|
|
| Kara Delik Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun. |
Din ve Ateizm Üzerine Genel TartışmaKara Delik içerisinde Din ve Ateizm Üzerine Genel Tartışma konusu: Alıntı:
piaaa ´isimli arızadan alıntı
bu siteye üye olduktan sonra dini inancımı kaybettim teşekkürler sizlerin sayesinde araştırdım okudum öğrendim.Ama bir yaratıcıya olan inancımın kaybolması biraz zor gibi bilmiyorum bunu kaldırabilir ...

11-06-2008, 16:55
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 167
|
|
sevgili piaaa
Alıntı:
piaaa´isimli arızadan alıntı
bu siteye üye olduktan sonra dini inancımı kaybettim  teşekkürler sizlerin sayesinde araştırdım okudum öğrendim.Ama bir yaratıcıya olan inancımın kaybolması biraz zor gibi bilmiyorum bunu kaldırabilir miyim.Sonuç olarak tanrının varlığı da yokluğu da kanıtlanamıyor dolayısıyla seçim elimize kalıyor...Kusura bakmayın konuyla biraz alakasız oldu ama yazmak istedim
|
tanrı manevi olarak vardır ve yoktur.bilimle veya araştırarak hiçbir sonuca varamazsın..eğer vardıysan araştırdıklarını bizimle paylaşırmısın bu sayfada
|

11-06-2008, 17:35
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 992
|
|
Alıntı:
sonsuz´isimli arızadan alıntı
evrim teorisinden bolca bahsediyorun.benim merak ettiğim evrim neden devam etmiyor..neden hala insanın bi üstü çıkmadı..yıllardır miilattan oncesinde bile insanlar var..yaşıyorlar bu ispatlanıyo.ama neden yüzyıllardırinsanınn bi ust kapasitedekisi insanı yonetecek bişey çıkmadı.cevap verirmisin..insan ile hayvan arasındaki fark sadece 1 derece farkıysa o dereceyi bi uste cıkaran bi yaratık neden yok..ve eğer maymundan geliyorsak neden butun şempazelerinsan olmadı..bi kısmı kaldı.hayvanlar yoksa tercihmi yaptı..ayrıca hayvanların içgudusel hareket ettiği noktasında sakine katılıyorum. papağanın kırmızı elma demesi ve şempazelere vucut olarak benzememiz..yoksa beynimizide papağanlardanmı alıyoruz..eğer oyleyse yani konuşma ve dusunme kabiliyetimiz papağandansa biz nasıl papağan ve maymunun karışımı olarak olrtaya çıktık...yani bu iki hayvan yıllar once çiftleşmiş olamaz oyle değilmi????hani benzerliklerimizden bahsediyorsun yainsandaki her ozellik farklı bi hayvanda az gelişmiş olarak ortaya çıkabiliyo..yani biz ortaya karışıkmıyız neyiz..hayvanların toplu seksi sonucu ortaya çıkan bi yaratıkmı????
|
Evrim devam ediyor ve evrimi gözle görmekte mümkün. ‘’Teori nedir’’ adlı başlıkta buna değindim. ‘’Neden hala insanın bi üstü çıkmadı’’ demek, geçersiz bi önermedir ve benim ‘’madem dinler var, neden o zaman hala kötülük var’’ demem kadar absürd bi söylemdir bu. İnsandan daha üstün varlıkların çıkabilecek olmasının bir nedeni var mı?? Yani şunu diyebiliyor musunuz; ‘’bakın böyle böyle ortam şartları var ve bu coğrafi şartlarda, bu hayvan türünün insandan daha gelişkin olması gerekir ama neden bunu gözlemleyemiyoruz??’’ diyebiliyor musunuz?? Milattan önce tabii ki insanlar var, ama evrim milyarlarca bi dönemi içine alıyor. Peki bulunan fosilleri nasıl açıklıyorsunuz. Tanrı bizi sınamak için mi o fosilleri oraya yerleştirdi. Bi daha söylüyorum, benim söylediğim binlerce değil, milyonlarca yıllık zaman dilimi.
Aynı şekilde şempazeler neden insan olmuyor demenizde yanlış bi söylem. Ben size, maymunlar evrim geçirince insan olucak diye bişey söylemedim ki. Her tür kendi arasında evrimleşir, ne maymun insan olucak ne de papağan insan olucak. Ama evrimsel süreç ile bu hayvanların, daha bir çok yeteneğinin gelişeceğini biliyoruz. Maymunlar insan olmadılar, öncelikle evrimin nasıl işlediğini bilmek gerekir. Sadece bir ‘’tür’’ milyonlarca yıl önce, ikiye ayrıldı, ve daha öncesinde ise daha bir çok türe ayrılmıştı. Evrimi bir ağaç olarak düşünün. İnsan ise ağacın en üstünde bir dal. Bütün canlılık tek bir kökten ortaya çıkmıştır, önce ağacın gövdesinde türler ayrılır, daha sonra dallarında… İnsan ise bu dallardan sadece bir tanesi, lütfen gözünüzün önüne getirin. Aynı şekilde diğer hayvanlar da, bu ağacın sadece bir dalı. Farkımız sadece insanın düşünme alanında gelişkinlik göstermesi.
Ben benzerliklerden de söz etmedim. Sadece hayvanların düşünmesine örnek verdim. Ne vücut olarak maymunlara benzediğimizden dolayı aynı atadan olduğumuzu söyledim, ne de konuştuğumuzun papağanla aynı atadan geldiğimize kanıt olduğunu söyledim. İki söylemde bana ait değil. Üzgünüm ama evrim hakkında gerçekten alt yapı hazırlamanız gerekiyor, yoksa bu düz mantıkla evrimi kavrayamazsınız. Ben size Dawkins’in ‘’gen bencil’’ ve ‘’kör saatçi’’ kitaplarını tavsiye ediyorum. Ve lütfen ağaç örneğini unutmayın.
Ayrıca konunun evrime nasıl geldiğini de anlamadım, ben hayvanların düşünmesine örnekler verdim. Dediğim gibi arının bal yapması, yada kaplumbağaların yumurtadan çıkınca denize yönelmesi içgüdüdür. Ama saydığım diğer örnekler, hayvanların düşündüğünü bize kanıtlar. Benim amacım konuyu evrime getirmek değil, sadece yanlış bir kanıyı düzeltmekti.
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
Konu sangre tarafından (11-06-2008 Saat 17:38 ) değiştirilmiştir..
|

