takvime çentik attım, kaldı 15 gün maksimum dedim kendime, geride kalacaklara baktım yine bilmem kaçıncı sefer, geride kalacak insanlara karşı yine bişi hissettmedim içim acıdı yine , eride bıraktıklarım hep tek başına yaptıklarımdan kalan anılar oluyor, can sıkıcı br durum bu böle olduğuna inanmakta ısrar ediyorum en azından, odada kalan çer çöpümün son kalıntılarını topladığımı sanıyorum, umarım ordan burdan bişiler daha çıkmaz, eskişehirden ayrılırken bu kenti öyle çok sevdim ki bırakıp gitmeli yağmur altın şarkısını söleye söleye gözlerim dola dola ve zorla arkamdan iteklenerek birileri tarafından ayrılmıştım. hala özlerim orayı, hala oradaki arkadaşlarımla görüşürüm belki de bundandır şeklinde düşüne düşüne ve buadan ayrıldığımda bir daha kimseyle görüşmeyeceğimi düşüne düşüne şiştim bi hal oldum, bunun dışında kendimi nihayet görevden aldırdı, ıskartaya ayrıldığım için sevineceğim hiç aklıma gelmezdi hayat böle bişi işte, kamera şakası gibi sanki ne bileyim, toplantılara girdim ne alakaysa artık benimle bu toplantılar annayamadım annamaya da çalışmadım, yarını düşünmekle meşgulüm bu da benim için ilginç bişi oldu, öle işte, tavuk yemekleri ile aramın iyi olmadığına karar verdim, kitaplarımı topladım biraz daha, zaten kitapları topladığımda ev de toplanmış olacak düşüncesi kesinlik kazandı bi kez daha başkaa buraya benden başka kimse yazmıyor sanıyordum yazıyormuş

memnun oldum, oh mis missss şeklinde dolaşıyorum yüzümde bir demirbaş sırıtma ile

bahar geldiiiiii yaşasın
