|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Yalnızlık bir düş müdür insan için?Felsefe içerisinde Yalnızlık bir düş müdür insan için? konusu: "Yalnızlık bir düş müdür insan için?" Soruya bak be! Mükemmele yakın kurgulanmış... ne duygular, ne tasarımlar uyandırdı bende. Ama ardından detays ile ayaklarım yere bastı -biraz: Yalnızlık düş olsa idi ...

07-09-2007, 23:28
|
|
|
|
"Yalnızlık bir düş müdür insan için?" Soruya bak be! Mükemmele yakın kurgulanmış... ne duygular, ne tasarımlar uyandırdı bende. Ama ardından detays ile ayaklarım yere bastı -biraz:Yalnızlık düş olsa idi her sabah uyandığımızda yine yalnız ve bir başımıza olmazdık.. Düşenler için kabustur, umutsuzluk ve yarınsızlıktır yalnızlık... veya osslem'den yine derialtı şehirlerine inerler
ve kendileriyle tanışırlar her gün,
her saat, her dakika, her ân,
her canavar veya bu da ches'ten Herşeyin kaynağı bu değerdi bizdik asıl olan...
Herşeyi yaşamaya hazır...
Giderkende adını gene bizim koyduğumuz ...
Karanlığa gidiyorum dediğimiz...
Onu yaşamayada değmez mi acaba ?
Karanlık...
Karanlık ...
Karanlık...
İnsanlar senden korkar olmuş...
Biz yalnız kartallardan değiliz, sosyal maymunlardanız. Yalnızlık bizim tensel tarafımıza aykırı. Şöyle sert, ayıltıcı haklılıklar barındıran sözleri üzerime alınabilirim rahatlıkla:Tamam bazen isterik olarak insan yalnız kalır ama bu durum genelde geçicidir Detays'a bu vahşi çözümlemede içerilen korkutucu doğru için teşekkürler. Yalnızlık bize hep düşüş, karanlık kavramlarını getiriyor işte. Onu hiç şöyle mutlu, esenlikle dolu bir kafa ile övemiyoruz. Ben kendimle çelişsem bile her insana öneriyorum: Çelişin n'olacak, kişiliğinizin bir tarafı hep yalnız olsun, tekrar tekrar yalnızlığını istesin. Bir çok yalnızlık anı vardır ki insan o anlarda en çok varolduğunu hisseder, en çok kendi olur ve en çok kendine birşeyler kattığı anlar bu anlardır. Olumsuz duygulanımlar da herhalde yalnızlıklarımızın bu sosyal hayvan olan içimizdeki maymuna ödediği bedel olsa gerek.
|

08-09-2007, 13:34
|
 |
Dünyayı kurataran kız -.-
|
|
Üyelik Tarihi: 06-09-2007
Mesajlar: 52
|
|
|
Yalnızlık bir düş müdür insan için?
Yalnızlık düş değil gerçeğin ta kendisidir.Hep birileriyleymişiz gibi görünsek de hep yalnızız.Kalabalığın içinde yalnız olanlardanız.Modernize toplumda araya sıkışan kimliklerimizde menfaat çanları çalarken asla bir bütün olamayız.Tekiz.. Yalnızlık düş olsaydı eminim herkes yalnız olmak isterdi...
Bana özgü tek şey,bu dikenli tellerle çevrili yoklukta,organize etmeye çalıştığım soyutluğumdur.Tunç adalardan Robinson'un bir demet umut köpüğünü taşıyorum...
|

10-09-2007, 16:41
|
 |
sivil
|
|
Üyelik Tarihi: 21-07-2007
Nerden: christiania
Mesajlar: 82
|
|
|
hayır...
|

