Cunta yönetimindeki kasırganın vurduğu Burma halkına bir darbe de Dünya Bankasından geldi.
1882´de İngiltere sömürgesine giren, ikinci dünya savaşında Japonya´nın işgal ettiği Burma, 1948´de İngilizlere karşı verdiği savaşı kazanarak bağımsızlığını ilan etmişti. Ama Burma halkının çilesi burada bitmedi. 1962´de askeri yönetim iktidara el koydu. 1989´da askeri yönetim ülkedeki en büyük etnik grup olan Myanmaların adını ülkeye vererek adını Myanmar olarak değiştirdi.
Geçtiğimiz ay içinde Burma bu sefer doğal felaket ile yıkıldı. Şiddetli kasırga ile 100.000´den fazla insanın hayatını kaybettiği düşünülüyor. Ancak felaket burada bitmedi. Dünyanın her yerinden gelen ekipleri askeri yönetim ülkeye almadı ve Burma halkını felaketle yalnız bıraktı. Tüm bu felaketler üstüne kendi yönetimini garantiye almak için yaptığı anayasa değişikliğini silahların gölgesinde referandumda oylattı.
Burma halkına son darbeyi ise kapitalizmin gözbebeği kurumlardan biri olan Dünya Bankası vurdu. Ülkeleri borçlandırmak ve bu borçla kendine bağlı hale getirme görevindeki kurum, Burma´ya borçlarını ödememesinden dolayı yardım yapmayacağını açıkladı. Böylece doğal felaket, askeri yönetimden sonra Burma halkına üçüncü darbe kapitalizmden geldi.
Anarşizm, insanın insan tarafından sömürüsünün ve tahakküm altına alınmasının ortadan kaldırılmasıdır