|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Ölüm ÜzerineFelsefe içerisinde Ölüm Üzerine konusu: Ölüm Üzerine
İnsanların çoğunun hayatı öylesine sefil, öylesine önemsizdir ki, öldükleri zaman herhangi bir şey kaybettikleri söylenemez.
Bu çeşit kimselerde, değerli bir nitelik taşıyan biricik yan,yani insanlığın genel özellikleri ise, ...

03-02-2007, 12:56
|
|
|
Ölüm Üzerine
Ölüm Üzerine
İnsanların çoğunun hayatı öylesine sefil, öylesine önemsizdir ki, öldükleri zaman herhangi bir şey kaybettikleri söylenemez.
Bu çeşit kimselerde, değerli bir nitelik taşıyan biricik yan,yani insanlığın genel özellikleri ise, onlar ölseler bile,
öteki insanlarda var olmaya devam eder.
Devamlılık, bireylerin değil, insanlığın bir özelliğidir. İnsana sonsuz bir hayat verilmiş olsaydı, durmadan yaşayacağı için, en sonunda karakterinin değişmezliği ve sınırlı zekasından ötürü, öyle bir yeksenaklık duygusuna kapılacak ve öyle tiksinecekti ki, sonunda hiçliği tercih etmek zorunda kalacaktı.
Bireyin ruh ölümsüzlüğünü istemek, bir yanılgıyı sonsuz olarak tekrarlamayı istemekle birdir. Çünkü aslında her birey, özel bir yanılgı,zavallı bir şey ve varolmaması gereken bir varlıktır. Ve hayatın gerçek amacı, bizi bundan kurtarmaktır. Bunu açıkça gösteren şey, bir çok insanın, hatta bütün insanların, hayal ettikleri bir dünyada olsalar bile, mutluluğa ulaşamayacak bir biçimde yaratılmış olmasıdır.
Hayal ettikleri bu dünya, düşkünlük ve acıdan sıyrılmış olsa, can sıkıntısının avucuna düşecekler ve can sıkıntısından kaçabildikleri ölçüde de düşkünlüğe, acılara, sıkıntılara yeniden yöneleceklerdir. Demek ki, insanı daha iyi bir duruma ulaştırmak için, onu daha iyi bir dünyanın içine yerleştirmek yetmez; asıl yapılması gereken iş, onu tepeden tırnağa değiştirmek ve o ana kadar ne ise, artık öyle olmamasını sağlamaktır. Bütün hayat etkinliklerinin sona ermesi, bu etkinliği sürdüren gücün bir yük altında kurtuluşu gibi görünüyor. Ölülerin yüzlerinde görülen o yumuşak durulmuşluk, belki de bunu dile getirmektedir.
(...)
Köpeğinize bakın: ne kadar uysal, ne kadar uslu değil mi? Bu köpek, yeryüzüne gelene kadar, binlerce köpeğin ölüp gitmesi
gerekti. Ama bu binlerce köpeğin ölümü, köpek İdea'sına hiç dokunmadı bile. Bu İdea, onların ölümleri ile kararmadı.
Köpeğinizin, sanki bugün dünyaya gelmiş gibi canlı ve diri olması ve hiçbir zaman ölüp gitmeyecek gibi görünmesi bundan
ötürüdür. Onun gözlerinde, varlığında taşıdığı ölümsüz ilke yani archeus pırıldamaktadır.
Peki binlerce yıl içinde ölüm neyi ortadan kaldırdı? Ölüm köpeği ortadan kaldırmadı. Çünkü köpek, işte şurada gözlerinizin önünde
ve kılına bile dokunulmamış halde duruyor. Ölümün yok ettiği şey, bilincimizin güçsüzlüğünün, ancak zaman içinde algılayabildiği
biçimi ve gölgesidir onun.
(...)
Hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun!
Arthur Schopenhauer
|

