Türban Truva atı dır
Türban Truva atı dır
- 1980’lere gelirsek...
- 1980’li yıllarda YÖK kararı ile üniversiteli genç kızlar arasında türbanlı öğrenciler görülmeye başladı. Tıp Fakültesi 1. sınıfında 18 yaşında türbanlı genç kızların sayısı çoğaldı. ’İnançları gereği’ türban taktıklarını söyleyen bu gençlerin inancına saygı gösterildi. Bir süre sonra, küçük gruplar halinde kara çarşaflı ve peçeli kızlar ortaya çıktı. Bunlar da "inançları gereği’ çarşaf ve peçe taktıklarını söylediler. ’İnançları gereği’ türban takanlara izin verildiğinde ’inançları gereği’ çarşaf giyen, peçe takanlara karşı çıkmak mantıklı bir yaklaşım olur mu?
BİLİM VE KURAN
Öte yandan, türbanlı ya da çarşaflı öğrencilerden bir bölümü ’Ruhbilim bir bilim dalıdır. Bilim gerçeği arar’ denildiğinde ’Gerçek Kuran’da" diyerek karşı çıktı. Tıbbın son sınıfında, türbanlı hekim adayı kimi genç kıza ’bu hareketleri bana cinler yapıyor’ diyen hasta karşısında ne düşündüğünü sorduğumda, ’Efendim Kuran’da cinlerden söz ediliyor’ diye cevap alındı. Bu örnekleri çoğaltabilirim. Özetle, kamu alanında inancı gereği türban takılmasına izin verildiğinde sonucun nereye varacağını kestirmek olanaksızdır.
- Türbanlı kızlarla konuştunuz mu?
- Yüzlercesiyle... Edindiğim izlenime göre baba, ağabey, kardeş, koca baskısı ile türban takanların yanında çevrenin etkisi, zorlama, ekonomik zorunluluk, burs, öğrenim, ortama uyum, moda, başkaldırma, düzene karşı çıkma, insan haklarını savunma, politik görüş, çıkar sağlama, iş bulma, toplumda saygınlık kazanma, örnek alma gibi dinsel dayanağı bulunmayan, ’mahallenin baskısı’ olarak nitelenen nedenlerle türban taktıklarını söylüyorlardı.
Kamusal alanda, okulda, üniversitede, işyerinde insanların inançlarına uygun biçimde giyinmek, örtünmek özgürlüğü var mı? Bunun cevabı ’evet’ olursa o zaman kamusal alanda, okulda, üniversitede, işyerinde, kara çarşaf giyen, peçe takan kıza, kadına, takkeli, cüppeli erkeğe mantık açısından ’hayır’ denir mi? İkinci mantık sorusu, bu ’evet’ ülkeyi nereye götürür? 1980’li yıllarda ’evet’ cevabıyla türbanın kara çarşafa, peçeye dönüştüğünü gördüm. Bu görüntünün bir görüşü, inancı yansıttığını izledim.
Nezih bir mektup!
ÇOK sayıda mektup alırız; bunlar arasında bizi seveni de vardır, yereni de... Küfürbazlar olduğu gibi. Türban tartışmaları çıktığında erkekler hemen sahneye çıkarlar. Kadınların sesi ise çıkmaz.
Aşağıdaki mektubu, fikriniz olması ve ’o kafa’nın seviyesini görmeniz açısından okuyunuz.
(Ağır küfürler sansür edilmiştir.)
"Yazılarıma ve yazılarına iyi bak. 5 senedir sana ne dediysem harfiyen dediklerim gerçekleşti.
Ve sana şimdiden sonra ne diyeceksem onlar da harfiyen gerçekleşecek.
Şimdi iyi dinle... Pek yakında türban, mürban ne varsa onlar hep ıslah olacak.
Askeriye maskeriye külliyen temizlenmiş olacak... Kimlerden mi, senin gibi o... çocuklarından tabii. İş Bankası takla atacak ve CHP’nin elinden kaçacak. Sonra mı? Pislik adına bir şey kalmayacak. Daha sonrası mı? İnşallah şeriat kanunları iktidar olacak.
Daha sonrasında mı, yurdunuz İsrail haritadan silinip eski Osmanlı sınırları tekrar kontrol altına alınacak. Sen de bu süre zarfında eşekler cennetinde gezinenler arasına katılmış olacaksın. Hayatını teraziye vurduklarında bir kilo b.. değeri çıkacak. Acı kendine o... ç...
Hayat dünyadan ibaret olsaydı biz de dünyaya önem verenlerden olurduk. Ahmak piç kurusu. Anla, anla... Ama beynin y... yemiş, nasıl anlarsın ki.
Eşek herif.."
Daha bugünden bu saldırganlıklar başlarsa Türkiye’nin nereye gideceğini hesap edebiliyor musunuz?
Türban ’Truva atı’dır
SADECE dinsel örtünmeyi meşrulaştırma çabaları; esasında, eşitliğin zorunlu bir sonucu olan medeni örtünme refleksini zayıflatarak, niteliği Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen demokratik, laik, sosyal, hukuk devletinin içine ’Truva atı’ sokmaya kalkışmaktır.
(Prof. Zeki HAFIZOĞULLARI)
yüz çiçek açsın yüz fikir birbiriyle yarışsın.... mao zedong
|