Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....

Felsefe içerisinde Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler.... konusu: "Yollar" İnsanlığı büyük tehlikelere sokan hep sözde "kısa yollar" oldu, daha kısa bir yolun bulunduğu haberlerinin sevinciyle hep yllarından ayrılıyorlar... ve yolunu kaybediyorlar. Hepimizin Akılsızlığı Nerde Yatıyor Biz hâlâ yanlış ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 03-02-2007, 13:00
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....

"Yollar"


İnsanlığı büyük tehlikelere sokan hep sözde "kısa yollar" oldu, daha kısa bir yolun bulunduğu haberlerinin sevinciyle hep yllarından ayrılıyorlar... ve yolunu kaybediyorlar.


Hepimizin Akılsızlığı Nerde Yatıyor


Biz hâlâ yanlış dediğimiz yargılardan, artık inanmadığımız öğretilerden sonuçlar sonuçlar çıkarıyoruz.... duygularımızla


Yönetmek


Kimileri yönetme işinden zevk aldıkları için yönetirler; kimileri yönetilmek istemedikleri için:- Son belirtilen yöntem şekli, bu iki köyüde sadece en az kötü olanıdır.


Unutmak


Unutma diye bir şeyin olduğu henüz ispatlanmamıştır; bildiğimiz, tekrar anımsamanın gücümüz dahilinde olmadığıdır. Geçici olarak, gücümüzün bu boşluğuna "unutmak" sözcüğünü koyduk, sanki dizinde bir fazla yeti varmış gibi. Ama sonuç olarak bizim gücümüz dahilinde olan ne var ki! -Eğer bu sözcük gücümüzün bir boşluğunda duruyorsa, öteki sözcükler gücümüze ilişkin bilgimizin ir boşluğunda durmak durumunda değiller mi?


"Neden ile Sonuç!"


-Bu aynada - ve aklımız bir aynadır - düzensizlik gösteren bir şeyler oluyor, belirli bir şey her seferinde başka belirli bir şeyi takip ediyor... onu biz deliler, algılamak ve adlandırmak istersek " neden ile sonuç diye adlandırıyoruz1 Sanki bir şey anlamışız ve anlayabilirmişiz gibi. Biz "nedenlerin ve sonuçların" imgelerinden başka şey görmedik! Ve şimdi bu imgelilik, birbirini takibi olan bağlantının kavranmasını olanaksız kılıyor!


Kuşkucunun Sakinleştirilmesi


- "Ne yaptığımı hiç bilmiyorum! Ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyorum!" -Haklısın ama yaptırılacağından kuşkun olmasın! her an! İnsanlık bütün zamanlarda etken ile idilgeni karıştırdı. Bu onun bitmeyen gramer hatası.


İnsan Kendini Nereden Tanır


Bir hayvan bir diğerini görür görmez, kafasında kendini onunla ölçer; ve insanda vahşi çağlarda böyle yapardı. Bundan da anlaşılıyor ki, her insan kendini hemen hemen sadece savunma ve saldırı gücü bakımından tanır.


Fanatizm Ne Zaman Arzu Edilir


Uyuşuk doğalar sadece fanatikleştirlmek suretiyle çoşturulabilir


Bağımlının Muskası


Kim kaçınılmaz olarak bir efendiye bağımlıysa, korku saçıp efendisini kontrol altında tutacak bir şeyi olmalı: Örneğin dürüstlük yada temiz kalplilik yada keskin bir dil.


Yanılmayı İstemek


İyi sezişli kıskanç insanlar kendilerini üstün hissedebilmek için rakiplerini iyi tanımayı istemezler.


İki Arkadaş


Arkadaştılar, ama arkadaşlıkları bitti ve her ikiside karşılıklı olarak arkadaşlıklarını sona erdirdiler: Birisi çok yanlış tanıdığına inandığı için, öteki çok iyi tanıdığına inandığı için.. ve her ikiside yanıldı! Çünkü ikisi de kendini yeterince tanımıyordu.


Zararlı


Bir genç, en kesin şekilde kendisiyle aynı düşünenlere farklı düşünenlerden fazla saygı göstermesini öğretmek suretiyle bozulur.


