Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Pano > Kara Delik

Kara Delik Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun.


Din ve Ateizm Üzerine Genel Tartışma

Kara Delik içerisinde Din ve Ateizm Üzerine Genel Tartışma konusu: Bilmiyorum bu sözleriniz banamıydı ama bende bi iki söz söylemek istiyorum. Öncelikle tartışan taraflar iki konuda da bilgi sahibi olması gerekiyor, eğer bilgi sahibi değilse konu hakkında soru sorması gerekiyor. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #81 (permalink)  
Alt 16-06-2008, 17:38
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 956
Bilmiyorum bu sözleriniz banamıydı ama bende bi iki söz söylemek istiyorum. Öncelikle tartışan taraflar iki konuda da bilgi sahibi olması gerekiyor, eğer bilgi sahibi değilse konu hakkında soru sorması gerekiyor. Burası meydanı boş bulup, sallama ortamı değil malesef. Sonsuz nikli şahıs durmadan üzerinde durduğumuz din konusunu çarpıtıp ortaya farklı konular atıyor, ve bu konularda da bilgi olmadan fikir sahibi olduğu için, kıt bir tartışma ortamı çıkması kaçınılmaz oluyor.

Burası aynı zamanda inançlı insanların mazlumu oynadığı bi yerde değil. En son ben size yazmıştım hatırlıyorsanız ve yazdıklarıma dahi cevap alamadan, ateistleri inançlılara saygısızlık yapmakla suçluyorsunuz. Siz bir islam savunucusu olarak, bizim islamda gördüğümüz çarpıklıkların yanlış anlaşıldığını göstermek zorundasınız, tabii burda ki tartışma ortamına dahil olmak istiyorsanız. Müslümanım diyorsunuz, islam mantık dinidir, hak dinidir diyorsunuz ama yukarıda ki kadınlarla ilgili hadis ve ayetlere cevap vermiyosunuz. Muhammedin 9 yaşında ki ayşeyi almasını normal karşılıyorsunuz. Burda kimse kimsenin inancına saygısızlık yapmıyor, eğer bi saygısızlık gördüyseniz, bu durum inanç sahibi kişinin düşüncelerini savunamamasından kaynaklanabilir. Çünkü düşüncelerini belli bi zemine oturtamayan insanlar bu duruma düşmeyi hakediyorlar.

Son olarak diyorum ki eğer müslümansanız - genel için konuşuyorum- dininizi sonuna kadar savunursunuz, geçiştirmeler ve kıvırmalar yapmadan tartışırsınız. Tabii ki bilgi sahibi olunmayan konularda sadece sorular sorulur. Ama bunun dışında kulaktan dolma bilgilerle, tam olarak bilmediğimiz konularda da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamalıyız. Tartışma böyle olur.... Sizi ikna etme gibi bi çabam yok, bilgi sahibi olan gelir tartışır, mazlum edebiyatı yapmaz.


DeKadaN EtKi_!!

/gölge'li_
Alıntı ile Cevapla
  #82 (permalink)  
Alt 16-06-2008, 22:00
sonsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
caotic evil
 
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 167
1-ben,ruhun yokluğunu kanıtlamaya çalışmıyorum.olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz diyorsun-09.06.2008tarihli yazın-
Etki/algı/ilgi ve bilme alanında olmayan bir şey(örneğin ruh), onun olmadığı-senin söyleminle yokluğu-anlamına gelmez.gelse gelse şu anlama gelir:kullandığım araçlarla ruhun varlığına/yokluğuna dair bir şey bulunamıyor.
Dediğim gibi, kullanılan araçlardan birinin(burada bilim)bir şeyi tanımlayamaması/ispatlalayamaması, tanımlanamayan yapının/olgunun ya da varlığın ,var olmasını ortadan kaldırmaz.oyleyse ruh yoktur önermen/sözün, sadece senin sahip olduğun doğru için geçerlidir.evrenin gerçek doğruluğu için değil. senin doğrun evrenin doğrusudur sanısını sana kim sandırdı demeyeceğim,(çünkü bilim diyeceksin biliyorum)

Örneğin,Pluton gezegeni1930 yılında keşfedildi.enteresan olan,1915 yılında yapılan hesaplamalar(bilim ile yapılıyordu) oradalarda bir gezegenin olması gerektiğini söylüyordu fakat gözlemlenemediği için var denemiyordu.sen o dönemde yaşıyor olsaydın eminim şunu soylerdin;orada öyle bir gezegen ‘’YOK’’.(ve yine enteresan olanı, 2006 yılında bilim adamları plutonu gezegenlikten çıkardılar.)ve sen bugün şunu söylemek zorundasın; pluton diye bir gezegen ‘’YOK’’.Plutonu niye mi örnekledim?öylesine.

