dört gündür ankaraydaydım, oh mis durumları. bi de kar yağdı kaç bin yıldır görmüyordum, pencerenin gerisinden turuncu battaniyenin altından seyrettim, mis missssss, en güzeli de hamsi yedim mis, dah da güzeli önüme hazır kondu, nise dişimin hali harapmış, diş hekimi didi, canım sıkıldı, yav niçin bende herkes gibi dolgu felan yaptıramıyorum, acayip acayip tedavi gerektiren durumlarım oluyo, diş konusunda da TSE standartlarına uymuyorum, üşenmesem bunalıma gircem, nise, kalktım geldim bura köyüme, sabah sabah allahtan çay içmedim de şoku yavaş yvaş atlattım, acayip sevimli bi saç renklerim oldu, aklıma geldikçe mutlu oluyom, bişi yapmadım bugün işte, zati bi kaç güne kadar tasfiye edecekler beni, iyi bişi bu, bi ay sona taşıncam bunu düşündüm bugün, ev toplama planı yaptım, kemiklerim sızlıyo, gitcem yatıcam, kitabımı okuycam, ama dedim gitmeden bi bakiyim formun bu köşesine. burası da pek bakımsız kalıyo, benden başka tak tük ziyaret eden var, kıyamadım bu köşenin ne eksiği var alınmasın garibim diyerekten geldim burdayım yazıyorum ama gideyim, ne yaptım haricinde de yamaya başlıycam gibi susiyim. gittim. kesin gelirim
