|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
felsefe yapmakFelsefe içerisinde felsefe yapmak konusu: FELSEFE YAPMAK ÖLMEYİ ÖĞRENMEKTİR...
Felsefe yapmak nedir, nasıl bir iştir sorularına güzel ve sıra dışı bir yanıt bu.
Filozoflar hep söyleye durmuş bu cümleyi ama gerçekten neyi ifade eder?
Birlikte ...

08-03-2008, 17:11
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-02-2008
Nerden: antalya
Yaş: 43
Mesajlar: 14
|
|
felsefe yapmak
FELSEFE YAPMAK ÖLMEYİ ÖĞRENMEKTİR...
Felsefe yapmak nedir, nasıl bir iştir sorularına güzel ve sıra dışı bir yanıt bu.
Filozoflar hep söyleye durmuş bu cümleyi ama gerçekten neyi ifade eder?
Birlikte düşünelim istiyorum. Forumdaki felsefeyi tıklayan arkadaşlar...
Neden ölmek ve ölmek öğrenilir mi?
Ölüm yaşıyor olmanın karşısında gibi görünür. Onu sadece bu yüzden iç sıkıntısı ve korkuyla birlikte hissederiz
Böyle hissediyor oluşumuz bu gerçeği, ölümlü olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor aslında..
Yapamadığımız tek şey yaşamlarımızı bu gerçekliğe göre şekillendirmek....
Sanki hep var olacakmışız gibi ertelemekteyiz yaşamı, yaşamak istediklerimizi, doğrularımızı ve hatalarımızı hep geleceğe devretmek yaşamdan anladığımız.
Oysa ölümü içine aldığında, kabullendiğinde her an ayrı bir değer kazanır.
Her duygu zorlamasız bir coşkuya dönüşür.
Sevgiler hesapsız olmaya, aşklar beklentisiz olmaya terfi eder. Kusurların bir anlamı kalmaz, yokluk onları yutuverir. Sadece varlığın zıtlığı değildir, varlığa ve her varolana değer katan, onu kutsallaştıran gerçektir ölüm.
Ölüm, yaşamaya sınırsız ufuklar açar.
Her günü, anları, acıları bile içimize sindirmek anlamlıdır ölüm karşısında...
İnsanlara nasıl bir eşitlik getirir ölüm.. Zengin, fakir, genç, yaşlı, zenci, beyaz demez hepsini kucaklar. İnsanın binlerce yıldır yapamadığını yapar bir çırpıda...
Hepinize sevgi, saygı.
Konu seda tarafından (08-03-2008 Saat 17:17 ) değiştirilmiştir..
|

09-03-2008, 16:49
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-04-2007
Nerden: ankara
Yaş: 38
Mesajlar: 54
|
|
iki nokta
iki noktalı bir düzlem başlangıç ,son var. Noktalar arası düzlem hayat; öncesi ve sonrası
bu bağlamda ancak iki nokta ile mümkün. Noktaları getirip o'nun üstüne koyan elle ancak ölüm meydana gelebiliyor.
Noktaların silik hali de var ölümün. yer zaman ve çevre sorunlarla ilşkisinde seçimi yapan için mümkün : önce onların varedilmesi gerekiyor. Olmak başına varı alıp soruya dönüştüğünde başlıyor insanın sılası.
Noktalı ve noktasız halleri ,varoluşu nerde başlatacağınızda başlıyor serüven. Durmaya izin verdiğiniz an noktalar gelip yerlerine oturur.
|

27-04-2008, 02:27
|
 |
cogito
|
|
Üyelik Tarihi: 17-04-2008
Nerden: Fatsa
Mesajlar: 11
|
|
|
"bu dünyada insan için insanca yapılmış her ne varsa bilin ki yaşamın sonun ölümün olmasındandır"
Doğru, bildiğin, yol, gittiğindir.
|