Bir şeyin yokluğunu ispatlamak varlığını ispatlamaktan daha kolay gelebilir (yokluğu ispatlamak. !?)bir deneme yaparsın ve karşılık alamadığın an yok dersin. Ancak bilimselliğe mi inanıyorsun ki söylediklerinden o anlaşılıyor(bilim ışıktır demiştin, bilmiyorsan söyleyeyim İslam peygamberi; ‘’Şüphe imandandır ve Şüphe/arayış, nura/ışığa götürür’’ demiştir.ilginç değil mi?)
o halde,bilime hürmeten şüpheci yaklaşarak bir daha deneme yap,bir daha deneme yap,bir daha deneme yap ve sonunda sadece şunu söyle:bilim kullanılarak ‘’X’’ bilgisi elde edilemiyor.şunu deme:X’’ yoktur. X mi? her ne istersen o olsun farketmez.

2- a-tanımlar sözlükte olduğu sürece tanım yapmazsın(istisnalar hariç)
b-bilimin sözlük tanımı dışında bilimsel tanımını yapamazsın
c-tanımlar dogmadır.(12.06.2008 tarihli yazın)
bu sözler sana ait. üçüncü cümle için ısrarla, tanım olmadığını,yorum olduğunu söyleyip duruyorsun.YORUMUN; yani doğru olduğuna inandığın önermen,senin önermen.sadece bu önermeni dikkate aldığımda, yaptığın ya da kabul ettiğin her tanımın dogma olması gerektiği ortaya çıkmıyor mu?bana ’’yahu niye anlamıyorsunuz’’ diyene kadar kendine bakıp;
‘’yahu niye anlamıyorum?’’tanımlar (yorum yapıyorsun ya)dogma ise o zaman ben bilim dahil her şeyin tanımının dogma olduğunu kabul etmek zorundayım desene.
Ha bu arada bilimin tanımı için tdk sözlüğündeki tanımı almışsın, bravo sana(Allah bilir ya,gerçi senin için yok,neyse,herhangi bir başka kavramın tanımı için de tdk sözlüğüne bakıyorsundur)bilim en kabasından sadece bir sözcük müdür ki senin gözünde, onun tanımı için tdk sözlüğene bakıyorsun ve bana sözlük tanımını gönderiyorsun.haber vereyim, bilim kelimesine bir de’’ Kavram’’olarak bakmaya çalış o zaman bir derya ile karşılaştığını görürsün.
Türk Dil Kurumu
harbiden brovo sana. ha bir de sana kitap olarak tdk nın kaynağını vereyim
Tdk,Türkçe sözlük,Ankara 2005,10.baskı sayfa 269
Bu arada Halide Edip’ten yapılan alıntıyı da ekleseydin bilimin tanımına(tdk sözlüğünde var ya) bu şekilde biz, bir edebiyatçının bilimi nerede ve nasıl kullandığını da öğrenmiş olurduk,bilim adamının ya da bilim felsefecisinin değil.emin ol ,sen, bir bilim felsefecisinin bilim ile ilgili açıklamalarını getirseydin bana, ben sana onun tam tersini söyleyen bir başka bilim felsefecisinin açıklamalarını getirirdim-o zaman ne olurdu biliyor musun;bilimin bir derya olduğu ,senin kafandaki kadar sığ bir su birikintisi olmadığının kanıtı olurdu.bak kanıt sunuyorum sana, gördüğün gibi hem de bilimi kullanarak-

3-Tanrı inancının olması insanda sorumluluk duygusunu zayıflatıyor-13.06.2008 sakin e yazdığın cevap- iddian için ne tip deliller, araştırmalar ve sonuçlar (hepside bilimsel veriler olsun LÜTFEN,bilimci olan sen için)var. yayınlanmış,incelenmiş, analiz edilmiş,bilim adamları tarafından kendi aralarında tartışılmış, gözlemlenmiş(yazıda belittiğin gibi,etrafınıza bakarak görürsünüz lafından başka bir gözlemden bahsediyorum-bilimsel gözlemden-) bilimsel bilgiler varsa gönder adreslerini ya da hep yaptığın gibi net sayfasının birinden kopyala buraya yapıştır .görelim kaç bilimsel araştırma tanrı inancının insandaki sorumluluk duygusunu azaltıyor verisine sahip(senin deyiminle yorumlar olmasın lütfen,bilimsel veriler olsun)
;Hitler,Stalin ve Mao, yüz milyondan fazla insanın ölümünden sorumludurlar ve her üçü de ateisttir. İddianı tersine çevirip şu soruyu sormalı mıyım:ateizm insandaki, hayata ve ölüme ve tanrıya saygı duyma hissini zayıflattığı için mi ,insanı vahşileştiriyor?muhtemelen buna da cevabın olacaktır.

4-eğer Mehmet azimli den yaptığın alıntıyı-14.06.2008-islamın/peygamberin kadına nasıl baktığını yani değer vermediğini göstermek adına verdiysen
OLASILIKLAR;
1-sen o yazıyı hiç okumadın
2-okuduysan sonuna kadar okumadın
3-bilime zerrece değer vermeyen bir dogmatik insansın sen
Üç olasılığı da nereden çıkardığımı söyleyeyim:verdiğin alıntının en son paragrafı;

‘’Bireyler ve toplumlar bir tarih dilimine ve kültürel geleneğe aittir. Bundan kopmak
imkansızdır. Bu nedenle, her hangi bir tarihi olayı değerlendirirken onu kendi tarihselliği
ve kültürel çerçevesi içinde değerlendirmek gerekir. Yoksa, kendi şartlarımızı ölçü alarak
farklı bir tarih diliminde yaşayan ve farklı toplumsal yapılanmalara sahip birilerini
yargılamak: hem doğru değildir, hem de bilimsel bir yöntem olarak kabul edilemez’’
Biliyorum sen hala ne yaptığının farkında olmayan biri olarak,kendi sayfanın altına yapıştırdığın bu alıntının son paragrafının ve son cümlesinin ne anlama geldiğini anlamayacaksın.

