Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Ve hayat herşey yolundayken sus dedi birden..


Hoşgörü

Hayata Dair.. içerisinde Hoşgörü konusu: Hoşörü insanlık tarihi boyunca zıddı hosgörüsüzlükle var olmuştur. Bazı sözlük ve hoş sözleri konuya açıklık getirebilmesi açısından aşağıya aldım. Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür. Beşeri münasebetlerin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 23-09-2007, 17:22
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Standart Hoşgörü

Hoşörü insanlık tarihi boyunca zıddı hosgörüsüzlükle var olmuştur. Bazı sözlük ve hoş sözleri konuya açıklık getirebilmesi açısından aşağıya aldım.

Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür. Beşeri münasebetlerin temelidir.

Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. ... Hoşgörü haddini bilmektir.

Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün zıddı değil, onun taklididir. Hoşgörü de hoşgörüsüzlük de despotizmdir. Birisi kendisine özgürlüğü kısıtlama hakkını tanırken, öbürü de özgürlüğü bahşetme hakkını tanır. Biri ateş ve odunla silahlanmış Papa, öbürü bağışlanma umudu satan ya da bahşeden Papa’dır. (Thomas Paine)

Yukardaki tanımlar sözlüklere yada söyleyenlere ait tanımlardır. Bence höşgörü karşındakine ve doğal olarakta karşındakinin değerlerine saygı demektir. Tıpkı özgürlük gibi sınırları vardır, bu sınırlar diğerinin sınırlarında biter. Hoşgörüyü kime ve neden göstermeliyiz? Benimle taban tabana zıt bir dünya görüşü savunan birine hoşgörü gösterebilirmiyim? Ben bu soruların cevabını küçüklüğümden bu yana yaşayarak aldım ve yaşamımda tatbik ediyorum. Forumda bir ara oldukça tırmanan hoşgörüsüzlük ve aşağılamak bu günlerde daha dipten seyrederek ve alttan vurarak yapılıyor. Doğal olarak beni rahatsız etti. Ramazan kutladım diye PM den mesajlarla alay konusu olmuşum, alanen dönek dediler. Bu hoşgörüsüzlük ve aymazlık beni rahatsız etti. Kendini aldatılmış hissedenlere şaştım, çünkü hiç bir bağım olmayan birilerinin beni kendince sahiplenmesi şaşırttı. Hoşgörüyü her zaman beklemek zaaftır, tıpkı yerinde göstermemek gibi. İnanan insan, inandıklarını gerçekleştirebilmek için mücadele verirken, makyevelist yollara sapmadığı sürece, günümüz Türkiye'sin de hoşgörülü olmak zorundadır diye düşünüyorum. Eğer silahlı bir devrime inanmıyorsanız, rakiplerinizle siyasal arenada hoşgörü ile birlikte yaşarken, yenebileceğinize inanıyorsunuz demektir.

Günlerdir forumun sayfaları arasına sıkışıp kalan hoşgörüsüzlük örneklerini okurken, bu şiddetin kaynakları hakkında düşünme fırsatı da buldum. Bir topik'te yazdım buraya da yazayım, Anarşist bu forumun adı değil aslında, bu forumu oluşturan bizlerin bir arada olması durumu, sanırım bu hoşgörüsüzlüğü de açıklıyor. İnsanların arasına Jandarma salıp zapturap altına almak yerine, Yönetim yan gelip yatma yeri değildir demek yerine, insanlara kendi sorumluluklarını alma yetisini öğretmek daha yararlıdır. Böylece isteyen ve bilinçlenen insanlar hoşgörüyüde yaşamlarından eksik etmezler.

Not: Lütfen konuyu abuk sabuk yerlere götürme yeteneğimizi burda sergilemeden, konuyu şahsileştirmeden, birbirinize hakaret edip konuyu kilitlettirmeden tartışın.
Burdan yönetimede sesleneyim hazır fırsat bulmuşken, benim açtığım konunun farklı bir konu yüzünden kilitlenip kalması doğru değildir. Bu forum ve güncel hayatla bire bir bağlantılı konudur. Lütfen konuları kitlemek yerine onları kirletenleri kilitleyecek bir formül bulalım. (daha önce kilitlenen konu)
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 23-09-2007, 17:50
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
Hoşgörü ve saygı ile baskıyı birbirinden ayırmak lazım.
Hoşgörü ve saygı, eğer tek taraflı olursa, "biat" olur.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 10:43
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,492
Demekki ben hoşgörülüyüm.. yaşasın ben.