Henüz Yeterli Değil!


Bir şeyi kanıtlamak yeterli değil, insanları ona ikna etmek yada onun düzeyine yükseltmekte gerekmektedir. Bu yüzden bilen kimse bilgeliğini söylemeyide öğrenmelidir: bir aptallık gibi sık sık tınlayacak şekilde.



İstemek Nedir?

Güneşin doğduğu anda odasından çıkıp," güneş doğsun istiyorum" diyene; ve bir tekerleği durduramayıp, "onun dönmesini istiyorum" diyene; ve güreşte yere fırlatılıp "burda yatıyorum, ama burada yatmak istiyorum!" diyene güleriz. Amabütün kahkahalarımıza rağmen! "istiyorum sözünü kullandığımızda bu üçünden başka birşey mi yaparız?

Kendi Erdemlerinden Kaçma


Eğer bi düşünür ara sıra erdemlerinden kaçmayı bilmiyorsa , onun ne değeri var. Onun "sadece bir ahlaksal yaratık olmaması gerekir


Aldatılmak

Eylemde bulunmayı istediğiniz an, kuşkuya kapıyı kapatmak zorundasınız... demiş bir eylem adamı..
Ve sen bu şekilde aldatılan kişi olmaktan korkmuyormusun?.. diye cevap vermiş bir dalgın.


Daha Seyrek Yetingenlik

Başkasını yargılamak istememek ve onun hakkında düşünmekten kaçınmak, çogu kez insancıllığın küçük bir göstergesi degildir..


Ustalık

İnsan ustalığa, yapım esnasında hem yanılmıyor hem de duraksamıyorsa erişmiştir.


İnsan Nasıl Taşlaşmalı.

Yavaş yavaş sertleşmeli bir mücevher gibi... ve sonunda sessiz ve sonsuzluğun sevincinde yatıp kalmalı.


Kayıplar

Ruha yücelik veren kayıplar vardır, bu sırada ruh yüksek, siyah selvilerin altında sessizce dolaşıyormuş gibi feryaddan kaçınır.


Unutulmayın

Kendinizi yukarıya ne kadar çok çıkarırsak, uçamayanlara o kadar küçük görünürüz.


Ağırlaşmak

Onu tanımıyorsunuz: Kendine çok ağırlık asabilir, yinede onların hepsini yükseğe cıkarır.Küçük kanat cırpışlarınızdan sonra, o aşağıda kalsın çünkü bu ağırlıkları kendine asmış diye karar verirsiniz
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 03-02-2007, 13:09
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Nietzsche:Seçilmiş Düşünceler....
Alıntı:
ESHQUIA´isimli arızadan alıntı

Doğruluk

Bana: “Haydi öyle olsun! Seni deneyeyim bir”, demek olanağı veren her kuşkuyu överim. Fakat deneye izin vermeyen hiçbir sorunun lafı edilmesine de dayanamam. Benim “ doğruluğumun” sınırları bunlardır işte: Ondan ötesi için yiğitlik sökmez artık.



Başkalarının hakkımızda bildikleri

Kendi hakkımızda bildiklerimiz belleğimizin hatırda tuttukları, yaşantımızın mutluluğu için sanıldığından daha az kesindir. Bir gün gelir, bu yaşantıda başkalarının hakkımızda bildikleri ( ya da bildiklerini sandıkları) şeyler çıkıverir ortaya; o zaman onların fikirlerinin daha güçlü olduklarını fark ederiz, insan adının kötüye çıkmasından ise bildiklerinin yanlış çıkmasına daha kolay katlanır.



Ayrı duranlar

Parlamentarizm, yani beş tane politik düşünce arasından birini seçmek için verilen resmi izin, bağımsız ve kişisel görünmekten çok hoşlanan bir sürü insanın özellikle hoşuna gider.Fakat aslında sürüye tek bir düşünceyi zorla kabul ettirmek ya da beş tanesi arasında seçim yapmasına izin vermek o kadar önemli değildir; bu beş düşünceden hiçbirini paylaşmayan ve herkesten ayrı duran kişi, bütün sürüyü aleyhine çevirir her zaman.