5-bana,link vermek abes kaçar değil mi diye soruyorsun-12.06.2008 tarihli yazında- ki sadece bir defa link verdim o da senin ısrarla cevap vermemen üzerine idi, ‘’senden duymayı tercih ederdim ama bunu buldum.(ifadem aynen böyleydi)....sen ise bu konu başlığında az üç defa link vermene (ve bilgileri net sayfalarından kopyala yapıştır fotokopiciliğinden başka bir şey yapmıyor olmana ) rağmen beni link vermekle itham ediyorsun.eğer link vermek abes kaçıyorsa sen o abesi en az üç defa yaptın.link vermek abesse burada verdiğin tüm linkleri kaldır.

6-atomlarda ve iki boyutlu Öklid geometrisinde ısrarcı olduğuna göre,bir hayli 19.yüzyıl pozitivistisin sen.
birazcık atom altı dünyasını ve çok daha fazla boyutlu alanların geometrilerini takip ediver.
anlayacağın birazcık da olsa ‘’BİLİMİ’’ takip ediver.(o zaman anlarsın Sayı ile Rakamın birbirinden farkını)
ha birazcık da 19.yüzyıl pozitivizmi yerine 20.yüzyıl mantıksal pozitivizmini takip ediver hiç olmazsa.öneri Popper olsun.netten ara bolca bilgi bulursun,hiç olmazsa bilimin ışıklığına dair sözlerinin felsefi alt yapıları oluşur.bu da benim sana bi,r iyiliğim olsun.insan kaliteli donanıma sahip birisiyle daha iyi tartışır çünkü.

Konu sonsuz tarafından (16-06-2008 Saat 22:12 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #83 (permalink)  
Alt 17-06-2008, 00:50
sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
_b/s/en s/b/enim
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 956
Alıntı:
1-ben,ruhun yokluğunu kanıtlamaya çalışmıyorum.olmayan bir şeyin yokluğu zaten kanıtlanamaz diyorsun-09.06.2008tarihli yazın-
Etki/algı/ilgi ve bilme alanında olmayan bir şey(örneğin ruh), onun olmadığı-senin söyleminle yokluğu-anlamına gelmez.gelse gelse şu anlama gelir:kullandığım araçlarla ruhun varlığına/yokluğuna dair bir şey bulunamıyor.
Dediğim gibi, kullanılan araçlardan birinin(burada bilim)bir şeyi tanımlayamaması/ispatlalayamaması, tanımlanamayan yapının/olgunun ya da varlığın ,var olmasını ortadan kaldırmaz.oyleyse ruh yoktur önermen/sözün, sadece senin sahip olduğun doğru için geçerlidir.evrenin gerçek doğruluğu için değil. senin doğrun evrenin doğrusudur sanısını sana kim sandırdı demeyeceğim,(çünkü bilim diyeceksin biliyorum)

Örneğin,Pluton gezegeni1930 yılında keşfedildi.enteresan olan,1915 yılında yapılan hesaplamalar(bilim ile yapılıyordu) oradalarda bir gezegenin olması gerektiğini söylüyordu fakat gözlemlenemediği için var denemiyordu.sen o dönemde yaşıyor olsaydın eminim şunu soylerdin;orada öyle bir gezegen ‘’YOK’’.(ve yine enteresan olanı, 2006 yılında bilim adamları plutonu gezegenlikten çıkardılar.)ve sen bugün şunu söylemek zorundasın; pluton diye bir gezegen ‘’YOK’’.Plutonu niye mi örnekledim?öylesine.

Bir şeyin yokluğunu ispatlamak varlığını ispatlamaktan daha kolay gelebilir (yokluğu ispatlamak. !?)bir deneme yaparsın ve karşılık alamadığın an yok dersin. Ancak bilimselliğe mi inanıyorsun ki söylediklerinden o anlaşılıyor(bilim ışıktır demiştin, bilmiyorsan söyleyeyim İslam peygamberi; ‘’Şüphe imandandır ve Şüphe/arayış, nura/ışığa götürür’’ demiştir.ilginç değil mi?)
o halde,bilime hürmeten şüpheci yaklaşarak bir daha deneme yap,bir daha deneme yap,bir daha deneme yap ve sonunda sadece şunu söyle:bilim kullanılarak ‘’X’’ bilgisi elde edilemiyor.şunu deme:X’’ yoktur. X mi? her ne istersen o olsun farketmez.
Evet söylediğim gibi bir şeyin yokluğu kanıtlanamaz, ama bize etki ettiği halde 5 duyu organımızla algılanamayan varlıklar yoktur!! Bu sözümü de anladınız mı?? Biz dünyada, insanları zor zamanlarında kurtaran bir supermanın var olmadığını biliyoruz. Yani kısacası ‘’insanlara etki eden’’ bir süper kahramanın yokluğundan söz edebiliriz. Ama algı sınırlarımıza girmeyen, uzayın ücra bir köşesinde bir süpermanın yokluğundan söz edilemez. Bu durum aynı şekilde ruh içinde geçerlidir. Veya tanrı için de.