11-06-2008, 20:04
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-05-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 4
|
|
|
Platon'un bir kitabından alıntıdır. Sizlerle paylaşayım dedim.
** HER İSTEĞİN KAYNAĞI RUHTUR **
--------------------------------------------------------------------------------------
SOKRATES: -Susama bir istek değil mi?
PROTARKHOS: -Evet, içme isteği.
SOKRATES: -İçme, yani içerek dolma, öyle mi?
PROTARKHOS: -Evet, bana da öyle geliyor.
SOKRATES: -Böylece içinizden boş olduğunu duyumsayan biri varsa, o elbette duyumsadığının tersini isteyecekti. Yani boş olduğu için dolmak isteyecektir.
PROTARKHOS: -Bundan da kuşku yok.
SOKRATES: -O halde, ilk kez olarak böyle, kendisini boş duyumsayan kimsede, gerek duyumla, gerek bellekle, o anda duyumsadığı, daha öncede hiç duyumsamamış olduğu bir dolma isteği nasıl ortaya çıkar?
PROTARKHOS: -Elbette olamaz.
SOKRATES: -Bununla birlikte, insan istedi mi, bir şey istiyor demektir.
PROTARKHOS: -Kuşkusuz.
SOKRATES: -O halde duyumsadığı şeyi istemiyor demektir. Çünkü duyumsadığı susamadır. Susamaysa bir boşluktur; dolmak ister.
PROTARKHOS: -Evet.
SOKRATES: -Demek susayanın şöyle ya da böyle dolmak düşününü edinebilmesinde bir keramet var.
PROTARKHOS: -Kuşkusuz.
SOKRATES: -Bu, beden olamaz, çünkü o zaten boş.
PROTARKHOS: -Evet.
SOKRATES: -O halde ruhun, bu dolmak düşününü bellek yoluyla edinmesinden başka bir yol kalmıyor.
PROTARKHOS: -Bu da apaçık.
SOKRATES: -Ruh başka hangi yolla buna erişebilir ki?
PROTARKHOS: -Başka yol yok.
SOKRATES: -Öyleyse bütün bunlardan çıkan sonucu görelim.
PROTARKHOS: -Hangi sonucu?
SOKRATES: -Bu akıl yürütme, bize bedenin isteği olamayacağını gösterdi.
PROTARKHOS: -Nasıl?
SOKRATES: -Çünkü her canlı varlık, bedeninin duyumsamakta olduğu şeyin tersini ister.
PROTARKHOS: -Bu doğru.
SOKRATES: -İşte onu, böyle duyduğu şeyin tersine doğru götüren bir iştah, onda duyduğu şeylere karşıt şeylerin anısı bulunduğunu gösterir.
PROTAKHOS: -Kuşkusuz.
SOKRATES: -Bu akıl yürütme, belleğin bizleri istediğimiz şeylere doğru yönelttiğini göstermekle, her iştahın, her isteğin kaynağının ruh olduğunu ve ruhun her canlı varlığı yönettiğini de öğretmiş olur.
PROTARKHOS: -Pek güzel.
SOKRATES: -O halde, bedenimizin acıkmadığı, susamadığı ya da buna benzer şeyler duymadığı kesin olarak kanıtlanmış oluyor.
------------------- Platon’un Philebos kitabından alıntıdır.---------------------
NeOsiris - H.D
|

