Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden..


Vur Yüzüme, Hadi, Vur Yüzüme...

Hayata Dair.. içerisinde Vur Yüzüme, Hadi, Vur Yüzüme... konusu: Vur Yüzüme, Hadi, Vur Yüzüme... Hakkımdan aldı hayat; bana ait olandan! "Yanında olmak" diyorsun, "başka bir zaman, başka bir yerde!" Geç kalmadan bugünlere, bugünlerden başlayarak yasamak diyorsun, batan bu geminin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 03-01-2008, 16:37
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1
Post Vur Yüzüme, Hadi, Vur Yüzüme...

Vur Yüzüme, Hadi, Vur Yüzüme...

Hakkımdan aldı hayat; bana ait olandan!

"Yanında olmak" diyorsun, "başka bir zaman, başka bir yerde!" Geç kalmadan bugünlere, bugünlerden başlayarak yasamak diyorsun, batan bu geminin enkazından o zamanlara ne kalabilirse..."


Her şeye alışıyor insan ne güzel! Kanunlar yok... İntiharlar da! Tek kişilik bu oyunda resmedilmiş tüm ağıtları omuzlarken bir başına, sana dair ne çok şey var, bilemezsin!

...

I

Olmuyor sevgili! Senin gibi gülmüyor hiç kimse..
Kasıkları titremiyor, göz kenarları kırışmıyor gülümserken, sesi senin kadar şen değil!
Yürürken önde değil başı, dimdik! Kaldırım taşlarını saymıyor elleri cebinde. Islanınca saçları, senin gibi öpülesi düşmüyor perçemi çehresine.
Öyle erkeksi değil omuzları, sarıldı mı sarsılmıyor hiç bir beden, titremiyor üstünde salkım saçak elbise...

II

Olmuyor işte! Senin gibi görmüyor hiç kimse..
Ukala yanları var onların, çatılan ve bir daha uzun süre eski halini bulmayan kaşları...
Çocuklukları yok, utanıyorlar çocuk olmaktan. Bu yüzden kızgınlar mendil satanlara, simitçilere, köprü altında kulaklarını tıkayıp duymazlıktan geldikleri seslere. Bu yüzden maziyi sevmiyorlar, ve maviyi.. Şiddetle kaçıyorlar çocukluklarının aktığı kaldırımlardan! Düştüklerinde senin gibi uysal olmuyor kalkışları, daha bir kinli, daha bir öfkeli oluyorlar sonraki hamlelerde! Utanmak için vakit varmış, kibre darmış gibi sahte bakıyor gözleri.. Sırca saraylar gibi rengarenk, içi bos mezarlar gibi soğuk...

III

Simdi geç kalınmış her günün arifesinde miskin ve talihsiz bir sabaha uyanır gibi yorgun, arsız ve hayasız, öyle zamansız yasıyorum. Anlıyorum ki sana geç kalmak yarım bırakmak gibi tuvalde dokunuşları unutulmuş resmi. Bos bir duvar gibi renksiz ve zevksiz, gelişigüzel döşenmiş bir evin biblosu olmak gibi aslında, hayat camındaki yerim... Sorgusuz sualsiz gidişlerinin ve çıplak kalışları buz gibi odada sığınacak yerlerin.. Islak omuzlarından uyandım, uyandığımda gitmişti omuzların. Üşüyorsam biliyorsun, olmuyor işte...

IV

"Yanında olmak" diyorsun, "başka bir zaman, başka bir yerde!"
Geç kalmadan bugünlere, bugünlerden başlayarak yasamak diyorsun, batan bu geminin enkazından o zamanlara ne kalabilirse..." Olmuyor iste! Yeniliyor ve yenileniyor hayat her basa gelişte! Bitmez sandığın yollar an gelip tıkanıyor ve aşk şirret bir kadın oluyor bir kusun gövdesinde...

V

Bir çocuk kadar ürkek soyundu düşlerim, sevdadan yorgun aşktan galip! Her türlüsünden esirler aldım sevmenin ve dahi sevilmenin! Çıplakken de kadındım, alnının ortasından vururken de ayrılıkların! Sarışındı sevişlerim... Kırmızıyla yoğrulmuş tadı turuncu düşlerin sokağındaydım ve her gün yeni bir aşk inşa ediyordu parmaklarım. Saclarından ömrüme serilen dolanıp ilk sokaktan kirli sakallarında biten yolun yolcusu, yüzündeki her bir ifadenin aynaya düşüşüydüm. Ne zaman gülsen, aynı sokakta uyanıyordum. Biraz daha yorgun, biraz daha yitirilmiş, daha bir ölümlü...

VI

Oysa simdi, sicili bozuk dokunuşlara sakat çocuklar doğuran yanlarım öldü, çoktan esir edildi çıplak kalışlarım. Soyunmak yasak ve yasak sevişmek öyle olur olmaz! Yenildim yar, olmayacak yerlerimden vurdu hayat! Temsili bir duruşum var, yalandan dokunuşum. Aslı astarı olmayan soytarı acılarda hep aynı yerden vuruşum! Etten kemikten ruhsuz bir heykel, bir vitrin mankeninde beğenip üstüme giydiğim hayal kırıklığı gibi, yalnızlığın gecenin yüzünde parlaması, bir anlık zaaftan faydalanması zamanın... Bir dakikanın altmışta biri kadar vakitte birbirine bunca yabancı iki tenin çarpışması, her şey yada hiç bir şey!

VII

Sen adını ihanet koyup yaldızlayıp satışa sundukların için affetmiyordun beni, bense ezbere yaşıyordum senin o "aldatmak" dediklerini. Ezbere dokunuşlarla avuçlarken geceyi artık her adamın bir adı vardı ve her adın başka bir adamda izleri. Adres değiştirir gibi ayrıldım her seviden ve yüzlerce mektup bıraktım ardımda nereye gideceğini bilmeyen! Beyaz kağıtlardan evler yapıp harflerle boyadığım gün çözüldü düğüm ve düğümün çözüldüğü gün beyaz bir evde ölü bulundu ölüm!

VIII

Simdi iklimi yok sevmenin ve tadını çoktan unuttu gözlerim eski bir resimde eski bir sevgiliyi özlemenin. Günlüklerden çalar gibi yaşadığım gidişlerin ve her gidişin dibine mührünü bastığım hasretin üstüne yemin ederim, ben kimseyi senin gibi sevmedim!

Hakkımdan aldı hayat; bana ait olandan!

Utangaç, mahcup; hala çocuk ruhum affet! Bayram telaşında kırmızı pabuçlarım ıslak, ömrüm diyetidir sana vaat edilen mutluluğun.. Ben İbrahim’in kollarından kaçtım, boynumda taşırım hançerini.. Vur yüzüme hadi.. Bir izi de senden kalsın avuntunun…

Beste Sultan K...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
vur, yuzume, hadi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fatih Ürek -Hadi Hadiii Hadiiiiii detays Geyik Mevzular 8 21-01-2008 00:12
İlkay Akkaya- Hadi Git cimcime Video Klipler 4 29-11-2007 12:48
Hadi ama! High Hopes Hayata Dair.. 0 22-11-2007 23:37
Hadi Kalk Sevdam... patis Hayata Dair.. 1 29-05-2007 23:30
Hadi Mektup Yazalım.... titania Geyik Mevzular 0 15-02-2007 02:06


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org