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 22:17
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Hoşgörüye karşı Özgürlük

Fenasi'den "Hoşgörü insanlık tarihi boyunca zıddı hosgörüsüzlükle var olmuştur. Bazı sözlük ve hoş sözleri konuya açıklık getirebilmesi açısından aşağıya aldım.

Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür. Beşeri münasebetlerin temelidir.

Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. ... Hoşgörü haddini bilmektir.

Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün zıddı değil, onun taklididir. Hoşgörü de hoşgörüsüzlük de despotizmdir. Birisi kendisine özgürlüğü kısıtlama hakkını tanırken, öbürü de özgürlüğü bahşetme hakkını tanır. Biri ateş ve odunla silahlanmış Papa, öbürü bağışlanma umudu satan ya da bahşeden Papa’dır."
(Thomas Paine)[/b]


Hoşgörü sözcüğünü hiç sevmiyorum. Sanki yukarıdayım da "eh işte, diyorum. O fikir de, o inanç da varolsun bari". Ama nasıl bir yükseklik bu? Bir kof kibirlilik gibi: Hoş görüyorum o şeyleri de. Hoş görmekte hoş görülen şeyin derinliğine dalmamayı gördüm. Yani kıyısından geçip öyle bir bakıyorum: " o da olsun n'olacak yani?" diyorum. "Ne iyi bir insanım ben, ne büyüğüm böyle! Ama konu da beni pek ilgilendirmiyor hani! Hoş görüyorum anlamaya çalışmadığım şeyi. Hatta hoş görüyorum, yok saydığım şeyi."

Özgürlük! Haddini bilen insanlar olmalıyız ama haddini bilmemenin de ne olduğunu bilerek. Tartışmada, ilişkilerde sadece bayağılığı sınır olarak almalıyız. Bir de görüşler arasındaki çelişkilerin üstünlük-aşağılık komplexi tatmini gibi bir şeylere kayan bir tartışmaya, bir iletişime kaymasını önlemeliyiz. Yoksa başka bir yerde de yazmıştım. Özgürlük herkesin her konuda "lay lay lom" ilişkiler kurarak geçinmesi değildir. Fikir tartışmalarında sertlik de, yerinde kullanılacak argo terimler de iyi olabilir, normal olabilir. "Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün zıddı değil, onun taklididir. Hoşgörü de hoşgörüsüzlük de despotizmdir. Birisi kendisine özgürlüğü kısıtlama hakkını tanırken, öbürü de özgürlüğü bahşetme hakkını tanır. Biri ateş ve odunla silahlanmış Papa, öbürü bağışlanma umudu satan ya da bahşeden Papa’dır." Bu sözler demek istediklerimi çok iyi anlatıyor. Şunun gibi: "Hoş görmek bir özgürlük bahşetmektir". "Çocuğu anlayışla karşılamak" gibi. Aslında saygısızlığın alasıdır; bazı durumlarda değersiz, bazen de yok saymaktır. Ama özgürlük, yukarıda Paine'in tanımladığı iki karşıt tek yanlılıktan da kendini kurtarabilecek bir şeydir. Paine'in hoşgörünün bir çirkin yüzünü gösteren bu haklı, güzel sözlerine karşı Özgürlük kavramıyla direnmeye çalışalım, derim.

Konu possible_outside tarafından (24-09-2007 Saat 22:25 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 23:17
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Benim konuşmak istediğim daha primatif bir hoşgörüdür. 5 sene karşılıklı komşuluk yaptığım rum teyze ile benim aramdaki hoşgörüdür. İlk çalışma deneyimim olan, çırak olarak yanına girdiğim yahudi patronumla olan aramızda ki hoşgörüdür. Şu anda en samimi arkadaşım olan protestan alman zihniyetle olan hoşgörüdür. Kısaca günlük hayattaki hosgörüdür.

