|
Ruhum, destansı bir savaşın ortasına düştü. Öyle bir savaş ki, an'ı an'a uymayan, destursuz, eyvallahsız. İçimdeki çocuk, o köşede yüz yıldır bunu beklerken, ellerimde bir kadın can veriyor. Kendimden Ziyade değilim. Olsam, bilirim ki aşk emektir. Bilmiyormuşum hissi gelip yerleşiyor ellerime. Neye dokunsam, yakıyor muyum, parçalayıp bölüyor muyum, söylesene aslında o savaşı ben mi çıkartıyorum...
Oysa derdim, o savaşı vermekti. Ne olursa olsun, yenilmeyecektim. Sen bana yeniliyorsun ya, ben sana yenilmemek için, şu karanlık ormanda bir başıma yürüme derdindeyim. Hem de bunca korkarken karanlıktan...
İlkay ne diyor;
"İşte yine başbaşayız
İçimin acısı
Yine bizbizeyiz ver elini
Sus, ne olur
İncitme beni..."
Sözlerim incitmesin. İncin istemem. İsterim ki, gözlerime nasıl doluyorsan, öyle ak içime. Bir savaştan çıktık ya, başka bir savaşa girmeye mecalim yok desem, anlarsın beni...
Yorgunum diyorsun... Anlatsan anlamam değil mi...
Ben senin yorgunluğunu anlamam ya, sen benimkini anlar mısın... Anlamazsan, bu bilinmezlik içinde nasıl seveceğiz sonsuz bir aşk ile birbirimizi...
Hiç bir cümleme soru muamelesi yapmıyorsam, cevaplarını bildiğimden... Tek cevabım, sonsuzluğum... Sonsuzum oluşun...
Çiğdem...
Gözlerimdeki yansıman
Senden öte bir sen.
Sana vereceğim o can
Benden öte bir ben.
Eray ÇINAR
|