02-11-2007, 01:14
|
|
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
|
|
ölüm üzerine
İnsanların çoğunun hayatı öylesine sefil, öylesine önemsizdir ki, öldükleri zaman herhangi bir şey kaybettikleri söylenemez.
Bu çeşit kimselerde, değerli bir nitelik taşıyan biricik yan,yani insanlığın genel özellikleri ise, onlar ölseler bile,
öteki insanlarda var olmaya devam eder.
Devamlılık, bireylerin değil, insanlığın bir özelliğidir. İnsana sonsuz bir hayat verilmiş olsaydı, durmadan yaşayacağı için, en sonunda karakterinin değişmezliği ve sınırlı zekasından ötürü, öyle bir yeksenaklık duygusuna kapılacak ve öyle tiksinecekti ki, sonunda hiçliği tercih etmek zorunda kalacaktı.
Bireyin ruh ölümsüzlüğünü istemek, bir yanılgıyı sonsuz olarak tekrarlamayı istemekle birdir. Çünkü aslında her birey, özel bir yanılgı,zavallı bir şey ve varolmaması gereken bir varlıktır. Ve hayatın gerçek amacı, bizi bundan kurtarmaktır. Bunu açıkça gösteren şey, bir çok insanın, hatta bütün insanların, hayal ettikleri bir dünyada olsalar bile, mutluluğa ulaşamayacak bir biçimde yaratılmış olmasıdır.
Hayal ettikleri bu dünya, düşkünlük ve acıdan sıyrılmış olsa, can sıkıntısının avucuna düşecekler ve can sıkıntısından kaçabildikleri ölçüde de düşkünlüğe, acılara, sıkıntılara yeniden yöneleceklerdir. Demek ki, insanı daha iyi bir duruma ulaştırmak için, onu daha iyi bir dünyanın içine yerleştirmek yetmez; asıl yapılması gereken iş, onu tepeden tırnağa değiştirmek ve o ana kadar ne ise, artık öyle olmamasını sağlamaktır. Bütün hayat etkinliklerinin sona ermesi, bu etkinliği sürdüren gücün bir yük altında kurtuluşu gibi görünüyor. Ölülerin yüzlerinde görülen o yumuşak durulmuşluk, belki de bunu dile getirmektedir.
(...)
Köpeğinize bakın: ne kadar uysal, ne kadar uslu değil mi? Bu köpek, yeryüzüne gelene kadar, binlerce köpeğin ölüp gitmesi
gerekti. Ama bu binlerce köpeğin ölümü, köpek İdea'sına hiç dokunmadı bile. Bu İdea, onların ölümleri ile kararmadı.
Köpeğinizin, sanki bugün dünyaya gelmiş gibi canlı ve diri olması ve hiçbir zaman ölüp gitmeyecek gibi görünmesi bundan
ötürüdür. Onun gözlerinde, varlığında taşıdığı ölümsüz ilke yani archeus pırıldamaktadır.
Peki binlerce yıl içinde ölüm neyi ortadan kaldırdı? Ölüm köpeği ortadan kaldırmadı. Çünkü köpek, işte şurada gözlerinizin önünde
ve kılına bile dokunulmamış halde duruyor. Ölümün yok ettiği şey, bilincimizin güçsüzlüğünün, ancak zaman içinde algılayabildiği
biçimi ve gölgesidir onun.
(...)
Hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun!
Arthur Schopenhauer
|

07-11-2007, 04:07
|
 |
is god and unhappy
|
|
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
|
|
|
malesef bazı acı gerçeklerle ilgili bu kadar rahat konusmak pek ise yaramayabilir.ölüm için tek bi kelime bile etmemem gerekir yasımdan ötürü.sadece düsündüğüm ölçüde ölüm için yazılanların hayalden öteye geçememesi.bi kere ne olursa olsun ispatlanamayan bi öteki hayat fikri var.hakkında nerdeyse hiç bi sey bilmediğimiz ve bilmememiz gereken bi sey.evet bilseydik ölüm hakkında daha rahat konusurduk ama bilmiyoruz ve konusamıyoruz ve ölemiyoruz ve yasıyoruz...