27-04-2008, 03:19
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-03-2008
Nerden: Fransa,akdenize yakin minik bir kentte
Yaş: 18
Mesajlar: 202
|
|
optimist olma sebeplerinden bir tanesidir ölüm ve tek yasanir!!ustelik gelecek nesilin saglikli bir yasam surebilmesi icin buyuk bir gerekliliktir!!dunya sandigimiz kadar buyuk degil  ulkelere dusen insan sayisi zaten yeterince fazla 
ölümle burun buruna gelmeyen birey ya$amin ne denli ulu oldugunu da anlayamaz!bu yuzden akli ba$a getiren,yumulu gözleri bir anda açan bir yetenege sahiptir ölüm..ogrenilmesi kolaydir ama kabullenmesi zor..kimsenin i$ine gelmez ve her baba yigidin harci da degildir!! 
sevgili Zülfü Livaneli'nin de dedigi gibi ne ölümden korkmak ayip ne de dü$ünmek ölümü..(aklima geldi bende ilave edeyim dedim nedenine siz karar verin  )
|

28-04-2008, 03:27
|
 |
Lizard King
|
|
Üyelik Tarihi: 16-01-2008
Mesajlar: 70
|
|
Alıntı:
KATAMATZE´isimli arızadan alıntı
"bu dünyada insan için insanca yapılmış her ne varsa bilin ki yaşamın sonun ölümün olmasındandır"
|
Ölüm olmasa felsefe elzem olmazdı(en azından çoğunluğa göre).
Alıntı:
GOrkem´isimli arızadan alıntı
optimist olma sebeplerinden bir tanesidir ölüm ve tek yasanir!!
ölümle burun buruna gelmeyen birey ya ne denli ulu oldugunu da anlayamaz!bu yuzden akli ba getiren,yumulu gözleri bir anda açan bir yetenege sahiptir ölüm..ogrenilmesi kolaydir ama kabullenmesi zor..kimsenin i gelmez ve her baba yigidin harci da degildir!! 
|
Jim Morrison'un ölüme dair yaklaşımını aktarayım önce:
"uçak kazasında ölmek nasıl bi şey tahmin edemiyorum ama ölmenin en iyi yollarından biri. uyurken, yaşlanınca ya da aşırı dozdan ölmek istemem. nasıl bir şey olduğunu hissetmek istiyorum.insanlar acıya kıyasla ölümden daha çok korkar. ölümden korkmaları çok garip. hayat ölümden daha çok acıtır. ölüm anında acı biter. evet bence ölüm bir nevi arkadaştır.tatmak, duymak,koklamak istiyorum. ölüm insanın başına sadece bir kez gelir. kaçırmak istemiyorum."
Ölüm anlamlandırdıklarımızla, hayal ettiklerimiz arasındaki tek kö prüdür. Hayalgücünün en yüksek noktasıdır.Korkudur, mutluluktur, zirvedir, çoğu zaman da diptir.
Dünyaya ağlayarak başlayan insan, gerçekten de acınası haldedir ölümden önce. Çılgıncasına korkar, dünya ona istediklerini vermemiştir. Geleceğe attığı bunca şeyden sonra, artık bir geleceğinin olmadığını bilmek onu dehşete düşürür.
Oysa yaşarken ne yapmıştır ki, ölümden kaçsa bile anlamsız yıllarına yeni anlamsızlıklar eklemekten başka ne yapabilir.
Son 2 milyon yılda çok olağanüstü insanlar bile ölümü beklemekten sıkılarak hayal dünyalarına döndüler ya da her şeyi bitirdiler.Nietzsche aklını yitirdi, Jack London intihar etti, Syd Barrett son 40 yılını evinde geçirdi...
Dünya yaşamı sürekli engellemelerden ibarettir. Beynimizi zincirleyen yüce(!) toplum ve onun garip değer yargıları, sürekli geleceğe ertelenen idealler, korkulardan beslenen bir kara düzen...
Son olarak ben de ölümün insanların gözünü açan en büyük güç olduğunu düşünüyorum. Nasıl ki sosyalizm 1. ve 2. paylaşım savaşlarında verilen büyük kayıpların ardından güç kazandıysa(revizyonizm çok gecikmese de); gelecekte de ideal düzen için çok büyük bedeller ödenme ihtimali tehdit edici boyutlarda yüksek olacaktır.Ama her şeye karşın olacaktır, her şeye karşın kaçınılmazdır.
Are there any queers in the theater tonight?
Get them up against the wall!
There's one in the spotlight, he don't look right to me,
Get him up against the wall!
That one looks Jewish!
And that one's a coon!
Who let all of this riff-raff into the room?
There's one smoking a joint,
And another with spots!
If I had my way,
I'd have all of you shot!
|