Yoksa siyasi anlamda hiç bir zaman karşımdakine (Taban tabana zıt düşünce içinde olduğum kişi) hoşgörü ile yaklaşmam. Bir faşist ile beni aynı yerde ve düşüncede kimse göremez ve göremeyecek örneğin. Filistin askısında sallanırken ben hoşgörü görmedim kimseden, kimsede benden göremez diye düşünürüm.

Alıntı:
Paine'in hoşgörünün bir çirkin yüzünü gösteren bu haklı, güzel sözlerine karşı Özgürlük kavramıyla direnmeye çalışalım, derim.
Evet kimse yaşama uzanan çirkin eli ve düşünceyi kabullenmez ve yaşamına dahil etmez. Özgürlük en güzel şeydir.

Benim bahsettiğim ise 70 yaşındaki bir rum kadının yortusunu kutlamaktan ibaret. Bu gün beni yaşamına dahil eden ve birlikte güldüğümüz arkadaşımın ramazanının kutlanmasından ibaret. Bu hafta sonu birlikte bira içip alman şarkıları söyleyeceğimiz arkadaşımın paskalyasını kutlamaktan ibaret. Bazen öyle basit şeyler için kavga eder hale gelir ki insan, diğerinin de insan olduğunu unutur. Benim bahsettiğim ramazan bitince birlikte rakı içeceğim arkadaşımın, ramazanda kendisini mutlu hissetmesini sağlayacak saygıdan ibaret. Aynı mahallede oturduğum diğer insanlarla karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörü içinde paylaştığımız yaşamdan bahsediyorum ben. Yoksa kimse benim hayatıma susayanları hoşgörmemi beklemesin benden.

Not: Pratikte insan felsefeyi unutuyor, sokak ağzıyla konuşuyor, anlaşılmayan bir terim kullandıysam lütfen bu hususta hoşgörün.
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 17:35
asmara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
Alıntı:
possible_outside´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Fenasi'den "Hoşgörü insanlık tarihi boyunca zıddı hosgörüsüzlükle var olmuştur. Bazı sözlük ve hoş sözleri konuya açıklık getirebilmesi açısından aşağıya aldım.

Hoşgörü, sağlıklı insan davranışıdır. Hoşgörü sağlıklı insan hayatının, özüdür. Beşeri münasebetlerin temelidir.

Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değildir. ... Hoşgörü haddini bilmektir.

Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün zıddı değil, onun taklididir. Hoşgörü de hoşgörüsüzlük de despotizmdir. Birisi kendisine özgürlüğü kısıtlama hakkını tanırken, öbürü de özgürlüğü bahşetme hakkını tanır. Biri ateş ve odunla silahlanmış Papa, öbürü bağışlanma umudu satan ya da bahşeden Papa’dır."
(Thomas Paine)[/b]


Hoşgörü sözcüğünü hiç sevmiyorum. Sanki yukarıdayım da "eh işte, diyorum. O fikir de, o inanç da varolsun bari". Ama nasıl bir yükseklik bu? Bir kof kibirlilik gibi: Hoş görüyorum o şeyleri de. Hoş görmekte hoş görülen şeyin derinliğine dalmamayı gördüm. Yani kıyısından geçip öyle bir bakıyorum: " o da olsun n'olacak yani?" diyorum. "Ne iyi bir insanım ben, ne büyüğüm böyle! Ama konu da beni pek ilgilendirmiyor hani! Hoş görüyorum anlamaya çalışmadığım şeyi. Hatta hoş görüyorum, yok saydığım şeyi."