14-09-2007, 02:21
|
 |
nintendo
|
|
Üyelik Tarihi: 14-09-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 46
|
|
|
yalnızlık..düş..
düşler..yalnızlık..
düşlerimde yalnızım.kendi düşlerim olduğu için.kendim düşümü yazdığım için.
ama yalnızlık düş değil.olamazda.
asıl gerçek olan o.belki de düşlerimizde tek gerçeklik payı olan o..yalnızlık.
herkesin dikkatini bu yazıya çekmek isterim..
"[i]kelimeler - kavramlar üzerine ...
bir düşünceler sıralaması,
doğrunun ve gerçeğin araştırma yöntemleri üzerine konuşurken
kavramların ne kadar önemli olduğunun türkçe'si...
bir üniversite profesörü öğrencilerine su soruyu sorar;
-'var olan her şeyi tanrı mi yarattı?'
cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
-'evet her şeyi tanrı yarattı!'
profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'evet efendim ' diye yanıtlar.
profesör devam eder;
-'eğer her şeyi yaratan tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız 'kesinleştirme' prensibine göre de tanrı şeytandır.öğrenci böyle bir önerme karsısında şaşırır ve yerine oturur.
profesör ise öğrencilerine bir kez daha tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve
-bir soru sorabilir miyim profesör? der.
profesör de sorabileceğini söyler.
öğrenci ayağa kalkar ve
-'soğuk var midir? diye sorar.
profesör;
-'nasıl bir soru bu böyle,tabici vardır ' diye yanıtlar.
-'sen hiç soğuktan üşümedin mi?'
öğrenci
-'aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur.yasamda/realitede
biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz.herkes veya nesneler o
enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. örneğin,absolute 0 (-460 derece f) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir).tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir.
soğuk yoktur,o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif
etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder,
- profesör, karanlık var mıdır?
profesör ;
-'tabi ki vardır'.
öğrenci yanıtlar,
-'korkarım gene yanılıyorsunuz efendim.çünkü,karanlık da yoktur.yasamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur.biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız.gerçekte,biz newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz.ama karanlığı ölçemeyiz.bir basit ışık isini karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar.
siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz?
ışığın miktarını ölçersiniz! bu doğrudur değil mi?
karanlık insanlık tarafından , ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir. son olarak öğrenci profesöre gene sorar;
-'efendim şeytan var mıdır? bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
-'tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün ,her yerde onu görürüz. şeytan/kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği
insaniyetsizliğinin bir örneğidir.o , dünyadaki islenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır.bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.' der..
öğrenci devam eder;
-'şeytan yoktur efendim.
yani o kendi başına yoktur. şeytan basit olarak tanrının yokluğudur.
o aynen karanlık ve soğuk ta olduğu gibi insanin tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir.
tanrı şeytanı yaratmadı. şeytan/kötülük insanin tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin bir sonucudur.
o aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk yada ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
profesör yerine oturur.
genç öğrencinin adi albert eınsteın'dir.[/I]
aslında dikkatinizi çekmek istediğim nokta şudur.
yalnızlıkta karanlık gibi.
ışık olmadığında karanlıktır.
kimse olmadığında da..yalnızsındır.
ama tabi kimileri profesör gibide düşünebilir(:

+arzular vardır, bilirsin ....anlatılmaz || -victor hugo.
+gel bak bir elimde gökyüzü var hala, diğerinde akıp giden yıldızlar lala. -feridun düzağaç
|

21-09-2007, 03:32
|
 |
über-arıza-mensch
|
|
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 24
Mesajlar: 314
|
|
|
Yalnızlık elbette sosyolojik bir tanı olmalı. Sosyalliğin olmama hali olarak belki karanlık ya da soğuk kadar var . Ama işin tuhafı fiziken "olmayan" soğuk ve karanlık gibi biz yalnızlığı gayet iyi hissediyoruz .
Belki bir yaklaşıma göre "birey" bir iktisadi üretim ! Bir yaklaşıma göre biz kapitalizmin belli bir evresinin üst yapıya tekabülü olan bilinçsel ayrışmayı deneyimliyoruz ? Üretimin rasyonalleştirilme safhaları gibi sosyolojik rasyonelleştirme bir iradi özgürlük üzerinden bireyi tanıtlıyor olabilir ? Yani birey aslında olmayabilir ? Ama bence tüm bu açıklamalardan bireyin ve bireyin yalnızlığının , Einstein'in soğukluk ya da karanlık hakkında bahsettiği yokluk kadar "yok".
Ben ilgi alanlarım kısmına "yalnızlık" gibi bir ibare de ekledim. Çünkü takıntı derecesinde yalnızlığa düşkün biri olarak görüyorum kendimi . Belki güçlü bir şizoid potansiyeli olarak .
Bence yalnızlığını derinlemesine yaşamamış kişi bireyleşmesini tamamlayamamıştır. Eğer hâlâ yalnız kaldığınızda birilerine koşuyorsanız ; kendi isteğinizle hiç yalnız kalmayıp, yalnız kaldığınız halleri düşmüşlük olarak görüyorsanız bence siz hâlâ birey olamamışsınız .
Evet bana da yalnızlaşma ne kadar bireyleşme ile ilintili ise, bireyleşme de burjuva toplumu ile o kadar ilintili geliyor. Bu anlamda burjuva taraftarı olduğumu söyleyebilirim. Ve bunu burjuva toplumunu alt edip "halkçı" bir iktidar kurulması gerektiğine inanmasının akabinde 3,5 yılını F Tipi Cezaevinde geçirmiş, hatta ilk 1 yıldan sonra kendi isteğiyle geri kalan 2,5 yılı TEKlilerde geçirmiş biri olarak söylüyorum.
Topyekün mutluluğun imkansızlaştığı bir noktada, bireysel keyif kırıntılarından düşük bir yaşam umudu gütmenin olasılığına tutunmak, benim için daha kabul edilebilir bir hâl aldı .
Evet doğrudur : "Böl parçala yönet" ilkesi işe yarar bir stratejidir. Bu anlamda toplum bireyler bütünü olduğunda bir başka ifade ile atomlarına ayrılmıştır. Ama ya zaten ayrı idiysek ? Ya emperyalist kapitalist bilmem nelerin bizi ayırdığı söylemi gibi , tarihsel bir takım "güçler" bizi vakti zamanında birleştirmiş idiyse ?
Her yönde çok katmanlılık esas. Kendi bireyselliğimizde bile bütünlüğü tutturamayız. Fizik , kimya , biyoloji , sosyoloji ... Her biri farklı açıklar ve tanımlar bizi. Görüngüler içinden görüngüler fışkırır adeta. Her biri ayrı bir dili konuşan yabancı bir kabile gibidir.
İspanyol yazar Fernando Pessoa "özgürlük" takıntılı bir yazardır. Özgürlük için şu kuralları şart koşar : Yalnızlık, maddi kaygısızlık , yaratıcılık ...
Fiziken yalnız kaldığımızda ne kadar sosyoloji mevhumundan uzak olduğumuz da tartışılır. Diğerleri yanımızda değildir ama bulunduğumuz mekanın tasarımından inşasına kadar emekleri bizimledir. Yalnız olduğunuzu düşünürken bile kullandığınız kelime ve kavramlar bir tarih ve toplum ürünüdür. Bunları kullanırken farkında olmadan ruhunuz telif hakkı öder . Yalnızsınızdır ama hâlâ yamalı bir vicdanla hisseder, duygularınızı kollektif bilinçaltı kalıplarına akıtırsınız. Bu nedenle yalnızken bile toplumu içimizde taşırız. Etimiz, şeklimiz şemalimiz insan ırkının adını haykırır adeta.
Evet yalnızlıkta soğuk ve karanlık gibi olmayan ama hissedilendir. Kimin hissi ? Soğuk ve karanlık kadar "var" olan bizim !
|