28-04-2008, 17:23
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 18-04-2008
Mesajlar: 8
|
|
|
bu sitedeki ilk mesaj için ağır bi konu seçtim diyecem ama,bu sadece semantik olarak böyle...Felsefi bi forumun discour u,kendi terminolojisi gibi kendi 'iletişimsel eylem kuramını' da anlamlandırıyor....Hele ki konu hayat memat olunca kelimelerin gücü adına vitesler ister istemez yokuş yukarı modda;oysa şanzıman kutuları dağılmadan ,ne desen ,birileri demişti zaten tarihin bi yerlerinde....Eh başlangıç yapmak da varoluşumuzun anlam katmanlarına bi katkı sayılır.O katmanlar içinde kaybolma umutsuzluğuyla,selamlar.(Esin kaynağı olan yazıda Jım M. alıntısı kuramsal olarak epikür de bolca var,fena halde masif..)
|

01-05-2008, 01:53
|
 |
Res-15
|
|
Üyelik Tarihi: 31-03-2008
Mesajlar: 40
|
|
|
Felsefe yapmayı düşünerek bazı soruları soru olmaktan çıkarmak yani cevap aramak olarak alırsak aslında sadece acı verir.Biraz da somut bir kavramdır ben de "şudur" denilmemesi taraftarıyım.Bence bilgiyi aramaktır.Bilgi her zaman mutsuzluk getirir onun için aramak bulmaktan daha değerlidir.Ama işte bi yerde amaçlar nedenler yargılandığında ya da anlamlar arandığında kaygılar ortaya çıkıp,düşünürsen var değil yokluğun ortaya çıkıyor.Ya da daha çok bilmek daha az istemek öğretir ölümü.İstenilene ulaşınca yani gerçekler görülünce ölüm öğrenilir.Felsefe yapanların sonu Lucretius gibi olur bence.Felsefe yapma bak biber sürerim ağzına.
Yalnızlık iki satır gibi, iki satır arasına sıkışan ah bu cümlelerin dili bir olsa,konuşsa avutsa umudum olup içime beni tutsa.Hasretiz yeni bir yangına, boşa geçen dünün acısı vurur yine yarına, mutluluk deva olmaz aklıma, yere seren
beni ecel gelir aklıma…
A.Alarm
|

01-05-2008, 14:14
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-03-2008
Yaş: 16
Mesajlar: 47
|
|
|
Felsefe yapmak son iki yıldır çevremdekileri hallerimle mutsuz etmek, beni bu durumdan çıkarmaya çalışmak için bir dizi yöntem denemeye çalışmaları ve benim buna sırf onlar denemedik demesinler diye izin vermem,fazlasıyla acı çekmek, yaptıkça battığını görmek gibi şeyleri çağrıştırdı nedense bana.
|

02-05-2008, 21:55
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2008
Mesajlar: 5
|
|
İlk önce herkese merhaba forumda yeniyim ben. 
Ben felsefenin ölmeyi öğrenmek olduğuna katılmıyorum. Bence felsefe gerçeği aramak, onu bulmaya çalışmaktır. Bilgi seviyesinin en üstüne çıkabilmektir. Bu durumda bunun ölümü öğrenmek olduğunu sanmıyorum. Çünkü ölümü öğrenmeye çalışan biri ölmelidir. Ölen biriside ne bilgiyi bulur ne gerçeği. Öldükten sonra, bilgi ve gerçek bir işimize yaramayacaktır. Bilgi ve gerçek yanlızca bu dünyada işimize yarayacaktır. Bu yüzden bu görüşe katılmıyorum.
|

13-06-2008, 23:14
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-06-2008
Mesajlar: 10
|
|
|
"filozoflar bugüne kadar dünyayı anlamaya çalıştılar. aslolan dünyayı değiştirmektir"
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:02 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|