İşsiz, "boşta gezen terörist" sıfatına haiz olduğum şu dönemde ara ara bıraktığım sakal, günlük yaşantımda beni gülümseten/düşündüren olaylar yaşamama neden oluyor.
Internete gitmek için mahallenin içinden geçerken, karşıma çıkan çocuk takımı üyelerinden biri, sakalımı görünce bana "selamın aleyküm abi" diyerek selam veriyor.

İnsanlarla selamlaşırken pek kullanmadığım bir selam kalıbı bu.
Bazen de ihtiyar heyeti üyelerinden alıyorum bu selamı.

Selama karşılık verip yoluma devam ediyorum.
Çocukla birbirimizden uzaklaşırken "her sakallıyı dinci zannetme" diyorum arkasından... İçimden tabii

Çünkü sakal bırakmış olsam bile, dincilik benim bedenime ve ruhuma ırak bir kavram.

Annem de bazen dinci yaftasını asıveriyor üstüme

Herhalde sakallı zamanlarımda Ahmet Hakan'ı çağrıştırıyorum diye olsa gerek
Bazı yakınlarım da, "iş arıyorsun, istersen AKP'ye üye ol, belki bişey çıkar" diyorlar... Benim gibi bir adama...
"Bize ters" diyorum, gülüşüyoruz karşılıklı.

Bunu düşünmedim değil ama. Askerden geldikten sonra 1 ay içinde sakallar AKP sınırları içine girebilecek boyuta gelince, AKP ilçe başkanlığına gidip "iş arıyorum, yardımcı olur musunuz?" demeyi düşündüm. Ama sadece düşündüm.
Sakaldan her zaman jilet geçmiyor anlayacağınız, gündelik hayatın içindeki farklı renkler ve olaylar da sakaldan besleniyor bazen.
