Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Max Stirner'den alıntılar

Felsefe içerisinde Max Stirner'den alıntılar konusu: «Cinler yaşıyor!» Dünyaya şöyle bir göz gezdir ve söyle, her nesnenin içinden bir cin seni seyretmiyor mu. Şu ufacık ve sevimli çiçekten gelen ses, ona bu muhteşem güzellikteki şekli veren ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 28-06-2008, 21:41
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,765
Blog Başlıkları: 1
Standart Max Stirner'den alıntılar

«Cinler yaşıyor!»Dünyaya şöyle bir göz gezdir ve söyle, her nesnenin içinden bir cin seni seyretmiyor mu. Şu ufacık ve sevimli çiçekten gelen ses, ona bu muhteşem güzellikteki şekli veren Yaradanın sesidir; yıldızlar, kendilerini dizen tinin haberini müjdeliyor, dağların tepelerinden aşağıya doğru yücelik tini esiyor, çağlayan sular özlemin tinini haber ediyor ve - insanların ağızından milyonlarca hayalet konuşuyor. İsterse bütün bu dağlar çöksün, çiçekler solsun, yıldızlar dünyası yıkılsın, insanlar ölsün - nedir görünürdeki bu cisimlerin batması? Göze görünmeyen tin ebedi olandır! (S. 37)

Tanrının da insanlığın da işi kendilerine dayanmaktadır, kendileridir. Benim meselem de benim. Tanrı gibi her şey ve hiçim, biriciğim.
Eğer Tanrı ve insanlık, sizlerin de doğruladığı gibi, bir bütünlük iseler, benim de onlardan eksik bir yanım yok ve "boş" olduğuma dair bir şikayetim de yok. Ben hiçim derken, boş olduğumu söylemiyorum, bizzat yaratıcı bir hiçim, bir yaratıcı olarak her şeyi yaratan bir hiç.
Tepeden tırnağa kadar benim olmayan her işe uğurlar olsun! Sizce benim işim en azından "iyi bir iş" olmalıdır? Nedir iyi iş, kötü iş! İşim demek zaten ben demek'im. Ve ben ne iyiyim, ne de kötü. İyinin de kötünün de benim için hiç bir anlamı yoktur. Tanrının işi, insanlığın işi, gerçeğin işi, iyinin işi, doğrunun işi, özgürlüğün işi ve daha niceleri. Bunların hiçbiri benim işim değildir, benim işim sadece benim olandır ve o genel değil, biriciktir, benim gibi.
Hiçbir şey benden üstün değildir! (S. 5)


Biricik olduğumu bildiğim andan itibaren kendimin sahibiyim. Kendine sahip kişi ancak biricikleştiğinde yaratıcı hiçliğine, doğduğu yere geri döner. İster Tanrı olsun ister insan, benden yüksek her canlı biricik olma duygumu zayıflatır ve ancak bu bilincin güneşi karşısında söner. Kendi meselemi biricikliğim üzerine kurarsam, o zaman meselem kendi yaşamını kendisi yaşayan geçici ve ölümlü bir yaratıcının meselesidir. Dolayısıyla ben şunu söyleyebilirim: Meselemi hiçe bıraktım. (S. 412)
Ben, halklar ve insanlık ölünce doğarım. (...) Sen ey çilekeş Alman halkım – nedir acın, ıstırabın? Canlanamayan bir düşüncenin acısıdır seninkisi. Daha horoz ötmeden kaybolan hayaletin acısıdır. Yine de kurtuluşun ve mutluluğun hasretini çeker bu hayalet. (...) Kal selametle milyonların rüyası, çocuklarının binyıllık despotu, kal selametle! Yarın seni mezara taşıyacaklar; ve çok yakında kardeşlerin, diğer halklar, ardından gelecek. İşte o zaman insan alemi gömülmüş olacaktır. Ve ben, kendimin sahibi ben, onun gülen kalıtçısıyım! (S. 238, 239)
Gerçeğin kriteri benim, ben ise bir düşünce değilim, düşüncenin üstündeyim yani söylenemez bir şeyim. (S. 400)


Stirner’in söylediği bir sözcük, bir düşünce ve bir kavramdır; söylemek istediği ise, ne bir sözcük, ne bir düşünce ne de bir kavramdır. Stirner’in söylediği söylemek istediği değildir ve söylemek istediği söylenemez.(Max Stirner: Parerga. Kritiken. Repliken. LSR-Verlag, s. 149)
Biricik bir sözcüktür ve bir sözcüğün altında düşünülecek bir şey olmalıdır, bir sözcük düşünce içermelidir. Oysa biricik düşüncesiz bir sözcüktür, düşünce içermez.(Max Stirner: Parerga. Kritiken. Repliken. LSR-Verlag, 1986, s. 152)
Kafanda hortlaklar var; sen kaçıksın be adam! Kafasında büyük şeyler ve tanrılar dünyası kuran ve kurduklarına da inanan sen, hayaletler ülkesi kurup kendini onlara karşı vazifelendiriyorsun, oysa o, sana el sallayan bir idealdir. Senin saplantın var! Şaka ya da mecaz yaptığımı sanma, yüksekliklere tutunanları, insanların büyük çoğunluğunu, neredeyse dünyadaki tüm insanları kararsız deliler olarak görüyorum, tımarhanelik deliler.S 46.
Benim soyum benim, Ben normsuz, yasasız ve örneksizim. (S. 200)
Benden aşağı her gerçeği beğenirim ; benden yüksek ve ona göre yaşamam gereken bir gerçekse tanımıyorum. Bence gerçek yoktur, çünkü hiçbir şey benden üstün değildir! (S. 399)


