUZ DEVRİM YOLU
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 29-08-2008, 01:33
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 188
Tesbitiniz doğrudur Türkiye 68 hareketinin Kemalizm'den kopması hiç kolay olmamıştır. Zaten Deniz ve Mahir partizanlıktan çok daha fazla bireysel fikirlerine göre hareket etmişler ve arkasından grubu sürüklemişlerdir.Ve elbetteki hem Deniz hem de Mahir ailesi tarafından Kemalist olarak yetiştirlmiştir ve Kemalizm'den çok çabuk kopamamışlardır.Bunun yanında İbrahim Kaypakkaya ve Hüseyin İnan gibi daha fazla partizan olanlar ise kemalizmin eleştirisini yapmışlar ve "Faşizm" olarak nitelemişlerdir.
Ancak bu demek değildirki ne Deniz ne de Mahir kemalisttiler. Mahir yoldaşın yazılarını okuduğunuz zaman onun Marxist-Leninist olduğunu göreceksiniz.Kemalizmi sadece anti emperyalist mücadelede bi müttefik olarak görür.


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 29-08-2008, 18:50
sakin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
site sakin'i
 
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 19
Mesajlar: 266
peki kemalist olmadıkları ( hele ki bugünkü darbe çığrtkanı kamalistler) bu kadar açıkken kemalistler denizlerin kemiklerini sızlatman pahasına onları görmek istedikleri gibi göstermeyi nasıl başarıyorlar buna neden izin verilyor onların yanlış anlatılıp yanlış aktarılmasına nasıl göz yumuluyor
ve maalesef gördüğüm kadarıyla kemalistlerin yanlış anlayıp yanlış aktardııkları denizler daha fazla gence ulaşıyor gençler onları türksolu yayınlarının bakış açısıyla öğreniyor öyle benimsiyorlar
ve herkesin denizlerin üzerinden bu kadar iğrenç şekillerde nemalanması onalrı saçmalıklarına paravan yapması artık canımı fena halde sıkıyor ölülerine bile saygı gösterilmiyor ne yazık


"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 29-08-2008, 22:51
asibumerang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 36
Mesajlar: 88
Alıntı:
Charlie´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ancak bu demek değildirki ne Deniz ne de Mahir kemalisttiler. Mahir yoldaşın yazılarını okuduğunuz zaman onun Marxist-Leninist olduğunu göreceksiniz.Kemalizmi sadece anti emperyalist mücadelede bi müttefik olarak görür.
Elbette;

Mahir'de, Deniz'de Marksist-Leninisttir. Ancak bu onların; Kemalizmin faşizan yüzünü farketmemiş olmalarına engel değil. Mahir; Kesintisiz Devrimde, Kemalizmi yadsımamış aksine, anti-emperyalist yönünü ele alarak sol payesiyle onurlandırmıştır.

Şurası gerçektir ki, Kurtuluş Savaşında kazanılan savaş; Kemalizm için de halkımız içinde devrimci ve anti-emperyalist bir kararlılığın sonucudur. Ancak Kemalizmdeki bu anti-emperyalist tutum bilinçli ve teorik bir çalışmadan çok o anki işgalden kaynaklı gelinen tepkisel bir sonuçtur.

Yani; ülkemiz işgal altındaydı, onlara karşı savaşmak ve yurdumuzu kurtarmak, en azından bu uğurda ölmek zaruretti. Savaş kazanıldı ve düşman dışarı atıldı. Düşman emperyalist olunca, nitelik kaçınılmaz olarak anti-emperyalist oldu.

Eğer Mahir'in söylediği gibi Kemalizm (-izm, yani ideolojik anlamda, teorik bazda da) anti-emperyalist olsaydı, bu kararlılığını kurtuluştan sonra da pratiğiyle ortaya koyardı.

Şu an gelinen noktaya baktığımızda sonuç ortadadır. Kemalizm ve devamcıları tarihlerinin hiç bir anında anti-emperyalist tutum sergilememiş, aksine emperyalistlerle her zaman dost olmuştur.