Eğer sizin mantığınızla gidersek, ruh da dahil, 3 başlı köpek, unicorn, zeus gibi varlıklarında var olduğunu söyleyebilmemiz gerekir. Bu durumun ne kadar abes olduğunu umarım görebiliyorsunuzdur. Bu konuda Bernard Russell’in kutsal demlik/çaydanlık örneğini verebiliriz. Ben, uzayın derinliklerinde tüm teleskoplarımızla görülemeyecek kadar küçük bir kutsal demliğin var olduğunu söylesem, bu kutsal demliğin var olmadığını hiçbir bilim adamı kanıtlayamaz. Yani bütün bu örneklerden de anlaşılacağı gibi, algılanamayan varlıklar(bize etki ettiği halde) yoktur. Tekrar söylemem de fayda var, bahsi geçen ve bize etki etmeyen varlıkların, var olmadıkları kanıtlanamaz. Ve bu varlıklar bize etki etmediği için, onlar hakkında bilgimizin de olmaması gerekir. Etki eden varlıklar da ise (islamda ruhun insana etkisi vardır), 5 duyu organımızla algılayamadığımız için yokluğundan söz edebiliriz.(süperman gibi). Umarım anlamışsındır(!)

Alıntı:
3-Tanrı inancının olması insanda sorumluluk duygusunu zayıflatıyor-13.06.2008 sakin e yazdığın cevap- iddian için ne tip deliller, araştırmalar ve sonuçlar (hepside bilimsel veriler olsun LÜTFEN,bilimci olan sen için)var. yayınlanmış,incelenmiş, analiz edilmiş,bilim adamları tarafından kendi aralarında tartışılmış, gözlemlenmiş(yazıda belittiğin gibi,etrafınıza bakarak görürsünüz lafından başka bir gözlemden bahsediyorum-bilimsel gözlemden-) bilimsel bilgiler varsa gönder adreslerini ya da hep yaptığın gibi net sayfasının birinden kopyala buraya yapıştır .görelim kaç bilimsel araştırma tanrı inancının insandaki sorumluluk duygusunu azaltıyor verisine sahip(senin deyiminle yorumlar olmasın lütfen,bilimsel veriler olsun)
;Hitler,Stalin ve Mao, yüz milyondan fazla insanın ölümünden sorumludurlar ve her üçü de ateisttir. İddianı tersine çevirip şu soruyu sormalı mıyım:ateizm insandaki, hayata ve ölüme ve tanrıya saygı duyma hissini zayıflattığı için mi ,insanı vahşileştiriyor?muhtemelen buna da cevabın olacaktır.
Bilimsel gözlem sadece bilim adamlarıyla sınırlı değildir. Benim yaptığımın gözlem de bal gibi bilimseldir. Bilimsel olması için verilere dayanması gerekiyor. Ben Türkiye de ki insanları incelediğimde, insanların gelebilecek herşeyi Allahtan beklediğini gördüm. Birşeyler için kendileri uğraşmak yerine, kendileri dışında bir sözde varlıktan bekliyorlar. Eğer beklememiş olsalar zaten kurana ters düşerler. Maazallah dinden bile çıkabilirler. Zaten kuranda geçen nisa 78da şöyle belirtilmiş; ‘’Nerede olursanız olun, ölüm gelip sizi bulacaktır, göğe yükselen kulelerde olsanız bile. Onlar güzel şeylere kavuştuklarında, bazıları “Bu Allah’tandır!” derler; ama başlarına bir kötülük gelince, “Bu senin yüzündendir [ey arkadaş]!” diye feryat ederler. De ki: “Hepsi Allah’tandır!” O halde bu insanlara ne oluyor da kendilerine bildirilen hakikati kavramaya yanaşmıyorlar?’’
Yukarıda ki ayette de belirtildiği gibi insanların başlarına gelen iyi şeylerden tutun, kötü şeylere kadar her şey Allah’tandır. Bu ayet, insanların sorumluluk duygusunu zayıflatıyor. Ayrıca herşeyi kontrol eden bir tanrı inancı da aynı şekilde. Ben kendi gözlemimi anlattım.

Hitler, Stalin veya Mao öldürdükleri insanları ateizm fikri ile öldürmedikten sonra bunu ateistlere mal edemezsin. Sayabildiğiniz sadece 3 tane devlet lideri var, ben buraya din adına yapılan katliamları getirsem sayfalar yetmez. Ayrıca Hitlerin ateist olduğunu yazdığı bir yazısını hatırlamıyorum, belki de ben yanılıyorumdur , olabilir. Varsa bu yazısını paylaşır mısın?? Sadece bilgi edinmek istiyorum. Yine varsa Stalin ve Maoyu da rica ediyim, çünkü 3ünüde okumadım.

