|
|
| Kara Delik Nereye yazsam dediğiniz konular için böyle buyrun. |
"Gökyüzüne" açılan pencere...Kara Delik içerisinde "Gökyüzüne" açılan pencere... konusu: Bugün şehrimin sokaklarındaydım uzun zaman sonra…
Son zamanlarda (hafta sonları) nereye kaçsam diye düşünüp; şehrin kalbinden en uzağa gitmeliyimle arabamı sürüyordum, kendimle karşılaşacağım her sokak köşesi, her hatıradan kaçarcasına. Şehrin ...

06-04-2008, 00:06
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
"Gökyüzüne" açılan pencere...
Bugün şehrimin sokaklarındaydım uzun zaman sonra…
Son zamanlarda (hafta sonları) nereye kaçsam diye düşünüp; şehrin kalbinden en uzağa gitmeliyimle arabamı sürüyordum, kendimle karşılaşacağım her sokak köşesi, her hatıradan kaçarcasına. Şehrin bu kısmında çalışıyor olsam da kafamı kaldırmadan, insanlara aldırmadan ve bakmadan yüzlerine yürüyorum çoktur. Kelime olarak ne varsa kirlettiğim ve insanoğlunca kirletilen, intikamını almak adına; leş bulunan bir mezbahadan bir an önce uzaklaşmak için hızlı adımlar atarak…
Bugün şehrimin sokaklarındaydım uzun zaman sonra…
Orda genç bir çocuk siluetine rastladım oturmuş ağlarken umursamadan kimseyi onun cenazesini sonra gömerken onu toprağa etrafta kimse olmayışını, kızmadım ve lanet de okumadım; sadece baktım, sonra yürüdüm… Bu caddeleri iyi tanırdım eskiden ve caddeler gecenin, gündüzün içinde beni tanırdı ama yabancı kalmak lazımdı yaban kalmak…
Sonra kitapçıya girdim “Gökyüzü”ne gitmeden önce bir düş kurgusu için tanıdık bi ses ve orda yolda olacaklara bir arkadaş alıp emanet etmek için çünkü bir kitapta ki düşünceyi veremezsiniz emanet edersiniz sadece ihanete uğramaması için. Biliyordum arka raflarda sadece gitmek zorunda olduğu için gidenlerin bulabileceği en dip köşedeydi elimi uzatım…
Hemen çıkmalıyım buradan; her kitaptan binlerce ses geliyor kulaklarıma, yalan olanla gerçeği ayırmam zorlaşıyor dışarı atmalıyım sahte sadece satılmak için var olan kitaplardaki kelimelerden var olan gerçek kelimeleri onların arasında bırakarak hem de. İnce cılız bir dost sesi duruyorum Bülent Akyürek’in kitapları diyorum vebalı gibi bakıyorlar bana orada diyorlar eğiliyorum alıyorum son kitabını. Eski bir dostun kokusunu duymak için burnuma yaklaştırıyorum ama gözlerim erken harekete geçiyor, Yılgın Türklerin yazarından diyor kırmızı harflerle en yukarıda yarım bir gülümseme takınıyorum “Ve tanrı ağladı” olabilirdi, “Uragan” ya da “Cinnetim Cennetim” neyse diyorum dışarı çıkıyorum yüzleşmemizi sonra bırakıp. Yürüyorum ve içeri giriyorum tanıdık bir ruh var biliyorum içerde birine bakıyorum ufak bir baş selamı geçip oturuyorum boş masaya .. Oturunca pencerenin yanındaki masaya yolun karşısındaki Bülent Akyürek’i görüyorum olsun diyorum üstad, yanına gidecekken duruyorum burada kalmayı seçiyorum uzaktan fotoğraf makinemin deklanşörüne basıyorum.
Mümtaz diyorum “imisen” sigara içmek için pencereye yaklaşırken sonra uzun keyifli bir sohbet bir düş kuruyorlar orda burada aynı düşü kurmuştuk; Felsefe konuşulsun, şiir, edebiyat gerçekten umuyor biliyorum, orda ki kişilerle tanışıyorum tek tek , sonra nasıl başladığı bilinmeyen bir sohbet Kelimelerden öte bir dilin varlığını aradığımı söylüyorum bir yerinde uzun zamandır keyif almayan biri olarak keyif alıyorum bu umudu var olan hepsi başka cins ama özgür ve özgün ruhlar arasında. Sürü olmadığını varsayan ama çoğu sırtlan azı çakal insanları hatırlayıp neyse ki diyorum.
Rıza Baba giriyor içeri Pala Rıza “Rıza Güzelgün” tam çıkacakken başka bi sohbette buluyorum masada Tan Kızıllığını görünce kitaplaşalım o zaman diyor “Tufan Artığı”nı veriyor yani çocuğunu, sesini. Konuşalım diyor okuduktan sonra tamam diyorum. Yarım gülümsemem tamamlanıyor müsaade istiyorum.
Bütün bunlar Ankara bayındır 2 sokaktaki “Gökyüzü”nde oluyor. Burada yazan en genç üye “bilmemki” ile bile tanışıyorum…
Rıza Babanın kitabını bitirince size de alıntılarım ama o konuşmaların sarhoşluğunu tatmak isteyen sanırım bulacaktır kitabı.
İşte gökyüzüne pencereyi açıyorum.. Sığınağım oluyor sokağa dönerken orası ve varsa birilerinin bulmasını umduğum. Fikir ve önerilerinize önem veriyor “imisen” yazmak isteyen olursa okuyacaktır. Tüm arkadaşlara selam diyor çıkarken bunu hatırlıyorum…
Not: Başlık yazıyla alakasız yazı olanlın tümünü anlatmaya yetmiyor ama var olduğunu bilmek bile güzel oranın..
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
Konu duarden tarafından (06-04-2008 Saat 00:51 ) değiştirilmiştir..
Sebep: ....
|

