Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Sanatoryum > Geyik Mevzular


Okulda İnek mi? Hayatta Sinek mi?

Geyik Mevzular içerisinde Okulda İnek mi? Hayatta Sinek mi? konusu: Bende düşlediğim hayatın sadece bir düşten ibaret olduğunu yeni anladım (( diyerek söze gireyim Dünyanın heryerini gezmek,güzelliklerini görmek istiyorum ben ama nasıl olcak orası muamma.Allahtan çoğu insanın kafası matematiğe basmıyorsa ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 07-02-2007, 02:06
CaNaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 04-02-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 138
Bende düşlediğim hayatın sadece bir düşten ibaret olduğunu yeni anladım(( diyerek söze gireyim

Dünyanın heryerini gezmek,güzelliklerini görmek istiyorum ben ama nasıl olcak orası muamma.Allahtan çoğu insanın kafası matematiğe basmıyorsa ordan rahatça ekmek bulurum da zaman işte en büyük engel

Çalışırken keyif yapabileceğim bir işim olsun istiyorum,sanırım çok şey istiyorum ama du bakalım belli olmaz

Neyse devam edin,siz ben söyleyeceğimi söyledim
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 07-02-2007, 03:00
osslem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Zevzek
 
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 914
ben birşey istemiyorum desem de inanmayın..

aaa yok buldum..

sevgililer gününde bi kaç saatte olsa özgünün bal kabağından bişr sefgülüsü olsun


Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..



Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 23-11-2007, 06:26
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
Sevgili Ağabey'im yaşamımda tesirli bir modeldir benim. Tapınç hallerinde değil tabii, onda kaldığım zamanlarda bile yüzüme bir t-shirt fırlatıp da, 'ütüle lan benim evde kalıyorsun, kapitalist dünya, çalışacan, çalışmayana ekmek yok türü' bildiğimiz çağcıl bir kişi olduğundan, onu gözlemlemek genellikle yetmiştir bana.

Öncelikle Akrap; evlenmeyiniz, gördüm ki kendisinde hiç tavsiye etmiyorum, hele hele sakın ha çoğalmayınız, "paranıza ortak" etkisiz bir şirin ya da şirine hiç de faideli değil kesenize.

Geçen bana "artizlik" yaparken kullandığı bir cümle ilgimi çekti, atma ulen dedim; 'benim 11 çeşit statütüm (batasıca) var kızım' diyordu, neden eve geldiğinde hiç dikey duramadığını ve üzerindekilerle bir koltuğa yamulduğunu söylenir kıvamda ona hönkürürken. 11 çeşit statü! Evet bir süre onunla yaşadım ama onun statülerini ben niye farketmedim ki. Yalnızca para kazanmak için bile 4 ayrı mesleği vardı; tek bir yerde birleşen. Bir akedemisyen (piyano hocası), lüks bir otelde piyanist (ki en karlısı), eve gelen-evlerine gittiği özel öğrenciler, konser ve ekstraları. Bu vatandaş eve geldiğinde minik kızını bile severken gözleri kan çanağı, yorgunluktan bitap yirmi dakika sonra bitkisel hayata geçen ve bir diğer günü de aynı tempoyla geçiren bir vatandaş.

O yıllarda okuyordum. İçimden asla onun gibi olmak istemediğimi geçirdim. Evet onun gibi lüks bir arabam olmayabilirdi, zaten binip de insan evladı gibi bir seyahate ya da gezmeye gidemedikten sonra, onun gibi bir evde de oturmayabilirdim -evi gördüğümü vardı, sert bir döşeğe bile kıvrılsa yorgunluktan bir şey anlamıyordu-, onun gibi bir evlilik ya da çocuk da istemediğimi düşündüm hep; velakin eşi de benzerdi, onun da bir dolu işi vardı, birbirleriyle buzdolabının üzerindeki notlarla iletişim kuruyorlardı (yeğenimin olmasına bu anlamda büyük lutuf görüyorum)... Ve biliyorum ki Akrap'ın bahsettiği emeklilik döneminde, yani mortladıktan ve fiziksel ve ruhsal güçlerini çökerttikten sonra refah ve varlık içinde bir yaşamları olacaktı.

Asgari bir parayla, azami bir zamanda yaşamayı yeğledim onu gördükçe. Bir insanın hem içebilmesi, hem birkaç kırık dökük lüksünü yerine getirebilmesi için bir de klasik temel ihtiyaçlarını gidermesi için çok büyük paralara sahip olması gerekmediğini öğrendim. (Tabii burada ailemin desteği benim kıyaklarımdan, onlar olmasa bu kadar rahat yazabilir miyim bilmiyorum).

Yani aslında tamahkar olmadıkça -ki bunu dogmatik de söylemiyorum- para ve zaman dengesini kurabiliyor insan. Yukarıda bahsettiğim günümüz insanından çok daha fazla eğlendiğimi biliyorum, çok daha fazla kendime vakit ayırdığımı, çok daha mutlu olabilecek dostluklar kurduğumu vs...Ama bir kırk yıl sonra o bana gülecektir, velakin gülmesi için kırk yıl beklemesi gerekecektir. Herkes tercihlerinin bedelini öder türü üfürükten klasizmin tavana vurduğu bir kelam edip de bitireyim mevzuyu.

Ve not; Akrap'ın ûslubunu edebî anlamda da beğeniyorum. Yazmayı ciddi olarak düşünebilir ama öncelikle telifin ödendiği bir ülke dili öğrenmesi ve oraya yerleşmesi gerekecektir ki, talep ettiği "çözüm"ü ne yazık ki veremeden ayrılıyorum sayfandan:=)
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:18 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org