Özgür cesaretle yapmadığım bir şey hakkımın dışındadır, yani yapmasını haklı görmediğim şey hakkım değildir. Neyin haklı olduğuna Ben karar veririm. Benden öte bir hak yoktur. Bence haklı olan haklıdır. (...) Bu egoist haktır. (S. 208, 209)
Farklı düşünenler’ birbirlerini tahammül ederler. Oysa bir nesne hakkında neden sadece farklı düşüneyim ki, farklı düşünmeyi neden son aşamasına kadar düşünmeyeyim; yani düşünülecek şeyi anlamsızlaştırana dek düşünmek: nesnenin hiçleşmesine ve yokedilmesine dek ? (S.. 379)
En az düşünmek kadar Varlık’ı da aştım. Biri benim varlığım diğeri benim düşüncemdir. Varolmak için her ikisine de ihtiyacım var, binlerce başka şeye ihtiyacım olduğu gibi, diyen Stirner, cümlesini şöyle tamamlar: ... Her şeyden önce ama benim Bana, şu belli olana, Biricik’e ihtiyacım var. (S. 382)
Erk ve şiddet sadece bendedir yani güçlü ve şiddetli olandadır. (S. 231)
Hakikat, sevgili Pilatus, Tanrı’dır ve hakikati arayan herkes Tanrı’yı arar ve över. Tanrı nerede yaşar? Kafanda; başka nerede yaşayabilir ki? (S. 397)
Haklı ya da haksız olduğumu yargılayan benim, benden başka bir yargıç yoktur. Başkaları sadece benim hakkımı onaylayıp onaylamadıklarını ve bunun onlarca da haklı olup olmadığını yargılayabilirler. (S. 205)
Bilginin istem olarak doğabilmesi ve özgür kişi olarak kendisini hergün yenilemesi için ölmesi gerekiyor. (Max Stirner: Parerga. Kritiken. Repliken. LSR-Verlag, 1986, s. 97)


Kaynak: - Max Stirner: Der Einzige und sein Eigentum. Reclam - Stuttgart 1981
- Max Stirner: Parerga. Kritiken. Repliken. LSR-Verlag, 1986
Çeviri: H. Ibrahim Türkdogan
Link: Max Stirner'den cesitli alintilar


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 08-09-2008, 22:04
loszeit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
efendisiz
 
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Nerden: ankara
Mesajlar: 163
ilgilenenler için düşünürün başyapıtı "der einzige und sein eigentum" orjinal -almanca- ve ingilizce çeviri hali aşağıdadır:

Max Stirner: Der Einzige und sein Eigentum (html / 850 K)

Max Stirner: Den ende och hans egendom


Das macht uns arm bei allem Reichtum, daß wir nicht allein sein können, daß die Liebe in uns, solange wir leben, nicht erstirbt
İşte bu, dostum! Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
(Johann Christian Friedrich Hölderlin)
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 06:27
Kofti anarşik
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: yersiz yurtsuz fahişe.
Mesajlar: 16
Tek, kendini atılmış hisseder önce. Sonra kendini atılmış düşünür - bu gücü Hiç'ten alır. Bu güç vardır zaten, bu güç varoluştur. Varoluş Hiç'in bilincidir. Tek, düşer. İnsanın yere düşerken bedenini ve bedeninin verdiği tinsel ve ruhsal acıyı hissetmesi gibi. Tek düşer. Düşme veya düşüş Tek'in varoluşunun habercisidir. Düşüş aynı zamanda rastlantıya düşüştür. Tek rastlantısal varolandır. Varoluş rastlantısal varlığın acısıdır. Peki ya haz? Varoluş rastlantısal vardlığın hazzıdır. Peki ya acı?

Stirner biriciktir.


Anarşi Testen Bakmaktır! (Bence)
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 09:29
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-08-2007
Nerden: izmir
Yaş: 43
Mesajlar: 53
beyin cimnastiğinize kolay gelsin arkadaşlar. 'Havanda su dövmek' sözü geçti aklımdan yazılarınızı okurken.


gücün yalaka şahsiyeti
hangi söz ona ışık olabilir
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 09:37
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,765
Blog Başlıkları: 1
Alıntıları okurken aklınızdan havanda su dövmek sözünün geçmesine sebebiyet veren nedir?


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 17:28
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,501
he bende anlamayınca böyle yazarım. ondandır sebep..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 18:03
berfket - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HİÇ
 
Üyelik Tarihi: 20-04-2008
Nerden: mardin (kızıltepe İlçesinde)
Yaş: 18
Mesajlar: 59
Hiç' öldürdüm...


herşeyden çok sıkıldım..beynimi kusmak istiyorum
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 18:07
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-08-2007
Nerden: izmir
Yaş: 43
Mesajlar: 53
Lafı çok döndürüp dolaştırırsanız, anlamı da, tadı da kaçar.


gücün yalaka şahsiyeti
hangi söz ona ışık olabilir
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 09-09-2008, 18:33
berfket - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HİÇ
 
Üyelik Tarihi: 20-04-2008
Nerden: mardin (kızıltepe İlçesinde)
Yaş: 18
Mesajlar: 59
lafı döndüren sensin arkadaş..çok güzel alınıtlanmış işte..


herşeyden çok sıkıldım..beynimi kusmak istiyorum
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alintilar, stirner'den


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Seri katillerden alıntılar.. 23xx Sosyoloji & Psikoloji 25 25-06-2008 14:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:35 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org