11-06-2008, 20:38
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 992
|
|
|
Yahu sayın neo osiris, siz kaçıncı yüzyılda yaşıyorsunuz. Bu bastığınız yazı tümüyle geçersizdir. Zaten MÖ. 4. yüzyılda yaşamış platon'tan da doğru çıkarımlar beklemek yersiz olur. Susama, boş olan vücudu doldurmak için bir istek midir, yoksa vücutta ki su eksikliği sonucunda ortaya çıkan bir ihtiyaç durumu mudur?? Ruh var olan durumun tersini ister de ne demek?? Boş olan vücut dolmak ister, ee başka; mutlu olan insan mutsuz olmak isterde olabilir mi?? Ve daha bi çok absürd örnekle süsleyebilirz. Bu adamlar o zamanın şartlarında, ne atomu biliyolardı, ne insanın beyin ile düşündüğünü biliyolardı. Bu insanlar sadece günümüz felsefesini anlamak için bi basamak olabilirler. Bilimin bu güne kadar aydınlattığı durumlardan ziyade, eski filozoflara kulak vermek, bence yapılabilecek en büyük yanlıştır.
Bilimsel olarak susama durumunu açıklamak gerekirse şöyle açıklayabiliriz,
İhtiyaç (gereksinme): Rahatlık ve uyum sağlayan, düzenli davranışları kolaylaştıran içsel ya da dışsal kimi şeylerden yoksun olma durumu. İhtiyaç kavramı psikolojide doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.
Güdüler 2'ye ayrılır.
1-Fizyolojik güdüler
2-Toplumsal güdüler
Homeostatik dengenin bozulması bir ihtiyaç, bir yoksunluk olarak duyulur. Organizma, ihtiyaç durumunda bir sıkıntı hali, bir iç gerginliği duyar. Örneğin; susuzluk halinde ağız kurur. Açlık halinde mide kasları kuvvetli bir şekilde gerilip büzülür. Dengenin yeniden sağlanması için, gereksinmelerin giderilmesi gerekir. Organizma tarafından eksikliğin hissedilmesi ihtiyaç; eksikliği gidermek için organizmada ortaya çıkan güce dürtü (drive); organizmanın ihtiyacı gidermek için belli bir yönde etkinlik göstermesi eğilimine güdü (motive, saik) denir. Güdüler organizmada çeşitli davranışlara yol açar. Organizma amacına ulaşınca doyuma ulaşır. Bu sürecin tümüne güdülenme (motivation, saiklenme) denir.
* Güdülenmiş bir davranışta organizma mutlaka harekete geçer.
* Güdülenmiş davranışlar belli bir doğrultuya yönelmiştir. Organizma mutlaka amacına ulaşmak ister. Güdüler davranışa yön verir. Organizma, ya istenilen, ihtiyaç duyulan bir şeye ulaşmaya çalışır ya da istenmeyen, zararlı bir şeyden kaçar. Ondan uzaklaşır
* Güdülenmiş bir davranış seçicidir.
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
|

