Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Sinemasal > Film Arşivi

Film Arşivi Film izlemeden önce mutlaka uğrayın...


25th Hour

Film Arşivi içerisinde 25th Hour konusu: 25th Hour...

Oylama Sonuçları: Filme Puanınız
1 0 0%
2 0 0%
3 0 0%
4 0 0%
5 1 100.00%
Katılımcı sayısı: 1. Sen bu ankete oy kullanamazsın

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 19-05-2007, 21:16
ESHQUIA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ESHQUIA ESHQUIA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
M€M€ÑTØ MØRI
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,431
Blog Başlıkları: 1
Standart 25th Hour

25th Hour



Tür: Suç / Dram
Gösterim Tarihi: 30 Mayıs 2003
Yönetmen: Spike Lee
Senaryo: David Benioff , David Benioff (Kitap)
Görüntü Yönetmeni: Rodrigo Prieto
Müzik: Terence Blanchard
Yapım: 2002, ABD , 134 dk.

Oyuncular
Edward Norton .... Monty Brogan
Philip Seymour Hoffman .... Jacob Elinsky
Barry Pepper .... Frank Slaughtery
Rosario Dawson .... Naturelle Riviera
Anna Paquin .... Mary D'Annunzio
Brian Cox .... James Brogan
Tony Siragusa .... Kostya Novotny
Levani Outchaneichvili .... Uncle Nikolai (as Levani)
Tony Devon .... Agent Allen
Misha Kuznetsov .... Senka Valghobek
Isiah Whitlock Jr. .... Agent Flood
Michael Genet .... Agent Cunningham
Patrice O'Neal .... Khari
Al Palagonia .... Salvatore Dominick
Aaron Stanford .... Marcuse

Can you change your whole life in a day?
Dün gece CNBC-E'de izledim de daha önce nasıl izlememişim diye pişmanlık duydum..
Monty uyuşturucu sayesinde çok para kazanmış, fakat sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saati kalmıştır.
Özgürlüğünün son 24 saatini yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir ve o saatleri hayatının muhasebesini yaparak geçirir.

Filmde özellikle Edward Norton'un ayna karşısındaki sahnesine değinmek istiyorum. Orada Monty aslında hareketsiz aynaya bakmaktadır. Aynadaki yansıması ise içindekileri kusmaktadır ki bu sahne unutulmaz.
İki arkadaşının 11 Eylül enkazı önündeki diyalogları da takdire şayan. Bir de filmin sonunda babasının konuşması...
Bu arada Edward Norton'a hala Oscar verilmemesi Oscar ödülünün aslında hiç bir değeri olmadığının farkına varmamı sağladı. Eğer ki bir değeri varsa o şimdiye kadar defalarca hak etmişti bunu.


YouTube Video
ERROR: If you can see this, then YouTube is down or you don't have Flash installed.









"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 07-04-2008, 19:23
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
house of duarden...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,536
Standart

Bir arkadaşım bu adamın "Edward Norton" kötü filmi yok diyor ona hak veriyorum sessizce. Film içinde olanlarla yüzleşmekten kaçışa kadar pek çok şey ustaca işlenmiş. Benim aklımda ise son 5 dakikalık bölüm dönüp dolaşmakta.(Hiçbiri olmayacaktı...)
__________________
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:32 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org