06-04-2008, 01:37
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 758
|
|
|
usta gördüğün bir düşümü yazdın ara ara uyanarak,yoksa bir gerçekliğe düşmü karıştırdın uyuyarak...çok kopuktu yazı,çok zorlandım...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

06-04-2008, 01:51
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Metin zaman gibi kopuk sosyopat iyi bir yazım tekniğim olmadı hiç. Dağınıktır metinler genelde. Bir sıra düzeltirdi bi arkadaş.
Bu sırada kişiler ve mekan gerçek, bu lezzeti bugün bizzat yaşadım. Sadece böyle bir düşün gerçekliğini gördüğüm için. Mesela bir unicorn, pegasus, ve simurgu bir arada görmek gibi..
Yani anlayacağın uykudaydım bunu yazarken ama orda değil..
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

12-04-2008, 23:59
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,677
|
|
|
Gökyüzü güncesi iki
Yine aynı düşe düştüm...
Bugün içimde, derinlerde bir yer varsa orada ki tüm riya ve onların görüntülerinin uzağında birgün geçirdim.
Bugün tüm yabancılıklarımı, ötekini ve diğeri için öteki oluşumun uzağında uçsuz buçaksız kiraz ağaçlarının baharda açan çiceklerini seyre daldım. Bugün içtiğim şarapsa daha önce bu kadar güzelini tatmadım ve kanamadım o tada koca bir nehrin içinde olsamda.
Bir adamla (ressam, yazar, anadoluda çok kullanılır pir) sohbete daldım , orda olanlar neler hissettiler bilmiyorum. Yukarda yazdıklarımı anlatamayacağımıda biliyorum ama ben bugün yine aynı düşe düştüm.
"İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir." F.Nietzsche
|

03-06-2008, 19:15
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-05-2008
Yaş: 17
Mesajlar: 36
|
|
 Duarden abi (isminizi hatırlayamadım kusura bakmayın), gökyüzü artık bir kafe olarak kullanılmayacak duyduğum bilgilere göre büro olarak kullanılacakmış, ben gene arada sırada uğrayorum Mümtaz abiye rastlıyorum, bu arada unutmadan Mümtaz abi Didim'e gitmiş ne zaman döner bilemiyorum
|

03-06-2008, 19:18
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-05-2008
Yaş: 17
Mesajlar: 36
|
|
yazını gülümseyerek okudum  , o unutulmaz keyifliği bende yaşadım
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:20 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|