Alıntı:
4-eğer Mehmet azimli den yaptığın alıntıyı-14.06.2008-islamın/peygamberin kadına nasıl baktığını yani değer vermediğini göstermek adına verdiysen
OLASILIKLAR;
1-sen o yazıyı hiç okumadın
2-okuduysan sonuna kadar okumadın
3-bilime zerrece değer vermeyen bir dogmatik insansın sen
Üç olasılığı da nereden çıkardığımı söyleyeyim:verdiğin alıntının en son paragrafı;

‘’Bireyler ve toplumlar bir tarih dilimine ve kültürel geleneğe aittir. Bundan kopmak
imkansızdır. Bu nedenle, her hangi bir tarihi olayı değerlendirirken onu kendi tarihselliği
ve kültürel çerçevesi içinde değerlendirmek gerekir. Yoksa, kendi şartlarımızı ölçü alarak
farklı bir tarih diliminde yaşayan ve farklı toplumsal yapılanmalara sahip birilerini
yargılamak: hem doğru değildir, hem de bilimsel bir yöntem olarak kabul edilemez’’
Biliyorum sen hala ne yaptığının farkında olmayan biri olarak,kendi sayfanın altına yapıştırdığın bu alıntının son paragrafının ve son cümlesinin ne anlama geldiğini anlamayacaksın.
Yani siz bu yazıyı yazarak, Muhammedin 9 yaşında ki ayşeyi almasını onaylıyorsunuz öyle mi?? Yaşadıkları kültüre göre değerlendirirsek, Eskimolar karılarını misafirlerine ikram ederler, bu onların kültüründe olduğu için, biz bunu doğal karşılamamız gerek, öyle mi(!) .. O zaman ki arap toplumu küçük yaşta ki kızlarla evlenip, üstüne cinsel ilişkiye girdikleri zaman da, biz bunu doğal karşılamamız gerek öyle mi(!) .. Bu demek oluyor ki o zamanın şartlarında normal olarak karşılanan davranışlar veya tepkiler günümüze uymadığı zaman, o kültürü veya dini silip atmamız gerekir. Ama İslam anlayışında kuran evrenseldir. Tüm toplumlara ve tüm zamana hitap eder. Ama gel gör ki bu dinin peygamberi bile bir çocuk sapığı(!) .. Kusura bakmayın ama kuranda geçen bu tür ahlaksızlıkları, kadın istismarına göz yumamam, eğer ki toplum eski zamanlarda ki o sapık kültürü benimsiyorsa, bende tepkimi bu derece koyarım. Umarım anlamışsındır(!)

Konuyla ilgisiz olan yazılarına cevap verme gereği duymadım çünkü konumuz dindir. Zaten sana bi önce ki iletimde de bir daha cevap vermeyeceğimi söyledim. Bir de benim copy/paste yaptığımdan yakınmışsın. Ben hiçbir zaman copy yapmadım. Tanım istedin, tanım yazdım. Ayetlerden örnekler verdim. Konuya örnek oluştursun diye 2 tane internet sayfasından haber ekledim, isteyen bakabilir ve bilgi sahibi olabilir diye. Bir tane yazı linki verdim, yine merak edenler kuranda ruhun olmadığı ile ilgili bir arkadaşın yazısına göz atabilirler diye. Ve o konuya hiç girmedim çünkü ben onun düşüncesini savunmuyorum burada, o bir Müslüman. Ve yine bilgi sahibi olunması için bir makale verdim. Ama ben hiçbir zaman senin gibi demedim ki, ‘’al sana link, şu yazıyı yorumla da yaz(!)’’ Benim verdiğim linkler sadece konuya ayrı bi hava katmak için istenildiği takdirde okumak isteyenler içindi. O yazılar okunmadığı takdirde de ben kendi fikrimi kendi yazılarımla savundum. Hiç kimse bana sen copy/paste yaptın diyemez(!).

Bu arada ben pozitivist felan değilim, sadece bir hiç'im.. Bu sözümü de anladınız mı(!) .. Bana etiket yapıştırmak sana düşmez.. Son yazdıklarında neyden bahsettiğini bile bilmiyorsun, neyse konumuz bunlar değil zaten. Konumuz dindir. Konuyla alakalı yazılar yazman dileğiyle...

Ve son olarak bu yazıyı önceki yazılarınla karşılaştırdığımızda, sen yazmamışsın sanırım. Çünkü üsluptan dolayı kabak gibi ortada durum .. Yada çok fena kasmışsın bu yazıyı yazarken.. Ne diyim, Allah akıl fikir versin


DeKadaN EtKi_!!

