Farklı oyun kuramı.
Bazen hayatta ki oyunların dizgeleneşini, sergilenişini görebilecek kadar onlara sahip ruhlarla karşılaşırsınız. Peki nerde? Oyunun içinde. Derrida der ki "oyuncu ile çözümleyici arasında ki sınır öyle belli belirsizdir ki" bunu ayırmak kimi zaman olanaksızlaşır. Peki bu kişiler yani çözümleyici olanlar sergilenişe hakim olan kişilerle, oyuncular arasında ki o belirsizlik gerçek bir belirsizlik midir? Yoksa insanın kendine oynadığı oyunun açmazımıdır buda. Hayatarında oyunların özüne sahip olan bunlarla yüzümüze tüküren insanları ne kadar anladık.
Ve sorgu oyunun içinde olup çözümleyici olduğunu iddaa eden aslında oyuncu değil midir?
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Konu duarden tarafından (05-05-2008 Saat 16:26 ) değiştirilmiştir..
Sebep: ....
|