Özgürlük! Haddini bilen insanlar olmalıyız ama haddini bilmemenin de ne olduğunu bilerek. Tartışmada, ilişkilerde sadece bayağılığı sınır olarak almalıyız. Bir de görüşler arasındaki çelişkilerin üstünlük-aşağılık komplexi tatmini gibi bir şeylere kayan bir tartışmaya, bir iletişime kaymasını önlemeliyiz. Yoksa başka bir yerde de yazmıştım. Özgürlük herkesin her konuda "lay lay lom" ilişkiler kurarak geçinmesi değildir. Fikir tartışmalarında sertlik de, yerinde kullanılacak argo terimler de iyi olabilir, normal olabilir. "Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün zıddı değil, onun taklididir. Hoşgörü de hoşgörüsüzlük de despotizmdir. Birisi kendisine özgürlüğü kısıtlama hakkını tanırken, öbürü de özgürlüğü bahşetme hakkını tanır. Biri ateş ve odunla silahlanmış Papa, öbürü bağışlanma umudu satan ya da bahşeden Papa’dır." Bu sözler demek istediklerimi çok iyi anlatıyor. Şunun gibi: "Hoş görmek bir özgürlük bahşetmektir". "Çocuğu anlayışla karşılamak" gibi. Aslında saygısızlığın alasıdır; bazı durumlarda değersiz, bazen de yok saymaktır. Ama özgürlük, yukarıda Paine'in tanımladığı iki karşıt tek yanlılıktan da kendini kurtarabilecek bir şeydir. Paine'in hoşgörünün bir çirkin yüzünü gösteren bu haklı, güzel sözlerine karşı Özgürlük kavramıyla direnmeye çalışalım, derim.

hiç bu açıdan bakmamıştım
eline sağlık güzel olmuş...
hoşgörü değil özgürlük!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 04-12-2007, 18:08
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
"Çocuğu anlayışla karşılamak" gibi. Aslında saygısızlığın alasıdır; bazı durumlarda değersiz, bazen de yok saymaktır. Ama özgürlük, yukarıda Paine'in tanımladığı iki karşıt tek yanlılıktan da kendini kurtarabilecek bir şeydir. Paine'in hoşgörünün bir çirkin yüzünü gösteren bu haklı, güzel sözlerine karşı Özgürlük kavramıyla direnmeye çalışalım, derim.
Çocuğa anlayışsız yaklaşmak yada buna benzer konu ile bağlantısı varmış gibi gözüken bir çok tanımda önemlidir. Bir çocuk ile siyasi bir kamplaşma arasında fark vardır. Bu konuyu açtığım dönemde bazı kişiler fikir beyanı adı altında diğer sn. üyelerin inançlarına küfür ediyorlar yada alay ediyorlardı. Özgürlük adı altında bir başkasına küfür etmek ne kadar adi bir davranıştır. Burası bir tartışma platformumu yoksa herkesin birbirine hakaret edip yok saydığı okul kantinimi? Özgürlükten bahsediliyor bol bol, o zaman herkes özgür olmak adına diğerini boğazlasın. Var olabilmenin yolu ikidir bu önermeye göre, ya birlikte yaşamayı öğreneceksin yada karşındakini yok edeceksin. Ben şahsen böyle bir dayatmaya karşıyım, niye karşımdakinin varlığını yok etmek için uğraşayım? neden ben özgürüm kimse beni bağlamaz mantığı ile kendi görüşümü herkese dayatmaya çalışayım. Özgürlük deniliyorsa bunun adına bu özgürlük değildir. Bana özgürlük adı altında komşumu yok etme hakkı veriliyorsa bu özgürlük değildir. Tam özgürlükten bahsediliyor, yaşasın hırsızların soyma özgürlüğü yada yaşasın tecavüzcülerin tecavüz etme özgürlüğümü diyeceğiz o zaman. Birlikte yaşanacaksa yanımızdakine ya saldırırız yada belli sınırlar içerisinde hoşgörülü oluruz. Kimse ne benim nede bir başkasının inancını sorgulayamaz ve Yargılayamaz. Siyasi sistemleri sorgulamak ise bu özgürlük, sorgulayalım bunu fakat burda da özgür değiliz. Kim kime ne dayatabilirki burda? Tartışmak bilgi üzerinden yapılır, ancak bilginin edinimi ve sunumu özgürlüğünden bahsedilebilir.

saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:15 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org