her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
|

17-11-2007, 11:38
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-11-2007
Nerden: İzmit
Yaş: 26
Mesajlar: 24
|
|
|
İnsan bu dünyada 'bir kurguda' yaşar bu kurguyu oluşturan hayattır, insana bu kendisi gibi gelse de.İnsan kimi zaman düşer kimi zaman çıkar ama sürekli bir iniş çıkış halinde(mutlu-mutsuz) bir ömür tüketir dünyada.
0-16 yaş arasında başkalarına bağımlı, 16-60 yaş arasında kendi ayakları üzerinde durabilen,bağımsız; 60-80(ve ötesi) yaşta da gene başkalarına bağımlı bir hayatı olur.Yani nereden baksanız insanın bu dünyadaki saltanatı 45 yıldır geriye kalan yılları güdülmek,baskı ve pasiflikle geçer ve zayıf olduğundan da sürekli ezilir.İşte bu ezikliğin mutluluğa ermesi, saltanatın da son bulması ölüm'dür, daha açık bir ifadeyle; iyisiyle kötüsüyle kurgulanmış insan hayatının son bulmasıdır, ölüm.
Fakat dikkat ettiniz mi bilmem insan bu dünyaya geldiğinden beri hep sınırlı olduğunu düşünür,hisseder sanki sınırsızdır da bu dünya onu sınırlamaktadır gibi.Bu ruhun varlığındandır ancak maddi alemin kuralları altındaki ruhun kendinin sınırsız olduğunu kabul edebilmesi zordur.Ancak şu bir gerçek ki öte alemde ya da başka bir bedende bu ruh yaşayacak, beden ise sadece toprağın malı olacaktır.Bunun ispatı ise St.Paul'un İncil'deki şu ifadesinde yatar:"Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz."
|

17-11-2007, 17:37
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
|
|
|
ölüm insanın her hakkını ve sahip olduğu herşeyi elinden alan sessiz uykudur..
|

24-11-2007, 03:14
|
|
LoST CoNTRoL
|
|
Üyelik Tarihi: 22-11-2007
Nerden: ankara
Mesajlar: 14
|
|
|
bu hayatta en güzel 2şey uyku ve ölüm..ben sürekli uyumak istiyorum çünkü uyumadıımda ölmek istiyorum..ölmemek için direniyorum ama nereye kadar???
|

24-11-2007, 16:53
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 21-11-2007
Nerden: ARAF
Mesajlar: 16
|
|
Alıntı:
lostcontrol´isimli arızadan alıntı
bu hayatta en güzel 2şey uyku ve ölüm..ben sürekli uyumak istiyorum çünkü uyumadıımda ölmek istiyorum..ölmemek için direniyorum ama nereye kadar???
|
işte tam benim ruh halim uykularım hayattan kaçmak için ve kendimce hayatı böle cezalandırıyorum geri kalan zamanda tammmı devammı çelişkisi içinde geçiyo
|

24-11-2007, 19:18
|
|
LoST CoNTRoL
|
|
Üyelik Tarihi: 22-11-2007
Nerden: ankara
Mesajlar: 14
|
|
Alıntı:
suicide´isimli arızadan alıntı
işte tam benim ruh halim uykularım hayattan kaçmak için ve kendimce hayatı böle cezalandırıyorum geri kalan zamanda tammmı devammı çelişkisi içinde geçiyo
|
ben de benim gibi biri daha yok zannediodum..varmış meger
|

25-11-2007, 21:30
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Nerden: düşünemeyen insanların olmadığı her yerde yaşayabiliyorum
Yaş: 35
Mesajlar: 409
|
|
|
yaşam farkındalık ise yeryüzü bir mezarlık mı?
yaşama yüklediğimiz anlam ile ölüme yüklediğimiz anlam doğru orantılı mıdır?
|

25-11-2007, 23:23
|
|
yıvgım
|
|
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 157
|
|
|
dirilişten korkmuyorsunuz da,ölümden mi korkuyorsunuz...ölümden korkanlar yanlarında giderken iyi şeyler götürsünler..çünkü her şeyin hesabı mutlak sorulacak...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:00 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|