1974...
yıl 1974...soğukmuş hava,her yer bembeyaz,karlar...buralara,oralara yada herhangi bir yerlere çok ama çok uzak bir kentin en kenarında çatısı olmayan,eski,topraktan bir evin bir köşe odasında ağlamışım ilk...adettendir diye...bütün canlılar içerisinde sadece insanlar yaşama ilk merhabasını ağlayarak sunar çünkü...bilinçsizlik mi yoksa gülümsemeyi ilk anne yüzüne bakarak ondan öğrendiğimiz içinmidir bilinmez...çok sonraları o evi ve o odayı birkaç kez daha gördüm,hatırlıyorum...içeri girdikten sonra kapıyı kilitleyip odanın ortasında yerde oturup,gözlerimi yumarak o anı hatırlamaya çalıştığımda oldu,başaramadım tabi hiç,gelmedi aklıma,hatırlayamadım...şimdi yerinde yok o ev,o oda...ama aradan geçen 34 yıl boyunca,yılın o anında tekrar tekrar hatırlatıldı bana çevremdekiler tarafından o yaşamla tanışma anı...dünkü gibi...adına doğum günü denerek...
dün günboyu ve hala...kızılırmak-gidenlerin ardından...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|