Bir savunucu aleyhinde

Bir davaya zarar vermenin en kalleşçe yöntemi bunu, bile bile kötü nedenler ileri sürerek savunmaktır.



Alkış

İnsan gürültü yapmadan alkışlayamaz, hatta kendini bile.



Neye inanırsın?

Şuna: Her şeyi yeniden teraziye vurmalı.



En insancıl davranış nedir?

Birisinin utanmasını önlemek.



Gurura karşı

Çok şişinme: Ufak bir iğne patlatıverir seni.



Okuyucuma

Sağlam çeneyle sağlam mide: İşte benim istediğim. Kitabımı hazmedince benimle anlaşacaksın muhakkak.



Güçbeğenir

“Canının istediği gibi seç” deselerdi cennetin tam ortasında küçük bir yer seçerdim: Ama yer, kapısında olsaydı daha iyi olurdu.



Bencillik

Bencillik, duyguların perspektif yasasıdır: Buna göre en yakın nesneler en büyük ve en ağırlarıdır, uzaktakilerin ise ağırlıkları ve boyları küçülür.



Zerdüşt

Doğrusu şu ki, insan kirli bir nehirdir. Kirli bir nehiri kirlenmeden içine alabilmek için bir deniz olmak gerek. Görüyorsunuz, insandan üstün olmayı öğretiyorum size: Üstün insan bu denizdir; sizin büyük aşağısamanız onda yok olabilir.

Ne yazık, insanın artık dünyaya yıldız getiremeyeceği zamanlar yaklaştı. Ne yazık, insanların en aşağılığının, kendini aşağısamasını artık bilemeyenin görüleceği zamanlar yaklaştı.

Ne mutlu uykusu olanlara, hemen uyuyacaklar çünkü.

Bir gün Şeytan şöyle dedi bana: “ Tanrı’nın da cehennemi var: İnsanlara beslediği sevgidir bu”.
Geçende de söyle dediğini duydum onun: “Tanrı öldü; insanlara olan merhametinden öldü Tanrı”.



Toplum


Bulanık suda balık avlayanla derinliklerden feyiz alanları halk kolaylıkla bir tutar.


Her ulusun kendine öz iki yüzlülükleri vardır: Erdemleri, der bunlara o. İnsan kendi en iyi yanını bilmez, bilemez.

Bir barbarlık dönemi başlıyor; bilimler de ona hizmet edecekler.



İnsan

Sonuçlar karşısında korkaklık: Çağcıl bir kusur.

Ne denli yükselirsek, uçmak bilmeyenlere o denli küçük görünürüz.

Tutkulu insanlar, başkalarının ne düşündüklerini az düşünürler: Durumları onları hiçliğin üzerine yükseltir.

Bir inancı sırf adettir diye kabullenmeye namussuzluk, korkaklık, tembellik denir. Şu halde namussuzluk, korkaklık, tembellik ahlakın önsel’i olsalar gerek.

Her erdemde budalalık eğilimi, her budalalıkta erdem eğilimi vardır. Rusya’da “evliya gibi aptal” derler. Yaşam, sıkılmaya vakit kalmayacak kadar, çok kısa değil midir? Hiç değilse insan cennetteki, sonsuz mutluluğuna inanmalı ki.....

Kadını kadının içinde özgürlüğe kavuşturmalı!

Kadının nasıl bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir.



Düşünce

“Bilgi kuramı”ndan ibaret kalan felsefe, gerçekte o çağın çekingen bir öğretisinden, bir ılım (itidal) öğretisinden başka şey değildir artık: Kapının eşiğinde duran ve içeriye girme hakkını kendinden esirgeyen bir felsefe – en son kertesine inmiş, bir son, bir can çekişme haline, acınacak hale gelmiş bir felsefedir bu. Şu halde, nasıl olur da böyle bir felsefe....hüküm sürebilir!

Sevgi yüzünden yapılan şey her zaman iyilikle kötülüğün ötesinde yapılır.

İnsanoğlu hiçbir şey istememektense hiçliği istemeyi yeğler.

Güzel, çirkini yendiği anda büyük üslup da doğar.