/gölge'li_
Alıntı ile Cevapla
  #84 (permalink)  
Alt 18-06-2008, 10:07
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,586
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
sakin´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
daha önceki kısır tartışmalara döndü yine bu konuda.inananları sivri zeka sorularıyla bilimsel bilgileiryle sindirip susuturma anlayışındaki inançsızların tavrı etkilidir bence sağlıklı bir tartışma ortamı oluşamamsında.bu konudaki tek inanan olarak başka yerde kolayca bulunabilecek kendilerince mantıklı soruları inananlara sorma anlayıp da anlamazlıktan gelme daha doğrusu karşısındakini hiç anlamaya çaılşmadan anlamak istediklerinin anlayıp diyalog ortamını yok etmek ne kadar akıl karı bilmiyorum. sürekli bilimsel felsefi bilgilerinizle inanmayanlara sivri zekanızın göstergesi sorularınızla yıldırma politikanız gereği bu tür konular sürekli böyle baltalanıyor ve bir süre sonrada sadece aynı düşünbce ve inançtaki inanaçsızların muhabbetine dönüşüyor ve bu artık çok can sıkıcı.

lütfen karşınızdakinin inancına saygı duyun inanmayı acizlik olarak görmeyin bu sizin acizliğiniz olur.ne kadar saygılı olduğunuzu belirtsenizde bu hiç belli olmuyor yazılarınızda yorumlarınızda.çünkü baştan sizler inananları bağnaz cahil aile ve çevrenin etkisinden kurtulamamış dogmalarla dolu saçmalıklara inanan kişiler olarak görüyuorsunuz.inanmadığınız o ruh ve kalben inanabileceğini düşünmezsiniz hiç.
ve bu durumunuz bana şu önceleri inanmadığım ama artık sizlerin sayesinde doğru bulduğum şu sözleri hatırlatıyorsunuz;
kendilerini akıllı ilim adamı ve hiç yanılmaz sanan dinsizler.... imam-ı gazali

sizin bu tavırlarınız sağlıklı bir diyalog ve tartışma ortamını bertaraf ediyor ve artık hiç ama hiç bu nkonularla ilgili birşeyle paylaşmak içimden gelmiyor. biliyorum bu yazdıklarımı yalanlayacak inkar edecek yazılar döşeyeceksiniz ama beni ikne edemeyeceksiniz inananlara biraz olsun saygı duyduğunuza.
inananlardan esirgediğiniz saygı ve sevgilerimle
Siz tartışmalarda kısır fikirler sununca tartışma da kısır bir hal alıyor. Evet o sivri zeka yanıtlar karşısında o kadar tutarsız, havada kalan yanıtlar veriyorsunuz ki kendiniz bile bağnaz imajı verdiğinizin farkına varmışsınız.
Siz iki kankanın sunduklarıyla olay tam olarak şuna benziyor: http://www.ninjacloak.com/index.php/...d27ff2f1f15338

Tabi ki bilimsel ve felsefi yanıtlar vereceğiz çünkü aslolan bilimdir.
Benim inananlar hakkında yukarıdaki gibi fikirlerim yok ancak evet, bana saygısızlık edip sivri zeka diyen sizi böyle görüyorum. Tartışırken yeterli sunuyu yapamayarak duygusal düşünceler içerisine giriyorsunuz ki probleminiz bu. Ne elle tutulur bir yanıt verebiliyorsunuz ne de saygı gösteriyorsunuz. Söylediğiniz tek doğru: “Beni ikna edemezsiniz” oluyor. Yani “Ben sabit fikirliyim, dogmatiğim ve fikirlerim sabit olarak kalacak”. Ben sabit fikirli değilim, sunduğunuz her tutarlı bilgiye açığım ve her şeyi sorgularım. Kimse sizi bir şeylere ikna etmeye çalışmıyor kendi yönünüzü kendiniz seçin kimseyi alakadar etmez. Ben de size saygılar sunmak isterdim ancak böyle yalan yapmacık kelimeler kullanarak ikiyüzlülük yapamam, saygımı hak edene sunarım.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #85 (permalink)  
Alt 19-06-2008, 22:08
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 168
Alıntı:
sakin´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
lütfen karşınızdakinin inancına saygı duyun inanmayı acizlik olarak görmeyin bu sizin acizliğiniz olur.ne kadar saygılı olduğunuzu belirtsenizde bu hiç belli olmuyor
İnandığınız değerleri tartışmaya açmanız, aslında kendi inancınızdan hâlâ şüphede olduğunuzu gösterir. İslâm da tartışma yok, tebliğ vardır. Birisi gelir de size bir şey sorarsa, bildiğiniz kadarıyla cevap verir bırakırsınız. Hiç kimseyi inandırmak mecburiyetinde olamadığınız gibi, hiç kimse de sizin inandığınıza inanmak zorunda değildir.

Din subjektiftir. Bilimsel yaklaşımlarla varlığı veya yokluğu kesin ıspatlanamaz. Kabullenmek, kişinin kendi insiyatifine kalmıştır. Her insanın din karşısında bir konumu vardır. Mevzuyu bu noktadan kavramaya gayret eder. Bu konumlar kişiden kişiye değişir. Eğer insanların inanması için Kitap ve tebliğ tek başına yetseydi, Kur'an ı okuyan, Hz. Peygamberi gören/dinleyen herkes istisnasız müslüman olurdu. Bu durum da insanın kendi insiyatifni kullanma ve sorumluluk alma durumu havada kalırdı.