Gerçek anlamda anti-emperyalist yapıları terörist ilan etmiş; Denizlerimizi asmış , Mahirlerimizi kurşunlamış, İbrahimlerimizi işkencehanelerde katletmiştir.

Kısacası; Kemalizmin anti-emperyalistliği düşmandan kaynaklanır. Teorik içeriğinden değil. Ahmedi Nejat'ta anti-amerikancı, dolayısıyla anti-emperyalisttir. Yani etki-tepki.

Marksist-Leninistlerin anti-emperyalistliği de düşmandan kaynaklıdır. Ancak bu bilinçli bir teorik tahlille edinilmiş, görev olarak konulmuş ve sürekliliği hedeflenmiştir.

İşte Mahir ve Denizler bence burada yanılgıya düştüler. Ama yanılgıları ne Deniz'in Denizliğinden , ne de Mahir'in mahirliğinden hiç bir şey eksiltmemiştir. Onlar Komünist birer önderdirler.

Serhatlı_36 arkadaş; tartışılan Deniz'in kişiliği değildir. Pratiğidir. Tartışılır- tartışılmalıdır.
Son söz...

Ne onlar gibi olabildik
Ne onlar gibi ölebildik..


BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 30-08-2008, 00:17
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-08-2008
Mesajlar: 29
KİMSE DENİZ'İMİZİ MAHİR'İMİZİ KABULLENMEDİ KABULLENMEZDE.HALEN ÇAĞIMIZ İNSANLARI DENİZ YOLDAŞIMIZI ANARŞİST VATAN HAİNİ OLARAK ANIYOR.BUNU ONLAR GİBİ UMUTLU YÜREKLERE NASIL YAKIŞTIRIYOLAR BAZAN BEN BİLE HAYRET EDİYORUM.GELMİŞ GEÇMİŞ ÇAĞIN UNUTULMAZ YOLDAŞI ONLAR.VE ONLAR KENDİNİ BİLMEZ ÇOCUKLAR BİR SABAH ÇEKİP GİTTİLER KİMSESİZ VE SESSİZ


YOLUMUZ DEVRİM YOLU
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 30-08-2008, 01:08
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 188
kemalist olmadıkları halde maalesef kemalist olarak gösteriliyolar evet çünkü yerli burjuvazinin büyük bir bölümü kemalistlerin elinde.Medya iletişim araçları kemalistlerin elinde.En basitinden ele alacak olursak "Hatırla Sevgili" dizisi.Denizler idama giderken onların son sözlerini sansürlediler.Ve yaşasın marksizm leninizm kısmını söyelemediler bunun gibi işte,yada ne bileyim o dizide mahkeme bölümlerinde hep kemalizm vurgusu yapıldı.Halkı kandırdılar ve Denizler kemalist kahraman gibi gösterildi.Mahir Çayan kemalist gibi gösterildi,oysa kızılderede imkanları olsaydı askere kurşun sıkacaklardı onlar.ve onlar türkiyenin kurtuluşunun gerilla mücadelesinden geçtiğini savundular.Askere kurşun sıkarak!!


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 05-09-2008, 06:46
by_bal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-09-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 7
bu yazıları okuayarak ne kadar yanlış ve bağnaz düşünceler içerisinde olduğunuzu görüyorum. bügün mustafa kemal olmasa sen çıktığın yerden çıkardın ama babanı tanımazdın. bügün deniz ve diğeri hakkında bir çok bilginiz var. neden onlar gibi yapamıyorsunuz. neden ben seni televizyonlarda yeni denizler türedi diye seni göremiyorum.yaa mesele kızılderede askere kurşun sıkmakla olmuyor. sizler denizi ne kadar tanıdığınızı sanıyorsunuz ki imkanı olsa kurşun sıkarlardı diyorsunuz.gerçekten yazık yaptıklarını okumakla neler yapıcaklarını karar veremezsiniz bunun için empati yapmanız lazım tabi bu anti kemal kafanızla onu da yapabilirseniz...
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 05-09-2008, 11:54
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Mesajlar: 43
Alıntı:
Charlie´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
kemalist olmadıkları halde maalesef kemalist olarak gösteriliyolar evet çünkü yerli burjuvazinin büyük bir bölümü kemalistlerin elinde.Medya iletişim araçları kemalistlerin elinde.En basitinden ele alacak olursak "Hatırla Sevgili" dizisi.Denizler idama giderken onların son sözlerini sansürlediler.Ve yaşasın marksizm leninizm kısmını söyelemediler bunun gibi işte,yada ne bileyim o dizide mahkeme bölümlerinde hep kemalizm vurgusu yapıldı.Halkı kandırdılar ve Denizler kemalist kahraman gibi gösterildi.Mahir Çayan kemalist gibi gösterildi,oysa kızılderede imkanları olsaydı askere kurşun sıkacaklardı onlar.ve onlar türkiyenin kurtuluşunun gerilla mücadelesinden geçtiğini savundular.Askere kurşun sıkarak!!
Devrim Gazetesi’nin
Deniz Gezmiş’le Yaptığı Röportaj

