Dünyaya borçlanıyoruz
Haber Merkezi - Merkezi ABD'de olan ve çevreyle ilgili bilimsel çalışmalar yürüten Global Footprint Network'ün (GFN) yayımladığı rapora göre, yeryüzündeki sınırlı kaynaklar hızla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Rapor, bu yönde yeni bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. Dünya üzerindeki 6 milyarlık nüfus bu yıl kullanması gereken kaynakların tümünü 9 Ekim itibarıyla tüketti. Bu nedenle uzmanlar, bu günü 2006'nın ''Dünya Ekolojik Borçlanma Günü'' olarak ilan etti
. İlk olarak 1987 yılında kaynak açığı verilmiş, yıllık kota 19 Aralık'ta tükenmişti. Üç yıl sonraki ekolojik borçlanma günü 7 Aralık'a denk geldi
. 1995'te insanoğlu kaynakları biraz daha çabuk tüketti ve 21 Kasım'da ''eksi hesabından'' harcamaya başladı. Bu tarih 2000'de 1 Kasım'a, 2005 yılında 11 Ekim'e geriledi. Ve, bu yıl 9 Ekim'e gerileyen borçlanma günü tüm çevre örgütleri tarafından ''rekor'' olarak nitelendirildi.
GFN yetkilileri, insanlığın artık geleceğinden ödünç aldığı uyarısında bulunuyor. Rapora göre, hızlı nüfus artışı ve aşırı tüketim gelinen bu noktanın en önemli nedenleri arasında. Aşırı tüketimin en büyük sorumlusu ise küresel ısınma. Küresel ısınmanın doğal sonucu olan buzulların erimesi, tarım alanlarının yok olması, su kaynaklarının kirlenmesi ve felaketler kaynakları azaltıyor.
KRİTİK EŞİK
Tarım alanlarının yanlış kullanımı, ormanlık alanların yok edilmesi, balık çeşitlerinin fazla avlanma nedeniyle yok olması insanlığı dünya kaynakları açısından kritik eşiğe getiriyor. Kaynakların idareli kullanılması durumunda ihtiyacı karşılayacağını vurgulayan uzmanlar, tüm dünyanın Amerikan yaşam tarzını benimsemesi halinde ise ihtiyacı karşılamak için 4 dünyaya daha ihtiyaç duyulacağını belirtiyor.
11.10.2006 Cumhuriyet
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."