11-06-2008, 21:14
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-05-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 4
|
|
|
Bu yazı ilgi çekici olduğu için koydum. Zaten ben bir şeyi tartışmak için filan da yazmadım. Bu yazıyı olduğu gibi ele almak da anlamsız, susamanın nasıl bi istek olduğunu izah etmeye ne gerek vardı. Sadece düşünsel açıdan ilgi çekici olduğu ve bu konuyla ilgili bir şeyler tartışıldığı için koydum. Yani bunu ''olduğu'' gibi düşünüp anlayıp eleştirmek yerine, üzerinden farklı anlamlar çıkartmaya çalışıp düşünmek daha mantıklıdır.
|

11-06-2008, 21:50
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 992
|
|
Alıntı:
NeOsiris´isimli arızadan alıntı
Bu yazı ilgi çekici olduğu için koydum. Zaten ben bir şeyi tartışmak için filan da yazmadım. Bu yazıyı olduğu gibi ele almak da anlamsız, susamanın nasıl bi istek olduğunu izah etmeye ne gerek vardı. Sadece düşünsel açıdan ilgi çekici olduğu ve bu konuyla ilgili bir şeyler tartışıldığı için koydum. Yani bunu ''olduğu'' gibi düşünüp anlayıp eleştirmek yerine, üzerinden farklı anlamlar çıkartmaya çalışıp düşünmek daha mantıklıdır.
|
Anladım neosiris. Siz o yazıyı asınca, bende sizinde öyle düşündüğünüzü sandım, keşke altına bi açıklama yapsaydınız. Ama önemi yok, tabii ki her düşünce üzerinde kafa yormak gerek. Platon'nun bu yazısı bile bize, o zaman hakkında bilgiler veriyor. Yine de Sokrates'in ruh hakkında ki görüşlerini okumak güzeldi 
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
|

11-06-2008, 22:20
|
 |
Gulyabani
|
|
Üyelik Tarihi: 12-04-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 18
Mesajlar: 165
|
|
Alıntı:
sonsuz´isimli arızadan alıntı
tanrı manevi olarak vardır ve yoktur.bilimle veya araştırarak hiçbir sonuca varamazsın..eğer vardıysan araştırdıklarını bizimle paylaşırmısın bu sayfada
|
Benim de kastım manevi olaraktı zaten.Bilimle değil de,araştırdığımızda bulduğumuz bir takım veriler-kesinliği olmasa da- içimizdeki manevi inancı etkiliyor ister istemez.Anlatmak istediğim buydu.
Ben bir yalancıyım ama sadece gerçekleri anlatıyorum...
Konu piaaa tarafından (11-06-2008 Saat 22:22 ) değiştirilmiştir..
|

11-06-2008, 23:06
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 167
|
|
Alıntı:
piaaa´isimli arızadan alıntı
Benim de kastım manevi olaraktı zaten.Bilimle değil de,araştırdığımızda bulduğumuz bir takım veriler-kesinliği olmasa da- içimizdeki manevi inancı etkiliyor ister istemez.Anlatmak istediğim buydu.
|
araştırma sozcuğune takıldım..sozcuklere farklı anlamlar yukluyo olabiliriz tabiki....anladım seni şimdi birazda olsa
sevgilerimle ...
|

11-06-2008, 23:13
|
 |
caotic evil
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 167
|
|
|
bilim nedir sana göre sevgili sangre..buna bir cevap verirsen sevinirim bide devamlı sozlerinden alıntılar yaptığın darwinin türkler evrimde geri kalmış bir milletttir diyor..ama turklerden senin gibi zeki ve evrime inanan bir insan çıkabiliyor..darwin yanılmıyormu...
|

11-06-2008, 23:20
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 992
|
|
Alıntı:
sonsuz´isimli arızadan alıntı
bilim nedir sana göre sevgili sangre..buna bir cevap verirsen sevinirim bide devamlı sozlerinden alıntılar yaptığın darwinin türkler evrimde geri kalmış bir milletttir diyor..ama turklerden senin gibi zeki ve evrime inanan bir insan çıkabiliyor..darwin yanılmıyormu...
|
Bilim, ışıktır sevgili sonsuzzz  .. Işık aydınlatırsa ancak görebiliriz, aksi taktirde karanlıkta kalmaya mahkümuz. Darwin'in direk türklere yönelik bir ithamı yok.. Yani ırklara yönelik değil sözü. Ama motorcu adnan hocanın yanlış çevirilerini okursanız, yanlış bilgilendirilirsiniz. Bu arada evrime inanılmaz, evrim bilinir. Sadece dogmalara inanılır.
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:05 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|