Büyük bir düşünceyle karşı karşıya olmak dayanılır şey değildir. Bir düşünceyi---bu yüzden ölmelerine meydan vermeksizin—bildirebileceğim insanlar arıyorum, çağırıyorum onları.

“Doğru” diyince bu zihnimde kesinlikle yanlışlığın tersini değil, fakat sadece en esaslı hallerde çeşitli yanlışların birbirlerine oranla durumlarını gösteriyor.

Gizemsel izahlar derin sanılır; doğrusu şu ki, yüzeysel bile değildir onlar.

Kaynak:
Seçilmiş Düşünceler (Denemeler)
Friedrich W. Nietzsche
Türkçesi: Samih Tiryakioğlu
Assos Yayınları
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 15-09-2007, 21:55
23xx
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Nietzsche'den seçmeler

Onlara bir şey verme,onlardan al daha iyi ve onlarla birlikte taşı-bu onların daha çok hoşuna gider,yeter ki senin de hoşuna gitsin-.
***
Evet, kirli bir ırmaktır insan. Kirli bir ırmağı içine alması ve bozulmadan kalması için deniz olmalı kişi.
***
Benim acımam nedir ki!..Acıma,insanı sevenin çivilendiği çarmıh değil midir?
Oysa benim acımam çarmıha germe değildir.
***
Ben, zar kendine uygun düşünce utananı ve soranı severim: ‘ben düzenci bir oyuncu
muyum yoksa?’- Çünkü yok olmak ister o.
***
Ben yaralanmada bile gönlü derin olanı ve küçücük bir şeyden yok olabileni
severim: böyle geçer o köprüyü seve seve.
***
Ben bu kulaklara göre ağız değilim.
***
İnsanlar arasında yaşamayı, hayvanlar arasında yaşamaktan daha tehlikeli buldum.
***
Dünyayı yitirmiş olan kendi dünyasını kazanır atık.
***
On kez yine barışmalısın kendinle:çünkü altetme acıdır ve kötü uyur barışmayan.
On gerçek bulmalısın günde,yoksa gece de ararsın gerçeği ve canın aç kalır. On kez gülmelisin günde ve sevinmelisin:yoksa miden,o dert babası,gece seni
tedirgin eder.
***
Gerçek,hayatın anlamı olmasaydı ve ben anlamsızı seçmek zorunda kalsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık olurdu bu...
***
Kıskançlık yalımıyla sarılan kişi, sonunda,akrep gibi,ağılı iğnesini kendine
çevirir.
..
İnsan altedilmesi gereken birşeydir.
***
Dağlarda en kısa yol,doruktan doruğadır:ama uzun bacakları olmalı bunun için.
***
Siz yükselmek isteyince yukarı bakarsınız. Bense aşağı bakarım.
***
Doğrudur: biz hayatı severiz,ama yaşamaya değil, sevmeye alıştığımız için.
***
Ben yürümeyi öğrendim,o gün bugün, kendimi koştururum. Ben uçmayı öğrendim,o gün bugün kımıldamak için itilmem gerekmez.
***
Ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse,o denli yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe-kötülüğe...
***
Fakat sevgim ve umudum hakkı için yalvarırım sana:içindeki kahramandan yüz
çevirme!. En yüksek umudunu kutsal tut!...
***
Hepiniz ey, çetin çalışmayı ve hızlıyı,yeniyi ve yabancıyı sevenler, -pek katlanamıyorsunuz kendinize; çalışkanlığınız kaçıştır, kendinizi unutma
istemidir...
***
Nefreti ve kıskançlığı tanımayacak kadar büyük değilsinizdir.Bunlardan
utanmayacak kadar büyük olun bari.
***
Kendi düşmanınızı aramalısınız,kendi savaşınızı açmalısınız ve kendi
düşünceleriniz uğruna!..
***
Savaşı bile kutsayan iyi davadır mı diyorsunuz? Size derim:her davayı kutsayan iyi savaştır.
Savaş ve yüreklilik,komşu sevgisinden daha büyük şeyler başarmıştır. Umarsızları,acımanız değil,yürekliliğiniz kurtarmıştır şimdiye dek.
***
Size katı yürekli diyorlar:ama yüreğiniz katıksızdır ve ben sizin içtenliğinizdeki utangaçlığı seviyorum.Siz yükselişinizden
utanıyorsunuz,başkalarıysa inişlerinden utanıyorlar.
***
Karşı koymak,- bu,kölelerin soyluluğudur, sizin soyluluğunuz, söz dinlerlik
olmalı,sizin buyurmanız dahi söz dinlerlik olmalı!
Yapmalısın, istiyorumdan daha tatlı gelir savaşçının kulağına,ve sevgili
bildiğiniz her şeyi önce kendinize buyurtmalısınız.