21-09-2007, 15:38
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,307
|
|
yalnızlık değişkendir.
berk'in anlattığı gibi kimi zaman zoraki yalnızlıklara girmek zorunda kalırız. çabuk alışan varlıklar oluşumuzdan kaynaklı hemen adapte oluruz..
fakat benim için yalnızlık düş'tü..gerçekleştirdim. son derece mutluyum.
yarışmacılara başarılar dilerim.
gidiyorum ama gelirim ben yine 
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

21-09-2007, 15:44
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
Yalnızlık paylaşılmaz yaşanır
Bütün yalnız olanlar bir araya gelin sevgi yumağı oluşturun, böylece yalnızlığınız katmerlensin. Yalnızlığın kişisel olmadığını anlayarak huşu içinde keyfini çıkarın.
dönücem 
|

04-05-2008, 22:46
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Nerden: ankara
Yaş: 25
Mesajlar: 3
|
|
|
"düş" deyince aklıma hep iyi şeyler gelir..."yalnızlık" deyincede "ben"..sonra birden bu soruyla karşılaşınca bağdaştıramadım kafamda birden.. güzel ve yanlız.. yıllarönce olsa belki.. ama şimdi asla.. kendinden sıkılıyor insan.. aslımıza baktığımızad ilk insan hiç de sosyal bir yaratık deildi ama biz kendi elimizle kendimize boktan bir dünya yarttık ve yanlızlık kelimesine anlam yükledik ne gereği varsa.. sonra kendi yalanımıza kendimiz inandık sosyal deilken sosyal olduk yanlız deilken yanlız olduk.. buradada karimatik eylemler yumağı oluştu.. aosyal var bi de.. off can sıkıcı .. sinir bozucu .. bırakalım da yanlızken mutlu olaım .. genlerimle oynamak istiyorum..
|

05-05-2008, 01:00
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,679
|
|
|
Yalnızlıkla ilgili ne okusam ne zaman önüme gelse hep aynı soru geliyor aklıma;
Hiç yalnız kalabilen var mıydı acaba ?( yada var olabildi mi ?)
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|

05-05-2008, 09:20
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-04-2008
Nerden: İzmir
Yaş: 18
Mesajlar: 102
|
|
eğer düş sehoş bişi  yani çoğu zaman hoş bişi  nerde çokluk orda bişi derler atalarımız nese  ama öle çok olmasındansa çevremdekiler az öz ve bazende yalnız olmayı severim eğer bi düşse güzel bişi genelde 
Bir Öyle Şaşılası Dünya ki Burası Balıklar Kahve İçerken Çocuklar Süt Bulamıyor!!!!
|
|
Etiketler
|
algısını, bir, diyebilmek, dus, icin, insan, lazım, mudur, olma, yalnizlik, yitirmek, ^yalnızım^  |
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:25 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|