Eğer inancınızı tartışmaya açmışsanız, karşıdan gelebilecek ve sizin hoşlanmayacağınız tepkilere hazır olmalı ve bunlara cevap verebilecek yeterlilikte olmalısınız. Muhatabınız bir soru sorar. İslâmi literatürde de bunun bir cevabı vardır. Verip beklersiniz. Kabul eder veya etmez, o muhatabınızın bileceği husustur. İnancınızı veya düşüncenizi kanıtlamak için bin dereden su taşımaya ihtiyaç yoktur. Bu foruma üye olup yazan herkes, muhatabının ne yazdığını anlayacak kadar akıl sahibidir. Arada yanlış anlamalar olabilir. Bu durumu da muhatabınıza bir dayatama içine girmeden eskilerin deyimi ile "Lisân-ı Münâsip" ile önlemeye çalışırsınız.. Detaylara inildikçe tartışılan ana mevzudan uzaklaşılması, hatta bir süre sonra fikir tartışmasının yerini bir ego çatışmasına terketmesi, maalesef forumların alın yazısı olmuşa benziyor.

İnancınızı tartışmaya açmışsanız ya olanlarla mücadele edebilecek birikimde olacak, yada kendinizi benim gibi yeterli donanımda görmüyorsanız, böyle bir tartışmanın içinde olmayacaksınız. Mesajınızda "Saygı" dan bahsetmişsiniz. Hiç kimse inanmadığı/kabul etmediği şeylere saygı duymaz. "Duyuyorum" diyen ya eblehtir, yada Tilki...

Saygı, insanların herhangi bir Din veya fikre inanma ya da inanmama haklarına gösterilir.


Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois

Konu Erdoğan tarafından (19-06-2008 Saat 22:15 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #86 (permalink)  
Alt 30-06-2008, 04:03
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kış Armudu
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Mesajlar: 319
Blog Başlıkları: 8
Alıntı:
Erdoğan´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
İnandığınız değerleri tartışmaya açmanız, aslında kendi inancınızdan hâlâ şüphede olduğunuzu gösterir. İslâm da tartışma yok, tebliğ vardır.
......
Saygı, insanların herhangi bir Din veya fikre inanma ya da inanmama haklarına gösterilir.
Yanıtların hepsini okumadım, az bişey gevelemek istedim sadece...

Öncelikle, alıntıladığım yanıtı beğendim, katılıyorum.

Sonra, inanmayan biri ne hisseder diye sormuş konuyu açan arkadaş... Şunu hisseder bir noktada, hayat ona dayandığında: her şey aslında tamamen boş ve anlamsız!

Ama hayatta kalır... Neden? Normalde sonlaması gerekirdi ya... Ama insanın 2 temel içgüdüsü vardır; 1) hayatı idame ettirmek 2) türün devamını sağlamak... O nedenle din ve seks en büyük sektörleri oluşturur... Savaşı da katalım hadi buna, ama o da hayatta kalmayı idame ettirmeye girecektir nihayetinde...

Bir yaratan'a inanmakla, kitaplı bir dine inanmak arasında çok fark olduğunu sanıyorum. Yaratan kavramına inanmak kişiseldir. Kitaplı dinler regülatiftir. Size inanmanın koşulunu ne nasılını dayatır, uymayana yaptırım tehdidi savurur. Ha bir siyasi rejim boyunduruğundasınız, ha bir inanç formalizasyonu boyunduruğunda, farketmez...

Kitaplı dinler insan icadıdır, Tanrı bunlarda ebeveynseldir... Ne kadar "rahman, rahim, o, bu şu" da denilse, aslında öz olarak baskıcı, şekilleyici, belirleyici, faşizandır. Hatta acımasızdır. Kitaplı dinler en ciddi nevroz yaratıcılarındandır bence...

Ben ortaokulda bunu reddettim. Hep kendime bir soru sormuşumdur: Bir Tanrı varsa, bu benim dünyevi yaşamımdaki nasıl'lığımı nasıl etkileyecek ki? Öldükten sonra huriler, cezadan kaçınmalar falan... Hepsi bir korku + ödül/ceza sistemi üzerine kurulu. Materyalist bir mizan peşinde... Hem bana özgür irade ve sorgulayıcı bir akıl verilecek... Hem sonra benden tâbi olmam, "kural"ı sorgusuz şartsız kabul etmem beklenecek... Çok temel bir çelişki bence...

Din dediğiniz bence vicdandır. Gelişmiş bir vicdanın dine zinhar ihtiyacı olmadığı gibi, din bu gelişimin kısıtlayıcı bir engelidir de... Bu istendiği kadar süslensin... "Katli vaciptir" diyen bir Tanrı olamaz! Tanıma aykırı bu ya...

Şimdi ben de soruyorum: neden din ve uhreviyet bu derece önemli yani? Üzerinde yaşadığımız dünya göçmek üzere... Şu anda ilgilenilmesi gereken sahiden de bu mu? Ya da bu şekilde mi ilgilenilmeli bununla? İnsan olmazsa ortada, Tanrı'nın en azından insan için ne önemi kalır ki?