***
Bu dediği dedik,bu sıkıcı kişileri kıskanma,ey gerçek tutkunu!Dediği dedik
kişinin koluna hiçbir zaman asılmamıştır gerçek...
***
Yalnızlığına kaç dostum: görüyorum ki her yerini ağılı sinekler sokmuş. Sert ve
sağlam bir havanın estiği yere kaç!.
Yalnızlığına kaç!. Sen küçük ve acınacak kişilere pek yakın yaşadın.Onların göze
görünmez
Öclerinden kaç!.. Artık el kaldırma onlara! Sayısızdır onlar, hem senin yazgın
sinek kovmak değil ki!...
***
Çok düşünülen her şey kuşkuyla düşünülür.
Seni erdemlerin yüzünden cezalandırırlar. Yürekten bağışladıkları ancak
yanlışlarındır.
***
Sen onlara yumuşak davranırken dahi, kendilerini horgördüğünü sanırlar ve senin
iyiliğini gizli kötülüklerle öderler. Senin sessiz gururun onların beğenisine hep
aykırıdır; bir kez olsun hafiflik etmek alçak gönüllülüğünü gösterirsen
sevinirler.
***
Yalnızlığına kaç dostum- ve oraya sert ve sağlam bir havanın estiği yere. Senin
yazgın sinek kovmak değildir.
***
Yalnız için dost, hep üçüncü kişidir.
***
Başkalarına inancımız,kendimizde neye inanmak istediğimizi açığa vurur. Dost
özlemimiz bizi ele verir.
***
Kişi dostundaki düşmana dahi saygı göstermeli. Dostuna,ondan yana geçmeden yaklaşabilir misin?
***
Sezmekte ve susmakta usta olmalı dost; görmek istememelisin herşeyi.
Dostunun uyanıkken ne yaptığını sana düşün açıklamalı.
***
Nice kimseler kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının kurtarıcısı olurlar.
***
Köle misin? Öyleyse dost olamazsın..
Zorba mısın? Öyleyse dostun olamaz..
***
Sizin dostunuza verdiğiniz kadarını,ben düşmanıma dahi veririm, hem bununla
züğürtleşmem..
***
Kendinizi kötü sevmeniz,yalnızlığı size zindan eder.
***
Ben size dostu ve dostun taşkın yüreğini öğretiyorum. Ama kişi,taşkın yüreklerce
sevilmeyi istiyorsa, sünger olmayı öğrenmelidir..
***
Kardeşlerim, ben size komşu sevgisini salık vermem,-en uzağı sevmeyi salık
veririm size!..
***
Nice kimseleri senin için başka türlü düşünmeye zorlarsın,bunu yanına koymazlar senin. Onlara yaklaştın, ama geçip gittin;hiç bağışlamazlar bunu.
Onların üstüne ve ötesine geçersin;ama sen yükseldikçe kıskançlığın gözü daha
küçük görür seni.Fakat uçandan nefret edilir en çok.
***
Kendi sevginin baskınlarına karşı dahi tetikte ol!.Her önüne gelene elini
uzatmaya pek hazırdır yalnız kişi.
***
Yaratmak ister seven kişi, horgörür de ondan! Sevdiğini horgörmek zorunda
kalmamış kişi ne bilir ki sevmeyi!..
***
Kadın,erkekten daha iyi anlar çocukları ama erkek kadından daha çocuktur.
***
Ama sizin şerefiniz şu olsun;hep sevildiğinizden daha çok sevmek,hiç mi hiç ikinci olmamak..
***
En son kardeşlerim,yalnıza haksızlık etmekten sakının. Yalnız nasıl
unutur!. Acısını nasıl çıkarır!..
Bir derin kuyuya benzer yalnız.Taş atmak kolaydır içine:ama bu taş dibe inecek
olursa,deyin bana kim çıkarabilir?
Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!...
***
Kendini haksız çıkarmak,hak istemekten daha soyluca bir iştir.
Yalnız kişi bunu yapacak kadar zengin olmalı.
***
Ana babasına ağlamaya neden bulamayacak çocuk var mı?
***
En tatlı geldiğin zaman,kendini yedirmeyi kesmeli;uzun süre sevilmek isteyenler
bunu bilirler.
Ekşi elmalar vardır. şüphesiz güzün son gününe dek beklemek bunların
alınyazısıdır, aynı zamanda olgunlaşır, sararır, buruşurlar.
Kiminde yürek kocar ilkin,kimindeyse ruh. Kimi de gençliğinde kocamıştır
Ama geç gençleşen uzun süre genç kalır.
***
Kimileri hiç tatlanmaz,yazdan çürürler. Onları dallarında tutan, ödleklikleridir.
***
Olgun adamda, gençten daha fazla çocukluk, daha az karadüşüngü vardır;
Daha iyi anlar o hayatı ve ölümü..
***
Kişi salt bir öğrenci olarak kalırsa, öğretmenine borcunu iyi ödememiş sayılır.

