|
|
 |
|

22-03-2008, 23:24
|
 |
M€M€ÑTØ MØRI
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,410
|
|
Gülün Adı (Der name der rose)
Yönetmen : Jean Jacques Annaud
Senaryo : Andrew Birkin , Gerard Brach , Alain Godard ,
Howard Franklin , Umberto Eco (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Tonino Delli Colli
Müzik : James Horner
Yapım : 1986, Fransa / İtalya / Batı Almanya , 130 dk.
Tür : Macera / Gerilim
Oyuncular
Sean Connery ... William of Baskerville
Christian Slater ... Adso of Melk
Helmut Qualtinger ... Remigio da Varagine
Elya Baskin ... Severinus
Michael Lonsdale ... The Abbot
Volker Prechtel ... Malachia
Feodor Chaliapin Jr. ... Jorge de Burgos
William Hickey ... Ubertino da Casale
Michael Habeck ... Berenger
Urs Althaus ... Venantius
Valentina Vargas ... The Girl
Ron Perlman ... Salvatore
Leopoldo Trieste ... Michele da Cesena
Franco Valobra ... Jerome of Kaffa
Vernon Dobtcheff ... Hugh of Newcastle
Umberto Eco’nun aynı isimli kitabının filme uyarlaması.
İsa’nın giydiği giysiler kendisine mi aitti?
Fransisken tarikatına göre, yoksul bir yaşam süren İsa gibi maddi değerler kilise için de önemli olmamalıdır. Halkı ağır vergiler ile sömüren Papa ise buna karşı çıkar; Hayır! Kilise tanrının heybetini yansıtmalı, ihtişamlı ve güçlü olmalıdır.
İki taraf da savlarını tartışmak ve bu uyuşmazlığa bir son vermek için bir manastırda karşı karşıya gelir. Bu sırada manastırda sıra dışı olaylar meydana gelir.
Film Ortaçağ İtalya’sında kilisenin zenginlik ve sömürü üzerine kurulu yapısını etik ve inanç karşılaştırması ile eleştirirken engizisyonun halk üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

22-03-2008, 23:26
|
 |
edilgen
|
|
Üyelik Tarihi: 31-10-2007
Nerden: İstanbul (?)
Mesajlar: 307
|
|
okurken de izlerken de sıkılmıştım nedense bu eserde
__________________
"senin yolculuğuna katılamam
ben sadece bir konuğum"
T. Angelopoulos
Konu samathana tarafından (22-03-2008 Saat 23:26 ) değiştirilmiştir..
Sebep: yazım yanlışı
|

22-03-2008, 23:40
|
 |
M€M€ÑTØ MØRI
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,410
|
|
Kitabı sayfalar süren mekan, nesne tasvirleri yüzünden sıkıcı gelmiş olsa gerek ama filmdeki sıkıcılık ortaçağın ve mekanın kendisinden geliyor. Her ne kadar cümle aralarında sıkıcı desem de bir solukta izledim ve hayır, bence hiç de sıkıcı değildi.
__________________
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

22-03-2008, 23:42
|
 |
edilgen
|
|
Üyelik Tarihi: 31-10-2007
Nerden: İstanbul (?)
Mesajlar: 307
|
|
aslında sıkılan bendim, şimdi millet okumak ya da izlemek ister ben sıkıldım diye vaz geçer falan.
sanat bu öznel, her ne kadar ben sıkılmış olsamda başka bir kişi elbette büyük zevkler alabilir elbet.
__________________
"senin yolculuğuna katılamam
ben sadece bir konuğum"
T. Angelopoulos
|

23-03-2008, 20:12
|
 |
bi tuhaf haldeyim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: iyi bir yerde :)
Yaş: 35
Mesajlar: 370
|
|
benim iki defa izlediğim film, ikincisi filmin adını hafızamda tutamamamdan dolayı cd sini almış olmamdan dolayıydı, ama şu da var ki ikincisii de hiç sıkılmdan izledim, üstelikde hemen hemen her karesini hatırladığım halde. aslında ipuçlarının değerlendirilmesi basit bir şekilde işlenmiş olması nedeniyle sıkıcı olması gerekirken izlerken düşünmeye yöneltmesi nedeniyle sıkıcılıktan kurtulan bir film.
gülün adı, hırıstiyan alemi üzerine yazılmış kutsal kase, kutsal kefen, kutsal rahibe gibi kitaplarda işlenen sözde hırıstiyanlık dünyasına atıfta bulunan ama geçmişten bugüne günümüz dünyasının nasıl şekillendiğini, insanoğlu tarafından oluşturulan kalabalığın nasıl idare edildiğinin görselleşmiş hali. hırıstiyanlığın kendi kendini ispiyonladığı bir film.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:10 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|