Ha, yüksek boyuta alınacağınız şu modern din olan new age akımından bahsedecekseniz, hani şu Lemuryalılar falan, bence o çoook daha uzun ve demagog bir hikaye...

Cebimizden, ruhumuzdan ve hayatımızdan bolcana çıkartıp, ödeyip duruyoruz...

Reddedememenin korkusunu yaşıyoruz hep... Peki neden?


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Alıntı ile Cevapla
  #87 (permalink)  
Alt 08-08-2008, 02:15
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Mesajlar: 1
din:Hür iradeleriyle inanan akıl sahibi insanları, en iyiye, en doğruya, en güzele ve ebedî mutluluğa ulaştıran ilahî kanunlar bütünüdür(diyanet).

ateizm:Tanrıtanımazlıktır.

başlık ise 'din ve ateizm üzerine genel tartısma'...bu ikisi tartısılırken dini savunan genelde müslüman olur karsısında da ateizmi savunan ateist vardır

bence burda en temel soruyu sormak gerek 'ruh nedir' demeden önce...ben kimim? insanım...beni kim yarattı veya var etti?...simdi bi insanın dağarcığında 'yaratmak','varolmak' sözcükleri varsa bu soruya cevap vermelidir...şuna bakmak gerekir ki bu soruya islam nereye kadar yanıt vermiştir;ateizm,evrim teorisi nereye kadar yanıt verebilmiştir...evrim daha ilk baştan tıkanır ve işi ancak tesadüf denilen varsayıma kadar sürükleyebilir ki en nihayetinde teoridir..halbuki şu yaşadıgımız dünyada tesadüflerden çok tasarruflar yok mudur,,,hatta sadece tasarruf(kullanım) vardır.
'Bu kainatta tesadüf yoktur tasarruf vardır.O da Allah'ın tasarrufudur.' Elmalılı Hamdi YAZIR

İnsanoglu zaten inanmaya programlanmıştır..inanç,inanmak bambaşka bişeydir...bunun islamdaki adı 'iman'dır..işte! insan ile hayvan arasındaki fark budur..inanmaktır..hayvanda da içgüdüvardır insanda da..hayvanda da akıl vardır insanda da..amma inanmayı Allah birtek insana bahşetmiştir...seçme hakkı ve özgürirade de burdan gelir..

Bakınız: Hiçbir kar tanesi;hiçbir yaprak;hiç bi insanın parmak izi birbirine benzemio....nasıl bir atmosferdir ki içinde canlı hayatına izin verio...nasıl bir günestir ki ne güzelim dünyamızı kaspı kavuruo ne de ışığından mahrum edio...nasıl bir ekosistemdir ki hiç bir atık,leş oldugu yerde kalmıo bir döngü içinde tekrar sistemin kullanımına sunuluo ... Bu örnekler sonsuzdur.ve bütün bunlar akıl süzgecinden geçirilince insanı bir olan yaratıcıya inanmaya yönlendirio..

2 kere2 4tür.bukanundur degişmez...evrim en nihayetinde bir teoridir...ve bu teori de bicok kere çürütülmüştür..örnk:Kaos teorisi evrim teorisini mat eder..

Ama bırakalım teorilerin teorileri çürüttügü bir platformda tartısmayı kendimiz aklmızla fikrimizle düşünelim...yeter ki dielim bu konuda kapalı degilim,inatçı degilim...benim inandıgım yanlış olabilir.ki zaten tesadüfe dayandırılan birşey teori olan birşey degişebilir...bunu bilen kişi de böle olmalıdır..zaten olmazsa kendisi ile çelişkiye düşmüş olur...işte ozman dogru bir adım atmış olruz...ama bunu demek cesaret ister...

İslamı teoriler oluşturmamıştır...İlahi kanunlar oluşturmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #88 (permalink)  
Alt 08-08-2008, 02:49
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kış Armudu
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Istanbul
Mesajlar: 319
Blog Başlıkları: 8
Adına ne deniyor hala ezberleyemedim pardon, ama benim kendi Tanrım var...

Hiiiç de düşündüğümü (hah, ya da inandığımı, bu fiilin nev'i bu aşamada çok da farketmiyor, sizde de etmeyecektir) kanıtlamak için bu kadar bir saçma uğraş içine de girmiyorum valla.. O benim ne de olsa...

Naçizane, tavsiye ederim...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ateizm, din ve ateizm, genel, tartisma, uzerine


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tartışma konusu:çikolata meyve midir sebze mi?(şahan) mido Komik Çizgiler 1 01-03-2008 11:23
genel ahlaktan kurtar kendini possible_outside Serbest Kürsü 5 24-01-2008 10:57
Eski ve Yeni Üzerine, Biraz da Beş Vakit üzerine... BuRnOut Edebi Mevzular 6 19-01-2008 12:57
II. Dünya Savaşı Tartışma Masasında non serviam Tarih 2 07-09-2007 13:20
Ezoterizme Genel Bir Giriş akeboshi Felsefe 0 10-03-2007 09:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:19 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org