İnsan da ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.

Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.

Büyük borçlar insanları değer bilmeye değil, kin beslemeğe yöneltir.

Saklanan bütün gerçekler ağılı olurlar.

En tatlı kadın dahi acıdır.

F.W.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 15-09-2007, 22:27
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 15-09-2007
Nerden: izmir
Yaş: 20
Mesajlar: 16
Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır

bnm favorim bu
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 16-09-2007, 01:23
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Benim acımam nedir ki!..Acıma,insanı sevenin çivilendiği çarmıh değil midir?
Oysa benim acımam çarmıha germe değildir.
Bir favori de benden
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 04-10-2007, 13:02
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 04-10-2007
Yaş: 14
Mesajlar: 1
İnsan da ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.
bu çok hoşmuş
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 04-10-2007, 13:11
marxist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
remayise munzuri
 
Üyelik Tarihi: 03-10-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 294
Nietzsche'nin en beğendiğim sözü;

"Gerçek,hayatın anlamı olmasaydı ve ben anlamsızı seçmek zorunda kalsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık olurdu bu..."
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 16-10-2007, 22:59
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: MARDUK
Mesajlar: 133
Ben ışığım : Keşke gece olsam ! ama ışıkla çevrelenmiş olmam benim yanlızlığım.

Siz küçük parıldayan yıldızlar ve yukarıdaki ateş böcekleri sizleri
kutsamalıyım ! - ışıktan armağanlarınız beni mutlu kılardı.

Ama ben kendi ışığımda yaşıyorum , benden çıkan alevleri tekrar içiyorum

Ah zavallı bağışlayıcılar Ah güneşimin tutulması Ah arzuya susamak ! ah doymuşlukta aç kalmak.

Güzelliğimden bir açlık yeşeriyor.Bir şeyler verdiklerimi soymalıyım - kötülüğe böylesine açım.

Bu öc duysunu bolluğum sağladı ; yannızlığımdan böyle bir kin fışkırıyor.

Konu Ebruli tarafından (21-11-2007 Saat 22:12 ) değiştirilmiştir.. Sebep: flood...
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 16-10-2007, 23:09
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Yahu sn. IKNATON, canınınız nasıl isterse öyle yapın da tabii... şu Nietzsche seçkilerini tek bir kalemde sunsanız, yani tek bir yazıda...
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 16-10-2007, 23:13
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: MARDUK
Mesajlar: 133
Alıntı:
possible_outside´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Yahu sn. IKNATON, canınınız nasıl isterse öyle yapın da tabii... şu Nietzsche seçkilerini tek bir kalemde sunsanız, yani tek bir yazıda...
Katılım olsun diye parçalı yazıyorum ve olacakta..Eski Toplumcular burda olacaklar, önümzdeki günlerde.
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:32 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org