Atatürk’ün, “Tam bağımsızlık” ülküsünü kendilerine şiar edinen devrimci gençleri sindirmek için cinayet tedbirlerine kadar varan planlar yapılıyor şu günlerde. Tertipçilerin baş hedeflerinden biri de gençliğin önde gelen liderlerinden Deniz Gezmiş, son olayları şöyle yorumladı:

- Türkiye ekonomisi tam bir çıkmaz içindedir. Zamlara rağmen, bütçenin açığı 2,5 milyardır. Bu, tutucular koalisyonunun iflasını açıkça ortaya koymuştur. Tutucu güçler, egemenliklerini uzun süre devam ettiremeyeceklerini anlamış olmanın telaşı içindedir. Devrimci gençlik eylemini engellemek için tertiplere girişmeleri bundandır. Fakat umduklarının tersi olmuş ve bu olaylar bizi daha örgütlü, daha disiplinli ve daha güçlü eylemlere hazırlamıştır. Tertipleriyle gençliği ordunun karşısına düşürmek hedefine ulaşamadıkları gibi, devrimci gençlik eylemi, Mustafa Kemal’ci zinde güçler saflarını biribirlerine kenetlemiştir. Mustafa Kemal adı, geniş öğrenci kitlelerinde daha fazla ağızdan ağıza dolaşır olmuş, forumlarda Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe tekrarlanmış ve bunlar uygulanmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, Gazi Mustafa Kemal’in çizgisinin geniş kitlelerde ve bütün zinde güçlerde yankılanmasından korkmuşlardır bugün.

- Gençlik eylemleri içinde önemli bir yerin var ve tutucu güçler senin okuldan atılmış olmanı sürekli istismar konusu ediyorlar. Bu durumda senin söyleyeceklerin neler?

- Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal’in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri biraraya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır.

- Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın?

- Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrim ci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.

- Halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için gençliğin dayanışma içinde bulunacağı Kemalist güçler kimlerdir?

- Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır.

- Emperyalizme karşı nasıl bir mücadele verilecektir?

- Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu. Milli kurumlarımıza uzanan elleri de kırmakta kararlıyız.

- Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı” sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir?

- Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir. Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar” diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı, Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir. Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki, tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.”

(Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim Gazetesi - 23 Aralık. 1969 -sayı: 10 - sayfa: 2-7)

SANIRIM SANA BUNDAN İYİ CEVAP OLMAZ DEVRİMCİ MÜSLÜMAN KARDEŞİM KEMALİST DEĞİLİM AMA BU CEVABI SANA VERMEK YERİNDE OLUR


Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
denizler, denizlerin, yolları


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Proudhon ve Anarşizm - L. Gambone kaos Tarih 2 12-08-2008 21:18
Milliyetçiliğin Bitmeyen Çekiciliği kaos Güncel Mevzular 0 06-08-2008 13:50
İspanyol Devriminde Anarşizm kaos Tarih 0 06-08-2008 13:39
işte 21.yüzyılın ergenekonu sakin Güncel Mevzular 15 28-07-2008 21:33
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:06 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org